Biraya zam gelmemesi

Katılım
26 Mar 2018
Mesajlar
9,965
Motosikleti
2022 Suzuki V Strom 650 (DL650)
Esasen Tekidağ fabrikası artık 90'lara geldiğimizde aynı rakıyı aynı şekilde üretir hale gelmişti de, efsanesi bitmedi :)
2000'lerde şişe seri nolarından devam ettirdiler, ama insanlara "o şişecamın bastığı seri numarası, nereye gideceğini bilmiyorlar ki" desem de inanmıyorlardı. Bu efsaneyi asıl başlatan şey trakya bölgesinin tamamında hatta balkanlarda ev yapımı rakı kültürünün çok gelişmiş olması, Türkiye'de de en yaygın olarak Tekirdağ'da bu işin yapılması. Bu arada böyle ev yapımı rakılar da çok fecidir, gebertir alışkın olmayanı :)

rekabetin önü açıldıktan sonra daha iyi rakılar yapıldı ama, ı ıh, bazı dandik olduğu için olduğu olacağı bu kadar. Uzo biraz daha içilebilir oluyor ama yine bir içki olarak bakıldığında aynı dandik şey olduğu için o da pek bir yere ilerlemiyor. Kültürel sevdadan çok küfür yiyor bu söylediklerim ama, böyle yani :D

Lübnan arağı denedin mi? Arak içmemiş olan rakı içtim demesin vallahi; bizim milli içkimiz falan da değil bu, doğduğu yer oralar... (Ouzo da severim çok; bunun da dandikleri de var oldukça iyileri de.)

Genel olarak b.ktan bir şey olduğuna katılırım; bu topraklarda doğmamış olsam bir kere denedikten sonra yanına bile uğramazdım...
 
Katılım
7 Kas 2016
Mesajlar
9,814
Motosikleti
Suzuki Vstrom DL650 XT, Yamaha X max 250
Esasen Tekidağ fabrikası artık 90'lara geldiğimizde aynı rakıyı aynı şekilde üretir hale gelmişti de, efsanesi bitmedi :)
2000'lerde şişe seri nolarından devam ettirdiler, ama insanlara "o şişecamın bastığı seri numarası, nereye gideceğini bilmiyorlar ki" desem de inanmıyorlardı. Bu efsaneyi asıl başlatan şey trakya bölgesinin tamamında hatta balkanlarda ev yapımı rakı kültürünün çok gelişmiş olması, Türkiye'de de en yaygın olarak Tekirdağ'da bu işin yapılması. Bu arada böyle ev yapımı rakılar da çok fecidir, gebertir alışkın olmayanı :)

rekabetin önü açıldıktan sonra daha iyi rakılar yapıldı ama, ı ıh, bazı dandik olduğu için olduğu olacağı bu kadar. Uzo biraz daha içilebilir oluyor ama yine bir içki olarak bakıldığında aynı dandik şey olduğu için o da pek bir yere ilerlemiyor. Kültürel sevdadan çok küfür yiyor bu söylediklerim ama, böyle yani :D

Trakya'da ev yapımı rakı en çok Kırklareli ve Edirne taraflarında yapılır, daha çok Balkan göçmenleri yapar, onlar her şeyden rakı yapmayı beceriyor zaten. Tekirdağ'ın yerlisi uğraşmaz, zaten Tekirdağ Trakya'nın en tutucu yeridir, bir Edirne, Bir Kırklareli'ye göre daha bi köylü kalır. Orada Rakı ve Şarap fabrikasının olmasında en büyük nedeni liman şehri olması.

Zaten rakıdan çok şarap yapılır Trakya'da. Köylerde yaparlar, çocukken eve plastik bidonlarla köylerden şarap alındığını hatırlarım.

---------- Mesajlar birleştirildi - 23:12 ---------- bir önceki mesaj zamanı 23:08 ----------

Lübnan arağı denedin mi? Arak içmemiş olan rakı içtim demesin vallahi; bizim milli içkimiz falan da değil bu, doğduğu yer oralar... (Ouzo da severim çok; bunun da dandikleri de var oldukça iyileri de.)

Genel olarak b.ktan bir şey olduğuna katılırım; bu topraklarda doğmamış olsam bir kere denedikten sonra yanına bile uğramazdım...

Trakya'nın asıl içkisi Şaraptır zaten. Antik çağlarda, daha romalılardan bile öncesinde Trakya şarapları ile bilinirmiş hatta en çok sevdikleri tanrı Dionisos'muş.

Ben rakının sofrasını severim, çeşit çeşit mezeler, yemekler, ortam, sohbet muhabbet.
Şarapla aram yoktur, kötüsünü sevmem iyisini de içsem iyi olduğunu anlamam. Bira severim ben, kuzeyli barbar içkisi. :)
 
Katılım
21 Kas 2016
Mesajlar
5,660
Lübnan arağı denedin mi? Arak içmemiş olan rakı içtim demesin vallahi; bizim milli içkimiz falan da değil bu, doğduğu yer oralar... (Ouzo da severim çok; bunun da dandikleri de var oldukça iyileri de.)

Genel olarak b.ktan bir şey olduğuna katılırım; bu topraklarda doğmamış olsam bir kere denedikten sonra yanına bile uğramazdım...

Sorma şeklinde 20 puan çalıştı sabah sabah... :)
Lübnan da ecdad toprağı olduğuna göre sahiplenebiliriz bence. :D

Kahvecinin dediğigi gibi bunun ortamı güzel,mezesi kültürü şusu busu. Eşle dostla bişey varsa yılda 3-4 kere öyle bir aktivite olarak tüktilir, yoksa içki diye içilecek şey değil canım viskiler, cici cici cinler varken. Trakya şarapçı, Anadolu biracı diyebilir miyiz?
 
Katılım
7 Kas 2016
Mesajlar
9,814
Motosikleti
Suzuki Vstrom DL650 XT, Yamaha X max 250
Sorma şeklinde 20 puan çalıştı sabah sabah... :)
Lübnan da ecdad toprağı olduğuna göre sahiplenebiliriz bence. :D

Kahvecinin dediğigi gibi bunun ortamı güzel,mezesi kültürü şusu busu. Eşle dostla bişey varsa yılda 3-4 kere öyle bir aktivite olarak tüktilir, yoksa içki diye içilecek şey değil canım viskiler, cici cici cinler varken. Trakya şarapçı, Anadolu biracı diyebilir miyiz?

Aslında Anadalu tarihte ilk defa Bira ve Şarap yapılan yer. Nasıl medeniyet buralardan yayıldıysa bira ve şarap yapımı da öyle. Nasıl olmuş da batılılara kaptırmışız bunları, hep Osmanlı yüzünden.

12bin yıllık Göbeklitepe'de bira yapımı ile ilgili kalıntılar da bulunmuş. Bizimkilerde akıl olsa göbeklitepe'de hemen oracığa küçük bir kraft bira üretim tesisi kursalar, göbeklitepe markası ile bira üretip gelen ziyaretçilere satsalar süper olurdu.
 
Katılım
29 Tem 2015
Mesajlar
18,483
Motosikleti
Sym Wolf Sb250Ni
Bizimkilerde akıl olsa göbeklitepe'de hemen oracığa küçük bir kraft bira üretim tesisi kursalar, göbeklitepe markası ile bira üretip gelen ziyaretçilere satsalar süper olurdu.

Abi, "bira göbek yapar hacım" algısıyla o "Göbeklitepe Biraları" ticari girişimi tutmayabilir :)
 
Katılım
3 Kas 2016
Mesajlar
5,550
Aslında Anadalu tarihte ilk defa Bira ve Şarap yapılan yer. Nasıl medeniyet buralardan yayıldıysa bira ve şarap yapımı da öyle. Nasıl olmuş da batılılara kaptırmışız bunları, hep Osmanlı yüzünden.

12bin yıllık Göbeklitepe'de bira yapımı ile ilgili kalıntılar da bulunmuş. Bizimkilerde akıl olsa göbeklitepe'de hemen oracığa küçük bir kraft bira üretim tesisi kursalar, göbeklitepe markası ile bira üretip gelen ziyaretçilere satsalar süper olurdu.

Alkol islamiyette yasak olduğu için öyle oldu.
 
Katılım
10 Tem 2007
Mesajlar
2,747
Motosikleti
Kymco Downtown350i/Dominar 400/Suzuki GSX-8S
Bizim yaptığımız hiç bir işe aşkımız yok. Yapınca tamam biz yapabiliyoruz deyip, başlarım böyle aşkın ızdırabına söyleminden hareketle olayı bitiriyoruz. Uzun soluklu aşklar bize göre değil. Japon davulu 400 yıllık ağaçtan yapıyor. 400 yıl sonraki davul yapsın diye ağaç dikiyor. Bir yağlı güreş var süregelen o kadar. o yüzden ne içki ne başka birşey de iyi olamıyoruz. 3. Dubleyi içen Hans gibi "Ne olacak bu memleketin hali!"
 
Katılım
7 Kas 2016
Mesajlar
9,814
Motosikleti
Suzuki Vstrom DL650 XT, Yamaha X max 250
Alkol islamiyette yasak olduğu için öyle oldu.

Alkol'un yasak olması bir sürü gelişmeyi engellemiş. Mesela Amerika'nın keşfi ve diğer coğrafi keşifleri niye Osmanlı değil de Avrupalılar yaptı, bu da alkolle ilgili. Uzun deniz yolculuklarında eskiden gemilerde içme suyu fıçılarla, küplerle taşınırmış. Çok uzun yolculuklarda suda mikrop ürüyor, hastalıklar başlıyor. Avrupalı alkol yasak olmadığı için suya şarap ya da başka tür alkollü içki karıştırınca mikrobu kırıldığı için hasta etmediğini görmüşler, o devirde miktop falan bilinmiyor tabi tamamen deneme-yanılma mevzusu. Osmanlı denizcileri zaten akdenizi tamamen ele geçirmişler, korsanlık yaparak avrupalı gemileri yağmalayarak yeterince kazançları olunca uzaklara gitme ihtiyacı duymamışlar, zaten çok da gidecek durumda değillerdi. Osmanı Akdeniz içinde oyalanırken avrupalı alkol sayesinde çok uzun deniz yolculukları yapabilir oldu ve farklı yollar keşfetti. Denizciler çok içer mevzusu da buradan çıkma bir olay zaten, yani adamlar aylarca gemide yolculuk yapıyorlar, gemide fıçılardaki su 3 ayda o sıcak iklimlerde kokar, kurtlanır içine alkol karıştırmazlarsa.

Tabi tek nedeni bu değil ama alkol serbest olması avrupa'nın denizcilikte gelişmesine de katkısı olmuştur.

---------- Mesajlar birleştirildi - 11:02 ---------- bir önceki mesaj zamanı 11:00 ----------

Abi, "bira göbek yapar hacım" algısıyla o "Göbeklitepe Biraları" ticari girişimi tutmayabilir :)

Oranın ismi şimdilik göbekliepe diye biliyoruz ama arkeologlar oranın tarihi bir ismini biliyorlardır, bir marka uydururlardı. Güzel bir reklam kampanyası ile o biranın yaptığı gönek güzel göbektir diye bile kabul ettirilebilir aslında. :) Göbekli olmak son zamanlarda kötü kabul ediliyor, eski çağlarda zenginlik göstergesiymiş mesela, zenginmiş ki sıska değil, varmış yemiş derlermiş.
 
Katılım
3 Kas 2016
Mesajlar
5,550
Alkol'un yasak olması bir sürü gelişmeyi engellemiş. Mesela Amerika'nın keşfi ve diğer coğrafi keşifleri niye Osmanlı değil de Avrupalılar yaptı, bu da alkolle ilgili. Uzun deniz yolculuklarında eskiden gemilerde içme suyu fıçılarla, küplerle taşınırmış. Çok uzun yolculuklarda suda mikrop ürüyor, hastalıklar başlıyor. Avrupalı alkol yasak olmadığı için suya şarap ya da başka tür alkollü içki karıştırınca mikrobu kırıldığı için hasta etmediğini görmüşler, o devirde miktop falan bilinmiyor tabi tamamen deneme-yanılma mevzusu. Osmanlı denizcileri zaten akdenizi tamamen ele geçirmişler, korsanlık yaparak avrupalı gemileri yağmalayarak yeterince kazançları olunca uzaklara gitme ihtiyacı duymamışlar, zaten çok da gidecek durumda değillerdi. Osmanı Akdeniz içinde oyalanırken avrupalı alkol sayesinde çok uzun deniz yolculukları yapabilir oldu ve farklı yollar keşfetti. Denizciler çok içer mevzusu da buradan çıkma bir olay zaten, yani adamlar aylarca gemide yolculuk yapıyorlar, gemide fıçılardaki su 3 ayda o sıcak iklimlerde kokar, kurtlanır içine alkol karıştırmazlarsa.

Tabi tek nedeni bu değil ama alkol serbest olması avrupa'nın denizcilikte gelişmesine de katkısı olmuştur.

---------- Mesajlar birleştirildi - 11:02 ---------- bir önceki mesaj zamanı 11:00 ----------



Oranın ismi şimdilik göbekliepe diye biliyoruz ama arkeologlar oranın tarihi bir ismini biliyorlardır, bir marka uydururlardı. Güzel bir reklam kampanyası ile o biranın yaptığı gönek güzel göbektir diye bile kabul ettirilebilir aslında. :) Göbekli olmak son zamanlarda kötü kabul ediliyor, eski çağlarda zenginlik göstergesiymiş mesela, zenginmiş ki sıska değil, varmış yemiş derlermiş.

bravo güzel bir açıklama olmuş. dozunda alkolün sakinleştirici etkisi de oluyor. dikkat ederseniz alkol tüketilen toplumlar daha sakin, daha relaks; hayata ve olaylara karşı daha vurdumduymaz oluyorlar. yanlış anlaşılmasın alkolü övmek gibi bir amacım yok sadece gözlem yaptım. tartışılabilir bir konu yani bana göre alkol tüketen toplumlar daha yumuşak davranış gösteren insanlar haline geliyorlar.
 
Forumdan Uzaklaştırıldı
Katılım
5 Kas 2015
Mesajlar
11,468
Bilgiledirme: Bu mesajı yazan kullanıcının üyeliği iptal edilmiştir.
Alkol'un yasak olması bir sürü gelişmeyi engellemiş.

Alkolun beyne gecici ve kalici zarar verdigi bilinen bir gercek. Icelim ama kendimizi kandirmaya gerek yok. Tamam, kesif yapilmasinda pozitif etkisi olabilir ama ya negatif etkileri?

Bira gobegi, yani "visceral fat", en zararli sismanlik sekli. Alkolun kendisi zaten bir suru kalori. Amac kafayi bulmaksa bira coook kotu bir tercih. %5-10 alkol, ama kola kadar kalori.
 
Son düzenleme:
Katılım
13 Haz 2016
Mesajlar
4,210
Alkol içmeyen adamlar nasıl oluyor da o zamanda bilinmeyen yerlerin haritasını detaylı ve doğru olarak çiziyor?

Hadi Amerika'yı keşfedemediler Kızıldeniz ve Hint okyanusunda fink atmaları ne oluyor? Demek ki sadece Akdeniz çanağı içinde dolaşmamışlar.

Maksat alkole güzelleme yapılacak ya!
 
Son düzenleme:
Katılım
3 Kas 2016
Mesajlar
5,550
Alkol içmeyen adamlar nasıl oluyor da o zamanda bilinmeyen yerlerin haritasını detaylı ve doğru olarak çiziyor?

Hadi Amerika'yı keşfedemediler Kızıldeniz ve Hint okyanusunda fink atmaları ne oluyor? Demek ki sadece Akdeniz çanağı içinde dolaşmamışlar.

Maksat alkole güzelleme yapılacak ya!

İsmet abi doblocu dayı refleksi gösterdin şu anda. O potansiyel var sende, sezinledim şimdi.
 
Katılım
11 Haz 2012
Mesajlar
3,537
Motosikleti
Kawasaki Vulcan S
Bu arada Osmanlı'da alkol yasak değildi.Rakı halk tarafından yıllarca tüketildi.Çoğu padişahın da alkol kullandığı gizli bilgi değil.Hatta 2.Selim'in lakabı Sarhoş Selim dir.Sultan Abdülhamid,rom sevgisini herkes bilir.Bunun yanında ilk rakı ve bira fabrikaları Osmanlı zamanında açılmıştır.Osmanlı çoğu kişinin sandığı gibi şeriat ile yönetilen tutucu bir devlet değildi.

Alkolü de geçtik afyon gibi uyuşturucuların kullanımı Osmanlı'da oldukça yaygındı.Hatta afyon bağımlıları Ramazan'da bile oruç tutarken sahurda afyonu,mide asidin de eriyen küçük keselere sarıp yutuyordu.Ertesi gün oruç tutarken keseler patlayıp kafa yapıyorlardı.Sabah kendine gelemeyenlere söylenen "Hala afyonun patlamadı mı?" sözü de buradan gelmektedir.

Dolayısı ile alkolün gelişme ile ilgili olduğunu sanmıyorum.

Buyurun bu da Osmanlı zamanında bira bahçesinde bira içen beyefendiler.;
bira-2.jpg
 
Katılım
13 Haz 2016
Mesajlar
4,210
İsmet abi doblocu dayı refleksi gösterdin şu anda. O potansiyel var sende, sezinledim şimdi.

Yok yahu malum kesimle bir araya konulmak istemem. Ben alkolün doğru yere konumlanmasını istedim.

Thracian güzel özetlemiş bizim millet her zaman alkol ve afyon türü şeyleri sevmiştir ve içmiştir.
 
Forumdan Uzaklaştırıldı
Katılım
5 Kas 2015
Mesajlar
11,468
Bilgiledirme: Bu mesajı yazan kullanıcının üyeliği iptal edilmiştir.
Alkol ve uyusturucu bulunmayan toplum mu var ki? Gizli ya da acik kullananlari vardir illa ki.

Bu arada eroin 1900'lerde ilac olarak satiliyormus, Bayer tarafindan, agri ve oksuruge karsi. :)
 
Katılım
3 Kas 2016
Mesajlar
5,550
Alkol ve uyusturucu bulunmayan toplum mu var ki? Gizli ya da acik kullananlari vardir illa ki.

Bu arada eroin 1900'lerde ilac olarak satiliyormus, Bayer tarafindan, agri ve oksuruge karsi. :)

Bağımlılık yapıyor olması sakat bir durum yaratıyor. Hele hele alkol ve uyuşturucu kullanıp direksiyona geçmek direkt cinayet demek. Alkol ve uyuşturucu modern toplumlar için büyük tehlikeler arz etmektedirler.

Gerçi modern toplumlar da tekin olmayan bir sürü şey var. Bana göre sanayi devriminden sonra dünya hızla kirlenmeye başladı. Sanayi devriminden nefret ediyorum.
 
Katılım
3 Kas 2016
Mesajlar
5,550
...ama motosikleti seviyoruz. :)

Evet, göreceli bir durum. Sanayi devrimi olmasaydı biz motosiklet diye bir şeyi tanımayacak dolayısıyla sevme ya da sevmeme gibi bir durumla karşılaşmayacaktık. At sevecektik mesela. Kahvehanede gibi bir yerde toplanıp at övecektik. Senin atın iyi onun atı kötü muhabbeti döndürecektik.

Belki de ölmüş olacaktık erken yaşta.

Sanayi devrimini sevmiyorum, sevmeyeceğim.
 

Bu konuyu görüntüleyen kullanıcılar

Yeni mesajlar

Çok Beğenilen Mesajlar

Üst