- Konu Yazar
- #1
Merhaba arkadaşlar,
Etkinlik ve gezi sayılmaz belki ama başımdan geçen eğlenceli bir hatıramı paylaşmak istedim.
Öncelikle başak ne demek onu açıklayayım; hani hasattan sonra tarlada kalan ve çiftçinin toplamadığı fakat onun hayrına vatandaşların göz hakkı olarak toplayıp faydalandığı ürünler olur ya, işte ona bizim memlekette "başak" derler. Örneğin yer fıstığı, biber, karpuz başakları gibi ...
Bu yıl Haziran ayı içerisinde, Yumurtalık Serbest Bölge civarındaki işyerimden eve motorla gelirken yolda anormal bir durum gördüm: Çok sayıda insan araçlarından inmiş karpuz tarlalarına hücum etmekteydi.
Buralarda meşhur Ceyhan karpuzu yetiştiriliyor. Şubat sonunda tarlalara ekim yapılıp Mayıs ayında ise hasatlar başlıyor. İlk hasatlar elbette ihracata gidiyor.
Durumu anladıktan sonra ben de motorumu yol kenarında uygun bir yere durdurdum ve tarlanın derinlerine doğru yürüdüm.
Hasat sırasında ticari değeri olmayan ufak karpuzları tarlada bırakmışlardı ve biz başakçılar da bunları toplayacaktık. Bu karpuzlar 1 veya 1,5 kilo civarında, ufak ama bir o kadar da sevimliler.


Kimseden geri kalmadım, ben de bol miktarda topladım.


Ama bir sorun vardı: kendimi kaptırıp çok fazla toplamıştım ve 45 litrelik çantamın kapağı kapanmıyordu
İstemeyerek de olsa birkaç tanesini geri indirdim. Yine de 8-10 tanesi bana kalmıştı.
Sevinçle evin yolunu tuttum. Eve geldiğimde ev ahalisi sevinçten havalara uçtu. Ertesi gün aynı yere tekrar ailece gitmeye karar verdik ve gittik
Nasıl çıkacak diye merak edip ilk karpuzu hemen kestim. Sonuç mükemmeldi.

Bu hatıramı okuduğunuz için teşekkür ederim.
Etkinlik ve gezi sayılmaz belki ama başımdan geçen eğlenceli bir hatıramı paylaşmak istedim.
Öncelikle başak ne demek onu açıklayayım; hani hasattan sonra tarlada kalan ve çiftçinin toplamadığı fakat onun hayrına vatandaşların göz hakkı olarak toplayıp faydalandığı ürünler olur ya, işte ona bizim memlekette "başak" derler. Örneğin yer fıstığı, biber, karpuz başakları gibi ...
Bu yıl Haziran ayı içerisinde, Yumurtalık Serbest Bölge civarındaki işyerimden eve motorla gelirken yolda anormal bir durum gördüm: Çok sayıda insan araçlarından inmiş karpuz tarlalarına hücum etmekteydi.
Buralarda meşhur Ceyhan karpuzu yetiştiriliyor. Şubat sonunda tarlalara ekim yapılıp Mayıs ayında ise hasatlar başlıyor. İlk hasatlar elbette ihracata gidiyor.
Durumu anladıktan sonra ben de motorumu yol kenarında uygun bir yere durdurdum ve tarlanın derinlerine doğru yürüdüm.
Hasat sırasında ticari değeri olmayan ufak karpuzları tarlada bırakmışlardı ve biz başakçılar da bunları toplayacaktık. Bu karpuzlar 1 veya 1,5 kilo civarında, ufak ama bir o kadar da sevimliler.


Kimseden geri kalmadım, ben de bol miktarda topladım.


Ama bir sorun vardı: kendimi kaptırıp çok fazla toplamıştım ve 45 litrelik çantamın kapağı kapanmıyordu
İstemeyerek de olsa birkaç tanesini geri indirdim. Yine de 8-10 tanesi bana kalmıştı.
Sevinçle evin yolunu tuttum. Eve geldiğimde ev ahalisi sevinçten havalara uçtu. Ertesi gün aynı yere tekrar ailece gitmeye karar verdik ve gittik
Nasıl çıkacak diye merak edip ilk karpuzu hemen kestim. Sonuç mükemmeldi.

Bu hatıramı okuduğunuz için teşekkür ederim.