- Katılım
- 13 Tem 2015
- Mesajlar
- 683
- Konu Yazar
- #1
Merhabalar..
1 yıldır motosiklet kullanıyorum. Gezip tozup bunları sitede yayınlayanların fotoğraflarına imrenerek bakıyordum. Özellikle “oyunageldim” nickli abimizin gezilerini özellikle takip ediyorum. Tam benim tarzım geziler yapıyor. Çadır kurup kamp yapmak, su kenarında ateş yakıp bir şeyler pişirmek değişik yerleri gezmek, şelalede donmak planlarım arasındaydı ama ne zaman??
En yakın gidebileceğim yerleri araştırdım. Yalova ve çevresinde karar kıldım. En sonunda bayram tatilini fırsat bilerek, kısada olsa bir tura çıktım. 325 kmlik bir tur ve küçük bir tecrübe oldu bana. Tura yalnız çıkıyorum motorlu bir arkadaş daha bulamadım.
Güzergah : İstanbul – Körfez üzerinden Yalova – Termal – Sudüşen şelalesi – Termal – Ortaburunköyü – Teşvikiye – Erikli Çifte Şelaleler – Teşvikiye – Sahilköy ve sonra İstanbul.
Fotoğraflarla anlatayım:
Ramazan bayramının 3. Günü sabahı 9 gibi motorum ve kamp malzemelerim hazır.
Çadır, mat, kamp taburesi, yemek pişimek ve su ısıtmak için ufak tefek malzemeler, termosum (fakat termos yolda bıraktı, kaliteli olsun diye stanley almıştım, kampta işe yaramadı. Dönünce yenisiyle değiştirdiler), tamir kitleri, alyan takımı, zincir vs vs. Malzemelerin çoğunu spor çantasına yerleştirdim. Sonradan alacğım yiyecekler için motorun çantasını çok doldurmadım ve yola çıkıyorum.
Osmangazi köprüsü ücretsiz, eskihisarla arası biraz var ama değer. Feribotla gitmek isteyenler için gidiş dönüş 20tl. Osmangazi köprüsü bayram dışında motorsiklet 62 tl.
Yalovada alış veriş ve ufak bir moladan sonra tekrar yola koyuldum. Burası Termal’e giderken Gökçe Termal Barajı. Görünenden daha güzel bir manzarası var.
Sudüşen şelalesine giderken yakaladığım bir manzara. Yol kötü, toprak yol. Şelaleye giden bir çok araç var ve bunların bazıları yolun uzunluğundan kötülüğünden sıkılarak dönüyor. Eğer yağmur yağarsa burası bataklık gibi olacak ve perişan olacağız.
Yol üzerinde 3 tane böyle çeşme var. Ara ara yolun 3-4 yerinden sular akıyor. Borumu patlamış yoksa kaynak mı bilemedim.
Çeşmenin önünde ve arkasında akan küçük bir çay.
İşte burası Sudüşen şelalesi. Termalden burası yaklaşık 10 km. Şelaleye girerken 1 tl ücreti var. İçeride küçük bir tesis var. Akarsu üzerine masa sandalye yerleştirmişler, çay kahve, yemek servisi yapılıyor.
Girişteki adama buralarda nerde kamp yapabilirim 1 gece kalıp döneceğim, burayı internetten buldum. Kamp yapan birileri olmuş neresi burası diye sordum. Görevli buralarda kamp yeri yok, ateş yakmak yasak, piknik yasak, jandarmadan izin almanız gerekiyor dedi. O yolu boşuna gelmişim gibi hissettim, kendime kıza kıza dönmeye karar verdim fakat şelaleden hemen önce bir tesis daha vardı. Oraya sordum. Şelalenin ilerisinde düzlükler olduğunu, milletin piknik yaptığını ve orada kamp yeri bulabileceğimi söyledi. Buna ek olarak “ateşini iyi yak ayı gelmesin” dedi ve bu gece için bana yetti Bahsettiği yeri buldum. Yoğun ağaçlık alan içinde çay akıyor ve çevresinde piknik yapan aileler var. Uygun bir yer buldum ve garip bakışlar altında çadırımı kurdum. Bu arada benden başka kamp yapan yok.
Akşama doğru hava bozdu, simsiyah bulutlar kapladı tabi bende ateş yakıp kara kara düşünmeye başladım. Sel olur mu olursa ne yaparım vs vs. bire etraf o kadar ıssız ki, doğru düzgün araç bile geçmiyor. Tüm gece 5 araç ancak geçti. Zaten gece hiç bitmedi. Garip sesler ara ara sineklikten dışarıyı gözleyerek sabah ettim. Ortam sesler, ağaçlar korku filmi sahnesi gibi.
Çadırın önünde akan sudan 2 fotoğraf.
5.15 gibi hava aydınlandı ve ateş için odun arayışına başladım. Sonrasında ateş, çay ve melemen. Bunların tadı o ortamda başka. Biraz rezillik yemeğe tat katıyor.
Yemekten sonra yola Teşvikiye ve sonrasında Erikli (Çifte Şelaleler) için yola koyuldum. Yolda gördüğüm birkaç manzara.
Gökçekten bir görüntü..
Burada acaba Gökçek barajı kenarında bir yer var mıydı, kamp için daha güzel bir yeri kaçırdım mi diye baraj yoluna girdim fakat 2-3 km yoldan sonra bir türlü kıyıya inen yolu bulamadım. Benim gibi gelenlerde geri döndü fakat manzara müthiş. Mutlaka ileride bir yerde giriş var yapmışlardır fakat sabredemedim
Termal ve Ortaburun köyü üzerinden Teşvikiye’ye doğru yola çıktım. Yollar gayet güzel, Yalova – Armutlu yolu, virajları oldukça zevkli Fotoğraf Ortaburun camii bahçesi. Çookk temiz bir yer.
Yalova – Armutlu yolu üzerinden Çınarcık..
Teşvikiye’de 1 saatlik moladan sonra Erikliye doğru hareket ettim. Bu çeşmenin suyu harika. İlaç gibi. Etrafta sinekten çok bal arıları ve sık sık kovanlar var. Yol üstünde bal satan amcalar… Ballar kavanozu 50-90tl arası değişiyor.
Teşvikiye’den 8-9 km sonra Erikli Çifteşelalelere geldim. Yol olduça virajlı ve dar. Dikkat etmek lazım. Çakıllı yerler çok ve lastik kayabilir. Yol üzerinde de 3 tane daha çeşme var. Şelaleye girişte araçlar ücretli, benim motora sen geç boş ver dediler. Kamp alanı ücretli 15 tl. Şelale harika. Patika yoldan kısa bir yürüş sonrası şelaleye ulaşıyorsunuz. Yine bir tesis, çay üzerinde masa sandalye çıplak ayak konsepti
Şelaleden sonra saat 4 gibi Esenköy'e doğru yola çıktım.
Ve Esenköy'deyim. Küçük fakat çok güzel yazlık bir yer. Nereye çadır kursam diye düşünürken. Köyün sonuna doğru gördüğüm çadırlar cesaret verdi. Bakışlar altında çadır attım.
Burada ateş yakmadım. Gerek duymadım. Geceyi burada geçirdikten sonra ertesi sabah 9-10 gibi yola çıktım.
Esenköy'den çıkarken güzel bir manzara.
Yalova’da kısa bir mola ve direkt İstanbul’a geçtim. Yorucuydu fakat iyi ki gitmişim dedim. Kısa da olsa kafa dağıttım. Bakalım bir sonraki gezimi Edirne / Tekirdağ taraflarında yapmayı düşünüyorum.
Okuduğunuz için teşekkür ederim.
1 yıldır motosiklet kullanıyorum. Gezip tozup bunları sitede yayınlayanların fotoğraflarına imrenerek bakıyordum. Özellikle “oyunageldim” nickli abimizin gezilerini özellikle takip ediyorum. Tam benim tarzım geziler yapıyor. Çadır kurup kamp yapmak, su kenarında ateş yakıp bir şeyler pişirmek değişik yerleri gezmek, şelalede donmak planlarım arasındaydı ama ne zaman??
En yakın gidebileceğim yerleri araştırdım. Yalova ve çevresinde karar kıldım. En sonunda bayram tatilini fırsat bilerek, kısada olsa bir tura çıktım. 325 kmlik bir tur ve küçük bir tecrübe oldu bana. Tura yalnız çıkıyorum motorlu bir arkadaş daha bulamadım.
Güzergah : İstanbul – Körfez üzerinden Yalova – Termal – Sudüşen şelalesi – Termal – Ortaburunköyü – Teşvikiye – Erikli Çifte Şelaleler – Teşvikiye – Sahilköy ve sonra İstanbul.
Fotoğraflarla anlatayım:
Ramazan bayramının 3. Günü sabahı 9 gibi motorum ve kamp malzemelerim hazır.
Çadır, mat, kamp taburesi, yemek pişimek ve su ısıtmak için ufak tefek malzemeler, termosum (fakat termos yolda bıraktı, kaliteli olsun diye stanley almıştım, kampta işe yaramadı. Dönünce yenisiyle değiştirdiler), tamir kitleri, alyan takımı, zincir vs vs. Malzemelerin çoğunu spor çantasına yerleştirdim. Sonradan alacğım yiyecekler için motorun çantasını çok doldurmadım ve yola çıkıyorum.
Osmangazi köprüsü ücretsiz, eskihisarla arası biraz var ama değer. Feribotla gitmek isteyenler için gidiş dönüş 20tl. Osmangazi köprüsü bayram dışında motorsiklet 62 tl.
Yalovada alış veriş ve ufak bir moladan sonra tekrar yola koyuldum. Burası Termal’e giderken Gökçe Termal Barajı. Görünenden daha güzel bir manzarası var.
Sudüşen şelalesine giderken yakaladığım bir manzara. Yol kötü, toprak yol. Şelaleye giden bir çok araç var ve bunların bazıları yolun uzunluğundan kötülüğünden sıkılarak dönüyor. Eğer yağmur yağarsa burası bataklık gibi olacak ve perişan olacağız.
Yol üzerinde 3 tane böyle çeşme var. Ara ara yolun 3-4 yerinden sular akıyor. Borumu patlamış yoksa kaynak mı bilemedim.
Çeşmenin önünde ve arkasında akan küçük bir çay.
İşte burası Sudüşen şelalesi. Termalden burası yaklaşık 10 km. Şelaleye girerken 1 tl ücreti var. İçeride küçük bir tesis var. Akarsu üzerine masa sandalye yerleştirmişler, çay kahve, yemek servisi yapılıyor.
Girişteki adama buralarda nerde kamp yapabilirim 1 gece kalıp döneceğim, burayı internetten buldum. Kamp yapan birileri olmuş neresi burası diye sordum. Görevli buralarda kamp yeri yok, ateş yakmak yasak, piknik yasak, jandarmadan izin almanız gerekiyor dedi. O yolu boşuna gelmişim gibi hissettim, kendime kıza kıza dönmeye karar verdim fakat şelaleden hemen önce bir tesis daha vardı. Oraya sordum. Şelalenin ilerisinde düzlükler olduğunu, milletin piknik yaptığını ve orada kamp yeri bulabileceğimi söyledi. Buna ek olarak “ateşini iyi yak ayı gelmesin” dedi ve bu gece için bana yetti Bahsettiği yeri buldum. Yoğun ağaçlık alan içinde çay akıyor ve çevresinde piknik yapan aileler var. Uygun bir yer buldum ve garip bakışlar altında çadırımı kurdum. Bu arada benden başka kamp yapan yok.
Akşama doğru hava bozdu, simsiyah bulutlar kapladı tabi bende ateş yakıp kara kara düşünmeye başladım. Sel olur mu olursa ne yaparım vs vs. bire etraf o kadar ıssız ki, doğru düzgün araç bile geçmiyor. Tüm gece 5 araç ancak geçti. Zaten gece hiç bitmedi. Garip sesler ara ara sineklikten dışarıyı gözleyerek sabah ettim. Ortam sesler, ağaçlar korku filmi sahnesi gibi.
Çadırın önünde akan sudan 2 fotoğraf.
5.15 gibi hava aydınlandı ve ateş için odun arayışına başladım. Sonrasında ateş, çay ve melemen. Bunların tadı o ortamda başka. Biraz rezillik yemeğe tat katıyor.
Yemekten sonra yola Teşvikiye ve sonrasında Erikli (Çifte Şelaleler) için yola koyuldum. Yolda gördüğüm birkaç manzara.
Gökçekten bir görüntü..
Burada acaba Gökçek barajı kenarında bir yer var mıydı, kamp için daha güzel bir yeri kaçırdım mi diye baraj yoluna girdim fakat 2-3 km yoldan sonra bir türlü kıyıya inen yolu bulamadım. Benim gibi gelenlerde geri döndü fakat manzara müthiş. Mutlaka ileride bir yerde giriş var yapmışlardır fakat sabredemedim
Termal ve Ortaburun köyü üzerinden Teşvikiye’ye doğru yola çıktım. Yollar gayet güzel, Yalova – Armutlu yolu, virajları oldukça zevkli Fotoğraf Ortaburun camii bahçesi. Çookk temiz bir yer.
Yalova – Armutlu yolu üzerinden Çınarcık..
Teşvikiye’de 1 saatlik moladan sonra Erikliye doğru hareket ettim. Bu çeşmenin suyu harika. İlaç gibi. Etrafta sinekten çok bal arıları ve sık sık kovanlar var. Yol üstünde bal satan amcalar… Ballar kavanozu 50-90tl arası değişiyor.
Teşvikiye’den 8-9 km sonra Erikli Çifteşelalelere geldim. Yol olduça virajlı ve dar. Dikkat etmek lazım. Çakıllı yerler çok ve lastik kayabilir. Yol üzerinde de 3 tane daha çeşme var. Şelaleye girişte araçlar ücretli, benim motora sen geç boş ver dediler. Kamp alanı ücretli 15 tl. Şelale harika. Patika yoldan kısa bir yürüş sonrası şelaleye ulaşıyorsunuz. Yine bir tesis, çay üzerinde masa sandalye çıplak ayak konsepti
Şelaleden sonra saat 4 gibi Esenköy'e doğru yola çıktım.
Ve Esenköy'deyim. Küçük fakat çok güzel yazlık bir yer. Nereye çadır kursam diye düşünürken. Köyün sonuna doğru gördüğüm çadırlar cesaret verdi. Bakışlar altında çadır attım.
Burada ateş yakmadım. Gerek duymadım. Geceyi burada geçirdikten sonra ertesi sabah 9-10 gibi yola çıktım.
Esenköy'den çıkarken güzel bir manzara.
Yalova’da kısa bir mola ve direkt İstanbul’a geçtim. Yorucuydu fakat iyi ki gitmişim dedim. Kısa da olsa kafa dağıttım. Bakalım bir sonraki gezimi Edirne / Tekirdağ taraflarında yapmayı düşünüyorum.
Okuduğunuz için teşekkür ederim.
Moderatör tarafında düzenlendi: