Bu yazdıklarınızın çoğunu yapmayan motosiklet sürücüsü yoktur sanırım. Ben de şöyle iyi sürerim böyle yapmam demiycem ama ancak ihtiyaç halinde yapıyorum. Benim işe gidiş gelişimde bu yazılanlara her daim ihtiyaç olmuyor çünkü.
Ve çok net söyleyeyim kaldırım olayına hiç girmiyorum, çünkü kaldırımda yürürken bir motorcu görürsem tepem atıyor. Son 2,5 yıldır hiç kaldırıma çıkmadım gönül rahatlığıyla söyleyebilirim, ondan öncesinde de 12 yıl içinde bir ya da iki kez yapmışımdır o da yayaların olmadığı bir kaldırımda.
Bu arada diğer yaptıklarınızı da o kadar sıklıkla ve o kadar hunharca yapmadığımı itiraf edeyim.

Ama yazdıklarınız genel olarak doğru, motosiklette bütün trafik kurallarına uyarak sürecem deyince hele hele İstanbul gibi bir kaos şehirde bu merete binmenin hiç bir avantajı kalmıyor. Ve açıkçası ben de bu tip şeyler şayet gerçekten ihtiyaç duyuyorsam yapıyorum. Ama açık bir yolda emniyet şeridini hiç kullanmıyorum, ortalama süratle akan bir yolda hiç saçma sapan riskler alıp aralardan filtreleme yapmıyorum, ancak gerçekten çok çabuk gitmem gereken bir iş varsa yapıyorum bunu.
Ben de özellikle İstanbul'da bu alet çoğunlukla bu şekilde kullanılmaya mahkum olduğu için, almak için soran kimseye motosiklet al ya da alma demiyorum, karar senin ben tavsiye etmem riski çok diyorum.
Ama yine de bu yazılanları sürekli yaparak sürülecek diye bir şey yok, yani motosikletin mutlak gerçeği bu demek doğru değil.
Benim işe git gelde kullandığım Samandıra Beşiktaş arasında en azından TEM kısmında neredeyse hiç yapmıyorum dediklerinizi, çünkü işe gidiş ve dönüş saatimde genellikle trafik olmuyor(normal mesai yapmadığım anlaşılmıştır sanırım

). İş dışında kullanıyorsam da keyfi kullandığım için trafik tamamen bitik halde ise yapıyorum yoksa yine normal bir sürüş sergiliyorum.
Yani bu yazdıklarınızda haklılık payınız var ama bu tarzı sürekli bir alışkanlık haline getirmek, açık, sıkıntısız bir yolda bile gereksiz risk almak demektir. En azından öyle yollarda bunlara başvurmamak lazım.