- Katılım
- 1 Nis 2006
- Mesajlar
- 148
- Konu Yazar
- #1
Evet arkadaşlar,bir pazar daha geride kaldı,rüzgarlı,soğuk,kapalı ve hatta kısmen karlı (!) hava yüzünden bu hafta için gezi planı yapılmadı.Ama pırasa gibi eve çakılıp kalmakda hoş olmazdı ve yine bişeyler yaptık doğaçlama.Önce sevgili Altan abimizin davetiyle çiğköfte yemeye gittik,ardından hiç hesapta yokken,çay için Silleye doğru yol aldık,aslında bir bakıma da iyi oldu,zira Fazıl (chocolateman) abimizin ve Yılmaz (ylmzzz) kardeşimizin yeni motosikletlerini ıslatmış olduk.
Sille ile ilgili ayrıntılı bilgi için aşşağıdaki linkleri kullanabilirsiniz:
http://wowturkey.com/forum/viewtopic.php?t=20576&start=0
http://www.sille.gen.tr/

"1992 buçuk" model bu ZZR1100 özenli bir bakımdan geçti ve 90 model kasa ile 96 model motorun birleşimiyle yeniden doğdu,adeta gürleyen bu motor Fazıl abinin yeni iki tekeri.

Burada da kent sinemasının önünde Yılmazın yeni CBX250 sinin başında "darısı başına" muhabbeti yapıyoruz.Çok güzel açılmış bu alet 160 olan ibresinin sonunu görebiliyormuş,şuan maksimum "0" yapabiliyor çünkü gösterge teli hala bekleniyor...

Kendinizin ya da arkadaşlarınızın olması farketmiyor,yeni bir motor aileye katılan yeni bir fert gibi.Ortadaki çifte kavrulmuş insan güzel dostum Arman kanına girip iki teker sahibi yapmaya çalışıyorum,böylece koala gibi her gittiğim yerde arkama yapışamıycak...

Ertesi sabah nihayet yeni motorları yola vurucaz.Fazıl abi kara kara ekstra 130 beygirle nasıl başa çıkacağını düşünürken,biz "320" gösteren ibrenin şokunu atlatmaya çalışıyoruz Yılmazla.

Konyanın tüm sokaklarını ziyaret ettikten sonra nihayet Altan abinin malikanesini buluyoruz ve selam-sabahla vakit kaybetmeden çekirge sürüsü gibi çiğköftelere hücum ediyoruz.Celal abimizin ellerine sağlık,sabah sabah üşenmemiş yoğurmuş,meteorolojide çalışıyor kendisi,ne zaman güneş yüzü görücez diyorum,cevap gayet net: "şuaralar açmayı düşünmüyoruz havaları"

Bir yandan aynı anda kaç köftenin ağzımıza sığacağını anlamaya çalışırken,öbür yanda motor,motorcu,lise günleri,hayat,siyaset her telden keyifli bir sohbete ortak oluyoruz.

Tuğberk (elinde ayran olan) "bugün neler yapsamda arka tekeri eskitsem" şeklinde,muzip muzip düşünürken,Yılmaz da çiğ köftemi yeni motorumun üstünde yesem "yuh" derlermi acaba gibi bakıyo...

Altan abi ve ev arkadaşlarına bizi ağırladıkları için teşekkür edip,olay mahalinden ayrılıyoruz,yeni motorları öyle hemen eve götürmeyelim diyip rotayı silleye çeviremiyoruz çünkü CBX250 nin ve her hırlamada bir fıçı yakan ZZR1100 ün yakıt deposu boşalıp ferahladığı için önce dünyanın en pahalı benzininin satıldığı benzin istasyonlarımızdan birine uğruyoruz...

CBF150 lerle ilgili bir teorim var,sanırım hepsinin yakıt deposu fabrika çıkışı,Japonyada eğitim almış yetkili HONDA imamları tarafından okunup-üfleniyor,böylece sur üflenene kadar gidiyolar bir depoyla.Bazen özlüyorum benzincileri sırf nostalji olsun diye uğrayıp sohbet ediyorum !!!

Akşam üzeri silledeyiz,burasıda tarihi sille konağı.Ne kadar eski bilmiyorum ama 6 haftalık dahi olsa tarih tarihtir,mekan da tarihidir...

Üstteki resimle bu resim arasındaki farkı buldunuzmu ! Ayrıca halay çekiyor gibi çıkmışız...

Konağın restorasyonu gerçekten başarılı olmuş,haftasonu kaçamağı için herkese öneriyoruz.

Konaktan görüntüler...

Açık avlu da bulunmakta konakta güneşli havalar için...

Çaylarımızı yudumlarken,almayı planladığımız motorlardan,enduronun çıplağa,çıplağın racinge avantajlarından,Tuğberk in binlerce kemiğini kırmasına rağmen motorla yaptığı ilginçliklerden bahsediyoruz.

Burada kaskımı çıkarmam için yapılan baskılar sonuç verdi ama yinede kaskların olduğu masanın yakınında kalmaya özen gösteriyorum,dünya hali deprem olur,ayı çıkar,taş düşer....

Silleye gidip kiliseye uğramamak olmaz ! Neden bizde bilmiyoruz.

Kilisenin içini de gezmek isterdik ancak kapıdaki uyarı ziyaretin 16:00 da sona erdiğini söylüyor,saatlerimize bakıyoruz ve evet saat 16:00 dan sonra olmuş....

İçeri giremeyince bizde birbirimizin fotoğraflarını çekerek vakit geçiriyoruz.Sonra yılmazla bu fotoğrafları değiş-tokuş ediyoruz ve bi sürü anlamsız derecede benzer fotoğrafımız oluyo...

Birbirimizden sıkılınca motosikletlere yöneliyoruz,"görmemişin oğlu olmuş..." misali.

Ne görüyosunuz bu fotoğrafta ? Bir mağara + adamlar..hmmm evet mağara adamları.Kapısı ve ışığıda olsa pekçok öğrenci evinden güzel...

Yanlız motorlarla bi poz çekiyim dedim,demez olaydım mantar gibi türedi herkes resmin içinde...

Burada CBF lerle aynı kare içinde olabilmek için çırpınan insanlar görülmekte,başıboş bırakmaya gelmiyo,kedi gibi birileri tünüyo hemen...

Şaka bi yana her yeni motorda olduğu gibi hepimiz yenileri deneyip,poz veriyoruz,elbise misali yakışırsa bizde alıcaz...

Touring motorlara hayran olmamak eldemi,gerçekten ihtişamlılar bir de onlar çevredeyken kendi motorlarımızın çalışıp-çalışmadığını duyabilsek...

Konya Honda bayiinin CBF150 model test aracı da aramızda,Tuğberk saolsun bu motorla yapılmasına hiç ihtimal vermediğim şeylerin mümkün olduğunu gösterdi...

Ciddi ol,ciddi ol,ciddi olmalıyım,gülmemeliyim,sırıtmamalıyım.......PUAAAAAAAAAAAAAA...MU HA HA HA.......

Öğrendim ya yan ayakla motoru döndürmeyi,o ayak kopana kadar heryerde yapıcam.Bazen sırf yapabiliyorum diye kaptırıp 2-3 tur atıyorum olduğum yerde...

Pamuk Cüneyt ve 11 küsür beygirler...

Son olarak gezimizi Yılmaz ve motorunun 1672.fotoğrafını çekerek noktalıyoruz.
Sille ile ilgili ayrıntılı bilgi için aşşağıdaki linkleri kullanabilirsiniz:
http://wowturkey.com/forum/viewtopic.php?t=20576&start=0
http://www.sille.gen.tr/

"1992 buçuk" model bu ZZR1100 özenli bir bakımdan geçti ve 90 model kasa ile 96 model motorun birleşimiyle yeniden doğdu,adeta gürleyen bu motor Fazıl abinin yeni iki tekeri.

Burada da kent sinemasının önünde Yılmazın yeni CBX250 sinin başında "darısı başına" muhabbeti yapıyoruz.Çok güzel açılmış bu alet 160 olan ibresinin sonunu görebiliyormuş,şuan maksimum "0" yapabiliyor çünkü gösterge teli hala bekleniyor...

Kendinizin ya da arkadaşlarınızın olması farketmiyor,yeni bir motor aileye katılan yeni bir fert gibi.Ortadaki çifte kavrulmuş insan güzel dostum Arman kanına girip iki teker sahibi yapmaya çalışıyorum,böylece koala gibi her gittiğim yerde arkama yapışamıycak...

Ertesi sabah nihayet yeni motorları yola vurucaz.Fazıl abi kara kara ekstra 130 beygirle nasıl başa çıkacağını düşünürken,biz "320" gösteren ibrenin şokunu atlatmaya çalışıyoruz Yılmazla.

Konyanın tüm sokaklarını ziyaret ettikten sonra nihayet Altan abinin malikanesini buluyoruz ve selam-sabahla vakit kaybetmeden çekirge sürüsü gibi çiğköftelere hücum ediyoruz.Celal abimizin ellerine sağlık,sabah sabah üşenmemiş yoğurmuş,meteorolojide çalışıyor kendisi,ne zaman güneş yüzü görücez diyorum,cevap gayet net: "şuaralar açmayı düşünmüyoruz havaları"

Bir yandan aynı anda kaç köftenin ağzımıza sığacağını anlamaya çalışırken,öbür yanda motor,motorcu,lise günleri,hayat,siyaset her telden keyifli bir sohbete ortak oluyoruz.

Tuğberk (elinde ayran olan) "bugün neler yapsamda arka tekeri eskitsem" şeklinde,muzip muzip düşünürken,Yılmaz da çiğ köftemi yeni motorumun üstünde yesem "yuh" derlermi acaba gibi bakıyo...

Altan abi ve ev arkadaşlarına bizi ağırladıkları için teşekkür edip,olay mahalinden ayrılıyoruz,yeni motorları öyle hemen eve götürmeyelim diyip rotayı silleye çeviremiyoruz çünkü CBX250 nin ve her hırlamada bir fıçı yakan ZZR1100 ün yakıt deposu boşalıp ferahladığı için önce dünyanın en pahalı benzininin satıldığı benzin istasyonlarımızdan birine uğruyoruz...

CBF150 lerle ilgili bir teorim var,sanırım hepsinin yakıt deposu fabrika çıkışı,Japonyada eğitim almış yetkili HONDA imamları tarafından okunup-üfleniyor,böylece sur üflenene kadar gidiyolar bir depoyla.Bazen özlüyorum benzincileri sırf nostalji olsun diye uğrayıp sohbet ediyorum !!!

Akşam üzeri silledeyiz,burasıda tarihi sille konağı.Ne kadar eski bilmiyorum ama 6 haftalık dahi olsa tarih tarihtir,mekan da tarihidir...

Üstteki resimle bu resim arasındaki farkı buldunuzmu ! Ayrıca halay çekiyor gibi çıkmışız...

Konağın restorasyonu gerçekten başarılı olmuş,haftasonu kaçamağı için herkese öneriyoruz.

Konaktan görüntüler...

Açık avlu da bulunmakta konakta güneşli havalar için...

Çaylarımızı yudumlarken,almayı planladığımız motorlardan,enduronun çıplağa,çıplağın racinge avantajlarından,Tuğberk in binlerce kemiğini kırmasına rağmen motorla yaptığı ilginçliklerden bahsediyoruz.

Burada kaskımı çıkarmam için yapılan baskılar sonuç verdi ama yinede kaskların olduğu masanın yakınında kalmaya özen gösteriyorum,dünya hali deprem olur,ayı çıkar,taş düşer....

Silleye gidip kiliseye uğramamak olmaz ! Neden bizde bilmiyoruz.

Kilisenin içini de gezmek isterdik ancak kapıdaki uyarı ziyaretin 16:00 da sona erdiğini söylüyor,saatlerimize bakıyoruz ve evet saat 16:00 dan sonra olmuş....

İçeri giremeyince bizde birbirimizin fotoğraflarını çekerek vakit geçiriyoruz.Sonra yılmazla bu fotoğrafları değiş-tokuş ediyoruz ve bi sürü anlamsız derecede benzer fotoğrafımız oluyo...

Birbirimizden sıkılınca motosikletlere yöneliyoruz,"görmemişin oğlu olmuş..." misali.

Ne görüyosunuz bu fotoğrafta ? Bir mağara + adamlar..hmmm evet mağara adamları.Kapısı ve ışığıda olsa pekçok öğrenci evinden güzel...

Yanlız motorlarla bi poz çekiyim dedim,demez olaydım mantar gibi türedi herkes resmin içinde...

Burada CBF lerle aynı kare içinde olabilmek için çırpınan insanlar görülmekte,başıboş bırakmaya gelmiyo,kedi gibi birileri tünüyo hemen...

Şaka bi yana her yeni motorda olduğu gibi hepimiz yenileri deneyip,poz veriyoruz,elbise misali yakışırsa bizde alıcaz...

Touring motorlara hayran olmamak eldemi,gerçekten ihtişamlılar bir de onlar çevredeyken kendi motorlarımızın çalışıp-çalışmadığını duyabilsek...

Konya Honda bayiinin CBF150 model test aracı da aramızda,Tuğberk saolsun bu motorla yapılmasına hiç ihtimal vermediğim şeylerin mümkün olduğunu gösterdi...

Ciddi ol,ciddi ol,ciddi olmalıyım,gülmemeliyim,sırıtmamalıyım.......PUAAAAAAAAAAAAAA...MU HA HA HA.......

Öğrendim ya yan ayakla motoru döndürmeyi,o ayak kopana kadar heryerde yapıcam.Bazen sırf yapabiliyorum diye kaptırıp 2-3 tur atıyorum olduğum yerde...

Pamuk Cüneyt ve 11 küsür beygirler...

Son olarak gezimizi Yılmaz ve motorunun 1672.fotoğrafını çekerek noktalıyoruz.