[/QUOTE] 1.) Sele sertliği artık kıçıma hastalık derecesinde etki etmeye başladı.
2.) 500 km bakımını yaptırmıştım, ondan sonra bakım yaptırmadım. Kartal Yeşilyurt Motor'a 2 kere gittim ve orada çalışan arkadaşların yaşça küçük olması ve yaklaşımları çok güven vermedi.
Şu an biraz titreşim hissetmeye başladım, ayaklarım ve uyluklarım dahil olmak üzere.
Düşük devirlerde çekişi biraz düştü gibi.
Ayrıca gaz verdiğimde cızzz şeklinde ses geliyor (buna benzer tıkı tıkı gibi sesler de geliyor)
Bu problemlerim için önereceğiniz çözümler nelerdir. Ayrıca İstanbul'da hangi servisi önerirsiniz?
4.) Zinciri hangi marka ve hangi periyotla yağlamalıyım?
5.) Motor yağını ve filtresini değiştirmem gerekiyor mu? Kendim mi değiştirmeliyim yoksa serviste mi değiştirtmeliyim?
Hangi marka yağ kullanmalıyım?
3.) Arka fren çok çabuk kilitliyor, arka lastik rahat 1 metre kaymış olmasına rağmen kaydığı hissedilmiyor, arka frenin kilitlediği de bazen hissedilmiyor. Bu ani frenlerde tehlikeli duruma geliyor. Kendimce çok test ve deneme yaptım ancak gerçek tehlike anında işler değişebilir.
Arka fren için önereceğiniz çözüm var mıdır?
4.) Çok rüzgar alıyor. Köprüden geçerken resmen savaşarak geçiyorum. Motor sağa sola atıyor kendini.
Bunun için çözüm öneriniz var mıdır?
şu an aklıma gelenler bunlar, yardımcı olacak arkadaşlara şimdiden teşekkür ederim[/QUOTE]
1) Selenin sertliği problemi çözülmesi en kolay olanlardan. Sünger ve biraz deri parçası ile ve bir zımba tabancası yardımı ile kendiniz bile yapabilirsiniz. Ama bu sele sertliği Pulsar'a özgü değil. Pek çok marka ve modelin (Honda NCX700, BMW GS650, Yamaha MT7 vs) kullandığı materyal ile aynı.
2) Servis güven vermiyorsa bakımını yaptırmayın bence. Ama gerekçelerinizle bunu Kuralkan'a bildirin. Ki, servisler kendilerine çeki düzen vermeyi öğrensin, firma da eksik veya yetersiz hizmet veren servisleri tespit edebilsin.
Belirttiğiniz titreşim normal görünmüyor. İlk bakımda civata kontrollerini veya gevşemiş civataları sıkmayı bazı servisler atlayabiliyor. Dikkat edin. Tüm civataları ve özellikle motor saplama vidalarını kontrol ettirin.
Düşük devirde çekişin düşmesi basit ayarlamalar gibi görünüyor. Gaz verdiğinizde gelen ses ise ilk başta plakalık ve bunlar gibi sarsıntıya en maruz kalan yerlerdeki gevşeklikler gibi sanki.
4)Zincir yağlaması sizin kullanım şartlarınıza göre değişir. Tozlu ve yağmurlu havalarda daha sık yağlama yapmalısınız. Ben Castrol kullanıyorum. İyi yapışıyor ve yağlama uzun süre kalıyor zincirde. Ama zincirde biriken toz ve kirleri en azından bir diş fırçası ile temizledikten sonra yağlayın derim.
5) Motor yağını kitapçığından belirtilen SL ve üstü seri ile yine belirtilen zamanlarda (5000km) değiştirin. Tabi yağ filtresi ile birlikte. bazı akadaşlar 2500km'de değiştiriyor. bu onların tercihi.Ama kontrollerini yaparak 5000Km'de bir yağ+yağ filtresini değiştirin. Kendiniz değiştirirseniz de ayrıca mıknatıslı olan bölümü de söküp üzerine biriken metal parçalarnı temizlemeyi ihmal etmeyin. Her 5000'de bir bakıma girme ve garanti belgesini onaylatma mecburiyetiniz olduğu için siz en iyisi serviste bu işlemleri yapın. Ama takip edin.
3) Arka frenin çabuk kilitlemesi motosikletin ergonomik yapısıyla ilgili sanırım. Frenaj mantığını unutmayın: Ön fren durdurur, arka fren yavaşlatır. İki freni birden kullanmak motosiklet sürüşlerinin vazgeçilmez kuralıdır. Panik halinde bile ön freni limon sıkar gibi arka freni de kilitletecek seviyede sıkabilirsiniz. Tavsiyem bol bol panik fren testi yapın.
4) Rüzgar alması normal NS (Naked Sport). Tur camı ile bu sorunu çözmeye çalışan arkadaşlar var. Ama yapısı gereği rüzgar alır. Size düşen sürüş güvenliğinizi rüzgar faktörünü de hesap ederek yapın. kontra tekniğinden faydalanabilirsiniz.
Km yaptıkça, motosiklete alıştıkça bu sıkıntılarınızın azaldığını göreceksiniz.
Sağlıklı ve keyifli sürüşler dilerim.