Bugün Pazar...ve iyi ki doğdun Mavi Gözlü Dev

Super Moderator
Katılım
15 Kas 2005
Mesajlar
5,081
Bugün pazar.
Bugün beni ilk defa güneşe çıkardılar.
Ve ben ömrümde ilk defa gökyüzünün
Bu kadar benden uzak
Bu kadar mavi
Bu kadar geniş olduğuna şaşarak
Kımıldamadan durdum.
Sonra saygıyla toprağa oturdum,
Dayadım sırtımı duvara.
Bu anda ne düşmek dalgalara,
Bu anda ne kavga, ne hürriyet, ne karım.
Toprak, güneş ve ben...
Bahtiyarım...

110 yıl önce bugün en azından resmi olarak doğan Nazım Hikmet Ran'ın, bir şiir kadar anlamlı pazar gününe denk gelen doğum gününde, şiir dolu, özgürlük dolu sonsuzluklar Mavi Gözlü Dev'in olsun...
 
Katılım
21 Kas 2009
Mesajlar
5,302
Motosikleti
750x
Bilgiledirme: Bu mesajı yazan kullanıcının üyeliği iptal edilmiştir.
Aşkı ve davayı biribirine karıştırmayan ince ayar adamı..
Doğum günün kutlu olsun..
 
Katılım
14 Ocak 2008
Mesajlar
4,154
"....
Duyduk ki...
Bu işler duyulur da durmak olur mu?
Bir sabah erken
Haymana ovasında bir garip kuş öterken,
sıska bir söğüt altında zeytin danesi yedik.
"Varalım,
dedik.
Görelim
dedik.
"Yapışıp
sabanın
sapına
şol kardeş toprağını biz de bir yol
sürelim, dedik."
Düştük dağlara dağlara
aştık dağları dağları...
"

bedrettini dirilten adam,
usta.
 
Katılım
5 May 2009
Mesajlar
1,123
Büyük usta, güzel insan... Ne zaman okusam umut verir bana.
 
Katılım
17 Şub 2008
Mesajlar
2,907
En güzel deniz : henüz gidilmemis olanidir...

En güzel cocuk : henüz büyümedi.

En güzel günlerimiz : henüz yasamadiklarimiz.

Ve sana soylemek istedigim en güzel soz : henüz söylememis oldugum sözdür...

hatırladığın ve hatırlattığın için ,eyvallah olcan kardeş ...
 
Katılım
29 Mar 2006
Mesajlar
3,907
Yarin yanağından gayrı

Sicakti.
Sicak.
Sapi kanli, demiri kor bir bicakti
sicak.

Sicakti.
Bulutlar doluydular,
Bulutlar bosanacak
bosanacakti.
O, kimildamadan bakti,
kayalardan
iki gozu iki kartal gibi indi ovaya.
Orda en yumusak, en sert,
en tutumlu, en comert,
en
seven,
en buyuk, en guzel kadin:
TOPRAK
nerdeyse doguracak
doguracakti.

Sicakti.
Bakti Karaburun daglarindan O
bakti bu topragin sonundaki ufka
catarak kaslarini:
Kirlarda cocuk baslarini
Kanli gelincikler gibi koparip
cirilciplak cigliklari surukleyip pesinde
bes tuglu bir yangin geliyordu karsidan ufku sarip.
Bu gelen
Sehzade Muratti.
Hukmu humayun sadir olmustu ki Sehzade Muradin ismine
Aydin eline varip
Bedreddin halifesi mulhid Mustafanin basina ine.

Sicakti.
Bedreddin halifesi mulhid mustafa bakti,
bakti koylu Mustafa.
Bakti korkmadan
kizmadan
gulmeden.
Bakti dimdik
dosdogru.
Bakti O.
En tumusak , en sert,
en tutumlu, en comert,
en
seven,
en buyuk, en guzel kadin:
TOPRAK
neredeyse doguracak
doguracakti.

Bakti.
Bedreddin yigitleri kayalardan ufka baktilar.
Git gide yaklasiyordu bu topragin sonu
fermanli bir olum kusunun kanatlariyla.
Oysaki onlar bu topragi,
bu kayalardan bakanlar, onu,
uzumu, inciri, nari,
tuyleri baldan sari,
sutleri baldan koyu davarlari,
ince belli aslan yeleli atlariyla
duvarsiz ve sinirsiz
bir kardes sofrasi gibi acmistilar.

Sicakti.
Bakti.
Bedreddin yigitleri baktilar ufka..

*

En tumusak , en sert,
en tutumlu, en comert,
en
seven,
en buyuk, en guzel kadin:
TOPRAK
neredeyse doguracak
doguracakti.
Sicakti,
Bulutlar doluydular.
Neredeyse tatli bir soz gibi ilk damla dusecekti yere-
Birden-
-bire
kayalardan dokulur
gokten yagar
yerden biter gibi,
bu topragin verdigi en son eser gibi
Bedreddin yigitleri sehzade ordusunun karsisina
ciktilar.
Dikissiz ak libasli
bas acik
yalnayak ve yalin kilictilar.

Mubalaga cenk olundu.

Aydinin turk koyluleri,
Sakizli Rum gemiciler,
Yahudi esnaflari,
on bin mulhid yoldasi Borkluce Mustafanin
dusman ormanina on bin balta gibi daldi.
Bayraklari al, yesil,
kalkanlari kakma, tulgasi tunc
saflar
pare pare edildi ama,
bosanan yagmur icinde gun inerken aksama
on binler iki bin kaldi.

Hep bir agizdan turku soyleyip
hep beraber sulardan cekmek agi,
demiri oya gibi isleyip hep beraber,
hep beraber surebilmek topragi,
balli incirleri hep beraber yiyebilmek,
yarin yanagindan gayri her seyde
her yerde
hep beraber!
diyebilmek
icin
on binler verdi sekiz binini.

Yenildiler.

Yenenler, yenilenlerin
dikissiz ak gomlegine sildiler
kiliclarinin kanini.
Ve hep beraber soylenen bir turku gibi
hep beraber kardes elleriyle islenen toprak
Edirne sarayinda damizlanmis atlarin
esildi nallariyla.
Tarihsel, sosyal, ekonomik sartlarin
zaruri neticesi bu!
deme, bilirim!
O dedigin nesnenin onunde kafamla egilirim.
Ama bu yurek
o, bu dilden anlamaz pek.
O, "hey gidi kambur felek,
hey gidi kahpe devran hey",
der.


Ve teker teker,
bir an icinde,
omuzlarinda dilim dilim kirbac izleri,
yuzleri kan icinde
gecer ciplak ayaklariyla yuregime basarak
gecer Aydin ellerinden Karaburun magluplari..
 
Katılım
5 Şub 2009
Mesajlar
1,784
Çok günümüze uygun buldum nedense (!)

Dünyanın En Tuhaf Mahluku

Akrep gibisin kardeşim,
korkak bir karanlık içindesin akrep gibi.
Serçe gibisin kardeşim,
serçenin telaşı içindesin.
Midye gibisin kardeşim,
midye gibi kapalı, rahat.
Ve sönmüş bir yanardağ ağzı gibi korkunçsun, kardeşim.
Bir değil,
beş değil,
yüz milyonlarlasın maalesef.
Koyun gibisin kardeşim,
gocuklu celep kaldırınca sopasını
sürüye katılıverirsin hemen
ve âdeta mağrur, koşarsın salhaneye.
Dünyanın en tuhaf mahlukusun yani,
hani şu derya içre olup
deryayı bilmiyen balıktan da tuhaf.
Ve bu dünyada, bu zulüm
senin sayende.
Ve açsak, yorgunsak, alkan içindeysek eğer
ve hâlâ şarabımızı vermek için üzüm gibi eziliyorsak
kabahat senin,
- demeğe de dilim varmıyor ama -
kabahatın çoğu senin, canım kardeşim
 

COQ

Motosiklet Eğitmeni
Katılım
27 Ocak 2008
Mesajlar
11,740
Muhtemelen öbür dünyada yakama yapisacak ilk insan.
Kusura bakma be üstad.
Biz senin kadar cesur olamadik.
Nur içinde yat.
 
Katılım
14 Eyl 2010
Mesajlar
109
KARIMA MEKTUP
Bir tanem!
Son mektubunda:
'Başım sızlıyor yüreğim sersem! ' diyorsun.
'Seni asarlarsa seni kaybedersem;
diyorsun;
'yaşıyamam! '
Yaşarsın karıcığım,
kara bir duman gibi dağılır hatıram rüzgarda; yaşarsın kalbimin
kızıl saçlı bacısı
en fazla bir yıl sürer
yirminci asırlılarda
ölüm acısı.
Ölüm
bir ipte sallanan bir ölü.
Bu ölüme bir türlü
razı olmuyor gönlüm.
Fakat
emin ol ki sevgilim;
zavallı bir çingenenin
kıllı, siyah bir örümceğe benzeyen eli
geçirecekse eğer
ipi boğazıma,
mavi gözlerimde korkuyu görmek için
boşuna bakacaklar
Nazıma!

Ben,
alaca karanlığında son sabahımın
dostlarımı ve seni göreceğim,
ve yalnız
yarı kalmış bir şarkının acısını
toprağa götüreceğim...

Karım benim!
İyi yürekli
altın renkli,
gözleri baldan tatlı arım benim:
ne diye yazdım sana
istendiğini idamımın,
daha dava ilk adımında
ve bir şalgam gibi koparmıyorlar
kellesini adamın.

Haydi bunlara boş ver.
Bunlar uzak bir ihtimal.
Paran varsa eğer
bana fanila bir don al,
tuttu bacağımın siyatik ağrısı,
Ve unutma ki
daima iyi şeyler düşünmeli
bir mahpusun karısı.

Nazim deyince ilk aklima gelenlerden...
Nur icinde yat Sevgili Nazim...
 
Mersin İl Temsilcisi
Katılım
2 Ağu 2006
Mesajlar
10,372
MAVİ GÖZLÜ DEV

O mavi gözlü bir devdi.
Minnacık bir kadın sevdi.
Kadının hayali minnacık bir evdi,
bahçesinde ebruliii
hanımeli
açan bir ev.

Bir dev gibi seviyordu dev.
Ve elleri öyle büyük işler için
hazırlanmıştı ki devin,
yapamazdı yapısını,
çalamazdı kapısını
bahçesinde ebruliiii
hanımeli
açan evin.

O mavi gözlü bir devdi.
Minnacık bir kadın sevdi.
Mini minnacıktı kadın.
Rahata acıktı kadın
yoruldu devin büyük yolunda.
Ve elveda! deyip mavi gözlü deve,
girdi zengin bir cücenin kolunda
bahçesinde ebruliiii
hanımeli
açan eve.

Şimdi anlıyor ki mavi gözlü dev,
dev gibi sevgilere mezar bile olamaz:
bahçesinde ebruliiiii
hanımeli
açan ev..


Nazım HİKMET
 
Katılım
18 Ağu 2008
Mesajlar
2,417
NAZIM HİKMET MEMLEKET, MEMLEKET NAZIM HİKMET
KAFİYE İÇİN YAZMADIK, HASRET SANA MEMLEKET...
 

Bu konuyu görüntüleyen kullanıcılar

Çok Beğenilen Mesajlar

Üst