Motosikletle daha çocukken tanışanlardanım. Klasik kırmızı Jawa’lar döneminde ehliyet almıştım. Nitekim ehliyetimin tarihi 1978’i gösterir. O zamanlar otomobil ehliyeti ile motosiklet kullanılmasında yasal bir engel bulunmamasına rağmen, motosiklet sevgisinden, saygısından olsa gerek, ayrıca motosiklet ehliyeti almıştım. Yani demem odur ki çok da çaylak bir kullanıcı sayılmam.
2006 yılında, ÖTV zammıyla meşhur olan MOTOSHOW fuarından yangından mal kaçırır gibi ben de bir BMW R 1200 GS aldım. Daha önceden motosiklet hakkında yazılanları okumuş, “hayalimdeki makina” demiştim.
Motosikleti alalı bir kaç ay olmuştu. Toplam 2200 km yol yapmıştım. Şilede, park halindeyken motosikleti çalıştırmak için marşa bastım, tık yok. İlk açılışta motosiklet kendi kendine rutin testini bitiriyor sonra EWS uyarısı ekranda sabit kalıyordu. Borusan İstinye ile telefonla görüşme sonrası motosiklet çekiciyle servise götürüldü. Servis muayenesi sonucunda immobilizer arızası olduğu, kontak ve gidon kilidinin bulunduğu göbeğin değişmesi gerektiği söylendi, gereken işlem yapıldı; iki gün sonra da motosikletimi teslim aldım.
Olabilir, “şanssızlık” dedim.
Birkaç hafta sonra karşı komşumun benimle yakın bir zamanda satın aldığı aynı model ve aynı renkteki R 1200 GS motosikletini evinin önünde tamir etmeye çalıştığını görünce merak ettim, yanına gittim. Akünün boşaldığını düşünerek aküyü sökmeye çalışıyordu. Oysa anlattığı bulgular benim yaşadığım sorunla benzerdi. Hemen servisi aradık. O da motosikletini çekiciyle servise götürmek zorunda kaldı. Onun motosikletinin de kontak kilit göbeği değiştirildi. Arkadaşım da benim gibi “şansızlık, olur böyle şeyler” dedi.
BMW kalitesine toz kondurmak istemiyoruz ya..
Aradan 6 ay geçti. Motosikletin sayacı 4900 km civarında gösteriyor. Tarih 30 Nisan 2007, yer Bahçeşehir, TEM otoyolu. Sol şeritte ilerlerken motosiklet aniden sanki kontak anahtarını kapatmışım gibi durdu! Aynaları kontrol ederek hemen emniyet şeridine geçtim. Yanlışlıkla acil durum kontak kapama koluna mı dokundum diye kontrol ettim ama öyle bir şey yoktu.
Bu defa gerçekten “şanssızlık” diyemedim. Arkamda yakın takipte seyreden bir araç olmadığı için kendimi çok şanslı hissettim. Aksi halde bunları yazmaya ömrüm yetmez, dikkatsiz bir sürücü olarak polis kayıtlarında yerimi alabilirdim.
Birkaç deneme sonrası motosikleti tekrar çalıştırabildim. Emniyet şeridinden pek ayrılmadan Aksaray Vatan Caddesine kadar geldim. Aynı arıza bulvarın ortasında tekrarladı. Tahmin edebileceğiniz gibi bütün karizmayı çizdirdim. Trafik durdu. İterek motosikleti Vakıf Gureba Hastanesinin önündeki kaldırıma çekip servisi aradım. Servis yetkilisinin önerileri doğrultusunda yaptığım çalıştırma demeleri de başarısız olunca telefondaki yetkili muhtemelen “benzin pompasında” elektronik arıza olduğunu, motosikletin çekiciyle servise götürülmesi gerektiğni söyledi. Motosiklet tekrar Borusan İstinye Servisine nakledildi ve ilgili parça değiştirlerek beş gün sonra teslim edildi.
Moralim bozulmuştu. İnternette hep benzer olay yaşayan birilerine baktım, bulamadım. İnsan dertleşmek istiyor böyle durumlarda. BMW marka motosikletlerle ilgili çok sayıda övgü yazıları gördüm ama sorunlarını yazana rastlamadım. Acaba BMW kullananlar motosikletlerine “toz kondurmamak” için olumsuz şeyleri yazmıyorlar mı diye düşündüm. Aynı arızayı iki ayrı motosiklette görmek doğrusunu söylemek gerekirse garanti sonrasında yaşayabileceklerim konusunda beni endişelendiriyor.
Hele son yaşadığım olay aklımdan hiç çıkmıyor. Her an motor durabilir kaygısıyla beni tedirgin ediyor ve güvenle otobana çıkamıyorum, sollama yaparken şerit değiştiriken korkuyorum.
Siz olsaydınız neler hissederdiniz?
İşi abarttığımı düşünüyorsanız bana cesaret verin, lütfen. Sevgilerimle.
Dr. M. Davut TOKLU
[email protected]