by_MaViM DeN İNCİLER

Forumdan Uzaklaştırıldı
Katılım
4 Ara 2006
Mesajlar
314
Bilgiledirme: Bu mesajı yazan kullanıcının üyeliği iptal edilmiştir.
Kansız herifin biriydi
Kan kaybından gitti

Delil Yetersizliğinden beraat etti
Kalp yetersizliğinden gitti

İnsanlar ölünce en son kalbi durur,
Rahmetlinin dili durdu
[Politikacının mezartaşı]

Kendine ait bir toprağı
olsun isterdi,
Sonunda muradınaa erdi

Sevgili doktorum
seni ikinci yasamda
dört gözle bekliyorum
[Doktorun hatasından ölen hastanın mezartaşı]

Bu onun ikinci ölümü
birincisi onun evlendiği gündü
[Mutsuz bir kocanın mezartaşı]

Burada yatan tosun
ziyaretçiyi öpsün
[Bir grafiticinin mezartaşı]

Ahanda Benim Favorilerimm :p :mrgreen:
 
Katılım
8 Tem 2004
Mesajlar
7,735
yeni Musti vakaları :p

napalım biz zamanında atmıştık, geri alanlar utansın :p

Skull kafan acıdı mı :cherry:
 
Forumdan Uzaklaştırıldı
Katılım
4 Ara 2006
Mesajlar
314
Bilgiledirme: Bu mesajı yazan kullanıcının üyeliği iptal edilmiştir.
Beni Kimse Atmadı Ben İptal Ettirdim Üyeliğimi

Bunu Çok İyi Biliyorsun

Yakışıyomu Sana ¿
 
Katılım
8 Tem 2004
Mesajlar
7,735
Aynı kullanıcıya ait izlenme ve yorumlanma oranı düşük olan başlıklar konu dışına aşırı yüklenme ve önemli olan konu dışı mesajların alt sıralarda kalması sebebiyle birleştirilmiştir.
 
Katılım
27 Ocak 2007
Mesajlar
138
:p ne acayıp topıc bu be.maviş abartmıısn sen olayı bu gereksız bılgılerle:queen:

bu arada sıteden cıkma atılma olaylarını yenı farkettım.ben o aralar gırmyordumda işlerden dolayı neden cıkmak ıstedın merak ettım
:silent:
 
Forumdan Uzaklaştırıldı
Katılım
4 Ara 2006
Mesajlar
314
Bilgiledirme: Bu mesajı yazan kullanıcının üyeliği iptal edilmiştir.
kalbin kadar güzel paylaşımların ablacım çok tşkrler iyi varsın hep varol :rendeer::rendeer::rendeer::rendeer:

ablacım güldürdün bizi allahta seni güldürsün:rendeer:

eline sağlık güzel paylaşımdı..siteye giriyorsun motorlarla sorunlarla haşır neşir oluyorsun..kafa oluyor davul gibi hemen bir by mavim veya zeliş topiğine bakıyorsun ne yorgunluk kalmış ne baş ağrısı:)tekrar teşekkürler.. devamını bekleriz

by mavim siteye renk getiriyorsun..lütfen devam teşekkürleryoğun iş yaşamında biraz gülümsettiğin için

gerçek ve güzel şeyler her zaman taktir edilir:)


İşte Bu Sözleri Duyabilmek Acıkta Olsa Yüzlere Tebessüm Kondurabilmek

Herşeye Bedel Olan Budurrr. Gerisimi ¿ . :p :)



yeni Musti vakaları :p

napalım biz zamanında atmıştık, geri alanlar utansın :p

Skull kafan acıdı mı :cherry:




oxygen Takma Kafana Sen Bunları KapişŞş :)

:p ne acayıp topıc bu be.maviş abartmıısn sen olayı bu gereksız bılgılerle:queen:

bu arada sıteden cıkma atılma olaylarını yenı farkettım.ben o aralar gırmyordumda işlerden dolayı neden cıkmak ıstedın merak ettım
:silent:
 
Katılım
27 Mar 2006
Mesajlar
407
by mavim kardeşim gene döktürmüşsün eline sağlık..seni hiç birşeyin yıldıramayacağını tahmin ediyorum..sevmeyenler baksın geçsin...polemiğe gerek yok..bizler seviyoruz kardeşim yazılarını devammmmmmmmmmmmmmmmmmmmmm
 
Son düzenleme:
Forumdan Uzaklaştırıldı
Katılım
4 Ara 2006
Mesajlar
314
Bilgiledirme: Bu mesajı yazan kullanıcının üyeliği iptal edilmiştir.
by mavim kardeşim gene döktürmüşsün eline sağlık..seni hiç birşeyin yıldıramayacağını tahmin ediyorum..sevmeyenler baksın geçsin...polemiğe gerek yok..bizler seviyoruz kardeşim yazılarını devammmmmmmmmmmmmmmmmmmmmm

Abim ALLAH Razı Olsun ::utangac: :rendeer: :)

Ben Hep Hoşgördüm Yaradılanı YARADAN dan Ötürü...!!!

Yıkıp Viran Eylememeye Çalıştım Yapamayacağım Gönülü...!!!

Ömrüm Var Oldukçada Böyle Olur İnşallah AMİN :)

Elimden Geleni Yaparım İnşallah Abim Sağolasın :cat: :)
 
Forumdan Uzaklaştırıldı
Katılım
4 Ara 2006
Mesajlar
314
Bilgiledirme: Bu mesajı yazan kullanıcının üyeliği iptal edilmiştir.
çok faydalı bilgilermiş saolasın :rendeer: :queen:

Sende Sağolll Eyvallah :)



Kurbanlık Koyunun Günlüğü
1.GÜN
Sevgili günlük, bugün bayramın ilk günü. 10 gündür elimden geleni yapıp bi şekilde satılmamayı başardım. Arkalara kaçtım, sürekli yüzüme hastalıklı bir hava verdim. Şans da yüzüme güldü, bugüne geldik. Ama bu iş boşlamaya gelmez. Her an biri gelebilir, orama burama bakıp, şu başımda dikilen herife kilomu sorabilir. O da zaten beni satamadı diye gıcık, en az 10 kilo fazla söyler. Adam inanıp alır beni evine götürür, evin küçük kızı gelip beni sever, oynar. 1 gün sonra o kızın babası gözlerimi bağlayıp besmele çekip bıçağı boğazıma dayar ve keser. O sırada hayatım gözlerimin önünden bir film gibi geçer. Film de film olsa. Hep aynı kare: Ot yiyorum, etrafa bakıyorum, ot yiyorum etrafa bakıyorum... Hayat mı bu be? Dünyaya gel, birkaç sene ot ye, sonra seni yesinler!
2. GÜN:
Sevgili günlük, ben eşeğim. Yani koyunum ama eşeğim. Sana dün ne dediysem oldu, iyi mi?! Saatine mi geldi nedir?! Şu an herifin birinin bahçesindeyim. Şu saate kadar bayramlaşmaydı, gelen giden falandı derken beni kesmediler ama en geç yarın bu iş biter! Kesecekler beni günlük duyuyon mu? Kıyacaklar kınalı kuzuna. Hayır boğa olsaydım, sahibimin elinden kaçar, sokaklarda terör estirirdim. Televizyonlardaki bütün haber bültenleri beni gösterir, en azından ölmeden meşhur olurdum. Ama tabiatım boğa kadar asabi değil ki! Koyun gelmişiz, koyun gideceğiz
3. GÜN:
Günlük, inanmayacaksın ama hâlâ hayattayım. Bunlar beni kesmeyecek galiba. Şaka yapıyorlar. Camdan bakıp bakıp gülüşüyorlar. Son gün de beni salacaklar. Haklısın! İyimserliğin de bu kadarına yuh artık. Yok yok bu defa işim zor, hem de çok zor. Yarın görüşemeyiz, hakkını helal et.
4. GÜN:
Günlük, benim ben. Hahahaha!! Yırttım oğlum. Bu sabah aslında tam gidiyordum, adam bıçakları, tülbenti hazırladı. Yanıma koydu. Tamam dedim, bu sefer ağzımla kuş tutsam yolcuyum. Sonra 'ne dedim lan ben' dedim kendi kendime. Ağzımla kuş tutmak! Tabii ya! Kuş gribi. Bunu bir becerirsem ağzımda kuşla beni hayatta kesmezler. Hemen dalda duran bir kuştan rica ettim. Gel iki dakika ağzımın içinde dur sonra uçarsın hesabı. Kuş gıcık çıktı. "Hay senin kafana" deyip tam kesilirken kafamın orta yerine hacetini bıraktı. Bunu gören sahibim panikleyip kuş gribi olmamak için beni saldı. Kafana kuş pislemesi uğurlu gelir derlerdi de inanmazdım. Bayram diye buna derim oğlum! Değmeyin keyfi -meeeee

@ALINTIDIR​
 
Katılım
21 Kas 2006
Mesajlar
580
nerden buluyosun bunları :D güzelmiş ya sağol. bu arada duvar kağıtları başlığını boş bırakma pc miz sana muhtaç :queen: ellerine sağlık
 
Forumdan Uzaklaştırıldı
Katılım
6 Eki 2006
Mesajlar
488
Bilgiledirme: Bu mesajı yazan kullanıcının üyeliği iptal edilmiştir.
by_Mavilim senin bütün mesajların birleştirilmişmi ne olmuş ? :silent:
 
Forumdan Uzaklaştırıldı
Katılım
4 Ara 2006
Mesajlar
314
Bilgiledirme: Bu mesajı yazan kullanıcının üyeliği iptal edilmiştir.
nerden buluyosun bunları :D güzelmiş ya sağol. bu arada duvar kağıtları başlığını boş bırakma pc miz sana muhtaç :queen: ellerine sağlık

Buluyom İşte Sölemem Sır :p :mrgreen: Araştırmacıyım Ben :bounce: :p

Bu Arada [ SÜPER Duvar Kağıtları ] Topiqimide Bırakmıyom Tabe :p :)

Du Acık Reklam Olsun Burda Bilmeyenler Vardur Belküm :)



by_Mavilim senin bütün mesajların birleştirilmişmi ne olmuş ? :silent:

Evettt Birleştürdü Birileri, Bende

by_MaViM DeN İNCİLER Yaptum :p :)

Nassılımmm Amaaa :queen: :bounce: :p :)



seni hyosongfanclub e bekliyoruz.orayada üye ol..

Abim Eyvallah Sağolasın :) Du Bi Bakim Orası Nasılmış :) Olurum Nasipse :)

Teşekkürler Türkiye Hernerede Yaşıyor Ve Yaşatılıyorsan :p :mrgreen:

Hint Mitolojisine göre kadın ve erkeğin yaradılışı

Kadın;
Tanrı, yaprağın hafifliğini, ceylanın bakışını, güneş ışığının kıvancını,
sisin gözyaşını aldı; Rüzgarın kararsızlığını, tavşanın ürkekliğini buna ekledi.
Onların üzerine kıymetli taşların sertliğini, balın tadını,
kaplanın yırtıcılığını, ateşin yakıcılığını, kışın soğuğunu, saksağanın gevezeliğini,
kumrunun sevgisini kattı. Bütün bunları karıştırdı, eritti ve kadın yaptı.
Yarattığı kadını erkeğe armağan etti.

Erkek;
Tanrı, kaplumbağanın yavaşlığını, boğanın bakışlarını, fırtına bulutların kasvetini,
tilkinin kurnazlığını, boğanın dehşetini aldı; sülüğün yapışkanlığını,
kedinin nankörlüğünü, hindinin kabarışını, gergedan derisinin sertliğini onlara ekledi.
Bunların üzerine ayının kabalığını, bukalemunun şıpsevdiliğini, sivrisineğin
vızıltısını kattı ve erkeği yarattı. Yarattığı erkeği, adam etsin diye, kadına verdi.

@ALINTIDIR

MASAL

Tam iki yıl geçmiş üzerinden bu satırları karaladığımdan bu yana.
Onlarca sitede yüzlerce kez eklenmiş. Tamamına yakını da kabullenmiş bu yazıyı, sahiplenmiş. Görünce hatırladım ve dedim ki kendi kendime; İyi ki Boshwer mişim, iyi ki kendi MaSaL ıma dönmüşüm. Üstelik aylardan Nisan mış, sabahın erken saatleri ve baharmış...
.................
"Bu sana son yazışım..." diye başlayan bir mektup var şu an karşımda.
"Bu sana son sözüm" dermiş gibi bakan. Simsiyah harflerle kirletilmiş, bembeyaz bir sayfa. Neresinden bakılsa acı, hangi satırından başlansa hüzün, hangi kelimesi okunsa güvensizlik.
Oysa ki benim; batan güneşin ardından sarıldığım, tepeden aşağı inerken, çakıl taşlarıyla birlikte yuvarlandığımda düşündüğüm biri var?
"Bu sana son yazışım..." Bir ayrılığın ilanı gibi, ölünün üzerine son kürek toprak, gözdeki son damla, son kez el sallamak gibi...
Oysa ki benim; Kışın soğuğunda, dalgaların kayaları dövdüğü anlarda, fırtınalarda savrulurken sığındığım biri var...
"Bu sana son yazışım..." düşündüklerinin, hissettiklerinin ve yaşadıklarının benim için zerre kadar önemi yok demek değilse ne bu? Sen istediğini söyle, senin söylediklerinin hiç bir anlamı yok demek değilse ne bu?
Oysa ki benim; derinlerde soluksuz kaldığımda ve nefesimin bana ait olmadığını sandığımda, sonsuz gibi görünen karanlığın ortasında, umudumun tükendiği anlarda düşündüğüm biri var...
"Bu sana son yazışım..." diye başlayan ve sana hiç inanmadım, sana hiç güvenmedim diye devam eden satırar bunlar. Üstelik inanmam ve güvenmem için yaptığın herşey boşa kürek çekmek, yetersiz, yersiz ve saçma çabalardan başka hiç birşey değil bunlar.
Oysa ki benim; burnumda yağmur kokusu varken, bulutlar hızla akıp geçerken, ve çocuklar ağladığında, perdeler uçuştuğunda düşündüğüm biri var...
"Bu sana son yazışım..." ben bunları hak ettmedim... Ama sen herşeye müstehaksın, üzülmelisin, kırılmalısın, parçalanmalısın, yok olup gitmelisin... Senin söylediklerinden daha değerli başkalarının ne dediği, senden daha değerli başkalarının ne düşündüğü demek bu.
Oysa ki benim; elimi uzattığımda ve saatin her çalışında, yanımdayken özlediğim ve uzaklaşınca her an düşündüğüm biri var...
"Bu sana son yazışım..." Açıkca dilediğini yap, ben istediğim kadar daha yanındayım. Kendimi hazır hissedince girdiğim gibi çıkacağım hayatından demek bu...
Oysa ki; Aklımın kıyısında dolaşan ve dilimin ucundayken yanarcasına düşündüğüm, deniz gözlerinde dolaşırken yemyeşil ormanlarda yok olup gittiğim biri var...
Tek kişilik dünyamda ölçülü adımlarla yürüyorum. Boshwer dim ve ben artık kendi MaSaL ıma dönüyorum. Sana geliyorum. Aylardan Nisan, sabahın erken saatleri ve bahar...

________________________________________
Bir yağmur damlasıydım, yüreğine düştüm. Beni de götür yanında, fark etmez nereye döküldüğün...
Ya "Hikayedendir" yaşadıklarınız ya da "MaSaLdan" dır herşey...

@ALINTIDIR
 
Son düzenleme:
Forumdan Uzaklaştırıldı
Katılım
4 Ara 2006
Mesajlar
314
Bilgiledirme: Bu mesajı yazan kullanıcının üyeliği iptal edilmiştir.
Komik Soygunlar =)

Komik Soygunlar

1-Amerika'da=Florida nın Tallahassee kentinte Jaron Grosby ile Wesley Jackson , bir evden 2 televizyon çaldı.Unuttukları kumandaları almaya dönünce yakalandılar.

2-Güney Carolina da Aiken kentinde süpermarketten 2 kasa bira çalan hırsız aracına binip kaçtı.Ancak 100 metre sonra benzini bitince arkasından koşan kasiyer onu yakalayıp dövdü.

3-OKLAHOMA eyaletinde bir tutuklu kaçırdığı arabayla yolunu kaybedince 911 (yani polis) den yardım istedi.Kısa süre sonra yakalanan şaşkın hırsız araba çalmaktan iki kat ceza aldı.

4-Ohio da şerifin yanında yan komşusu kuru temizleyiciyi soymaya kalkınca William Ladd,dükkan sahibine "Paraları ver" derken şerif in "eller yukarı" sesini duydu.

5-İlgiltere nin Kent şehrinde High Street Bankasına öğlen gelen adam , veznedara "17.00'de gelip paraları alacağım,hazırlığınızı yapın"yazılı bir kağıt uzatıp gitti.Sölediği saatde gelince onu polisler karşıladı.


@ALINTIDIR​
 
Forumdan Uzaklaştırıldı
Katılım
4 Ara 2006
Mesajlar
314
Bilgiledirme: Bu mesajı yazan kullanıcının üyeliği iptal edilmiştir.
Mahalle Maçları :)

ATAN ALIR SPOR:
Mahalle maçları genellikle caddelerde yahut bahçelerde yapıldığı için topun kaçma olasılığı olan çok yer vardır. Top bir yere kaçtığında topu kaçıran takımın karşısındaki takım hemen,
"Atan alır sipor." der.
Top onların sahasında auta çıkmış olduğu halde karşı takım topu almak zorunda kalır.

ELİN AVANTAJI OLMAZ:
Takımlardan biri ataktadır. Defans oyuncusu topu elle keser fakat pozisyon devam eder ve gol olur. Golü yiyen takım el var diye mızırdar. Karşı takım,
"Avantaj olum." der.
Hemen akabinde kaleci
"Ulan elin avantajı olmaz." diye haykırır.
Bir yere varılamaz. Kısır döngüdür.

ADAMIN GOL DİYO:
Gol atılır fakat yiyen takım saymaz. Hep bir ağızdan "Direk ulan." diye anırmaktadırlar. Fakat içlerinden biri, "Gol abi." der. Karşı takımdan bunu duyan biri direk atlar ve,
"Ulan adamın gol diyo." diye serzenişte bulunur.
Gol sayılır, adam dövülür.

ABANMA YOK:
Genelde küçük çocuklar arasında yaygındır. Kaleciler abanma yok derler. Aralarından yaşça büyük olanı "Lan karı mısınız." dese de abanma olmaz.

GÖNÜL ALMA:
Büyüklerle küçüklerin ortak oynadığı maçta büyüklerden biri gaza gelip küçük bir çocuğa sert girince direkt penaltı olur. Nerede olursa olsun. Küçük çocuk sevilen bir simadır ve faulü yapan abidir. Penaltı kullanılır, genelde gol olmaz çünkü kalede bir ayı vardır ve penaltıyı atan küçük çocuktur.

KALECİ DEĞİŞTİN 2 PENALTI:
Herhangi bir penaltı pozisyonunda kaleye hemen forvetin etkili silahlarından biri geçmek ister çünkü o her mevkide iyidir. Buna karşılık karşı takıma teselli olarak ekstra bir penaltı verilir. 1+1=2.

3 KERE SEKTİRME:
Kaleci degaj kullanırken eğer yanında bir rakip forvet varsa topu 3 kere sektirir ve,
"Açılsana ulan üç kere sektirdim işte." der,
rakip acilir. Ne keyiflerdi bunlar bea. Bak gözlerim dolu dolu oldu.

1'E 1 ATIŞ:
Çift penaltı sisteminde eğer birinci penaltı kaçarsa ikinci şans vardir ama gol olursa ikinci şans kullanilamaz. Bunun mantiğını hala çözebilmis değilim.

SAĞLIK ÖNLEMLERİ:
Bazen top insanın pek munasip olmayan bi tarafına gelir, herkesin reaksiyonu aynıdır:
"işe işe!."
Uygun araziye çiş edildikten sonra maça devam edilir.

AHENKLE DANS EDEN SAÇLAR:
Mahalle maçlarında her zaman saçı ince telli ve uzun olan kişiler vardır. Bunlar geriden topu alıp bütün güçleriyle ileri koşarken kafalarını ileri doğru atarlar. Amaç gol atmak ya da rakibi çalımlamak değil, saçların rüzgarda ahenkle dans etmesini sağlamaktır. Bu kişiler büyüyünce Ümit Davala gibi olurlar.

TOP KURTARMA OPERASYONU:
Top zırt pırt araba altına kaçar. Böyle durumlarda, sahadaki en çelimsiz ve en hop-zıp kişi, en iri iri kişi tarafından topu almaya gönderilir. Arabanın altına kaçan toplar tam ortasında durur bazen, kimse yetişemez oraya. Bu sefer taş atma ve sopayla itekleme faslı başlar. Arabanın egsozuna vurulan birkaç darbeden sonra top yuvarlana yuvarlana çıkar bir taraftan; artık koşarak maça geri dönme zamanıdır.

AT BAKİİM AABİNİN KILLI GÖĞSÜNE... :
Ya ne iğrenç bir şeydi bu. Sen takımını kurmuşsun, paşa paşa maçını yapıyorsun. Muhtemelen yaşça ve boyutça senden büyük olan eleman damlar, bu gereksiz cümleyi sarfederek maça dahil olur, tadımızı tuzumuzu kaçırır.

GOL DİİL OLUM BEL ÜSTÜ :
Minyatür kale maçlarda topun elle tutulmasına engel olunmak için getirilmiş bir çözümdür ancak bel üstü gibi kişiden kişiye değişen ve ispatı zor bir kriter getirdiği için nice kavgaların çıkmasına, nice başların yarılmasına sebep olmuştur.

FASÜLYE :
Oynayacak kişi sayısının tek olması ve kimsenin oyundan çıkarılarak kalbinin kırılmak istenmemesi durumu sözkonusu olur sıkça. Bu durumda futbol kariyeri en berbat durumda olan fasulyeden tabiri ile adlandırılarak birinci devre bir takımda ikinci devre bir takımda oynatılarak ufacık yüreklere ve beyinlere adaleti yerine getirmiş olma duygusu zerk edilir.

ARTİST AMCA :
Bazen küçükler kendi aralarında oynarken eli torbalı bir iş dönüşü adamı maça dalıp topu küçüklerin ayağından alır ve aptal aptal şeyler yapmaya başlar. Eğer adam yetenekliyse bir iki numara yapıp çocukların aklını alır. En sonunda topa hızlıca vurur. Çocuklar topu yakalayamaz ve top uzağa gider. Eli torbalı iş dönüşü adamı yaptığı ufak hareketten mutlu bir halde evinin yolunu tutarken çocukların "hay ........., top ta .............. gitti, kim alcek lan topu?" dedikleri duyulur.

ELDEN GOL OLMAZ :
Paşa paşa oynuyoruzdur, adamın tekinin eline çarpar top, biz dikeriz topu, hemen bi mahalle maçı oyun kuralları uzmanı pörtler oradan bir yerden ve der ki, "Elden gol olmaz"! Ulan niye olmasın hasta mısın sen? El kararı verilmişse, bunun sonucu frikiktir. Herkes de kabullenmiştir elden gol olmayacağını, hatta baraj bile kurulmazdı bazen. Ben de büyüyünce öğrendim elden direkt kaleye çekilip gol atılabileceğini. Öğrendim de ne oldu, o caanım frikikler geri mi geldi?

ÜÇ ADIM AÇILMAK :
"Üç adım açılmak" denen olayı atlamak , senelerini betonda top oynayarak, dizinde o çok derin olmayan ama sürekli yanan yaralarla dekore eden bir çok mahalle topçusunu üzecektir. Top frikik noktasına dikilir ve rakip barajın üstüne doğru adeta 'onlar orda diilmişçesine yürünür'. Kocaman üç adım atılır ve baraj göğüsle itmek suretiyle uzaklaştırılır. Adımların büyüklüğünden şikayet edenler iki kere "o-ha" der.
TEKNİK VURMAK :
Penaltı vuruşlarında en bıçkın forvet oyuncusu sahne alacağından kalecinin gözü korkar. Hemen içi rahatlatılır: "Korkma olum, teknik vurcam".

KALECİ DÜZENİ :
Mahalle maçlarında rastlanan pek çok tatsız durumdan sadece biridir kalecisizlik. Herkes kendisini ispatlamak ve golleri yağmur edip yağdırmak istediğinden kimse kaleye geçmeyecektir. Adil düzen ilk "kalede son" diye bağıranı kayırmaktadır. Hemen arkasından gelen "son bir", "son iki".. gibi çığlıkların sonunda artık son kaç olduğunun bir önemi kalmayan ağır kanlı arkadaş kaleye geçer. Kaleci gerek iki golde bir, gerekse dakika ayarıyla eldivenleri bir sonraki arkadaşına teslim edebilir. Nizam böyle emreder.

DİZİN KANIYO :
Arkadaşın biri "iyi orta gol getirir" diye bağırır o da iyi bir orta yapmaya çalışır ve ortasını yaptıktan sonra düşer. Arkadaşın dizi kanıyordur ama farkında değildir birisi ordan "olum dizin kanıyo" der ve olan olmuştur dizi kanayan çocuk ağlamaya başlar.

Ee bir de her zaman bağırılarak söylenen sözler vardır;
- Avut be olum avut
- Kasti faul yapma lann
- Direk abi direk
- Valla gol diil
- Abi siz çok güçlü oldunuz ya
- Mithat'ı bize verin, Mete'yi siz alin
- Ahh bacağım
- Annem anneeem
- Top benim oolum istediğimi oynatırım
- Beşte devre onda biter
- Santra yapın lan santraaa
- Şahsi oynama olum pas ver
- Abanma beee
- Yuhhh o da kaçar mı
- Hakeme gözlüüük
- Ortanı göriim

Akşam herkes eve gidip yattığında da hep o günkü maçı, varsa attığı golleri, kaçırdıklarını, bir sonraki maçlarda yapmayı planladığı hareketleri hayal ederek uykuya dalar. Bu planlanan ama becerilemeyen hareketlere girmiyorum. Ben mahalle maçı kurallarının nasıl bilindiği sorusuna ise kalıtsal diyorum.

@ALINTIDIR​
 

Bu konuyu görüntüleyen kullanıcılar

Yeni mesajlar

Çok Beğenilen Mesajlar

Üst