- Katılım
- 14 Nis 2003
- Mesajlar
- 7,151
- Motosikleti
- Yamaha MT-09 Tracer
- Konu Yazar
- #1
Dünyanın dört bir yanından 5 bin Harley-Davidson sürücüsü Coliseumu geçerken, turistlerin alkışları iyice yükseldi. Halk sanki kente zaferle giren centurionları selamlıyordu. Amerikan efsanesinin Romadaki 110uncu yıl kutlamasında CADDE ön saflardaydı.
Harley-Davidson (H-D), 110uncu yaşını, tarihinde ABDde dışında düzenlediği en büyük organizasyonla Romada kutladı. 3 bini kayıtlı, 5 bine yakın Harley-Davidsoncı ve 100 bin hayranı, 13-16 Haziranda 4 gün boyunca İtalyanın tarihi başkentini Amerikan efsanesinin de başkenti haline getirdi.
Romanın denize açılan kapısı Ostia ve Roma Olimpiyat Stadının gölgesinde Foro Italicoda kurulan iki ayrı kampta düzenlenen etkinliklerde, onbinlerce kişi Harley-Davidson kardeşliğini iliklerine kadar hissetti.
Binlerce motosikletin Ostiadan 2000 yıllık Coliseumu da geçerek Romaya yaptığı yolculuk ve Vatikanda Papa Francisin, kurayla seçilen 800 H-Dciyi kutsaması organizasyonun iki ayrı zirvesiydi. Milliyet Cadde de Türkiyeden davetli tek gazete olarak, bütün etkinlikleri izlemekle kalmadı, bizzat tam ortasında yer aldı. Organizasyon boyunca bana, H-D Güneydoğu Avrupa yöneticisi Eleftheria Kallitsa ve Yunan Elefteros Typos gazetesinden Despina Savvopoulou eşlik etti.
Romanın 40 km. dışındaki Ostiadaki etkinlikler müzik ve eğlence odaklıydı. İki ayrı sahnede Adam Ant, Bonnie Tyler ve Mike and the Mechanicsin de bulunduğu onlarca sanatçı ve grup, H-Dcilerin yanı sıra kasaba sakinlerine de unutamayacakları geceler yaşattı. Kitleler H-Dnin en yeni modellerini deneme fırsatı bulurken, rehberler eşliğinde grup sürüşleri yaptı.
Bir destan yazıldı
Kutlamaların destansı zirvesi, Ostiadan Romaya, yaklaşık 5 bin motosikletin gerçekleştirdiği geçit sürüşüydü. Geçit, 3 bin motosikletle sınırlıydı. Kente önce gelen 3 bin kişi geçitte resmen yer alma hakkı kazandı. Ancak yol üzerinde gruba katılanlarla sayı 5 bin motosikleti buldu. Ben, 163 numara ve basın çıkartmasıyla, gruba liderlik eden kümedeydim.
Cumartesi sabahı 8.30da Ostiadan Romaya trafiğe kapatılmış 40 kilometrelik yolda geçidimiz başladı. Kaldırımlarda sağlı sollu dizilen binlerce turist, geçidi o gün için kentin ön önemli turistik aktivitesi haline getirmişti. Alkış sesleri H-Dlerin nev-i şahsına münhasır gürültüsüne karışıyor, ellerini H-Dlere uzatan turistler, binicilere Çak çekiyordu.
Başka marka motosikletler, hatta bisikletler, saatte 40, 50 km. hızla ilerleyen gruba katılıyor, epik yolculuğu daha da görkemli hale getiriyordu. Ufukta dünyanın en meşhur antik arenası Coliseum belirdiğinde, alkışların sesi daha da yükseldi. Halk sanki Romaya giren centurionları selamlıyordu. Varış noktası Foro Italicoya ulaştığımızda, kasklarını çıkaran H-Dcilerin gözlerinden tarifi imkansız bir huzur ve mutluluk okunuyordu. Eleftheria, Ne hissetiğimi? sorduğunda, doğru kelimeyi bulamadım ve Hayatta bir kez demekle yetindim.
Sürüşün sonunda, yaşadığımı tarif edecek kelime bulamadım. Fotoğrafları, bir Harleyde pilyon Elefteria Kallitsa cep telefonuyla çekti.
HARLEY-DAVIDSON AİLESİ
Harley-Davidson, 110uncu yıl şerefine bir dizi limited edition motosiklet çıkardı. Böylece kullanıcılarını tarihinin bir parçası yapan Harley-Davidsonın bu özel motosikletlerinin her birinde, onu daha da farklı kılan ve serinin kaçıncı motosikleti olduğunu gösteren özel bir plaka yer alıyor. Harley-Davidson Ailesinde kemikleşmiş altı tip motosiklet bulunuyor. Bunlar:
SPORTSTER: 1957den beri yollarda olan model, bir klasik. Kontrolü kolay olan kıvrak Sportsterı giriş seviyesi diye tanımlayanlar olsa da, büyük keyifle yıllardır onu kullananlar var. Iron 883 ve XR1200X modelleriyle Sportster, gerçek bir Amerikan ikonu.
SOFTAIL: Eski moda arka süspansiyonsuz chopperların görünüme sahip Softail serisi, Twin Cam 103B motoruyla, tork bağımlılarının beklentilerini fazlasıyla karşılıyor. Rahat kontrol edilebilen Softail, alçak selesiyle, binicisini başka hiçbir motosikletin sağlayamadığı kadar yola bağlıyor.
TOURING: Tarz ve fonksiyonun tek bir bünyede buluşmuş hali. Büyüklüğüne bakmayın, sağladığı konfor, yüzlerce kilometreyi tek solukta almanızı sağlayacak kudrette. Geniş rüzgarlık, rahat sele, geniş yan çantalar, ABS, elektronik seyir kontrol, say say bitmeyen özelliklerinden birkaçı.
DYNA: 1971de yola çıkan Dynanın işlenmemiş hali, onu custom sevdalıları için biçilmiş kaftan yapıyor. Bunda, motosikletin erişilebilir fiyatının da etkisi büyük. Romada 40 km. kadar denediğim Dyna Street Bob, Sportster gibi kolay kullanımıyla dikkat çekici.
V-ROD: Diğer H-Dlerin aksine sıvı soğutmalı 1250 Revolution motor, 240 mm.lik dev arka tekerleğe 125 beygir güç iletiyor. Standart ABSyle gelen V-ROD serisi, gücünün yanı sıra tasarımıyla da hız meraklılarının aklını başından alıyor.
CVO: İlk kez 1999da yola çıkan bu model, Harley-Davidson işçiliğinin zirvesi. Her makine, saatlerce işçilikle tek bir teknisyen tarafından bir araya getiriliyor. En son teknoloji ve en iyi parçaların buluştuğu CVO serisinin her bir modeli sınırlı sayıda üretiliyor.
BiLiYOR MUYDUNUZ?
2012de dünya çapında 249 bin 849 yeni Harley-Davidson satıldı.
İlk Harley-Davidsonın karbüratörü bir domates konservesi tenekesinden yapılmıştı.
Harley-Davidsonı kişiselleştirmenin 9 binin üzerinde yolu var, olasılıklarsa sonsuz...
Fat Bobun (Şişko Bob), şişkosu modeldeki çifte yakıt deposundan geliyor. Bobsa kısa kesilmiş (bobbed) çamurluktan.
Harley-Davidsonın kült olmasını sağlayan filmse, Peter Fonda ve Dennis Hopperın üzerinde boy gösterdiği 1969 yapımı Easy Rider.
Bin chapterında 1 milyon üyesiyle H.O.G., dünyanın en büyük fabrika destekli motosiklet kulübü. Harley Owners Group (Harley Sahipleri Grubu) ya da kısaca H.O.G.u tek bir ortak ihtiras birleştirir: Harley-Davidson rüyasını bir yaşam biçimi yapmak.
BiR KARDEŞLiK HiKAYESi
Harley-Davidson, Harley Owners Groupu (H.O.G. - Harley Sahipleri Grubu) 1983te kurdu. Dünyanın fabrika sponsorluğunda kurulan ilk motosiklet kulübünün altı yıl içinde 90 bin üyesi oldu. Bugünse, 130 ülkede 1.2 milyon, Avrupada 100 binden fazla üyesi var. Rusyadan Suudi Arabistana, İzlandadan Japonyaya, 60 ülkede 1.500 H.O.G. Chapterı bulunuyor.
H.O.G.un kuruluş prensibi, motosiklet şirketiyle müşterileri arasında güçlü bir bağ kurmaktı. Şirket, H.O.G. üyelerine sağladığı ayrıcalıklarla, düzenli grup gezileriyle büyük ilgi çekerek, başarısını pekiştirdi. Sıfır bir Harley-Davidson alan herkes otomatikman bir yıl H.O.G. üyesi oluyor. Daha sonra yılda yaklaşık 70 euro gibi bir ücret karşılığında üyelik yenileniyor.
Türkiyedeki üç H.O.G. chapterı geniş katılımlarıyla Romadaki kutlamanın da gözdelerindendi. Motosikletlerini Türk bayraklarıyla donatan H.O.G. üyeleri, partiye katılanların büyük ilgisini çekti. Türk chapterlardan kayıtlı 103 motosiklet Romadaydı.
4 bin km. yaptılar
H.O.G. Bosphorus Başkan Yardımcısı Mustafa Serez, Romaya yolculuklarını şöyle anlattı: Seyahati, bir yıl önce planlanmaya başladık. 8 Haziranda yola çıktık, 13 Haziranda Romada, 18 Haziranda yeniden İstanbuldaydık. Toplam 4 bin km. yol yaptığımız geziye çok talep olunca, sürüş güvenliği için üç grup olarak seyahat ettik.
Ostiada karşılaştığım H.O.G. Ankara chapterından Tuğhan Rutkaysa, 25 motosikletle Romaya geldiklerini söyledi. Uluslarası bir firmada çalışan Tuğhan, Harley-Davidsonın bir motosikletten çok yaşam tarzı olduğunu vurguladı. Ankarada her gün Harleyiyle yolculuk ettiğini anlatan Tuğhan, İşe de H.O.G. kostümüyle gidiyorum dedi.
Evet, Harley-Davidson bir motosikletten çok bir yaşam tarzı. Bir kere Harleyiniz oldu mu, kendinizi kısa süre içinde Harley-Davidson İnsanı olarak buluyorsunuz. Bunda merkezi Milwuakeede olan şirketin özgürlük temalı başarılı pazarlama stratejisinin rolü büyük. Ve o stratejinin odağında da yine H.O.G yer alıyor.
Kuruculardan William A. Davidsonın torunu, Harley-Davidsonın efsane tasarımcısı Willie G.nin şu ifadesi her şeyi anlatıyor: Yalnızca motosiklet yapmıyoruz. Kişisel özgürlük veri- yoruz. Motosikletlerimiz giden robotlar değil, giden heykellerdir.
ÖZGÜRLÜK CEKETİ
Harley-Davidson 110 kutlamaları boyunca, seçilmiş H-Dciler, Özgürlük Ceketi adı verilen deri bir montu yolculuklarında üzerlerinde taşıdı. Motosikletçiden motosikletçiye geçen Özgürlük Ceketi, dünyanın birçok köşesini ziyaret etti. Özgürlük Ceketinin son durağı Milwaukeede 29 Ağustos-1 Eylül arasında düzenlenecek son H-D 110 partisi ve ardından H-D Müzesi olacak.
Hikayesine gelince; Harley-Davidsonın Pazarlama Müdürü Mark-Hans Richer, geçen ağustosta Tibete yaptığı gezide, yol işaretlerini boyayan Çinli bir işçi görüyor ve ondan ceketin üzerine Harley-Davidsonın kendisini için ifade ettiği kelimeyi yazmasını istiyor. İşçi, yol boyasıyla Çince özgürlük yazıyor. Richer ceketi, CADDEye şöyle tanımladı, Deri bir ceket, motosikletçinin ruhudur. Üzerindeki her iğne, çizik, sıyrık ve yama, yolculukların bir işaretidir ve o kimliğinizin, anlatacağınız hikayelerin parçası olur.
AŞK FiLMi OLUYOR
HOG Bosphorus Chapterın, İstanbuldan Romaya yaptığı 1.700 kilometrelik yolculuk yönetmen Selin Esin tarafından belgeselleştiriliyor. Romada buluştuğumuz İmer şunları anlattı: Harley-Davidson, tutkuyu, özgürlüğü, gücü, farklılığı, bağlılığı ve macerayı ifade ediyor. O bir aşk, bir yaşam biçimi. İşte böyle bir efsaneye tutkuyla bağlı 100 bin kişi, Romada bir araya geldi.
SE YAPIM olarak amacımız, 110. yıl kutlamaları için Türkiyeden yola çıkan HOG Bosphorus ekibinin yol deneyimlerini görüntülerken, tanımladıkları Harleyci ruhunu, macera, özgürlük ve güç algısını seyirciyle buluşturan bir film yapmak. Romada, aynı ruhu taşıyan dünyanın çeşitli bölgelerinden gelen motorcuların da katılımıyla, bu renkli buluşmanın coşkusunu yansıtmak... Film aslında bir aşk filmi olacak.
H.O.G. Ankara Chapterı üyeleriyle Ostiada karşılaştım. Ankaradan 25 motosiklet gidiş-dönüş 4 bin km. yaptı.
NE DÜŞÜNÜYORLAR?
Benimle birlikte Harley-Davidson coşkusunu yaşayan gazeteciler ve Harleycilere ne düşündüklerini sordum:
Gabor G. Varga (MACARİSTAN)
Nepszabadsag Gazetesi/Ekonomi editörü
Harleyleri Coliseumun dibinde görenler eminim ki innovasyondan bahsetmiştir. Roma İmparatorluğu zamanında Coliseum, teknoloji ve eğlence anlamına geliyordu. Harley-Davidson motosikletleri bu ikisinin de iyi bir örneği. Ostiadan Romaya geçide katılan motosikletçiler, bir daha tekrarı olmayacak bir tecrübe yaşayarak bir çok güzel şey deneyimledi.
Despina Savvopoulo (YUNANİSTAN)
Elefteros Typos Gazetesi/Kültür-Sanat yazarı
Bir Harley sterotipi değilim. Ancak yüksek kalitedeki motosikletlerine saygı duyuyorum. Romada H-D kullanma şansı buldum ve bu fantastik bir deneyimdi. Harley, bağımsızların birleşmesi demek. Bence Harley-Davidsonın felsefesi bu. Buradaki tecrübelerimin ardından ben de bir H-D, muhtemelen Sportster 883 IRON almayı planlıyorum.
Leo/MaggIe (İSVİÇRE)
Leo konuşuyor; Zürih yakınlarındaki evimizden, buraya yavaş yavaş, yolun tadını çıkararak 4 günde 1000 km. yaparak geldik. Ben Dyna Sport Twin Cam, Maggie, Dyna Evolution kullanıyor. Vatikanda Papa Francisin kutsamasına yalnızca H.O.G. üyelerinin alınmasına üzüldüm. Biz de varız.
HARLEYiN GÖZÜ TÜRKiYEDE
Harley-Davidson, çok önemli bir pazar gördüğü Türkiyenin genç nüfusuna değer veriyor. Yönetici Mark Levatichin duvarında, neredeyse 100 yıl önce Türkiyeye motosiklet sattıklarını belgeleyen bir fotoğraf bile var
H-Dnin efsane tasarımcısı Willie G.nin (sol başta) damarlarında benzin akıyor. Oğlu Bill Davidson (sağdan ikinci), H-D Müzesinden sorumlu. Aile fotoğrafta görüldüğü gibi birbirine çok bağlı.
Doğrusu, Romada düzenlenen Harley-Davidson 110 kutlamalarında yer almadan önce, aklımda üç aşağı, beş yukarı bir Harley-Davidsoncı stereotipi vardı. Orta yaş ve üzeri, yüksek gelir sahibi, belki de göbekli... Tim Allen, John Travolta, Martin Lawrence ve William H. Macynin, orta yaş krizinin ardından Harleyleriyle çıktıkları macerayı anlatan 2007 yapımı Wild Hogs filmindeki tasvir, bu görüşümü aşağı yukarı pekiştirmişti.
Harley-Davidsonın tepe yöneticilerinin, CEO Keith Wandell, Başkan ve COO Matt Levaitch, Başkan Yardımcısı Mark-Hans Richer, H-D Müzesi Başkan Yardımcısı Bill Davidson ve Baştasarımcı, efsane Willie G. Davidsonın Roma Olimpiyat Stadında ilk gün düzenlediği basın toplantısında bunu sordum. Bu stereotip algısını kırmak, daha genç bir kitleyi, H-Dye çekmek için stratejiniz var mı? Richer ve ardından Levatichten aldığım yanıt, böyle bir stereotipin olmadığı, her yaştan, her cinsiyet ve ırktan, farklı kitlelerden H-D kullanıcısı olduğuydu. Eh biraz morardık tabii... Romada karşılaştığım çeşit çeşit H-Dci de algımı değiştirdi; böyle bir stereotip yok!
Önemli çünkü...
Sorum üzerine, gelişmekte olan bir pazar olan Türkiyeyi ve genç nüfusunu çok önemsediklerini, hatta en önem verdikleri pazarlardan biri olarak gördüklerini söyleyen Levatich, Türkiyeyi bu yüzden Güneydoğu Avrupa ofisine dahil ettiklerini belirtti.
Levatich, Ofisimin duvarında 1910lu yıllardan kalma bir fotoğraf var. Bir at arabasında birkaç Harley-Davidson motosiklet görülüyor. Ve arabanın üzerinde Türkiyeye yazıyor diyerek, şirketinin o yıllarda bile Türkiyeye motosiklet sattığını anlattı.
Türkiyeden 1936 tarihli bir H-D ilanı.
GEÇEN YIL SATTIĞIMIZ H-DLERİN YARISI YENİ MÜŞTERİLERE
Basın toplantısında aldığım diğer notlar şunlar:
* 110uncu yıldönümü, Harley-Davidsonın da köklerinin yattığı Amerikan ideallerini güçlendiriyor.
* Bütün yollar Romaya çıkar ve 110uncu yıldönümü kutlaması, motor şirketinin ABD dışında gerçekleştirdiği en büyük etkinliklerden.
* Motosikletin kutsanması dünya çapında on yıllardır yapılan bir şey. Kayıtlarımızda 1932de bile Vatikanda motosiklekçilerin kutsandığına ilişkin bilgiler var.
* Herkesin kişisel özgürlük hayali vardır. Bir marka olarak, insanların bu hayallerini gerçekleştiremeye yardımcı oluyoruz.
* Bunu müşteri odaklı gerçekleştiri-yoruz. Ürünlerimizi müşterilerimizin arzuları doğrultusunda geliştirip, doğru insana, doğru motosikleti üretecek şekilde geliştiriyoruz. Ve müşterilerin beklentilerinin bile üzerinde üst düzey bir satış tecrübesiyle onlara ulaştırıyoruz.
* Harley-Davidson, dünyanın en bilinen, en ikonik markalarından biridir ve büyümesini sınırları, kültürleri ve kuşakları aşacak şekilde sürdürüyor.
* Dünyanın her köşesinde insanlar, Harley-Davidson tecrübesinin bir parçası olmak istiyor. Biz de, gelişmiş veya gelişmekte olan ekonomileri, yeni ve tecrübeli motosikletçileri de kapsayacak şekilde büyümeyi sürdürüyoruz.
* Geçen yıl dünyada sattığımız Harley-Davidson motosikletlerin yaklaşık yarısını, markayla yeni tanışanlara sattık. ABD dışında bu oran üçte iki.
* H-D, 110 yaşında bir markanın, ne kadar güçlü ve amacına uygun olabile-ceğini gösteriyor. İkinci 110 yılımıza baş- larken, birçok açıdan, önünde açık bir otoban olan, çok genç bir şirket olduğumuza inanıyoruz.
Menderes ÖZEL
[email protected]
Menderes Özel'in Yazıları Milliyet Cadde'de yayımlanır.
Harley-Davidson (H-D), 110uncu yaşını, tarihinde ABDde dışında düzenlediği en büyük organizasyonla Romada kutladı. 3 bini kayıtlı, 5 bine yakın Harley-Davidsoncı ve 100 bin hayranı, 13-16 Haziranda 4 gün boyunca İtalyanın tarihi başkentini Amerikan efsanesinin de başkenti haline getirdi.
Romanın denize açılan kapısı Ostia ve Roma Olimpiyat Stadının gölgesinde Foro Italicoda kurulan iki ayrı kampta düzenlenen etkinliklerde, onbinlerce kişi Harley-Davidson kardeşliğini iliklerine kadar hissetti.
Binlerce motosikletin Ostiadan 2000 yıllık Coliseumu da geçerek Romaya yaptığı yolculuk ve Vatikanda Papa Francisin, kurayla seçilen 800 H-Dciyi kutsaması organizasyonun iki ayrı zirvesiydi. Milliyet Cadde de Türkiyeden davetli tek gazete olarak, bütün etkinlikleri izlemekle kalmadı, bizzat tam ortasında yer aldı. Organizasyon boyunca bana, H-D Güneydoğu Avrupa yöneticisi Eleftheria Kallitsa ve Yunan Elefteros Typos gazetesinden Despina Savvopoulou eşlik etti.
Romanın 40 km. dışındaki Ostiadaki etkinlikler müzik ve eğlence odaklıydı. İki ayrı sahnede Adam Ant, Bonnie Tyler ve Mike and the Mechanicsin de bulunduğu onlarca sanatçı ve grup, H-Dcilerin yanı sıra kasaba sakinlerine de unutamayacakları geceler yaşattı. Kitleler H-Dnin en yeni modellerini deneme fırsatı bulurken, rehberler eşliğinde grup sürüşleri yaptı.
Bir destan yazıldı
Kutlamaların destansı zirvesi, Ostiadan Romaya, yaklaşık 5 bin motosikletin gerçekleştirdiği geçit sürüşüydü. Geçit, 3 bin motosikletle sınırlıydı. Kente önce gelen 3 bin kişi geçitte resmen yer alma hakkı kazandı. Ancak yol üzerinde gruba katılanlarla sayı 5 bin motosikleti buldu. Ben, 163 numara ve basın çıkartmasıyla, gruba liderlik eden kümedeydim.
Cumartesi sabahı 8.30da Ostiadan Romaya trafiğe kapatılmış 40 kilometrelik yolda geçidimiz başladı. Kaldırımlarda sağlı sollu dizilen binlerce turist, geçidi o gün için kentin ön önemli turistik aktivitesi haline getirmişti. Alkış sesleri H-Dlerin nev-i şahsına münhasır gürültüsüne karışıyor, ellerini H-Dlere uzatan turistler, binicilere Çak çekiyordu.
Başka marka motosikletler, hatta bisikletler, saatte 40, 50 km. hızla ilerleyen gruba katılıyor, epik yolculuğu daha da görkemli hale getiriyordu. Ufukta dünyanın en meşhur antik arenası Coliseum belirdiğinde, alkışların sesi daha da yükseldi. Halk sanki Romaya giren centurionları selamlıyordu. Varış noktası Foro Italicoya ulaştığımızda, kasklarını çıkaran H-Dcilerin gözlerinden tarifi imkansız bir huzur ve mutluluk okunuyordu. Eleftheria, Ne hissetiğimi? sorduğunda, doğru kelimeyi bulamadım ve Hayatta bir kez demekle yetindim.
Sürüşün sonunda, yaşadığımı tarif edecek kelime bulamadım. Fotoğrafları, bir Harleyde pilyon Elefteria Kallitsa cep telefonuyla çekti.
HARLEY-DAVIDSON AİLESİ
Harley-Davidson, 110uncu yıl şerefine bir dizi limited edition motosiklet çıkardı. Böylece kullanıcılarını tarihinin bir parçası yapan Harley-Davidsonın bu özel motosikletlerinin her birinde, onu daha da farklı kılan ve serinin kaçıncı motosikleti olduğunu gösteren özel bir plaka yer alıyor. Harley-Davidson Ailesinde kemikleşmiş altı tip motosiklet bulunuyor. Bunlar:
SPORTSTER: 1957den beri yollarda olan model, bir klasik. Kontrolü kolay olan kıvrak Sportsterı giriş seviyesi diye tanımlayanlar olsa da, büyük keyifle yıllardır onu kullananlar var. Iron 883 ve XR1200X modelleriyle Sportster, gerçek bir Amerikan ikonu.
SOFTAIL: Eski moda arka süspansiyonsuz chopperların görünüme sahip Softail serisi, Twin Cam 103B motoruyla, tork bağımlılarının beklentilerini fazlasıyla karşılıyor. Rahat kontrol edilebilen Softail, alçak selesiyle, binicisini başka hiçbir motosikletin sağlayamadığı kadar yola bağlıyor.
TOURING: Tarz ve fonksiyonun tek bir bünyede buluşmuş hali. Büyüklüğüne bakmayın, sağladığı konfor, yüzlerce kilometreyi tek solukta almanızı sağlayacak kudrette. Geniş rüzgarlık, rahat sele, geniş yan çantalar, ABS, elektronik seyir kontrol, say say bitmeyen özelliklerinden birkaçı.
DYNA: 1971de yola çıkan Dynanın işlenmemiş hali, onu custom sevdalıları için biçilmiş kaftan yapıyor. Bunda, motosikletin erişilebilir fiyatının da etkisi büyük. Romada 40 km. kadar denediğim Dyna Street Bob, Sportster gibi kolay kullanımıyla dikkat çekici.
V-ROD: Diğer H-Dlerin aksine sıvı soğutmalı 1250 Revolution motor, 240 mm.lik dev arka tekerleğe 125 beygir güç iletiyor. Standart ABSyle gelen V-ROD serisi, gücünün yanı sıra tasarımıyla da hız meraklılarının aklını başından alıyor.
CVO: İlk kez 1999da yola çıkan bu model, Harley-Davidson işçiliğinin zirvesi. Her makine, saatlerce işçilikle tek bir teknisyen tarafından bir araya getiriliyor. En son teknoloji ve en iyi parçaların buluştuğu CVO serisinin her bir modeli sınırlı sayıda üretiliyor.
BiLiYOR MUYDUNUZ?
2012de dünya çapında 249 bin 849 yeni Harley-Davidson satıldı.
İlk Harley-Davidsonın karbüratörü bir domates konservesi tenekesinden yapılmıştı.
Harley-Davidsonı kişiselleştirmenin 9 binin üzerinde yolu var, olasılıklarsa sonsuz...
Fat Bobun (Şişko Bob), şişkosu modeldeki çifte yakıt deposundan geliyor. Bobsa kısa kesilmiş (bobbed) çamurluktan.
Harley-Davidsonın kült olmasını sağlayan filmse, Peter Fonda ve Dennis Hopperın üzerinde boy gösterdiği 1969 yapımı Easy Rider.
Bin chapterında 1 milyon üyesiyle H.O.G., dünyanın en büyük fabrika destekli motosiklet kulübü. Harley Owners Group (Harley Sahipleri Grubu) ya da kısaca H.O.G.u tek bir ortak ihtiras birleştirir: Harley-Davidson rüyasını bir yaşam biçimi yapmak.
BiR KARDEŞLiK HiKAYESi
Harley-Davidson, Harley Owners Groupu (H.O.G. - Harley Sahipleri Grubu) 1983te kurdu. Dünyanın fabrika sponsorluğunda kurulan ilk motosiklet kulübünün altı yıl içinde 90 bin üyesi oldu. Bugünse, 130 ülkede 1.2 milyon, Avrupada 100 binden fazla üyesi var. Rusyadan Suudi Arabistana, İzlandadan Japonyaya, 60 ülkede 1.500 H.O.G. Chapterı bulunuyor.
H.O.G.un kuruluş prensibi, motosiklet şirketiyle müşterileri arasında güçlü bir bağ kurmaktı. Şirket, H.O.G. üyelerine sağladığı ayrıcalıklarla, düzenli grup gezileriyle büyük ilgi çekerek, başarısını pekiştirdi. Sıfır bir Harley-Davidson alan herkes otomatikman bir yıl H.O.G. üyesi oluyor. Daha sonra yılda yaklaşık 70 euro gibi bir ücret karşılığında üyelik yenileniyor.
Türkiyedeki üç H.O.G. chapterı geniş katılımlarıyla Romadaki kutlamanın da gözdelerindendi. Motosikletlerini Türk bayraklarıyla donatan H.O.G. üyeleri, partiye katılanların büyük ilgisini çekti. Türk chapterlardan kayıtlı 103 motosiklet Romadaydı.
4 bin km. yaptılar
H.O.G. Bosphorus Başkan Yardımcısı Mustafa Serez, Romaya yolculuklarını şöyle anlattı: Seyahati, bir yıl önce planlanmaya başladık. 8 Haziranda yola çıktık, 13 Haziranda Romada, 18 Haziranda yeniden İstanbuldaydık. Toplam 4 bin km. yol yaptığımız geziye çok talep olunca, sürüş güvenliği için üç grup olarak seyahat ettik.
Ostiada karşılaştığım H.O.G. Ankara chapterından Tuğhan Rutkaysa, 25 motosikletle Romaya geldiklerini söyledi. Uluslarası bir firmada çalışan Tuğhan, Harley-Davidsonın bir motosikletten çok yaşam tarzı olduğunu vurguladı. Ankarada her gün Harleyiyle yolculuk ettiğini anlatan Tuğhan, İşe de H.O.G. kostümüyle gidiyorum dedi.
Evet, Harley-Davidson bir motosikletten çok bir yaşam tarzı. Bir kere Harleyiniz oldu mu, kendinizi kısa süre içinde Harley-Davidson İnsanı olarak buluyorsunuz. Bunda merkezi Milwuakeede olan şirketin özgürlük temalı başarılı pazarlama stratejisinin rolü büyük. Ve o stratejinin odağında da yine H.O.G yer alıyor.
Kuruculardan William A. Davidsonın torunu, Harley-Davidsonın efsane tasarımcısı Willie G.nin şu ifadesi her şeyi anlatıyor: Yalnızca motosiklet yapmıyoruz. Kişisel özgürlük veri- yoruz. Motosikletlerimiz giden robotlar değil, giden heykellerdir.
ÖZGÜRLÜK CEKETİ
Harley-Davidson 110 kutlamaları boyunca, seçilmiş H-Dciler, Özgürlük Ceketi adı verilen deri bir montu yolculuklarında üzerlerinde taşıdı. Motosikletçiden motosikletçiye geçen Özgürlük Ceketi, dünyanın birçok köşesini ziyaret etti. Özgürlük Ceketinin son durağı Milwaukeede 29 Ağustos-1 Eylül arasında düzenlenecek son H-D 110 partisi ve ardından H-D Müzesi olacak.
Hikayesine gelince; Harley-Davidsonın Pazarlama Müdürü Mark-Hans Richer, geçen ağustosta Tibete yaptığı gezide, yol işaretlerini boyayan Çinli bir işçi görüyor ve ondan ceketin üzerine Harley-Davidsonın kendisini için ifade ettiği kelimeyi yazmasını istiyor. İşçi, yol boyasıyla Çince özgürlük yazıyor. Richer ceketi, CADDEye şöyle tanımladı, Deri bir ceket, motosikletçinin ruhudur. Üzerindeki her iğne, çizik, sıyrık ve yama, yolculukların bir işaretidir ve o kimliğinizin, anlatacağınız hikayelerin parçası olur.
AŞK FiLMi OLUYOR
HOG Bosphorus Chapterın, İstanbuldan Romaya yaptığı 1.700 kilometrelik yolculuk yönetmen Selin Esin tarafından belgeselleştiriliyor. Romada buluştuğumuz İmer şunları anlattı: Harley-Davidson, tutkuyu, özgürlüğü, gücü, farklılığı, bağlılığı ve macerayı ifade ediyor. O bir aşk, bir yaşam biçimi. İşte böyle bir efsaneye tutkuyla bağlı 100 bin kişi, Romada bir araya geldi.
SE YAPIM olarak amacımız, 110. yıl kutlamaları için Türkiyeden yola çıkan HOG Bosphorus ekibinin yol deneyimlerini görüntülerken, tanımladıkları Harleyci ruhunu, macera, özgürlük ve güç algısını seyirciyle buluşturan bir film yapmak. Romada, aynı ruhu taşıyan dünyanın çeşitli bölgelerinden gelen motorcuların da katılımıyla, bu renkli buluşmanın coşkusunu yansıtmak... Film aslında bir aşk filmi olacak.
H.O.G. Ankara Chapterı üyeleriyle Ostiada karşılaştım. Ankaradan 25 motosiklet gidiş-dönüş 4 bin km. yaptı.
NE DÜŞÜNÜYORLAR?
Benimle birlikte Harley-Davidson coşkusunu yaşayan gazeteciler ve Harleycilere ne düşündüklerini sordum:
Gabor G. Varga (MACARİSTAN)
Nepszabadsag Gazetesi/Ekonomi editörü
Harleyleri Coliseumun dibinde görenler eminim ki innovasyondan bahsetmiştir. Roma İmparatorluğu zamanında Coliseum, teknoloji ve eğlence anlamına geliyordu. Harley-Davidson motosikletleri bu ikisinin de iyi bir örneği. Ostiadan Romaya geçide katılan motosikletçiler, bir daha tekrarı olmayacak bir tecrübe yaşayarak bir çok güzel şey deneyimledi.
Despina Savvopoulo (YUNANİSTAN)
Elefteros Typos Gazetesi/Kültür-Sanat yazarı
Bir Harley sterotipi değilim. Ancak yüksek kalitedeki motosikletlerine saygı duyuyorum. Romada H-D kullanma şansı buldum ve bu fantastik bir deneyimdi. Harley, bağımsızların birleşmesi demek. Bence Harley-Davidsonın felsefesi bu. Buradaki tecrübelerimin ardından ben de bir H-D, muhtemelen Sportster 883 IRON almayı planlıyorum.
Leo/MaggIe (İSVİÇRE)
Leo konuşuyor; Zürih yakınlarındaki evimizden, buraya yavaş yavaş, yolun tadını çıkararak 4 günde 1000 km. yaparak geldik. Ben Dyna Sport Twin Cam, Maggie, Dyna Evolution kullanıyor. Vatikanda Papa Francisin kutsamasına yalnızca H.O.G. üyelerinin alınmasına üzüldüm. Biz de varız.
HARLEYiN GÖZÜ TÜRKiYEDE
Harley-Davidson, çok önemli bir pazar gördüğü Türkiyenin genç nüfusuna değer veriyor. Yönetici Mark Levatichin duvarında, neredeyse 100 yıl önce Türkiyeye motosiklet sattıklarını belgeleyen bir fotoğraf bile var
H-Dnin efsane tasarımcısı Willie G.nin (sol başta) damarlarında benzin akıyor. Oğlu Bill Davidson (sağdan ikinci), H-D Müzesinden sorumlu. Aile fotoğrafta görüldüğü gibi birbirine çok bağlı.
Doğrusu, Romada düzenlenen Harley-Davidson 110 kutlamalarında yer almadan önce, aklımda üç aşağı, beş yukarı bir Harley-Davidsoncı stereotipi vardı. Orta yaş ve üzeri, yüksek gelir sahibi, belki de göbekli... Tim Allen, John Travolta, Martin Lawrence ve William H. Macynin, orta yaş krizinin ardından Harleyleriyle çıktıkları macerayı anlatan 2007 yapımı Wild Hogs filmindeki tasvir, bu görüşümü aşağı yukarı pekiştirmişti.
Harley-Davidsonın tepe yöneticilerinin, CEO Keith Wandell, Başkan ve COO Matt Levaitch, Başkan Yardımcısı Mark-Hans Richer, H-D Müzesi Başkan Yardımcısı Bill Davidson ve Baştasarımcı, efsane Willie G. Davidsonın Roma Olimpiyat Stadında ilk gün düzenlediği basın toplantısında bunu sordum. Bu stereotip algısını kırmak, daha genç bir kitleyi, H-Dye çekmek için stratejiniz var mı? Richer ve ardından Levatichten aldığım yanıt, böyle bir stereotipin olmadığı, her yaştan, her cinsiyet ve ırktan, farklı kitlelerden H-D kullanıcısı olduğuydu. Eh biraz morardık tabii... Romada karşılaştığım çeşit çeşit H-Dci de algımı değiştirdi; böyle bir stereotip yok!
Önemli çünkü...
Sorum üzerine, gelişmekte olan bir pazar olan Türkiyeyi ve genç nüfusunu çok önemsediklerini, hatta en önem verdikleri pazarlardan biri olarak gördüklerini söyleyen Levatich, Türkiyeyi bu yüzden Güneydoğu Avrupa ofisine dahil ettiklerini belirtti.
Levatich, Ofisimin duvarında 1910lu yıllardan kalma bir fotoğraf var. Bir at arabasında birkaç Harley-Davidson motosiklet görülüyor. Ve arabanın üzerinde Türkiyeye yazıyor diyerek, şirketinin o yıllarda bile Türkiyeye motosiklet sattığını anlattı.
Türkiyeden 1936 tarihli bir H-D ilanı.
GEÇEN YIL SATTIĞIMIZ H-DLERİN YARISI YENİ MÜŞTERİLERE
Basın toplantısında aldığım diğer notlar şunlar:
* 110uncu yıldönümü, Harley-Davidsonın da köklerinin yattığı Amerikan ideallerini güçlendiriyor.
* Bütün yollar Romaya çıkar ve 110uncu yıldönümü kutlaması, motor şirketinin ABD dışında gerçekleştirdiği en büyük etkinliklerden.
* Motosikletin kutsanması dünya çapında on yıllardır yapılan bir şey. Kayıtlarımızda 1932de bile Vatikanda motosiklekçilerin kutsandığına ilişkin bilgiler var.
* Herkesin kişisel özgürlük hayali vardır. Bir marka olarak, insanların bu hayallerini gerçekleştiremeye yardımcı oluyoruz.
* Bunu müşteri odaklı gerçekleştiri-yoruz. Ürünlerimizi müşterilerimizin arzuları doğrultusunda geliştirip, doğru insana, doğru motosikleti üretecek şekilde geliştiriyoruz. Ve müşterilerin beklentilerinin bile üzerinde üst düzey bir satış tecrübesiyle onlara ulaştırıyoruz.
* Harley-Davidson, dünyanın en bilinen, en ikonik markalarından biridir ve büyümesini sınırları, kültürleri ve kuşakları aşacak şekilde sürdürüyor.
* Dünyanın her köşesinde insanlar, Harley-Davidson tecrübesinin bir parçası olmak istiyor. Biz de, gelişmiş veya gelişmekte olan ekonomileri, yeni ve tecrübeli motosikletçileri de kapsayacak şekilde büyümeyi sürdürüyoruz.
* Geçen yıl dünyada sattığımız Harley-Davidson motosikletlerin yaklaşık yarısını, markayla yeni tanışanlara sattık. ABD dışında bu oran üçte iki.
* H-D, 110 yaşında bir markanın, ne kadar güçlü ve amacına uygun olabile-ceğini gösteriyor. İkinci 110 yılımıza baş- larken, birçok açıdan, önünde açık bir otoban olan, çok genç bir şirket olduğumuza inanıyoruz.
Menderes ÖZEL
[email protected]
Menderes Özel'in Yazıları Milliyet Cadde'de yayımlanır.