Çok Mutsuzum

Katılım
10 Tem 2007
Mesajlar
2,748
Motosikleti
Kymco Downtown350i/Dominar 400/Suzuki GSX-8S
Manevi tarafına dön biraz, demek ki içinde bir yerde bir yanlış var. Valla dini kısmına karışamam. Namaz mı kılarsın (kendim kılmıyorum sana nasıl diyeyim) ama bir şeylere inan. Tabi bu İslam olursa daha sağlıklı olur gibi. Ben bazen şunu dinliyorum. Bana iyi geliyor.

 
Katılım
31 Mar 2009
Mesajlar
3,303
defalarca dibi görüp tekrar düzeldim derken tekrar dibi gördüm yinede pozitif demeyelim ama umursamaz olmaya devam ediyorum bu maddi ve manevi olarak dediğim dibi görme olayı 3 4 defa icralık oldum ona bağlı sevdiğim kız , kızlardan yaryolda bırakılma , aldatılma daha kötüsü çok yakın arkadaşlarım vefat etti 2 si motor kazası 1 boğuldu vs vs sadece kafayı dağıtacak bir şeyler bul benim için bu motosiklet en başta gelen kafa dağıtma yöntemi ve de ufakta olsa samimi iyi bir grup olucağın istediğin goygoyu yapabiliceğin bir arkadaş çevresi bul kendine bu motosiklet grubu olur ya da başkada olabilir biraz umursamaz ol battı balık yan gider modu takıl herşeyi takma kafaya en başta bunu yapmaya çalış.

dip not : inanç kısmı bende işe yaramadı şu an hiç bir bağım kalmadı inanç kısmına dair ,inançlı insana karşıda saygım sonsuzdur tercih meselesi sonuçta.
 
Katılım
13 Ağu 2020
Mesajlar
131
ötümü güzel bi kanarya sahiplenin hafta sonu kahvaltılarınızı onu görüp duyabileceğiniz bi yere koyun onun ötüşü eşliğinde güzel kahvaltılar yapın bana iyi gelmişti.. ( bir eczacı teknisyeni olarak ilaçlarınızı doktorunuz eşliğinde sonlandırın derim )
 
Katılım
16 Eyl 2014
Mesajlar
3,050
5 VAkit namaza başla hiç biseycigin kalmaz dünya hayatında alabilecegin en iyi huzur mutluluk burda toprakdan geldik toprak olmadan kacirma treni 👍
İsyankar değilim. Tevekkül etmeye çalışıyorum. Kaldıramadığım, zoruma giden, beklenmedik, dünya tersine dönse inanmayacağım inanamayacağım, yakıştıramadığım şeylerin altında eziliyorum. Çok dua ediyorum.
Manevi tarafına dön biraz, demek ki içinde bir yerde bir yanlış var. Valla dini kısmına karışamam. Namaz mı kılarsın (kendim kılmıyorum sana nasıl diyeyim) ama bir şeylere inan. Tabi bu İslam olursa daha sağlıklı olur gibi. Ben bazen şunu dinliyorum. Bana iyi geliyor.

https://www.youtube.com/watch?v=Ytb3Pq1x27Y
Teşekkürler
defalarca dibi görüp tekrar düzeldim derken tekrar dibi gördüm yinede pozitif demeyelim ama umursamaz olmaya devam ediyorum bu maddi ve manevi olarak dediğim dibi görme olayı 3 4 defa icralık oldum ona bağlı sevdiğim kız , kızlardan yaryolda bırakılma , aldatılma daha kötüsü çok yakın arkadaşlarım vefat etti 2 si motor kazası 1 boğuldu vs vs sadece kafayı dağıtacak bir şeyler bul benim için bu motosiklet en başta gelen kafa dağıtma yöntemi ve de ufakta olsa samimi iyi bir grup olucağın istediğin goygoyu yapabiliceğin bir arkadaş çevresi bul kendine bu motosiklet grubu olur ya da başkada olabilir biraz umursamaz ol battı balık yan gider modu takıl herşeyi takma kafaya en başta bunu yapmaya çalış.

dip not : inanç kısmı bende işe yaramadı şu an hiç bir bağım kalmadı inanç kısmına dair ,inançlı insana karşıda saygım sonsuzdur tercih meselesi sonuçta.
Motosiklet benim için de bir nefes alma biçimi idi. Nefesimden dahi vazgeçtim zamanında.
ötümü güzel bi kanarya sahiplenin hafta sonu kahvaltılarınızı onu görüp duyabileceğiniz bi yere koyun onun ötüşü eşliğinde güzel kahvaltılar yapın bana iyi gelmişti.. ( bir eczacı teknisyeni olarak ilaçlarınızı doktorunuz eşliğinde sonlandırın derim )
Güvercinlerim var 8 tane, 2 bebeğim de yolda. Çok tatlılar. Onlar olmasaydı, ne olurdum bilmiyorum.
Güzel bu site , seviyorum.
Ben de :) çok düşündüm konuyu açmamak için ama birilerinin sizin için bu kelimeleri sizi görmeden, tanımadan söylemesi, omzunuzda sırtınızda elini hissettirmesi güç verdi. Kimseye birşeyleri farkettirmeden güçlü kalmak görünmek üstelik helal olsun oluroyle, nasıl aştın denmesinin altındaki yıkıklığın tarifi yok. Belki anlatamıyorum sorunu burda ama her olumsuzluğun, beklenmedikliğin, hayal kırıklığının, onurunuzun gururunuzun ezilmesinin, haksızlığın bu benzeri şeylerin ardındaki hissiyatlarımız genelde ortak.
 
Katılım
11 Ara 2008
Mesajlar
4,209
Gerekenleri söylemiş arkadaşlar. Benim aklıma bu duydu durum bozukluklarının fiziksel kaynaklı olabileceği geldi. Tam kan sayımı yaptır. B12, vitamin hormon düzeyleri, demir vs vs. Ne varsa. Bir dahiliyeciye gitmeni tavsiye ederim.
 
Katılım
11 Haz 2012
Mesajlar
3,535
Motosikleti
Kawasaki Vulcan S
Merhaba,

Bu bir yardım çığlığı niteliğindedir. Dalga geçecekler için küçük bir hatırlatma :) "Etmen yavrum, etmen guzum " diyen neneler gelsin aklınıza :) ciddiyim..


Yok mu en zor zamanlarında, ayağa kalkabilen? Ben kalkamıyorum. Yapamıyorum. Ne oldu ne bitti önemli değil, sorunum şu, birşeyleri çevremden herkesten gizleyerek düzeltmeye çalışırken içinde boğuluyorum. Nefes alamıyorum. İşe gidiyorum, geliyorum, ne ruhum ne kalbim ne bedenim, bir yerde kalıyor, ölüm gidiyor geliyor her gün. Yokum, yarım kaldım. Yarım bile değilim. Yok mu tavsiyeniz? Sizi neşelendiren, en mutsuz kötü hissettiiğiniz anlarda yaptığınız ve bir anda modunuzu bambaşka yapan tavsiyeler? Denicem hepsini, ciddi ciddi denicem.



-En baştan kesinlikle doktor kontrolünde olmadan kendi başına anti-depresanları bırakma.Anti-depresanlar rastgele birden kesilince insana çok daha kötü hissettiriyor.Ama doktor kontrolünde olmak şartı ile bir an önce bırakmaya bak.

-Günümüzde insanları mutsuzluğa en çok sürükleyen şey sürekli olarak sosyal medyada,TV de aile ve arkadaş çevresinde empoze edilen hayat bir mucize,yaşamak çok güzel yalanı.Genelde insanlar küçüklükten itibaren hayat konusunda çok yüksek bekletilere giriyor.Ama belli bir yaşa gelip gerçeklerin farkına varıldığında hayattan beklentiler ne kadar yüksek ise hayal kırıkları da o kadar yüksek oluyor.Ünlü yazar Ernest Hemingway'in bir sözü var "Dünya güzel bir yer ve de uğruna savaşmaya değer".Bu arkadaş çifte ile beynini uçararak intihar etti.İşin aslı Dünya çok güzel bir yer değil ama bu savaşmayı bırakacağımız anlamına gelmiyor.Tabikii de büyük beklentilerimiz olacak,bunlar için savaşacağız,ama bunlar gerçekleşmeyecekmiş gibi de kendimizi hazırlamak lazım.Bizi asıl hayata bağlayan küçük beklentiler küçük mutluluklar.

-Aşk meşk meselelerine gelirsek.Bende hayatımın büyük bir bölümü sizin gibi medeni durumu : yıkık vaziyette geçirdim.Kötü insanlara denk geldim,defalarca kalbim kırıldı.Sonrasında çalışmaya yeni başladığım zamanlarda iş konusunda bir şey danışmak için birazda yeni yaşındığım şehirde kendimi yalnız hissettiğimden muhabet etmek için üniversiteden sınıf arkadaşımla iletişime geçtim.Olaylar kendiliğinden gelişti şu anda 8 yıllık evliyiz zamanın nasıl geçtiğini farkına bile varmadım.Hayatımı beraber geçireceğim kadın zaten yıllardır yanı başımdaymış ama arada iletişim olmadığı için birbirimizi tanımadığımız için farkına varamamışım.Burada asıl belirtmek istediğim karşındakini tanıma ve iletişim.İlk görüşte aşk bana göre tamamen uydurmasyon bir olay.İnsan karşısındaki tanıdıkça seviyor.Tanımak içinde iletişim lazım.

Bunun yanında bazı durumlar kötü bir ilişki içinde olmaktansa tek başına olmak çok daha mutluluk ve huzur verici olabilir.İnsanın hayatının her evresinde birisi olacak,aşk olacak diye bir zorunluk yok.

-Hiç bir şey yapmadan boş durmak kesinle depresyona iyi gelen bir şey değil.İşten eve gelip bütün akşamı tv karşısında geçirmek,boş zamanlarının tamamını yatarak uyuyarak geçirmekten kesinlikle kaçının..Mutlaka yapacak birşeyler bulun.Önemli nokta bütün akşamı yada günü tek bir şey yaparak geçirmemek.Mesela haftasonu bütün günü bilgisayar oyunu oynayarak yada tek bir diziyi izliyerek yada komple temizlik yaparak geçirmeyin.Farklı farklı şeyler yapın.Biraz hobilerle uğraşın,biraz temizlik,yürüyüş yapın,sokak hayvanlarını besleyin,arkadaşlarınızla vakit geçirin vb...Yani hem size zevk veren hem de size başarmışlık hissi ve faydalı bir şey yapma hissi yaşatan farklı şeyler yapın.

-Beni depresyondan çıkartan en önemli şey samimi,her derdimi paylaşabildiğim,tamamen kendim olabildiğim bir arkadaş çevresine sahip olmamdı.2-3 samimi arkadaş ile güzel bir mekana gidip 2-3 bira içip muhabet etme,dertleşme bana terapi gibi gelen bir aktivite.

-Bazı arkadaşlar alkol tavsiye etmiş.Alkol yerine ve insanına göre faydalı olabiliyor ama bazı durumlar kontrolsüz ve sürekli tüketilirse faydadan çok daha fazla zarara da sebep olabilir.Mesela alkol eğer kullanıyorsanız yukarıda da belirttiğim gibi arkadaşlarla beraber sosyal ortamlarda kontrollü tüketildiğinde iyi hissettirir.

-Şahsen üniversiteye kadar biraz dindar bir insandım bana psikolojik olarak pek iyi etki etmediğinin,hayatımı kısıtladığının,benim kişilik özelliklerime ters kalıplara soktuğunun farkına varınca biraz da kullandığım anti-depresanların etkisi ile dinden biraz uzaklaştım.Tam tersine din,hayatı alt üst olan bazı insanlarında hayatını rayına soktuğuna da tanık oldum.Bu sizin ne hissettiğinize bağlı din ve inanç sisteminin size iyi mi kötü mü geldiğine ancak siz karar verebilirsiniz.

-Sizi mutsuz eden,iki yüzlü,cahil,kaba,çıkarcı insanları hayatınızdan çıkartın,mümkün olduğunca iletişime,muhattap olmayın girmeyin.İyi biri olduğunuzdan bahsetmişiniz ama herkese karşı iyi olmak zorunda değilsiniz.İyiye iyi kötüye kötü olun.Kötü niyetli bir insan ile iletişime girmek zorunda kaldığınızda,size laf sokmaya,kırmaya çalışıyorsa siz de zekanızı kullanıp ona aklınızdakileri söyleyin,zaman zaman kötü niyetli insanlara karşı kırıcı olmaktan korkmayın.Zamanında ve yerinde söylenmeyen sözler insanın içine oturur sürekli birikir ve mutsuz eder.
 
Katılım
16 Eyl 2014
Mesajlar
3,050
-En baştan kesinlikle doktor kontrolünde olmadan kendi başına anti-depresanları bırakma.Anti-depresanlar rastgele birden kesilince insana çok daha kötü hissettiriyor.Ama doktor kontrolünde olmak şartı ile bir an önce bırakmaya bak.

-Günümüzde insanları mutsuzluğa en çok sürükleyen şey sürekli olarak sosyal medyada,TV de aile ve arkadaş çevresinde empoze edilen hayat bir mucize,yaşamak çok güzel yalanı.Genelde insanlar küçüklükten itibaren hayat konusunda çok yüksek bekletilere giriyor.Ama belli bir yaşa gelip gerçeklerin farkına varıldığında hayattan beklentiler ne kadar yüksek ise hayal kırıkları da o kadar yüksek oluyor.Ünlü yazar Ernest Hemingway'in bir sözü var "Dünya güzel bir yer ve de uğruna savaşmaya değer".Bu arkadaş çifte ile beynini uçararak intihar etti.İşin aslı Dünya çok güzel bir yer değil ama bu savaşmayı bırakacağımız anlamına gelmiyor.Tabikii de büyük beklentilerimiz olacak,bunlar için savaşacağız,ama bunlar gerçekleşmeyecekmiş gibi de kendimizi hazırlamak lazım.Bizi asıl hayata bağlayan küçük beklentiler küçük mutluluklar.

-Aşk meşk meselelerine gelirsek.Bende hayatımın büyük bir bölümü sizin gibi medeni durumu : yıkık vaziyette geçirdim.Kötü insanlara denk geldim,defalarca kalbim kırıldı.Sonrasında çalışmaya yeni başladığım zamanlarda iş konusunda bir şey danışmak için birazda yeni yaşındığım şehirde kendimi yalnız hissettiğimden muhabet etmek için üniversiteden sınıf arkadaşımla iletişime geçtim.Olaylar kendiliğinden gelişti şu anda 8 yıllık evliyiz zamanın nasıl geçtiğini farkına bile varmadım.Hayatımı beraber geçireceğim kadın zaten yıllardır yanı başımdaymış ama arada iletişim olmadığı için birbirimizi tanımadığımız için farkına varamamışım.Burada asıl belirtmek istediğim karşındakini tanıma ve iletişim.İlk görüşte aşk bana göre tamamen uydurmasyon bir olay.İnsan karşısındaki tanıdıkça seviyor.Tanımak içinde iletişim lazım.

Bunun yanında bazı durumlar kötü bir ilişki içinde olmaktansa tek başına olmak çok daha mutluluk ve huzur verici olabilir.İnsanın hayatının her evresinde birisi olacak,aşk olacak diye bir zorunluk yok.

-Hiç bir şey yapmadan boş durmak kesinle depresyona iyi gelen bir şey değil.İşten eve gelip bütün akşamı tv karşısında geçirmek,boş zamanlarının tamamını yatarak uyuyarak geçirmekten kesinlikle kaçının..Mutlaka yapacak birşeyler bulun.Önemli nokta bütün akşamı yada günü tek bir şey yaparak geçirmemek.Mesela haftasonu bütün günü bilgisayar oyunu oynayarak yada tek bir diziyi izliyerek yada komple temizlik yaparak geçirmeyin.Farklı farklı şeyler yapın.Biraz hobilerle uğraşın,biraz temizlik,yürüyüş yapın,sokak hayvanlarını besleyin,arkadaşlarınızla vakit geçirin vb...Yani hem size zevk veren hem de size başarmışlık hissi ve faydalı bir şey yapma hissi yaşatan farklı şeyler yapın.

-Beni depresyondan çıkartan en önemli şey samimi,her derdimi paylaşabildiğim,tamamen kendim olabildiğim bir arkadaş çevresine sahip olmamdı.2-3 samimi arkadaş ile güzel bir mekana gidip 2-3 bira içip muhabet etme,dertleşme bana terapi gibi gelen bir aktivite.

-Bazı arkadaşlar alkol tavsiye etmiş.Alkol yerine ve insanına göre faydalı olabiliyor ama bazı durumlar kontrolsüz ve sürekli tüketilirse faydadan çok daha fazla zarara da sebep olabilir.Mesela alkol eğer kullanıyorsanız yukarıda da belirttiğim gibi arkadaşlarla beraber sosyal ortamlarda kontrollü tüketildiğinde iyi hissettirir.

-Şahsen üniversiteye kadar biraz dindar bir insandım bana psikolojik olarak pek iyi etki etmediğinin,hayatımı kısıtladığının,benim kişilik özelliklerime ters kalıplara soktuğunun farkına varınca biraz da kullandığım anti-depresanların etkisi ile dinden biraz uzaklaştım.Tam tersine din,hayatı alt üst olan bazı insanlarında hayatını rayına soktuğuna da tanık oldum.Bu sizin ne hissettiğinize bağlı din ve inanç sisteminin size iyi mi kötü mü geldiğine ancak siz karar verebilirsiniz.

-Sizi mutsuz eden,iki yüzlü,cahil,kaba,çıkarcı insanları hayatınızdan çıkartın,mümkün olduğunca iletişime,muhattap olmayın girmeyin.İyi biri olduğunuzdan bahsetmişiniz ama herkese karşı iyi olmak zorunda değilsiniz.İyiye iyi kötüye kötü olun.Kötü niyetli bir insan ile iletişime girmek zorunda kaldığınızda,size laf sokmaya,kırmaya çalışıyorsa siz de zekanızı kullanıp ona aklınızdakileri söyleyin,zaman zaman kötü niyetli insanlara karşı kırıcı olmaktan korkmayın.Zamanında ve yerinde söylenmeyen sözler insanın içine oturur sürekli birikir ve mutsuz eder.

Mecburen doktor kontrolünde kullanıyorum. Doktor kontrolünde bırakılması gerektiğinin farkındayım.
Gerçekten iyiye iyi, kötüye kötü olmak belki de kilit nokta, yapmam gereken bu idi. Kendimi çok sorguluyorum.

Alkole sığınan biri değilim. İlaç da kullanıyorum, tüketme taraftarı değilim. Bu konuda sorunum yok.

Her zaman kendim oldum. Yüreğimden geçeni söyledim. Yanlış anlaşıldıysa bu benim sorunum olmadı. Ya da yaptığım hareketlerde ve davranışlarda her zaman ben inanmadığım birşeyi söylemedim. Kin, art niyet, sabırsızlık,çıkar duygusuna sığınmadım. Gördüğüm tavır , duyduğum sözler , beni yıkan şeylerden biri beni de, benim bambaşka bir insan kalıbına sokulmam.

Hiçbir zaman sosyal medya insanı olup, kompleks bir yaşama özenmedim ya da hayalimde çok zengin olmak, mükemmel imkanlara sahip olmak gibi bir güdü yoktu. Ben yürekten incindim.

Ama biliyorum. Her zaman hayatta hakettiğimiz şeyleri yaşamıyoruz. Bazen başımıza hak etmediğimiz tavır, söz muhakak yaşanıyor, duyuluyor. Bizi kırma derecesi, karşıdaki insana verdiğimiz değer ile orantılı. Sırtından bıçaklanmış hissetmek, ağzından çıkan kelimelerin verdiği hayret şaşkınlık, beklenmedik, kulağınızla duysanız gözünüzle görseniz inanamayacağınız davranışları yaşatmak acımasızca, kediye köpeğe merhamet duyan bir insanken, acımadan hiç acımadan, zerre yüreği tittremeden.. Bu kadar kolay mı, elbette kolay olmuyor.

Kimsem yok, inanın samimi bir arkadaşım var, ona dahi açmıyorum içimi. Bu yüzdendir foruma yazmam. Var olun. Bir gün silinip gideceğiz hayatlardan, yazılarımız kalacak. Bizler de kırıldığımız yerlerden çiçekler açacağız yine, umarım..

---------- Mesajlar birleştirildi - 13:52 ---------- bir önceki mesaj zamanı 13:48 ----------

Gerekenleri söylemiş arkadaşlar. Benim aklıma bu duydu durum bozukluklarının fiziksel kaynaklı olabileceği geldi. Tam kan sayımı yaptır. B12, vitamin hormon düzeyleri, demir vs vs. Ne varsa. Bir dahiliyeciye gitmeni tavsiye ederim.

Sıkıntı yok değerlerimde . Durduk yerde yaşanan bir buhran değil. Durduk yerde derken, değer eksikliği ile alakalı bir durum değil benim. Ancak okuyacaklar olacaktır. D vitamini eksikliği dahi beynin depresyon üretimini arttırıyor. Gerçekten sorun yaşanmasa dahi, dönem dönem değerleri kontrol ettirmek gerekiyor.
 
Katılım
11 Eyl 2012
Mesajlar
3,105
Karşınızdaki - yanınızdakilerin fikirlerine önem verirken şu çalışmayı dikkate alırsanız hayal kırıklığı az olur. Halkımızın yarısı okuma, anlama, anlatma özürlüdür , ne sizin dediğinizi anlar , ne de kendi derdini ifade edebilir. Çok da beklenti içinde olmayın.
https://www.google.com/url?sa=i&url=https%3A%2F%2Ftwitter.com%2Fadnandalgakiran%2Fstatus%2F1163052529388834818&psig=AOvVaw1BoSnxtwkChYfNWa4Xr888&ust=1602673366001000&source=images&cd=vfe&ved=0CAIQjRxqFwoTCMDb3t21sewCFQAAAAAdAAAAABAD
 
Forumdan Uzaklaştırıldı
Katılım
5 Kas 2015
Mesajlar
11,464
Bilgiledirme: Bu mesajı yazan kullanıcının üyeliği iptal edilmiştir.
Gecmis olsun.

Yalnizlik ciddi problem.

Salgin iyice korukledi durumu.

Kalabaliktan hoslanmayan biri oldugum icin ilk baslarda hosuma gitmisti ama sonradan beni de hafiften depresiflige itti.

Paylasacak, dertlesecek birilerini bulmak sart...

Umarim daha iyi hisseresiniz en kisa zamanda.
 
Katılım
30 May 2015
Mesajlar
183
Manevi tarafına dön biraz, demek ki içinde bir yerde bir yanlış var. Valla dini kısmına karışamam. Namaz mı kılarsın (kendim kılmıyorum sana nasıl diyeyim) ama bir şeylere inan. Tabi bu İslam olursa daha sağlıklı olur gibi. Ben bazen şunu dinliyorum. Bana iyi geliyor.

https://www.youtube.com/watch?v=Ytb3Pq1x27Y

Bu baya iyiymiş, bilmiyordum. Kime niyet kime kısmet, bana iyi geldi :) teşekkürler.

Başlık sahibine gelirsek; takma kafana, olur öyle :) eskiden biraz muhabbetimiz vardı. Sonra ben kaza yaptım bi süre girmedim falan foruma. Heralde o ara sen de koptun ya da ben denk gelmedim yazdıklarına. Her şey insanın kafasında bitiyor. Buna inanç da dahil. He (İmanlı gözden bakarsak) biz inanmıyoruz diye Allah yok olmuyor, bizim inanmamıza da ihtiyacı yok zaten ama fiziksel olarak var olmayan bişeyi düşünerek var ediyoruz. Bu yüzden düşüncelerine çok önem vermeni tavsiye ederim. Nasıl düşünürsen öyle konuşursun, nasıl konuşursan öyle hissedersin, nasıl hissedersen öyle yaşarsın. Her şey o aklına düşen ilk düşüncede bitiyor. Olumlu düşünmek işi ise kişiden kişiye değişiyor. Zaten bu kadar insan da bu yüzden kendine iyi gelen şeyleri tavsiye etmiş.

Tavsiyem şu olsun; kendini mutsuz hissettiğinde “nasıl olacak bu mutsuzlukla, ne yapacağım böyle” demek yerine “şu an nasıl daha mutlu hissedebilirim” de. İster aç müzik dinle/yap, ister namaz kıl, ister motora bin. Artık onu sen bulacaksın. Ama dene. Caddebostan sahil yolunda duvara bi yazı yazmışlar beni çok etkilemişti.

KOŞMAZSAN, KOŞAMAZSIN.
 
Katılım
14 Ocak 2008
Mesajlar
4,154
fiziksel olarak depresyon bağırsak florası ile ilgili bir durum olarak niteleniyor.
dolayısı ile vücudun serotonin eksikliğini giderecek yollara başvurmak gerekiyor.
en basiti de depresyon ilaçlarıdır.

depresyon ilaçları tedavi edici değil daha ziyadesiyle destek kuvvetleridir. hatta dışarıdan serotonin alımı vücudun, daha doğrusu bağırsak florasındaki mikroorganizmaların serotonin salgılamasında tembelleşmesine yol açıyor.
probiyotik olarak tavsiye edilen gıdalara yönelmek fayda getirmektedir.
serotonin yanında endorfin de epey yararlı olacaktır. endorfin için heyecan, ağrı, egzersiz, baharatlı yiyecek tüketimi, seks ve orgazm gibi durumlara ihtiyaç var. cinsellik ve egzersizi tavsiye ederim.

depresyon durumunda spor yapacak motivasyona ulaşmak oldukça zor olabilir, bu da bireyin iradesinin gücü ile gerçekleşecektir.
iç huzurun yeterli dengeye getirilmesi için de bedene iyi bakıldığı kadar bedenin içerisindeki karakterin de beslenmesi gerekiyor.
herkesin öznel deneyimleri farklıdır.
bundan mütevellit inanç ya da benzeri olguların çözüm getirebileceğini düşünmüyorum.
sanatsal faaliyetlerin daha faydalı olacağı düşüncesindeyim, özellikle faaliyetin ürünü fiziksel olarak elle tutulur bir şey olur ise bireysel tatmin artacaktır.

yalnızlık, bireyin yaşamı boyunca karşılaşacağı bir olgudur. kaçmaya çalışabilirsin ya da yüzleşerek kabul edebilirsin.
bunlar sana kalmış, kendine dert edindiğin konuları bilmiyorum. bu vakitlerde geçecek, günün birinde bu zamanlarını kayıp olarak niteleyeceksin.
içerisinde bulunduğun durum da hayatın renklerindendir. geçici bir durumdur.

insan, güçlü bir canlıdır. gücü de iradesinden gelir.
 
Katılım
16 Eyl 2014
Mesajlar
3,050
Bu baya iyiymiş, bilmiyordum. Kime niyet kime kısmet, bana iyi geldi :) teşekkürler.

Başlık sahibine gelirsek; takma kafana, olur öyle :) eskiden biraz muhabbetimiz vardı. Sonra ben kaza yaptım bi süre girmedim falan foruma. Heralde o ara sen de koptun ya da ben denk gelmedim yazdıklarına. Her şey insanın kafasında bitiyor. Buna inanç da dahil. He (İmanlı gözden bakarsak) biz inanmıyoruz diye Allah yok olmuyor, bizim inanmamıza da ihtiyacı yok zaten ama fiziksel olarak var olmayan bişeyi düşünerek var ediyoruz. Bu yüzden düşüncelerine çok önem vermeni tavsiye ederim. Nasıl düşünürsen öyle konuşursun, nasıl konuşursan öyle hissedersin, nasıl hissedersen öyle yaşarsın. Her şey o aklına düşen ilk düşüncede bitiyor. Olumlu düşünmek işi ise kişiden kişiye değişiyor. Zaten bu kadar insan da bu yüzden kendine iyi gelen şeyleri tavsiye etmiş.

Tavsiyem şu olsun; kendini mutsuz hissettiğinde “nasıl olacak bu mutsuzlukla, ne yapacağım böyle” demek yerine “şu an nasıl daha mutlu hissedebilirim” de. İster aç müzik dinle/yap, ister namaz kıl, ister motora bin. Artık onu sen bulacaksın. Ama dene. Caddebostan sahil yolunda duvara bi yazı yazmışlar beni çok etkilemişti.

KOŞMAZSAN, KOŞAMAZSIN.
Geçmiş olsun. Muhtemelen kopmalar aynı zamama denk gelmiş. Nickim o yüzden oluroyle ama olduramadım :)


fiziksel olarak depresyon bağırsak florası ile ilgili bir durum olarak niteleniyor.
dolayısı ile vücudun serotonin eksikliğini giderecek yollara başvurmak gerekiyor.
en basiti de depresyon ilaçlarıdır.

depresyon ilaçları tedavi edici değil daha ziyadesiyle destek kuvvetleridir. hatta dışarıdan serotonin alımı vücudun, daha doğrusu bağırsak florasındaki mikroorganizmaların serotonin salgılamasında tembelleşmesine yol açıyor.
probiyotik olarak tavsiye edilen gıdalara yönelmek fayda getirmektedir.
serotonin yanında endorfin de epey yararlı olacaktır. endorfin için heyecan, ağrı, egzersiz, baharatlı yiyecek tüketimi, seks ve orgazm gibi durumlara ihtiyaç var. cinsellik ve egzersizi tavsiye ederim.

depresyon durumunda spor yapacak motivasyona ulaşmak oldukça zor olabilir, bu da bireyin iradesinin gücü ile gerçekleşecektir.
iç huzurun yeterli dengeye getirilmesi için de bedene iyi bakıldığı kadar bedenin içerisindeki karakterin de beslenmesi gerekiyor.
herkesin öznel deneyimleri farklıdır.
bundan mütevellit inanç ya da benzeri olguların çözüm getirebileceğini düşünmüyorum.
sanatsal faaliyetlerin daha faydalı olacağı düşüncesindeyim, özellikle faaliyetin ürünü fiziksel olarak elle tutulur bir şey olur ise bireysel tatmin artacaktır.

yalnızlık, bireyin yaşamı boyunca karşılaşacağı bir olgudur. kaçmaya çalışabilirsin ya da yüzleşerek kabul edebilirsin.
bunlar sana kalmış, kendine dert edindiğin konuları bilmiyorum. bu vakitlerde geçecek, günün birinde bu zamanlarını kayıp olarak niteleyeceksin.
içerisinde bulunduğun durum da hayatın renklerindendir. geçici bir durumdur.

insan, güçlü bir canlıdır. gücü de iradesinden gelir.

Teşekkür ederim. Ne güzel bilgiler vermişsiniz.
Dikkate alacağım.

Daha iyiyim.. Gerçekten..
 
Katılım
21 Mar 2015
Mesajlar
2,520
Sanırım sizin sorununuz Depresyon. Depresyondan çıkmak için gezi yapın, kitap okuyun, enstrüman çalın vs gibi genel tavsiyeler vermeyeceğim.

Bence önemli olan sorunun kaynağını bulmak. Bu depresyon nasıl ortaya çıktı? Sizi bu kadar bunaltan olay veya olaylar silsilesi nasıl başladı ve nasıl gelişti? Bu soruları kendinize sorup yine kendiniz cevaplarını bulmalısınız. Ama bu cevap arama aşamasında kendinize olabildiğince dürüst ve adil olmalısınız. İnsan bazen kendi hatalarını görmek istemezken bazen de kendi hatası olmayan şeyleri bile kendi suçuymuş gibi üstlenip gereksiz yere vicdanını hırpalayabiliyor.

Gelelim sorunu tespit ettikten sonra ne yapılması gerektiğine. Sizi bu kadar bunaltan şey değiştirebileceğiniz bir şeyse tüm gücünüzle değiştirmeye, değiştiremeyeceğiniz bir şeyse de bu durumu olabilecek tüm çıplaklığıyla ve gerçekliğiyle kabullenmeye çalışmanız gerekiyor.

Sorunu tespit edip çözüme veya kabullenmeye başlamazsanız yapacağınız diğer tüm aktiviteler sadece günü kurtarmaya yönelik geçici çözümler olur.

Sizi daha fazla karamsarlığa itmek istemem ama bu hayat insanı bazen "yaşadığım en kötü durum bu, daha kötüsü olamaz" dedikten sonra bile öyle durumlarla karşılaştırıyor ki, insan daha önceki yaşadığı sorunu arar hale gelebiliyor. Bizzat yaşadım, oradan biliyorum.

Çok defalar yaşamın kıyısına gelip bir şekilde hayata tutunmayı başarmış bir birey olarak size tavsiyem önce içinde bulundurğunuz sıkıntılı durum her neyse onu tüm benliğinizle kabullenmeniz, kabullenmenin ardından iyileşme sürecinde diğer arkadaşların bahsettiği aktivitelere yönelmeniz.

Ayrıca zaman; ölüm hariç her şeyin ilacıdır. Bir gripten bile 1 haftada zor kurtuluyorsak depresyondan 1 günde çıkamayız, kendinize biraz zaman tanıyın.

Herkes söylemiş birde ben söyleyeyim, ilaçlar asla çare değildir, doktor gözetiminde yavaş yavaş azaltarak bırakmanızı öneririm.

En kısa sürede depresyondan kurtulmanız dileğiyle...
 
Son düzenleme:
Katılım
12 Kas 2011
Mesajlar
329
Okulumda, bir lisan dersinde, bu da geçer ya hu şeklinde adlandırılabilecek bir kıssa okumuştum. Hatırımda kaldığı kadarıyla bahsetmek isterim:
I. Süleyman -ki kendisinin bir mesleği de kuyumculuktur- birkaç zanaatkara demiş, "bana öyle bir yüzük yapın ki, baktığımda sevinçliysem hüzünleneyim; hüzünlüysem sevineyim." Aradan geçmiş bir zaman ve yüzük kendisine sunulmuş. Beğenmiş. Çünkü maksadı olan hissi sayesinde edinebilmiş. "Bu da geçer ya hu" yazmaktaymış yüzükte çünkü.
Ben dahil çoğu kişide zaman zaman olan veya süren şeyler var diye düşünürüm; bunlar az-çok birer sevinç de, keder de olabilir, Yaratan beterinden korusun. Bence derdinizi, sevincinizi "insan" olanla paylaşın. Sevinçler paylaştıkça çoğalır, hüzünler paylaştıkça azalır misali. Hep iyi olun inşallah :)
 
Katılım
10 Ara 2015
Mesajlar
5,023
Motosikleti
Tiger1200, Tvs Apache
yorumları biraz okudum da sonradan üşendim, önerebileceğim pek bir şey yok ama farkındalık uyandırabilirim; bazen hayat çok sıkıcı gelebiliyor ve bunu maddi duruma yada başka bir şeye bağlamayın, ben benzer bunalımları yaşayan zengin insanda gördüm fakirini de gördüm orta hallisini de gördüm yakın zaman.

bunalımınızın tadını çıkarın, arabesk dinleyin, şarap için, tamamen yıkık ve çökük moduna girin, belli bir zaman sonra bu durumdan sıkılıp normale döneceksiniz, bir anda bir şeyler ile uğraşmak isteyeceksiniz ve yine hayatın farklı güzel yanları ilginizi çekecek ve bu sıkıntılı psikolojiden kurtulacaksınız...

ama henüz bu durum devam edecek, size bir şey söyleyeyim mi? sizin durumunuz ile ilgili ben bir şeyler sezmiştim zaten, burada yeni muhabbetler peşinde olmanız çevrenizdeki hayatınızda bir şeylerden sıkıldığınızı belli ediyordu.
 
Son düzenleme:
Katılım
16 Eyl 2014
Mesajlar
3,050
Okulumda, bir lisan dersinde, bu da geçer ya hu şeklinde adlandırılabilecek bir kıssa okumuştum. Hatırımda kaldığı kadarıyla bahsetmek isterim:
I. Süleyman -ki kendisinin bir mesleği de kuyumculuktur- birkaç zanaatkara demiş, "bana öyle bir yüzük yapın ki, baktığımda sevinçliysem hüzünleneyim; hüzünlüysem sevineyim." Aradan geçmiş bir zaman ve yüzük kendisine sunulmuş. Beğenmiş. Çünkü maksadı olan hissi sayesinde edinebilmiş. "Bu da geçer ya hu" yazmaktaymış yüzükte çünkü.
Ben dahil çoğu kişide zaman zaman olan veya süren şeyler var diye düşünürüm; bunlar az-çok birer sevinç de, keder de olabilir, Yaratan beterinden korusun. Bence derdinizi, sevincinizi "insan" olanla paylaşın. Sevinçler paylaştıkça çoğalır, hüzünler paylaştıkça azalır misali. Hep iyi olun inşallah :)
Teşekkür ederim. Gerçekten güzel söz. Yaşayacağız göreceğiz derler, iyi olacağım.
yorumları biraz okudum da sonradan üşendim, önerebileceğim pek bir şey yok ama farkındalık uyandırabilirim; bazen hayat çok sıkıcı gelebiliyor ve bunu maddi duruma yada başka bir şeye bağlamayın, ben benzer bunalımları yaşayan zengin insanda gördüm fakirini de gördüm orta hallisini de gördüm yakın zaman.

bunalımınızın tadını çıkarın, arabesk dinleyin, şarap için, tamamen yıkık ve çökük moduna girin, belli bir zaman sonra bu durumdan sıkılıp normale döneceksiniz, bir anda bir şeyler ile uğraşmak isteyeceksiniz ve yine hayatın farklı güzel yanları ilginizi çekecek ve bu sıkıntılı psikolojiden kurtulacaksınız...

ama henüz bu durum devam edecek, size bir şey söyleyeyim mi? sizin durumunuz ile ilgili ben bir şeyler sezmiştim zaten, burada yeni muhabbetler peşinde olmanız çevrenizdeki hayatınızda bir şeylerden sıkıldığınızı belli ediyordu.

Teşekkür ederim,yalnız burada yeni muhabbetler peşinde olmak derken anlayamadım :) forumda takılmak bir meşgale benim için. Hayatımda da birşeylerden aslında sıkılmadım. Bu başka bir durum olduramadığım.
 
Katılım
10 Ara 2015
Mesajlar
5,023
Motosikleti
Tiger1200, Tvs Apache
bende yanılabilirim, yanlış teşhis koymuş olabilirim, ben bazen canım sıkkın iken forumda başlıklara bakıyorum.. ben sıkkınım ve başkaları ne ile meşgul diye bakıyorum..

bazen canım müzik dinlemek istemiyor, oyun oynamakta istemiyor, motosiklete de binmek istemiyor, hiç bir şey istemediğim ve çok sıkkın olduğum zamanlar oluyor, böyle zamanlarda dediğim gibi başkaları neler ile meşgul ve neler konuşuyorlar ona bakıyorum kafa dağıtmak için.
 
Katılım
16 Eyl 2014
Mesajlar
3,050
bende yanılabilirim, yanlış teşhis koymuş olabilirim, ben bazen canım sıkkın iken forumda başlıklara bakıyorum.. ben sıkkınım ve başkaları ne ile meşgul diye bakıyorum..

bazen canım müzik dinlemek istemiyor, oyun oynamakta istemiyor, motosiklete de binmek istemiyor, hiç bir şey istemediğim ve çok sıkkın olduğum zamanlar oluyor, böyle zamanlarda dediğim gibi başkaları neler ile meşgul ve neler konuşuyorlar ona bakıyorum kafa dağıtmak için.

Dostum,
Teşhis değil, yanlış bir tahmin yapmış olabilirsin evet. Kimi telefonu eline alınca ınstagrama girer, boş boş bakar. Bende foruma :)
 
Katılım
4 Kas 2014
Mesajlar
1,868
Konuyu az çok tahmin ediyorum, sizi forumun eski zamanlarından tanırım. 5-6 yıldır ara ara girer foruma göz atarım. Yanlış tahmin ediyorda olabilirim, şimdiden affola.

Bir süre önce ben de böyle yıkıldım, bir daha toparlanmam dedim. Ama geçiyor, bitiyor. Bir daha başlamaz sanıyorsun başlıyor, bir başkası olmaz sanıyorsun oluyor.

7 yıllık sevgilimden, düğün tarihi aldığım kadından ayrıldım. Yaşayan bilir dile kolay, kalbe değil. Kimseye anlatmadım, anlatamadım. İçimde yaşadım bir süre. Ama en keyifli zamanlar bu acının peşine doğdu. Kamp yapmayı öğrendim, erteleyipte yapmadığım şeyleri yaptım, tekrar motor aldım, ev sattım ev aldım ve istediğim gibi dekore ettim. Sonra biri çıktı karşıma, bir daha sevemem sanan ben sabah beşlere kadar konuşmaktan uyuyamaz oldum. Yıllardır aşık olduğunu sanan ben, meğer hiç aşık olmamışım dedim. Anladım ki bir tek ölüme çare yok. Çivi çiviyi sökermiş.

Ha bu arada 1 Kasım'da evleniyorum Adana'da olanların başımın üstünde yeri var, beklerim :)
 

Bu konuyu görüntüleyen kullanıcılar

Yeni mesajlar

Çok Beğenilen Mesajlar

Üst