Bu Nasıl Bi Hayvanlıktır Açıklarmısınız Ya?

Katılım
9 Haz 2010
Mesajlar
133
Merak etme dostum. O şimdi destan yaziyor bana :)
Ama umursayan olmayacak o ayri konu :)

:)
yazıyor veya yazacak bilemem tabi ama bence konuyu farklı yönlere çektiniz, yorumlar neredeyse hakarete varacak seviyeye geldi gibi geliyor bana bunlar hoşdeğil hiç gerekte yok

Alınma ama sinan, izlenimlerimden edindiğim kanaatimi söylüyorum Şeyh Şamil kullanıcı ismi sende negatif bir etki yaratmış
bu etki o kişinin karakterinden değil kullanıcı isminden dolayı seni rahatsız ediyor diye düşünüyorum bir kaç konuda yorumlarınızı gördüm çok agresif çıkışların oluyor kalp kırmaya grek yok ;)
 
Katılım
28 Ara 2009
Mesajlar
1,329
Cevap hakkı kullanımıdır..

Şimdi sana cevap versem kendime haksizlik edeceğim.
Vermesem Üstat Fuzuli beyinimi kemirecek.
Benim ağalarim yoktur.
Benim büyüklerim, ağabeylerim, pir'lerim vardır.
Ağalık sistemine biat eden sensin, beni kendinle karıştırma :)
Ağalik, beylikve Şeyh'lik sistemi sen ve senin gibiler içindir.
Bu yüzden konuştuklarimi anlamaman çok normal :cherry:
Bu arada beni takip ettiğine göre benide iyi taniyorsun anlasilan?
Veya bi yerlerde ayagina basmisimda bu kadar gocunmuşsun? hı ne dersin? :wiinkk:
Belki o kadar yazılanlar çizilenler senin beyninde birşey değiştirmeyecek ama, eminim ki kendini ne kadar parçalarsan parçala ben senin istediğin biat sistemiyle her mecrada sonuna kadar savaşacağim. Hadi beynimi de değiştir bakalim gücün yetiyorsa?
Hah buda sana son cevabimdir. :cherry:

1-) Fuzuli' yi severim. Hatayi, Nesimi, Kul Himmet, Virani, Yemini, Pir Sultanı da severim.

Madde birdeki 7 (yedi) muhteremin haricinde; Mehmet Akif Ersoy, Mithat Cemal Kuntay, Necip Fazıl, Namık Kemal,Yahya Kemal, Yunus Emre, Mevlana'yı da severim..

2-) Ne tesadüf benimde ağalarım yok. Fakat saygıyla andığım atalarım/ecdatlarım var.. Fatih'ler, Kanuni'ler, Yavuz'lar, Alparslan'lar, Şeyh Şamil'ler, M.K.Atatürk..

3-) Seni takip etmiyorum. Sadece hafızam kuvvetlidir. Allah'ın her insana bahşettiği, fakat bazı tembellerin kullanmadığı bu yeteneği; ben, doğru ve zamanında kullanırım..Ayağıma basman ise mümkün değildir..

4-) Biat etmek ve şeyhlik !.. önceki mesajımda değinmiştim. İki kelimeyi yan yana getirmekte zorlanıyorsun!.. Cehaletinden iyice emin oldum. İnsanları tanıyamıyor ve yanlış hükümle yanlış teşhis koyuyorsun!.

Ben, demokrasi ve cumhuriyet yanlısı bir insanım. Bayrak-Kuran-Vatan benim için kutsaldır.


5-) Şeyh Şamil : Bakınız Google..... şeyh şamil

6-) Beyin değiştirmek !.. Var olan bir şeyler değiştirilir!.. Ben sihirbaz değilimki! Doğa üstü güçlerim de yok !..Bunu benden bekleme ve bir kez daha böyle birşey talep etme!. Mümkün değil beynini değiştiremem. Kusura bakma..::miiz1::

SONUÇ: Bu yazıda cevap hakkımı kullandım. Bir daha cevap hakkı doğuracak türde yazı yazmaz ve sözünde durursan sevinirim..
 

COQ

Motosiklet Eğitmeni
Katılım
27 Ocak 2008
Mesajlar
11,727
Bugün aklima eski bir haber geldi.
Bu cezalandirma veya intikam konusunda guzel bir ornek.
Geçen yil bir olay olmustu.
Genç çocuk sevgilisinin kafasina kursun sikip oldurdukten sonra kendini bogaz koprusunden atmis ve o da ölmüstü.
Hadi bakalim simdi.
Intikamsa alamadiniz.
Cezalandirmaksa, cezalandiramadiniz.
Ailenin vicdaninin rahatlamasiysa rahatladi mi acaba?

Keske bu ornek daha once aklima gelseydi.
Belki tartismayi baska bir eksene oturtabilirdik.
Simdi bu olayda çocuk sonrada kendisini oldurseydi, gebermis serefsiz deyip geçecektik.
Ama ölen kizin ailesi tatmin olacakmiydi?

Simdi dikkat etmemiz gereken detay su.

Idam ne demek?
Suçlunun ölmesi.
Intihar edince de ölüyor.:)

Simdi sizi ne tatmin eder?
Suçlunun kendini oldurmesi mi?
Yoksa, idam edilerek olmesi mi?

Idami niçin savunuyorduk.
Diyorduk ki bu caninin canini alalim da baskasina zarar vermesin.
Adam kendini oldurdu.
Yani artik kimseye zarar veremez.
Tatmin olduk mu?
Yani amaç suçlunun olerek ya da baska bir sekilde bir baska cana zarar vermesini onlemekse, gerçeklesti.
Peki vicdanlar tatmin oluyor mu bu durumda.
Birsey eksik kalmiyormu sizce?
 
Katılım
9 Haz 2010
Mesajlar
133
Bir insana kurşun sıkıp öldürmekle, tiner dökerek yakmak veya Münevver Karabulut cinayetinde olduğu gibi öldürdükten sonra
kafasını kesip bavula koymak havyanca cinayet işlemek farklı şeyler..

İdam suçlunun ölmesinin yanında suçun karşısında çaydırıcılık anlamına gelir,mesele birilerinin tatmin olması değil
bu tarz hayvanca cinayetler işleyebilecek kişilerin kendi canını hesaba katarak bu tarz suçlardan uzak durdurulabilmesidir
 
Katılım
27 Nis 2007
Mesajlar
2,419
Konu ile ilgili ilk duruşma yapılmış, haberin detaylarını aktarıyorum.
______________________________________________________

AVUKAT: İÇİM ELVERMİYOR, ÇEKİLİYORUM

‘Canavarca hisle tasarlayarak adam öldürme’ suçundan ağırlaştırılmış ömür boyu hapis cezası istemiyle yargılanan Osman Karakuş'un bugün Çorum Ağır Ceza Mahkemesi'nde ilk kez hakim karşısına çıktı.

Duruşmaya N.En'in ve Osman Karakuş'un ailesinden hiçkimse katılmadı. Duruşmayı sadece gazeteciler izledi. Duruşma öncesinde Çorum Barosu tarafından kanun gereğince sanığa avukat olarak Adem İşli görevlendirildi.

Ancak İşli, olaya şahit olduğunu belirterek, “Avukatlık yapmak için içim elvermiyor” diyerek baroya çekilme başvurusunda bulundu. Bunun üzerine Çorum Barosu, Karakuş için avukat Mustafa Pek’i görevlendirdi.

‘YAPAMAZSIN’ DEDİ YAPTIM
N.E ile daha önceden tanıştığını ve bir süre arkadaşlık kurduğunu anlatan Osman Karakuş, kendisiyle sürekli olarak ayrılıp barıştıklarını ileri sürdü.

N.E ile tekrar arkadaş olmak istediğini ancak onun bu teklifi kabul etmediğini söyleyen sanık Osman Karakuş, şunları söyledi: “Arkadaşımın motosikletinin benzini bitmişti. Onun için benzin almıştım.

Sabahta N.E’yi bekledim. Sadece konuşmak için gitmiştim. Benzin de arkadaşıma götürmek için yanımda bulunuyordu. Bir süre konuştuk. Benim ona karşı davranış bozukluğum olmadı.

Bana hakaretler etmeye başladı. Yüksek sesle bağırmaya başladı. Susmasını söyledim, susmadı. Yanımdaki benzini gösterdim. Yakarım seni dedim.

"YAKSAN NE OLUR"
‘Yakamazsın, yapamazsın. Yaşamaktan bıktım. Yaksan ne, yakmasan ne olur’ dedi. Bunun üzerine ‘Bu su değil, benzin’ dedim. ‘Elinden geleni ardına koyma. Zorlama seninle arkadaş olmak istemiyorum’ şeklinde sözler etti.

Beni sürekli tahrik edip, kışkırttı. Ben de sinirlendim. Benzini döküp yaktım. Korkutmak istemiştim. Öldürme niyetim yoktu. Çok pişmanım.”

BAŞINA SİLAH DAYAMIŞ
N.E’nin arkadaşı 16 yaşındaki S.A. ise duruşmada tanık olarak dinlendi. N.E ile yakın arkadaş olduklarını söyleyen genç kız, “Nilgün ile Osman bir süre arkadaşlık kurmuşlardı.

N.E tekrar arkadaş olmak istemiyordu. Osman'ın hal ve hareketlerini beğenmediğini söylüyordu. Olaydan önce N.E'nin başına silah dayayıp onu tehdit etmişti.

N.E, bana Osman'ın ‘İntikamımı alacağım, bugünlerini iyi yaşa’ yazılı mesajını gösterdi” diye konuştu.

Mahkeme heyeti, Osman Karakuş'un tutukluluk halinin devamına karar vererek duruşmayı erteledi.

Kaynak
 
Katılım
10 Şub 2006
Mesajlar
6,827
Motosikleti
MV Agusta Brutale 800, Ducati 797
Bugün aklima eski bir haber geldi.
Bu cezalandirma veya intikam konusunda guzel bir ornek.
Geçen yil bir olay olmustu.
Genç çocuk sevgilisinin kafasina kursun sikip oldurdukten sonra kendini bogaz koprusunden atmis ve o da ölmüstü.
Hadi bakalim simdi.
Intikamsa alamadiniz.
Cezalandirmaksa, cezalandiramadiniz.
Ailenin vicdaninin rahatlamasiysa rahatladi mi acaba?

bu tür bir durumda maksat hasıl olmaz ama tek bir örnekle genelleme yapılamaz

töre cinayetini düşünün
bana yan baktı diye kurşun sıkanı
trafikte kafam bozuldu diyeni
kendi işlediği cinayeti başkasına üstlendirip ben sana bakarım diyenleri
gasp mevzusunu düşünün

işte idam cezası bunların büyük kısmını önleyecektir.
 
Katılım
28 Ara 2009
Mesajlar
1,329
Bugün aklima eski bir haber geldi.
Bu cezalandirma veya intikam konusunda guzel bir ornek.
Geçen yil bir olay olmustu.
Genç çocuk sevgilisinin kafasina kursun sikip oldurdukten sonra kendini bogaz koprusunden atmis ve o da ölmüstü.
Hadi bakalim simdi.
Intikamsa alamadiniz.
Cezalandirmaksa, cezalandiramadiniz.
Ailenin vicdaninin rahatlamasiysa rahatladi mi acaba?

Keske bu ornek daha once aklima gelseydi.
Belki tartismayi baska bir eksene oturtabilirdik.
Simdi bu olayda çocuk sonrada kendisini oldurseydi, gebermis serefsiz deyip geçecektik.
Ama ölen kizin ailesi tatmin olacakmiydi?

Simdi dikkat etmemiz gereken detay su.

Idam ne demek?
Suçlunun ölmesi.
Intihar edince de ölüyor.:)

Simdi sizi ne tatmin eder?
Suçlunun kendini oldurmesi mi?
Yoksa, idam edilerek olmesi mi?

Idami niçin savunuyorduk.
Diyorduk ki bu caninin canini alalim da baskasina zarar vermesin.
Adam kendini oldurdu.
Yani artik kimseye zarar veremez.
Tatmin olduk mu?
Yani amaç suçlunun olerek ya da baska bir sekilde bir baska cana zarar vermesini onlemekse, gerçeklesti.
Peki vicdanlar tatmin oluyor mu bu durumda.
Birsey eksik kalmiyormu sizce?


Konu topluma ve insanlara zarar vermeye başlayan, öldürmesine ya da yaralamasına rağmen vicdan azabı duymayan aşktır/âşıklardır… Bu, aşkın arızi durumudur… Dürtüsel davranışları ilk zamanlarda onun tutkulu bir âşık olduğunu düşündürebilir; fakat bu kişiler kolay kolay vicdan azabı duymadıkları, bu dünyada sevdiği kişiden başka hiçbir şeyin öneminin ve anlamının olmadığını düşündükleri için sevdiklerine zarar verir ya da onu öldürürler. İşte “aşkına karşılık bulamadı öldürdü ya da ayrılmak isteyen sevgilisini öldürüp intihar etti” şeklindeki habere konu olan aşklar bu minval üzeri olan aşklardır. Aslında bu durum aşkın hastalığa dönüşmüş halidir. Hastalıklı âşık da, her halde vahdeti yaşadığı ve her durumu içselleştirdiği için hem sevdiği kişiyi hem de kendisini öldürebiliyor. Zaten Oscar Wilde’nin de hakikat olarak insanlıkla paylaştığı bu değil miydi? “İnsan sevdiğini öldürür.”

Peki, insan sevdiğini neden öldürür ya da sevdiği kişi için ölür.

Bunun öncelikle sahip olma duygusu olduğunu söyleyebiliriz. Sevdiği kişiye her şeyiyle sahip olma ve onu kimse ile paylaşmama… Gerçekten de bir insana yarı yarıya sahip olunmaz; burada sahiplenme ya mutlaktır ya da değildir. Kişi ise bölünmez bir bütündür. Kendisini çok kişiye vermesi, kimseye vermemesi demektir. Eşyalar paylaşılabilir veya el değiştirebilir ama insanlar paylaşılamaz ve el değiştiremezler. Başkasına ait de olamazlar.

Varlık ve Hiçlik adlı yapıtında Sartre, “Sahiplenme arzusunu var olma arzusuna dayandırır; dünyada yalnız değiliz; sınırsız özgürlük hissettiğim halde bana bakan, beni tanımlayan, beni eşyaya dönüştüren başkası var. Aşk, başkası tarafından bana yapılan tehdide karşı, saldırgan yanıt biçimlerinden biridir.” der ve tanımlamaya devam eder; “Aşk bir savaştır; savaş için geçerli olan, aşk için de geçerlidir. (Kuşatma, manevra, tuzak, saldırı…) Tehdit edilen varlık, başkasının özgürlüğünü özgürlük olarak almaya, sahiplenmeye kalkışır.”

Bir diğer neden ise çocukluktan itibaren karşılanmamış sevgi ihtiyacı olabilir. Aslında kopamadığı, bırakmak istemediği karşısındaki kişi değil, kendi zihninde idealize ettiği kişidir. Kopamama nedeni de sevgi ihtiyacı veya yalnız kalma endişesidir.

İnsanlar yalnız ve sevgisiz yaşayamayacağı için ailede göremediği sevgiyi dışarıda arıyorlar ve sevdikleri kişileri de sağlam bir kulpa tutunmuş gibi -ölümü bile göze alarak- bırakmıyorlar. Bencilce sevdikleri için (aslında başka türlü sevmeyi beceremedikleri için) karşıdaki kişiyi yalnızca kendi şartlarına uydurarak ya da zorlayarak seviyorlar. Bu da kendi hayatını veya karşıdaki kişinin varlığını öldürmeyi göze almayı gerektiriyor.

Bu kişilerin ilişki biçimlerine baktığınız zaman çoğu kez aynı şeylerin tekrar tekrar yaşandığını görürsünüz hayatlarında… Âşık olan kişi diğerini, kendi yaşam şartlarına, değer yargılarına, beklentilerine, hayallerine o kadar çok uydurmaya çalışır ki sonunda karşı tarafın yaşama alanı da yok olmaya başlar. Bir taraf memnun görünürken halinden, diğer taraf bir süre sonra yaşayan bir ölüyle dolaştığını fark eder. Ondan ayrılmak ister ama ayrılamaz; çünkü bu aşamadan sonra hayat, ölüm ile aşk arasında bir tercihe dönüşür ve genellikle de ölüm tercih edilir..

'' coq '' bahse konu başlık ile ilgili yukarıdaki alıntı yazı kısmen de olsa bizlere ışık tutmakta ve bazı konularda ortak payda da buluşmamıza zemin hazırlamaktadır.. Zaman zaman duyarlılığımıza ve hissiyatımıza bağlı olarak, tansiyonu yükseltip, bazı veya bir kısım konularda seninle hemfikir olamadı isek ki hiçbirkimse diğer bir kimsenin fikrine tümüyle katılacak diye bir kaide bulunmamaktadır. Daha önce yazdığım üzere; sende benim gibi olaylara geniş açıdan bakan sebep-sonuç ilişkisini irdeleyen bir kişisin. Bu nedenle yaşamında sağlık ve başarılar dilerim..:cat:

Konuya yazı yazan, olumlu veya olumsuz görüş bildiren diğer üyelere ve dostlara'da selam,sevgi ve saygılar..

Dipnot: Vatan haini, tecavüzcüler,cani ve katillerin idamı ile ilgili olarak ,fikrimde değişiklik bulunmamaktadır..
 
Son düzenleme:

COQ

Motosiklet Eğitmeni
Katılım
27 Ocak 2008
Mesajlar
11,727
Tiger töre cinayetleri konusunu da iyi ki yazdin.
Bakin birden fazla kafa dusununce bir suru ornek bulunabiliyor.
:)
Gerçi Tiger onu kendi dusuncesine destek için yazdi ama ben onu bir dakka da nasil esneticem simdi .
:p

Bakin insan kafaya koyduysa o eylemi yapiyor.
Sonunda idam bile olsa yapiyor.
Töre cinayetlerini dusunun mesela.
Cezasi oldukça agir.
Ama ne yapiyorlar.
Cinayeti yasi kuçuk çocuklara isletiyorlar.
Ama mutlaka yapiyorlar.
 
Katılım
9 Tem 2006
Mesajlar
544
Bugün aklima eski bir haber geldi.
Bu cezalandirma veya intikam konusunda guzel bir ornek.
Geçen yil bir olay olmustu.
Genç çocuk sevgilisinin kafasina kursun sikip oldurdukten sonra kendini bogaz koprusunden atmis ve o da ölmüstü.
Hadi bakalim simdi.
Intikamsa alamadiniz.
Cezalandirmaksa, cezalandiramadiniz.
Ailenin vicdaninin rahatlamasiysa rahatladi mi acaba?

Keske bu ornek daha once aklima gelseydi.
Belki tartismayi baska bir eksene oturtabilirdik.
Simdi bu olayda çocuk sonrada kendisini oldurseydi, gebermis serefsiz deyip geçecektik.
Ama ölen kizin ailesi tatmin olacakmiydi?

Simdi dikkat etmemiz gereken detay su.

Idam ne demek?
Suçlunun ölmesi.
Intihar edince de ölüyor.:)

Simdi sizi ne tatmin eder?
Suçlunun kendini oldurmesi mi?
Yoksa, idam edilerek olmesi mi?

Idami niçin savunuyorduk.
Diyorduk ki bu caninin canini alalim da baskasina zarar vermesin.
Adam kendini oldurdu.
Yani artik kimseye zarar veremez.
Tatmin olduk mu?
Yani amaç suçlunun olerek ya da baska bir sekilde bir baska cana zarar vermesini onlemekse, gerçeklesti.
Peki vicdanlar tatmin oluyor mu bu durumda.
Birsey eksik kalmiyormu sizce?

Kusura bakma ama saçmalamışsın :farao:
Yani o adam tamamen manyak ve ne yazık ki kız bahtına küssün yapacak birşey yok . ama Eğer intihar etmeseydi idam edilmeliydi.

Ben kardeşimi birisi öldürürse veya tecavüz edip kasafını taş ile ezerse o kişinin ölmesini istiyorum . çok basit anlamayacak birşey yok .
Medeniyetten bahsedenler var Aziz Nesine atıfta bulunanlar var :)
Çok komik ya .

Topluma kazandırılacak suç var kazandırılamayacak suç var bukadar saf olunamaz.

Katil adamı topluma kazandıracakmışız :)
Bu ülkede Bayrampaşadan yeni çıkıp önünde otobüs durağında yere tükürme mevzusundan kavga edip adam bıçaklayıp öldürüp tekrar hapse giren adam var.

Psikopatlar manyaklar tecavüzcüler topluma ka-zan-dı-rı-la-maz.

---------- Mesaj ekleme zamanı: 14:05 ---------- İlk mesajı ekleme zamanı 14:02 ----------

Tiger töre cinayetleri konusunu da iyi ki yazdin.
Bakin birden fazla kafa dusununce bir suru ornek bulunabiliyor.
:)
Gerçi Tiger onu kendi dusuncesine destek için yazdi ama ben onu bir dakka da nasil esneticem simdi .
:p

Bakin insan kafaya koyduysa o eylemi yapiyor.
Sonunda idam bile olsa yapiyor.
Töre cinayetlerini dusunun mesela.
Cezasi oldukça agir.
Ama ne yapiyorlar.
Cinayeti yasi kuçuk çocuklara isletiyorlar.
Ama mutlaka yapiyorlar.

Sonunda azmettiricler de dahil olmak üzere idam olsa kimse töre cinayetine kurban gitmez.
komşusu kızını kesmiş neden ? kız sevdiğine kaçmış .
Onu öldüren ağabeyini idam et azmettiren anasını babasını idam et bak bakalım daha töre cinayeti kalıyor mu .

Toplum çok çok cahil . ANAAA GARDAŞ KOMŞU KIZI GAÇTI SEVDİİNE VURDULAR ANASII BABASİ ABEYİ HEPSİNİ İDAM ETTİLER XTİRET BABO ALLAHINDAN BULA "

der ve oturur aşağı .
 
Katılım
30 Haz 2010
Mesajlar
42
Bilgiledirme: Bu mesajı yazan kullanıcının üyeliği iptal edilmiştir.
Ayyy ıcım tuaf oldu yaaa bunlar caniler resmen :((
 

COQ

Motosiklet Eğitmeni
Katılım
27 Ocak 2008
Mesajlar
11,727
Kusura bakma ama saçmalamışsın :farao:
.

Sicaktandir.
Bazen saçmaliyorum boyle iste.
Kusura bakma.

Aslinda dogru soyluyosun.
Tore cinayetine azmettireni oldureceksin.
Eger kimin azmettirdigini bulamazsan, aileyi topluca idam ediceksin.
Isi riske atamayiz dogru diyosun.
Dede azmettirmis olabilir, baba olabilir, anne olabilir, abi-abla olabilir.
En iyisi hepsini idam et bak bi daha yapiyorlar mi.

Evet mantikli.
Afferin sana.
Bir gun bakarsin ben de en az senin kadar zeki bir adam olurum ama galiba daha 40 firin ekmek yemem lazim.
 

aya

Forumdan Uzaklaştırıldı
Katılım
25 Nis 2009
Mesajlar
1,155
Bilgiledirme: Bu mesajı yazan kullanıcının üyeliği iptal edilmiştir.
islamda idam

Cinayette ödeşmek. Bir suç işleyenin aynı cinsten bir ceza ile cezalandırılması. Öldürme veya yaralamada, suçluya aynı şeyin yapılması. Kasten adam öldürene veya yaralayana İslâm hukukunun uyguladığı ceza.

Bir İslâm hukuku terimi olarak kısas; ferdin hakkı olarak yerine getirilmesi gereken, âyet ve hadislerde miktarı belirlenen ve suçlunun bedenine yönelik bulunan cezayı ifade eder. Kesmek anlamına gelen "Kass" kökünden alınmıştır.

Kısas cezasını gerektiren suçlar;

Kasten adam öldürme ile bazı kasten yaralama ve sakat bırakma eylemlerini kapsamına alır.

Kısas cezası Kitap ve Sünnet delillerine dayanır. Kur’ân-ı Kerim’de şöyle buyurulur:

"Ey iman edenler! Öldürülenler hakkında size kısas farz kılındı. Hür hür ile; köle köle ile, kadın kadın ile kısâs olunur. Öldürülenin velisi tarafından, öldüren lehine bir şey affolunursa (diyet için) yapılacak uygulama örfe göre normal olmalı ve en iyi bir şekilde ona ödenmelidir. Bu size Rabbınızdan bir kolaylık ve rahmettir. Artık bu hükümden sonra kim haddi aşarsa ona acı bir azap vardır. Sizin için kısasta hayat vardır, ey tam akıllı insanlar" (el-Bakara, 2/178-179).

"Her kim haksız olarak öldürülürse onun velisine yetki verdik. O da öldürmede haddi aşmasın. Çünkü ona yeterince yardım olunmuştur" (el-İsrâ, 17/33).


Biz Tevrat’ta onlara şu hükümleri farz kılmıştık: Cana can, göze göz, buruna burun, kulağa kulak, dişe diş ile kısas yapılır. Yaralarda da kısas vardır. Fakat kim hakkından vazgeçerse, bu onun günahlarının affına bir sebeptir. Kim Allah’ın indirdiği ile hükmetmezse, işte onlar, zâlimlerin ta kendileridir" (el-Mâide, 5/45).

Kısas hükümlerinin önceki semâvî dinlerde de bulunduğunu Kur’ân-ı Kerîm bildirmektedir. Yahudilerin mukaddes kitabı Tevrat’ta bugün konu ile ilgili şu kurallar yer almaktadır:

"Bir kimseyi vurarak öldüren kimse, mutlaka öldürülecektir" (Çıkış: 21/13).

"Bir kimsenin komşusuna kini olur ve onu hile ile öldürürse, öldürülmesi için onu mizbahından bile alacaksın" (Çıkış: 21/14).

"Bir kimse bir adamı öldürürse mutlaka öldürülecektir " (Levililer: 24/17).

İslâm’ın ortaya çıkışından önce, Medine’de yaşayan iki yahudi kabilesi Nadîroğulları ile Kurayzaoğulları arasında çatışma olmuş, Nadîroğulları üstün gelmişti. Bu üstünlüğü ondan sonra işlenecek suçlara uygulanacak cezalara da yansıtmaya başladılar. Meselâ; bir Nadirli, Kurayzalıyı öldürürse kısas uygulanmıyor, yüz vask (200 kg.lık ağırlık ölçüsü) kuru üzüm fidye olarak ödeniyordu. Fakat bir Kurayzalı, Nadirliyi öldürürse, kısas yoluyla suçlu da öldürülüyordu. Eğer bu son durumda fidye ödemesi kararlaştırılırsa, iki kat olarak fidye uygulanıyordu. İşte Cenâb-ı Hak onların Tevrat’tan sapma noktalarını belirlemek ve İslâm ümmetine de kısas hükümlerini teşmil etmek üzere yukarıdaki âyeti indirdi ...

Hz. Peygamber şöyle buyurmuştur: "Kim kasten öldürürse, bunun hükmü kısastır" (Ebû Davud, Diyat, 5).

"Allah’tan başka ilâh olmadığını ve benim Allah’ın elçisi olduğumu tasdik eden müslüman bir kimsenin kanı, şu üç durum dışında helal değildir: Cana karşı can, zina eden evli kişi ve dini terkedip cemaatten ayrılan kimse



Kasten ve taammüden öldürmenin kısası gerektirdiği konusunda görüş birliği olmakla birlikte kasıt ve taammüdün karinesi üzerinde görüş ayrılığı vardır. Ebû Hanîfe’ye göre, bir uzvu bedenden ayırabilecek bir silâh veya âlet ile işlenen öldürme fiili, kasten ve amden işlenmiş sayılır. Keskin demir, taş, ağaç ve benzerleri ile bir kimseyi öldürmek gibi. Ebû Yûsuf ve İmam Muhammed’e göre, ister öldürücü âlet ile olsun, ister ölüme götüren bir eylem ve fiille olsun, işlenen öldürme suçu "kasten" sayılır. Denize atmak, yüksek bir yerden düşürmek ve zehirlemek bunlar arasında sayılabilir. İmam Şâfiî’ye göre, bedene batan veya kesici âletlerde olduğu gibi genellikle ölümü doğurabilecek bir şeyle öldürmek de "taammüden öldürme" kapsamına girer



İslâm hukukçuları yukarıda verdiğimiz ayet ve hadislere dayanarak, kasten öldürme ve yaralamalarda kısasın uygulanacağında görüş birliği içindedir. Ancak, İslâm’da kısas şahsî şikâyete bağlı bir ceza olarak kabul edilmiş, âmme cezası sayılmamıştır. Çünkü kamu düzeni sadece suçlu ile mağdur taraf arasında bozulmuştur. Onlar anlaşır, barışır ve helalleşirlerse Devlet düzenini ilgilendiren sakıncalar ortadan kalkmış olur. Bu nedenle, kendisine karşı müessir fiil işlenen kimse veya ölüm hâlinde, ölenin velisi affederse kısas düşer



Kısas affedilince, ayrıca diyet hakkının da düşüp düşmediği, suçlunun rızası olmadan diyet istenip istenemeyeceği konusunda iki görüş vardır:

Ebû Flanîfe ve İmam Mâlik’e göre, öldürülenin velisi ya kısas ister, ya da affeder. Veli, suçlu ile diyet üzerine anlaşmazdan önce kısas hakkından vazgeçerse, diyet isteme hakkı da kendiliğinden düşmüş olur. İmam Şâfiî ve Ahmed b. Hanbel’e göre ise; velî seçimlik hakka sahiptir. Ya kısas uygulanmasını ister, ya da kısası affeder ve diyet alır. Affetmenin anlamı kısasın diyete dönüşmesi demektir ve bu, suçu işleyenin rızâsına da bağlı değildir



Hz. Peygamber ve ilk dört halife döneminde belirlenen diyet miktarları şu mal veya nakit paralardan birisidir: a) Yüz deve, b) Bin dinar (miskal) altın, c) On veya onikibin dirhem gümüş, d) İkiyüz tane sığır, e) İkibin koyun, f) İkiyüz takım elbise...

alıntı : hackhell.com


-----------------------------
Demek ki Yaratıcı bu konuda ne diyormuş :

Kasten öldürme varsa, öldürülenin velsine sorulur. O diyet isterse, diyet alınır. Affetmek isterse, Allah tarafından da onun günahları misliyle affedilir. ama bedel olarak kısas isterse, bu onun hakkıdır, yapacak bir şey yok...


ben inanan bir müslümanım ve Allah'ın sözü benim için muteberdir. Onun kuralını kendince yorumlamaya kalkan kullarınınki değil.

ben bunun üstüne bu konuda artık bir şey söylemem, söyleyemem de, haddim değil. inanmayanlar için zaten problem yok, onlar istedikleri telden çalabilirler...
 
Forumdan Uzaklaştırıldı
Katılım
16 Tem 2004
Mesajlar
1,465
Bilgiledirme: Bu mesajı yazan kullanıcının üyeliği iptal edilmiştir.
Bence kendi adaletini kendin sağlayacaksın...Bu dünyanın hesabını dandirik kanunlara bırakmayacaksın..zaten öbür tarafa hesabı hiç bırakmayacaksın..kuduz köpek olmuş bu şerrefsizleri itlaf edeceksin..
 
Katılım
24 Eyl 2006
Mesajlar
977
suç işlenmesini caydırabilecek tek şey varsa, o da "yaptığının yanına kalmayacağının" bilinmesidir. cezanın ağırlığı bundan sonra gelir.

s. arabistan'dan bir örnek de ben vereyim. trafik suçlarının cezası hapis; buna rağmen trafik kuralına uyan yok, çünkü etrafta trafik polisi yok. namaz vaktinde dükkanını kapatmayanı din polisleri uluorta sopaladığı için açık dükkan göremezsiniz.

osmanlı'da haksız kazanç elde eden vezirin önce kellesini vurur; sonra da malına el koyarlarmış. idam cezasının en caydırıcısı; rüşveti, haksız kazancı bile önleyememiş.

suçu önlemenin yolu, önce eğitim; sonra adalet....
 
Katılım
21 Haz 2010
Mesajlar
775
Konuyu başka taraflara çekmesiniz arkadaşlar konumuz neydii nereyee gidio:pale::pale:
 

Bu konuyu görüntüleyen kullanıcılar

Yeni mesajlar

Çok Beğenilen Mesajlar

Üst