Çayı nasıl demlerseniz demleyin. İnce belli cam bardakta için.
Cam bir çay bardağa vuran çay kaşığının sesi ayrı bir keyif katar o eşsiz ana. Bu nedenle şekerli içmelidir çayı. Tek de olsa, yarım da olsa sırf çay kaşığının cam bardağa vurduğunda çıkardığı o melodik şıngırtıyı duymak için şeker atmalı.
İnce belli bardak, hakiki demlenmiş çayın ezeli ve ebedi keyif ortağı da olsa; cam olduktan sonra fincanda da çayın keyfi bir başka. Bir de porselen demlikte demleniyor ise çay, ne ala.
En taze suyu koymalı çaydanlığın alt tarafına. Isıya en yakın noktadaki su tanesinin buhara dönme çabası ve ısındıkça daha soğuk tanelerini delerek yüzeye yaklaşmaya çalışması
Ve bu yolculukta bize dinlettiği tıslama çay keyfinin en baş noktası.
Susmalı tıs her tanenin aynı sıcaklığa ulaştığı anda. Belki on, belki onbeş dakika.
Porselen demliğe bırakılmış çay tanelerine ulaşınca tek sıcaklıktaki su; o koku, suyun çay tanesinden aldığı koku anlık da olsa ortama yayılacaktır. Çay tanesi ile sıcak suyun tanışma süreci yirmi dakika.
Siyah çay taneleri ile renkten mahrum suyun, mucizevi bir şekilde kırmızı renge dönüşeceği sürenin adıdır yirmi dakika.
Ocağın kenarında, bir tepsi içerisinde bekleyen cam bardaklar için artık çay hazırdır. Çay hazırdır da porselen demlikten bardağa boşalan çay, tanelerini süzgeçte bırakacaktır. Çay taneleri ruhunu ve nihayetinde ismini sıcak suya verecek ve süzgecin üst kısmında bardağa geçmemesi gereken taneler olarak kalacaktır.
Çay artık bardaktadır.
Keyif belki oturma odasına belki de salona doğru yol almaktadır.
Alıntıdır.