- Katılım
- 13 Haz 2005
- Mesajlar
- 3,062
- Konu Yazar
- #1
Mübarek Pazartesi günü gezi mi olurmuş yau? :silent:
Olur olur... Bal gibi olur. Hem bizim, hem de Garaböcüğün ciğerleri açılır. Bak hava mis gibi, püfür püfür. :wiinkk:
E haydin, çıkalım o vakit. Ya bismillah...
Ortalık yeşermiş, bizim haberimiz yok.
Ne gördüysek çekelim. Evler, arabalar, heyvanat, nebatat...
Çin malı ama, motor olsun, çamurdan olsun aga. :bounce:
Yollar gıcır...
Ülen o kaa il dışına kaçtık, yine buldu bizi bu katil üçlü... Yolumuzu kesti. Huylu, huyundan vazgeçmedi.
r:
Çok hoş evler görüp geçiyoruz.
Eee Para var, huzur var kardeşim. :bounce:
Adamlar bahçelerinde Tavus kuşu bilem besliyor. (Güzelce hazırlayıp atacaksın bunu ızgaraya, ohhh misss.
)
"Alaiye şehitliği" tabelası gördük, ziyaret edelim dedik. Buradan (Dağyenice) daldık içeriye.
Gidiyoruz...
Gidiyoruz...
Hala gidiyoruz...
Muhteşem tabiattan başka bir şey yok. Hani şehitlik? :silent:
Meğer yol kenarında uzayan otlardan dolayı şehitlik tabelasını göremeyip son girişi kaçırmışız. :cyclopsan
Sağolsun bu amca geri döndürüp, yolu tarif etti. :
ala::
Aha tabelalar. Hem de iki tane. Ama ters tarafta :cherry:
Şehitlik sapağı burası.
Yol biraz endurovari. Ama kıruyzırtlarla, feyzırtlar da gidebilirler pekala
Şehitlik göründü.
Alıntıdır.
Allah (cc) tüm şühedamıza gani gani rahmet eylesin. Bizlere de bu makamı nasip eylesin inşallah. Amin.
Eski yazı ile tarihçe. Okuyabilmeyi çok isterdim.
Bir duvar süslemesi...
Dünyanın en güzel bayrağı... :rendeer:
Nebatat coşmuş arkadaşlar.
Kimsecikler yok. Araba sesi yok, Kornalar yok, bağırış, çağırış, komşunun terlik sesi yok.
Kuş seslerini dinliyorum. ::blusssh:
Tek zırıltının sahibi yine biziz. ::yanliss:
Bir kaç foto çekelim derken, piller bitiyor. ::angry2::
"Hadi gidek bari" diyerek gidonu Ormanlıya çeviriyoruz.
Yarım saatten biraz fazla bir sürede Ormanlı sahiline iniyoruz.
Hava fena esiyor. Olsun, ziyanı yok. Bir kahve içip kaçarım.
Kahve? Ne kahvesi yahu? :sunny:
Keyif neskayfesi olm. :cherry:
(Bi termos, bi de poşet neskayfe atmıştım topkaseye, on numero keyif olarak geri döndü bu fakire. ::sefereee)
Sonrasında basıp eve dönüyorum. Güzel gündü. (piller kandırdı beni o hariç ::angry2:
150 Km. yol yapmışız. Son Km.'lerde biraz totom acıdı ama, olsun o kadar. 120 kiloyu taşımak kolay değil. :wiinkk:
Ha bu arada YBR hiç yağ yakmadı. Topkasede yağ bidonu değil, sıcak su termosu taşıdım.:queen:
l:
(YBR'nin arka amortisörleri çirkin görünür ama, topkeyzinde yağ kutusu taşnmaz. Anlayana gitsin, hatta kapak olsun bu mesaç
)
İzleyen, bakan, gören, yazan, yazmayan, umursayan, tınlamayan, gülen, kızan herkese teşekkürler.
Kısmetse, haftaya da beemve versiyonunu yaparız.
Sürç-i lisan ettiysek, affola... :king:
Olur olur... Bal gibi olur. Hem bizim, hem de Garaböcüğün ciğerleri açılır. Bak hava mis gibi, püfür püfür. :wiinkk:
E haydin, çıkalım o vakit. Ya bismillah...
Ortalık yeşermiş, bizim haberimiz yok.
Ne gördüysek çekelim. Evler, arabalar, heyvanat, nebatat...
Çin malı ama, motor olsun, çamurdan olsun aga. :bounce:
Yollar gıcır...
Ülen o kaa il dışına kaçtık, yine buldu bizi bu katil üçlü... Yolumuzu kesti. Huylu, huyundan vazgeçmedi.
Çok hoş evler görüp geçiyoruz.
Eee Para var, huzur var kardeşim. :bounce:
Adamlar bahçelerinde Tavus kuşu bilem besliyor. (Güzelce hazırlayıp atacaksın bunu ızgaraya, ohhh misss.
"Alaiye şehitliği" tabelası gördük, ziyaret edelim dedik. Buradan (Dağyenice) daldık içeriye.
Gidiyoruz...
Gidiyoruz...
Hala gidiyoruz...
Muhteşem tabiattan başka bir şey yok. Hani şehitlik? :silent:
Meğer yol kenarında uzayan otlardan dolayı şehitlik tabelasını göremeyip son girişi kaçırmışız. :cyclopsan
Sağolsun bu amca geri döndürüp, yolu tarif etti. :
Aha tabelalar. Hem de iki tane. Ama ters tarafta :cherry:
Şehitlik sapağı burası.
Yol biraz endurovari. Ama kıruyzırtlarla, feyzırtlar da gidebilirler pekala
Şehitlik göründü.
Alıntıdır.
Allah (cc) tüm şühedamıza gani gani rahmet eylesin. Bizlere de bu makamı nasip eylesin inşallah. Amin.
Eski yazı ile tarihçe. Okuyabilmeyi çok isterdim.
Bir duvar süslemesi...
Dünyanın en güzel bayrağı... :rendeer:
Nebatat coşmuş arkadaşlar.
Kimsecikler yok. Araba sesi yok, Kornalar yok, bağırış, çağırış, komşunun terlik sesi yok.
Kuş seslerini dinliyorum. ::blusssh:
Tek zırıltının sahibi yine biziz. ::yanliss:
Bir kaç foto çekelim derken, piller bitiyor. ::angry2::
"Hadi gidek bari" diyerek gidonu Ormanlıya çeviriyoruz.
Yarım saatten biraz fazla bir sürede Ormanlı sahiline iniyoruz.
Hava fena esiyor. Olsun, ziyanı yok. Bir kahve içip kaçarım.
Kahve? Ne kahvesi yahu? :sunny:
Keyif neskayfesi olm. :cherry:
(Bi termos, bi de poşet neskayfe atmıştım topkaseye, on numero keyif olarak geri döndü bu fakire. ::sefereee)
Sonrasında basıp eve dönüyorum. Güzel gündü. (piller kandırdı beni o hariç ::angry2:
150 Km. yol yapmışız. Son Km.'lerde biraz totom acıdı ama, olsun o kadar. 120 kiloyu taşımak kolay değil. :wiinkk:
Ha bu arada YBR hiç yağ yakmadı. Topkasede yağ bidonu değil, sıcak su termosu taşıdım.:queen:
(YBR'nin arka amortisörleri çirkin görünür ama, topkeyzinde yağ kutusu taşnmaz. Anlayana gitsin, hatta kapak olsun bu mesaç
İzleyen, bakan, gören, yazan, yazmayan, umursayan, tınlamayan, gülen, kızan herkese teşekkürler.
Kısmetse, haftaya da beemve versiyonunu yaparız.
Sürç-i lisan ettiysek, affola... :king: