- Katılım
- 19 Ocak 2008
- Mesajlar
- 10,285
hovercrafta olabilir arabaların üzerinden geçebilirsin ama hasar vermeden plastik etekleri var çünkü :queen:
olmazzz...... seçeneklerde yok :queen:
hovercrafta olabilir arabaların üzerinden geçebilirsin ama hasar vermeden plastik etekleri var çünkü :queen:
Soğuk günler kapıda ve bende artık motor yok
Yeniden otobüslere, trenlere, metrobüs ve vapurlara dönme zamanır:
Malasef bi galeyana gelip satmak zorunda kaldım.
Almak tabiki istiyorum ancak önümüzdeki 5 - 8 ay içersinde çok zor gibi gözüküyor.
Kendime paten alıp onlarla bi deneme yaptım ama başaramadım daha ilk binişimde iki kere düştüm ve yaralandım. Hiç birşey motorun tadını vermiyor. özgürlüğüm kısıtlanmış gibi hissediyorum.
Umarım bu süre içersinde motordan iyice kopmam...
Yok yok dostum, patenle olacak iş değil.İnşallah istediğin motosiklete kavuşursun en kısa zamanda. Motosikletsizlik çok zor gerçekten. :rendeer:
Bu güzel başlığı canlandırmış olayım.
İzmir'de şair Eşref bulvarı ile Talatpaşa bulvarında (Atatürk lisesi önünden Çankaya'ya çıkan bulvar ile bir üstündeki denize yakın olan bulvar) körüklü otobüs ile hizmet verme konusunda inat eden belediyeyi kınıyorum.
O daracık bulvarlarda arka arkaya ve yer olmadığı için yan yana duran körüklü otobüsler resmen tren gibi oluyor ve yolu bir bisikletin dahi geçemeyeceği şekilde silme tıkıyorlar. Biliyoruz ki belediyenin elinde midibüs türü küçük otobüsler de var.Bu hattan geçen otobüslerin bunlardan seçilmesi, yolcunun çok olduğu saatlerde 1-2 tane ilave konulması ve o hattan körüklü otobüslerin tamamen çekilmesi çok zor bir iş değil. Bunca şikayete (yerel gazete haberlerinden okuyabilirsiniz) rağmen neden halen o yollara körüklü otobüs sokulur anlamak mümkün değil.
Hazır değinmişken İzmir'in bir diğer sorunu da delik deşik çukurlarla dolu yolları.Artık kaçacak yer de kalmadı.
Bitmedi...kolaylarına geldiği için yolları hızla asfalttan parke taşına çeviren belediyeler, lafım size. O parke taşları inşallah kafanıza yağar! Bunun bisikletlisi var, bebek arabalısı var, patenli kaykaylı çocuğu var, tekerlekli sandalyelisi var, pazar arabalısı var, var oğlu var.Bunca insan tangır tungur o salak parke taşları üzerinde atlaya zıplaya yer yer takıla düşe yol almaya çalışıyor. Vatandaş asfalta alışık olduğu için rengarenk döşenen bu taşlara ilk başta tav oluyor, hoşuna gidiyor. Bazıları anlıyor durumu bazıları halen anlamış değil. Bu parke taşları kolay döşendiği gibi sökülmesi de kolay olan bir malzeme.Bir yer kazılacağı zaman hemen sökülüp iş bittikten sonra yamuk yumuk tekrar döşeniyor. Bu sök taklar yüzünden yollar ekstradan enduro parkuru gibi oldu. Ayrıca yağmurda taş döşeli bu zeminlerde kolay kolay su birikmez.Asfalt dökmekle iş bitmediği, bunun bir de drenaj ve kanalizasyon sistemini de kurmak gerektiği için bu parke taşı işi belediyeler için süper bir buluş oldu. Adamlar neredeyse bayraklarına parke taşı resmi ekleyecekler, o kadar seviyorlar.
Asfalt yol daha kapsamlı bir planlama ister.Kolay değildir.İşini bilmeyen belediyelerin her kazma vurmasında da iz bırakır.Her yama bir alt yapı problemi demektir.Yıllarca orada durur kendini hatırlatır.
Belki farkında değilsiniz belki umurunuzda değil ama asfalt yol medeniyet demektir. Parke taşını kazma kürekle döşersin ama asfalt için makinan, özel ekipmanın olması lazım.Özellikle sıcak asfalt dökülmüş, üzerinden silindirle geçilip düzeltilmiş yollar istiyoruz. Parke taşlı yollar yayalar için bile eziyet. Lütfen bu konuda bilinçli olalım, düşünelim ve bu konudaki fikrimizi yaşadığımız yerlerde çevremize de anlatalım.
bu daha çok müslüman mahallesinde ıstakoz dükkanı açacağım iş yaparmı gbi olmuş) tabikide motor
![]()