Sevgili Güreli yazdıklarında çok haklısın, Bedri kardeşe de en başta bunu anlatmak istedim ama sanırım gençlikten kaynaklanan herzaman polisin kazanacağı gibi önyargıları var.
Haklı itirazlar ve iyi bir avukatla mahkemenin, salonundan taşınıp Kamyon üstünde kürsü vs, duruşmanın kaza mahalindeki kavşağa hatta sözkonusu kavşağın yanındaki bir fabrikanın bahçesinde yapıldığına bizzat şahit oldum.
İnanıyorum ki halkımızın birçoğu haklarından ya habersiz ya da hakların gökten zembille kucaklarına düşmesini beklemeyi tercih ediyorlar.
Allahtan ulusumuzun Atatürk gibi bir önderi olmuş. Bu gün toplumumuzun birçok kesiminin kullandığı hakların tamamına yakınını o hediye etmiş. Topluma altın tepside sunmuş. Hak verilmez alınır sözünü tersine çevirmeyi başarmış. yoksa bu seviyelere hiçbir zaman gelemezdik.
Bu kaza konusunda da Bedri'ciğim çoğu sürücünün göz ardı ettiği bir konu var.
Emniyet mesafesi. Bu konu hız kadar önemli. Aracımızın kaportasının vücudumuz olduğunu hiç bir zaman unutmayalım. Emniyetli görüş mesafesi, görüş açısı,görüntü netliği, emniyetli sürüş, takip ,sollama ve durma mesafesi, emniyetli refleks mesafesi ve bu mesafeleri direkt etkiliyen hız çünkü zamanlamamız mesafe/hız da gizli. Buna dikkat ettiğimiz sürece yollarda hiçbirzaman ani sürprizlerle karşılaşmayacağımızı düşünüyorum.
Sevgi ve saygılarımla...