çok korkuyorum...

Katılım
23 Nis 2008
Mesajlar
13
Eger sıkılmazsanız size motosikletle 'olamayan' maceramı anlatacagım. Olamayan macera çünkü geçen sene sırf kendi aranızda ki muhabbetleri okuyup gaza geldigim için önce koştum bir ehliyet kursuna yazıldım ve sınavlarımı da başarıyla verip B+A2 ye kavuştum. Sonra alacagım motora bakmaya başladım. İlk andan beri hevesim hep maxiscooter' laraydı. Şöyle 250cclik (185 boy 80 kilo ve 27 yas olmam itibariyle) beni taşıyabilecek aynı zamanda uzun yolda da konforlu bir motor. (bol bol avcılar-taksim yapacagım)

Buraya kadar her şey ne güzel gitti. Fakat sonra muhtemelen hepiniz başından geçmiş olaylar yaşandı. Aile katiyen karşı çıktı. (bu yaşımda çocuk gibi azarlandım). Sevgilim direk ölürsün dedi. Sen dikkatlisin başkaları devirir iki tekerin ustunde canın dedi. Bir de üstüne geçtigimiz aylarda okul arkadaşım 'onur' motosiklet kazasında hayatını kaybetti.

Şimdi ben hala bu siteye girip muhabbetlerini okuyor fakat hemen sonrasında motosikletten deli gibi korktugumu hatırlıyorum. Kız gibi ehliyetim el degmeden cüzdanımda duruyor. Param cebimde. Fakat hiç bi şekilde motosiklete binemiyorum. Trafikten izledigim videolardan kazalardan sizin kaza maceralarından deli gibi korkuyorum.

İstanbulu bilenler için taktir edersiniz ki hem yapacagım gunluk yol uzun olacak (70km civarı) hem de kullanacagım yollar karmakarışık olacak.
Honda'nın egitimlerine gidecegim ama ne gerek var diyorum sonra. Nasıl olsa hiç kullanmayacagım bari boşu boşuna para vermeyeyim.

Kafanızı sisirdim ama uzun lafın kısası korkuyorum arkadaş bu aletten hem sviyor hem de cok korkuyorum. Sizden ricam bana biraz pozitif destek olmanız. Belki yardımlarınızla bir motor alır ben de hikayelerimi paylaşan bir kullanıcı olabilirm.

Ya da en temizi araba mı alsak :D

(not: daha güvenli olur diye piaggio nun mp3 250 moledlini kestirdim gozume ama korkuyom :D)
 
Adana İl Temsilcisi
Katılım
25 Eki 2006
Mesajlar
8,636
Insanoğlunun yapısında vardır;bilmediği birşeyden korkmak.sanırım siz hiç motosiklet kullanmadınız yada artçı olarak binmediniz.o rüzgarla sevişmenin ne demek olduğunu burada ne kadar yazsam anlatamam.motosiklet,özgürlüktür,yaşam biçimidir,sakin kullanırsanız deşarjdır,belki de bir isyandır (sac bir kafesin dışında da ulaşım olduğu için),gökyüzü ile yeryüzü arasında hedefine gitmektir.bence önce bir motorda deneyin,biliyorsanız siz kullanın veya kullanan birine eşlik edin ve tadın.sonra zaten sizin de bir fikriniz olacaktır.
 
Katılım
19 Mar 2011
Mesajlar
1,661
Seninle hemen hemen aynı şeyleri paylaşmışız diyebilirim. Anlatacaklarım seni yönlendirme değil sadece bilgi amaçlıdır. Tek farkımız ben çocukluğumdan beri motor hastasıyım ve hız + aksiyonada bayılırım.Tabi bu yaşım ilerleyınce yerını bıraz daha mantıga bırakıyor.Gereksiz aksıyon makaslara artık girmiyorum.Heralde biraz büyüdüm :) .

Aileme yalvarıp yakarmalarıma rağmen hiç bir zaman motor almamı kabul ettiremedim. Bende bu yuzden çocuklugumdan evden ayrılana kadar hep gızlı kapaklı motora bındım . hatta lisedeyken bilgisayarımla sınıf arkadasımın peugeot 103 unu takas ettım . 28 yaşıma geldım yine hersey aynı tas aynı hamam. ama bende kafama koydum dedim alacagım. Almadan önce ailemı kardesımı sevgilimin nabzını ölçtüm .Bir faydası olmadı tabı kararları aynıydı.Bende inadım ,sadece kız arkadasıma ben motoru alıyorum dedim sen istesende istemesende .o yüzden bana destek ol , köstek olma dedim . Aileme söylemedım. Yaptığım kesinlikle doğru bişey değil ama kafamın etini yiyeceklrdi biliyorum. Kız arkadasıma sadece bir konuda yalan söyledim, oda 250 cc alacagım dedım 600 cc aldım :) .

Motoru ilk ablam gordu oda facebooktan resımlerden. Hayırlı olsun dedı, dikkatli kullan dedi( almadan önce almaya karar verdıgımı soyledıgımde cok tepkılıydı alınca farklı oldu) Bir tek anneme babama soyleyecegim dedi bende nasıl olsa 10 güne gelecekler soyleme gelınce gorsunler dedim .Çünkü aldıktan sonra görünce tepkıler daha az oluyor. Bunu soyluyorum dıye sende yap demıyorum :D

Not: Beni dinle ama dedıklerımı yapma . Eğer motor almayıda düşünürsen önce korkularını azaltmalısın.Heyecan ve panik motorcunun baş düşmanlarından biridir.Bunun için eğitimde alabilirsin.

Risk heryerde var yolda yurumek bile risk. koruma ekıpmanlarının saglam ve kalıtelı olması gereklıdır. Çünkü motorun kaportası sensin. Trafikte önundekı araca sabıtlenmeden göz ucunla sureklı etrafını ve yolunu gozlemlemeli, kuryeciler gibi gereksız makaslara aksıyonlara girmemelisin. bunları yaptıgın surece risk in mınımum sevıyede olur. Ve zamanla tecrübende artar. Motosiklet.net te Tecrübeli arkadaşlar/Ustalar tecrubene tecrube katar. Reklam gibi oldu ama çocuklugumdan beri çeşit çeşit motor kullanmama ragmen bu foruma üye olduktan sonra sankı motora yenı bınmeye baslamıs gibi hissettim. Bana çok şey öğretti ve halen öğretmeye devam ediyor.
 
Katılım
12 Kas 2009
Mesajlar
745
Hocam öncelikle sana ve bize Allahtan kolaylıklar ve hayırlısını diliyorum.

Bu motosiklet çok güzel bir şeydir, hayatına haz katar. Rüzgarın yüzüne vuruşu- hele de hava güzelse- tadına doyum olmaz.

Ama motosiklet türkiye İÇİN OLDUKÇA TEHLİKELİDİR. Bu maalesef öyle. Motosiklet kullanmak filler arasında gezmeye benziyor, ama filler bir tarafa koşarken. Sıkışık trafiğe ise değinmiyorum bile.

Bununla beraber herşey kader, sen tedbirini alırsın takdir Allahındır.

Ayrıca bu iş biraz da- belkide çok- hastalıktır. Bir başladın mı bırakamazsın, bırakırsın ya da bıraktığını zannedersin, sonra onun selesine oturunca herşey yeniden başlar.

Öyle birşeyler işte. Bence bu işe girişeceksen ilk işin Honda gibi bir yerden eğitim almak olsun, sonrasını ise yavaş yavaş şekillendirirsin. Ama kırmadan, üzmeden.

Unutma herşeyin hayırlısı.
 
Katılım
20 Tem 2005
Mesajlar
78
Bir kere motorun üstüne oturdunmu tekrar inmen zordur derler. Bu nedenle aklına düştümü bir kere pek seçeneğin kalmamış bence.

Honda eğitimleri tabiki çok faydalı. Eğitimin faydasızı olmaz. Ondan önce bence önceliği karşındaki araca verdiğinde (merak etme sanada öncelik tanıyan oluyor) risklerin büyük bir bölümünü atlatmış oluyorsun. Ben motor üzerindeyken sanki araba kullanıyormuşum gibi davranıp karşımdakine olabildiğince yol vermeye çalışıyorum. Hiç kimse seni senin kadar koruyamaz. Bu düşüncelerin şu ana kadar bir sakıncasını görmedim.

Gaza gelmeden sakin ve kazasız kullanman dileğiyle.
 
Adana İl Temsilcisi
Katılım
25 Eki 2006
Mesajlar
8,636
Bir kere motorun üstüne oturdunmu tekrar inmen zordur derler. Bu nedenle aklına düştümü bir kere pek seçeneğin kalmamış bence.

Honda eğitimleri tabiki çok faydalı. Eğitimin faydasızı olmaz. Ondan önce bence önceliği karşındaki araca verdiğinde (merak etme sanada öncelik tanıyan oluyor) risklerin büyük bir bölümünü atlatmış oluyorsun. Ben motor üzerindeyken sanki araba kullanıyormuşum gibi davranıp karşımdakine olabildiğince yol vermeye çalışıyorum. Hiç kimse seni senin kadar koruyamaz. Bu düşüncelerin şu ana kadar bir sakıncasını görmedim.

Gaza gelmeden sakin ve kazasız kullanman dileğiyle.

çok doğru bir laf.:cat:
 
Katılım
23 Ağu 2009
Mesajlar
1,821
-bende geçen sene bu zamanlar motorsiklet alacağım dediğimde evdeki herkez kafayımı bozdun oğlum dedi karşı cıktılar ama etrafıma bakınca bütün arkadaşların neredeyse bir motoru vardı , Bende karar verdim kimseye sormadan bir tane cin malı motor aldım geldim ilk zamanlar hepsi kızdılar ama zamanla alıştılar 28 yaşında bende motor kullanmaya başladım ama burda öyle trafik yok dağ taş dere depe takıl kafana göre istanbulu bilemem tehlike her yerde var ama burda o kadar trafik yok tek artı yanı inş yakın zamanda kavuşursun motoruna binmesende elinin altında bulunsur bir tane
 
Katılım
23 Mar 2008
Mesajlar
384
Güzel Kardeşim korkmakta haklısın;

ben düşündüklerimi ve yaşadıklarımı ifade edeyim. Motorun rüzgarı , özgürlüğün tutkusu gibi duygusal patlamaları sevmediğimden gerçekçi olarak yazacağım.

35 yaşında evli, çocuk sahibi bir insanım. 20 yıldır motosiklet ve bisiklet kullanıyorum.

15 yaşında puch maxi ile başlayan yolculuğum, minsk, mz, ybr125, keeway scooter, cbf 150, transalp ve son olarak AN 125 scoter ile devam ediyor.

Bu süre içinde 3 büyük kaza geçirdim. Üçü de İstanbul Şehir içi trafiğinde gerçekleşti. Vatan caddesinde önümdeki araç zınk diye durdu. Arkadaşını indireceği yeri unutmuş . 2 . ) Kağıthanede arızalanan bir araç yola komple yağ dökmüş tabi gece göremedim ve girer girmez düştüm. 3. ) Köprü girişini kaçıran jeep 3 şerit birden değiştirip bize çaptı . Amacı emniyet şeridine girip geri geri girmekmiş.

Zaten son kazadan sonra Allahın yardımı ile hayatta kaldığımız için bende gerek ailemin eşimin görüşü gerekse kendi kararım ile motoksikleti günlük kullanmayı bıraktım.

Güzel kardeşim;

Ülkemizde motosiklet değil trafik kültürü yok, 10 yıl önce 300 bin araç olan İstanbul da araç sayısı 3 milyon olmuş...

Motosiklet zaten özü itibari ile tehlikeli bir araçtır. Binen insan bunu bilerel sorumluluğunu duyarak önlemlerini alarak kullanır. Bir otomobil ile yukarıdaki kazaları yaşasa idim en fazla aynam kırılır, kapım çizilir atlatırdım. Ama motosiklet ile yaptığım zaman üçünde de Allahın yardımı ile hayatımı kurtardım.

İstanbul da, şehiriçinde sen ne kadar eğitimli olursan ol, ne kadar korumalı kullanırsan kullan senin dışında sürüşünü ve güvenliğini tehliye atacak aşırı fazla sebep var.

Bu yüzden şehiriçinde kullanmanı belirttiğim sebeplerle tavsiye etmiyorum. En son kararı artıları eksileri ve duygularını ölçüp biçtikten sonra tabi ki sen vereceksin.
 
Katılım
10 Ara 2009
Mesajlar
405
Belki yersiz bir cümle olacak ama;
Risk almadan yaşarsan sadece hayatı seyredersin.

O selenin üstüne oturunca hiçbir korku kalmıyor emin olun. Risk ve korku elbette olacak zaten insanda korku duygusu olmasa ölüme hiç düşünmeden atlayabilirdi degil mi.Korku bizim için faydalıdır. Oriana fallaci'nin yazdigi motorcu babadan ogluna ögütler yazısını çoğunuz okumuşsunuzdur:


Motosiklete bin oğlum, çünkü motosiklet hayattır
Birçok babanın korkusu oğlunun motosiklete binmesidir. Ölümden ve başka her türlü tehlikeli durumun çocuklarının başına gelmesinden korkarlar.

Benim senin başına gelmesinden en çok korktuğum şey ise hayatın zevklerini almadan yaşayan bir eğreltiotu olmandır. Eğer yapmak istediğin şey orada duruyorsa ve aranızda bir tehlike dikilmişse, senin yapman gereken o tehlikeyi bertaraf edip, istediğin şeye ulaşmaktır.

...İşte bunu yapamazsan hayatın ancak bir eğreltiotununki kadar heyecanlı olabilir.

Motosiklete bin oğlum, ama dikkat et, motosiklet tehlikelidir.
O tehlikenin üzerine aptal gibi gitme. Unutma Sun Tzu der ki; "kötü komutanlar önce savaşa girer, sonra nasıl kazanacağını düşünürler; iyi komutanlar önce nasıl kazanacağını bulmadan savaşa girmezler".
Önce viraja girip de sonra nasıl çıkacağını düşünen aptallardan olma.

Tehlikeleri en küçüğüne kadar bertaraf et. Hep tam koruma kullan, bakımsız motorla yola çıkma, alkollü ya da yorgun binme, kafan bozukken taksi tut, bilmediğin yolda risk alma, diğer araç sürücülerinden köşe bucak kaç.

Tehlikeleri nasıl dibine kadar bertaraf edeceğini bilemiyorsan sakın motosiklete binme, çünkü o zaman bu işi beceremezsin demektir.


Koyu alanda da yazıldıgı gibi tehlikeleri en küçügüne kadar bertaraf ettikten sonra korkacak bir şey yok. Yolunuz açık olsun :cat:
 
Forumdan Uzaklaştırıldı
Katılım
25 Şub 2011
Mesajlar
1,768
Bilgiledirme: Bu mesajı yazan kullanıcının üyeliği iptal edilmiştir.
Ömür hızla geçip gidiyor,sen nekadar bu hızın farkında olmasanda
ve o ömürde acaba ve keşke ler nekadar azsa,okadar güzel geçmiştir.
motordan değil kendinden kork dostum,zira keşkeleri hayatına motor değil sen sokacaksın:bounce:
 
Katılım
16 Ağu 2008
Mesajlar
11
Motosiklete Bin

Eger sıkılmazsanız size motosikletle 'olamayan' maceramı anlatacagım. Olamayan macera çünkü geçen sene sırf kendi aranızda ki muhabbetleri okuyup gaza geldigim için önce koştum bir ehliyet kursuna yazıldım ve sınavlarımı da başarıyla verip B+A2 ye kavuştum. Sonra alacagım motora bakmaya başladım. İlk andan beri hevesim hep maxiscooter' laraydı. Şöyle 250cclik (185 boy 80 kilo ve 27 yas olmam itibariyle) beni taşıyabilecek aynı zamanda uzun yolda da konforlu bir motor. (bol bol avcılar-taksim yapacagım)

Buraya kadar her şey ne güzel gitti. Fakat sonra muhtemelen hepiniz başından geçmiş olaylar yaşandı. Aile katiyen karşı çıktı. (bu yaşımda çocuk gibi azarlandım). Sevgilim direk ölürsün dedi. Sen dikkatlisin başkaları devirir iki tekerin ustunde canın dedi. Bir de üstüne geçtigimiz aylarda okul arkadaşım 'onur' motosiklet kazasında hayatını kaybetti.

Şimdi ben hala bu siteye girip muhabbetlerini okuyor fakat hemen sonrasında motosikletten deli gibi korktugumu hatırlıyorum. Kız gibi ehliyetim el degmeden cüzdanımda duruyor. Param cebimde. Fakat hiç bi şekilde motosiklete binemiyorum. Trafikten izledigim videolardan kazalardan sizin kaza maceralarından deli gibi korkuyorum.

İstanbulu bilenler için taktir edersiniz ki hem yapacagım gunluk yol uzun olacak (70km civarı) hem de kullanacagım yollar karmakarışık olacak.
Honda'nın egitimlerine gidecegim ama ne gerek var diyorum sonra. Nasıl olsa hiç kullanmayacagım bari boşu boşuna para vermeyeyim.

Kafanızı sisirdim ama uzun lafın kısası korkuyorum arkadaş bu aletten hem sviyor hem de cok korkuyorum. Sizden ricam bana biraz pozitif destek olmanız. Belki yardımlarınızla bir motor alır ben de hikayelerimi paylaşan bir kullanıcı olabilirm.

Ya da en temizi araba mı alsak :D

(not: daha güvenli olur diye piaggio nun mp3 250 moledlini kestirdim gozume ama korkuyom :D)

Bende 2 sene önce başladı motosiklet sevdası. Önce ehliyetimi aldım sonra cbf150. Kendi kendimi geliştirdim ve sürekli araştırdım okudum. Kitap okuyarak binmeyi öğrendim diyebilirim. Sonra okuduklarımı ve edindiğim dökümanları bir blog sitesinde paylaştım. (bilgaz.blogcu.com) Öğrendiklerimi öğretiyim diye. Sonuç olarak diyebilirim ki, motosiklete bin ama dikkat et.
 
Katılım
12 Nis 2011
Mesajlar
50
İnsan genelde bilmediklerinden korkar,bilgilendikçe de bilmediklerine karşı önlem almaya başlar...Ben kaç senedir motor kullanırım ama hala korkarım,korkmam gerektiğini de biliyorum,çünki korkunun bittiği yerde tedbirsizlik,dikkatsizlik ve risk başlar...Korktuğum motosiklet mi,tabii ki hayır,ben bilmediklerimden korkuyorum...Bilmediklerimi en aza indirebilmek için hala eğitim alıyorum,ama bilmediklerimiz hiç bitmeyecek,onu da biliyorum çünki bu işin tabanı var tavanı yok...Bunun farkında olduğum için hala korkuyorum ve korkmaya da devam edeceğim...Atalarımızın bir sözü var"Denizde yüzmeyi biliyorum diyen boğulur" diye...Benim önerim korkunu yenmeye çalışma,bilmediklerini yenmeye çalış...Motosikleti almadan Honda güvenli şürüş eğitimine yazıl,kendini sına,belki de motosiklet bana göre bir şey değil deyip vazgeçeceksin,ama korkuların da biraz azalıcak,çünki öğrenmeye başlıyacaksın...:wiinkk: Ha o eğitim ile iş bitiyor mu hayır,daha OMM'si var ART'ı var vs.vs,kapalı alanı,arayolu,uzun yolu,var da var...:)

Saygılar
 
Katılım
13 Nis 2010
Mesajlar
5,448
Motorcu dediğin mantık insanı değildir zaten biraz iplemezlik biraz delilik olacak içinde
 
Mersin İl Temsilcisi
Katılım
2 Ağu 2006
Mesajlar
10,372
ne yani, bir gün sevgilin seni terkedecek diye hiç mi sevdalanmayacaksın? ruhunun incinmesini göze alıyorsan, bedenini ruhundan daha mı çok seviyorsun?

Hakkında hayırlısı olsun kardeşim :)
 
Katılım
17 Kas 2008
Mesajlar
262
korkular doğru kullanılırsa hayatta insanı daha dikkatli ve daha mantıklı hareket etmeye zorlar siz çevrenizdekilerden çok kendi mantığınızla doğru kararı vermelisiniz. güzel bir kursta doğru bir eğitim aldıktan sonra kararınız belli olur.

zamanında, bana bir büyüğüm şunu dedi ' eger bir kez motorla yeri öpersen ve kalkıp tekrar binebilirsen ozman tamam dır.
 

Nfs

Katılım
8 Mar 2011
Mesajlar
159
Piaggio Mp3 gözüne kestirip hala korkuyorsan,sen araba al en iyisi...yoksa motor yatacak..Senin kendi kafanda bitirmen lazım.ha raba alırsan istanbulda yolda motorla keyif için harcayacağın vaktin 2 katını trafikte beklemek için harcarsın.Tşkler.
 
Katılım
19 Şub 2010
Mesajlar
441
Benim bu konu ile ilgili bir sözüm var ama aramızda gençler var uygun olmaz. Konu ile ilgili çok güzel bir metin var. Bu metni motorcuların hepsi okumuştur. acizane senin de okumanı isterim. sadece yaramaz ol ama şımarık olma gerisi kolay.

Motora Bin Oğlum - 05-10-2008, 17:04

--------------------------------------------------------------------------------

Birçok babanın korkusu oğlunun motosiklete binmesidir.Ölümden ve başka her türlü tehlikeli durumun çocuklarının başına gelmesinden korkarlar.

Benim senin başına gelmesinden en çok korktuğum şey ise hayatın zevklerini almadan yaşayan bir eğreltiotu olmandır.

Eğer yapmak istediğin şey orada duruyorsa ve aranızda bir tehlike dikilmişse, senin yapman gereken o tehlikeyi bertaraf edip, istediğin şeye ulaşmaktır. İşte bunu yapamazsan hayatın ancak bir eğreltiotununki kadar heyecanlı olabilir.

Motosiklete bin oğlum, ama dikkat et, Motosiklet tehlikelidir.

O tehlikenin üzerine aptal gibi gitme. Unutma Sun Tzu der ki; "kötü komutanlar önce savaşa girer, sonra nasıl kazanacağını düşünürler; iyi komutanlar önce nasıl kazanacağını bulmadan savaşa girmezler".

Önce viraja girip de sonra nasıl çıkacağını düşünen aptallardan olma.

Tehlikeleri en küçüğüne kadar bertaraf et. Hep tam koruma kullan, bakımsız motorla yola çıkma, alkollü ya da yorgun binme, kafan bozukken taksi tut, bilmediğin yolda risk alma, diğer araç sürücülerinden köşe bucak kaç.

Tehlikeleri nasıl dibine kadar bertaraf edeceğini bilemiyorsan sakın motosiklete binme, çünkü o zaman bu işi beceremezsin demektir.

Motosiklete bin oğlum, çünkü motosiklet aşktır. Sadece kızlardan bahsetmiyorum, motosiklet macerası yaşam aşkıyla doludur.

Güneşi batıracağın yeri bilmek, üzerinde yaşadığın toprakları karışı karışına gezmek, her yaş ve meslekten insanla yolunu paylaşmak ve bindiğin makinenin üzerinde sanki çığlık atarmış gibi kopup gitmek, hayatı dibine kadar yaşamak, ancak bu araçla mümkündür.

Motosiklet macerasının içinde yaşam aşkı olmayan insanların tek yaptığı ise teknik detayları birbirlerine anlatarak kocaman, yararlı ama sıkıcı bir ansiklopediyi yaşayıp gitmektir.

Aşkın ucunu bırakma, heyecanlı ve renkli ol, sıkıcı olma. Sıkıcı olacaksan arabaya binip, hafta sonları futbol, akşamları ana haber seyrederek yaşayabilirsin, motosiklete ihtiyacın yok.

Günü yakalamayı bil oğlum, motosiklet senin yaşama enstrümanındır.

Kızlardan bahsetmiyorum dediysem, o kadar da demedim tabi. Hani bazen pembe bir Vespa üzerinde pembe kaskla kuğu gibi giden pembe pantolonlu bir kız görürsün ya? Git yanaş, merhaba de ona. Seni terslerse, kıza efendi gibi bir selam çakıp gazla bana gel, ensene bir tane patlatayım, sonra bira içmeye gideriz. Hayatı böyle yaşayacaksın işte, öküz gibi, ödlek gibi değil. Hem efendiliğini bozmayacaksın, hem de çılgınlığını koruyacaksın.

Ha hoşlandığın bir kız mı buldun? At motorunun arkasına, Datça'ya götür onu, Knidos'un sularıyla yıka. Can Yücel'in en sevdiğin şiirlerini okurken batan güneşi izlet ona, Domuzbükü'nde yıldızları ört üstüne uyusun. Sonra bu macera için bana teşekkür edeceksin.

Motosiklete bin oğlum, çünkü motosiklet isyandır.

İnsanlık tarihi popüler kültürler ve onlara tepkiyle gelişen kültlerle doludur. Rock tarihi, 68 kuşağı, Avrupa bohemleri, Beatnick'ler hep aynı heyecanla tutuştular. Bugün bu ateş bir miktar sönmüş görünse de sen buna aldanma. İnsanoğlunun doğasında isyan vardır ve motosiklet bunun dışa vuruluş şekillerinin en güzellerinden biridir. Motosiklet bir ulaşım aracı değildir, bir isyan aracıdır, bunu kafandan çıkarma.

Hayatın rutinlerine dikkat et oğlum. Efendi ol ama içindeki serseriyi korumayı bil, akşam eve gelince takım elbiseni çıkarıp deri montunu giy.

Her zaman kravatın olabilir ama hiç yuların olmasın, her zaman bir patronun olabilir ama hiç efendin olmasın. Eğer seni zincirliyorlarsa o patronu, arkadaşı ya da sevgiliyi dehleyip, kravatı çöz, kol saatini fırlatıp at, gemileri yakmayı bil.

Hayatımda tanımaktan keyif aldığım insanların neredeyse hepsi, günü geldiğinde hayatında radikal değişiklikler yaparken gözünü kırpmamış insanlardır.

Ve bu insanların neredeyse hepsi motorcudur.

Motosiklete bin oğlum, çünkü motosiklet dostluktur.

Bir motosiklet grubuna mutlaka gir. O Motosiklet grubunun içerisindeki bir kavgaya ise asla girme. Unutma ki insanın olduğu yerde sevgi de vardır, kavga da vardır. Toplumdan soyut yaşama, yolu paylaş. Ama kimliğini de kaybetme, yolunu şaşırma. Toplumun içinde dur, ama tek başına ayakta dur, sonuçta yol yalnız senin yolundur unutma.

Herkesle konuştuğun gibi, her tip motora da bin, tutucu olma. "Chopper gitmiyor, dönmüyor" diyenleri takma, altındaki V motorun ritmiyle dans etmeden isyanın ruhunu anlayamazsın. Sıkı bir enduroyla off-road yapmadan doğaya fazla kavuşamazsın. İbrende bir kez olsun 200'leri görmeden de adrenalin seni ilk defa içki içmiş 15 yaşındaki kız gibi sarhoş eder durur. Herkesi dinle ama hiç kimseye kulak asma. Motosiklet türlerinin her biri farklı amaçlarla üretilmiştir, birini seçeceksen seç, ama hepsiyle barışık ol, hiçbirinin fanatiği olma.

Motosiklete bin oğlum, çünkü ben hep motosiklete bindim.

Ve şu hayatımda yaptığım en iyi şeylerden biri bu. Tek bir dakikasından bile pişman değilim ve iyi kötü her maceramın kıymetini bildim.

Hayatta öğrendiğim birçok şeyi bu iki tekerlekli cansız makineden öğrendim.

Motosikletle yaşa oğlum ve aradan yıllar geçerse ve ben motosiklete binemeyecek durumda olursam, gel bana maceralarını anlat, nereleri keşfettiğini, kimlerle hırlaştığını, kimlerle dost olduğunu, hangi şarabı kiminle içip, hangi güneşi nerede batırdığını.

Eğer ben ölmüşsem de çok önemseme. Motor üzerinde ölmüşsem neden pişman olmadığımı anlayacak tek kişi sen olacaksın. Eğer ölmemişsem şu pembeli kıza sor bakalım ablası var mı?

Sana bırakacağım en büyük miras, işte bu hayat rehberi, motosikletli hayatın ta kendisidir.

Motosiklete bin oğlum, çünkü motosiklet hayatın ta kendisidir.


Kaynak: http://www.motosiklet.net/forum/moto-sohbet/51533-motora-bin-oglum.html#ixzz1K9P18B4V
 

Bu konuyu görüntüleyen kullanıcılar

Yeni mesajlar

Çok Beğenilen Mesajlar

Üst