Aşkınız ne kadar "yeni"?

Katılım
8 Tem 2004
Mesajlar
7,735
Bu başlığın konusu "bulunduğumuz tarihe en yakın kim aşık oldu" gibi bir şey değil. Sadece her sevgilide yeni bir aşka mı başlıyorsunuz, yoksa aşkınız aynı da sadece başrol oyuncuları mı değişiyor bunu sorgulamanızı sağlamak istiyorum.

Bir gün gelir, biriyle tanışırsınız ve "işte aradığım sevgili" dersiniz kendi kendinize veya zaten tanıdığınız birisidir bu şahıs, siz sadece o gün biraz daha farklı statüde düşünürsünüz onu. Hisleriniz karşılıklıysa şanslısınızdır çünkü mutluluk yolunda dev sayılabilecek bir adımı atmışsınızdır.

Seversiniz, hem de çok seversiniz. Adeta bir parçanızmış gibi görürsünüz onu. Masumca ama tutkulu seversiniz, aşkın sizi saflaştırmasına (aptallık anlamında değil, doğallık anlamında) izin verirsiniz ve tüm benliğinizi sunarsınız aşkınıza. Onun için okuldan kaçar, toplantı iptal eder, aileyle tartışır, arkadaş kırarsınız. Belki ona ufak bir hediye almak için eve yürüyerek dönersiniz ya da en farklı hediyeyi bulabilmek için tabanlarınızı hissetmeyecek dereceye gelirsiniz. Yani "sizsiz o" ve de "onsuz siz" sizin için Leyla'sız Mecnun'a, Lorel'siz Hardy'e, Tom'suz Jerry'e ve nihayet sucuksuz yumurtaya benzer.

O gün... Evet evet o gün... Bebekken aşı olurken bile bu kadar acımamıştır. Erkekseniz, sünnet olurken bile etrafa gülebilmişsinizdir, bayansanız kulağınızı ilk deldirdiğinizden sonra bile büyük bir keyifle bakmışsınızdır kulağınızı süsleyen küpelere... Ama o gün... Ölüm dışında hiçbir acı bu denli acıtmamıştır sizi. Sünnet hediyeleri ya da kulağınızı süsleyen o küpeler yoktur artık. Sadece acı tadı vardır dondurmanın çubuğunun...
O gün... Ayrılık...

"Ne ölümden korkmak ayıp, ne de düşünmek ölümü" derken artık başka bir şey korkutur sizi. Tekrar aynı acıyı yaşamak, tekrar aynı masumca sevgiyi göstermek, tekrar tutkulu sevmek ve tekrar deli gibi sevmek, güvenmek...

"Sütten ağzı yananlar" birliğinde yerinizi alıp, eylemlerinizde yoğurdu üfleyerek yemeye başlamışsınızdır bile. Artık o kadar güvenmek yok, artık o kadar sevmek yok, artık o kadar bağlanmak yok; okuldan kaçmak, toplantı iptal etmek, arkadaşlarla veya aileyle bozuşmak hiç yok...

- Beni seviyor musun?
- Evet seni çok seviyorum...

Ne şimdi bu? Yeni bir aşk mı yaşıyorsunuz? Siz yeni biriyle mi çıktığınızı zannediyorsunuz? Ona her dokunduğunuzda yeni bir şeyler mi hissediyorsunuz? Hayır o dokunduğunuz sadece daha traşlı bir yüz ya da daha ince dudaklar. Yeni birisiyle yeni bir aşk yaşamıyorsunuz, sadece oyuncuyla anlaşılamadığı için artık başka birisi canlandıracak dizideki Ahmet ya da Ayşe rolünü. Hani uzun süredir takip ettiğimiz bir dizide, başrol oyuncularından birini başkası canlandırmaya başlayınca rahatsız oluruz ya, işte aynı öyle rahatsızlık duymalıyız aslında bu aşktan da.

Ya da yeni bir senaryo yazmalıyız, yeni oyuncuya göre. Bitirmeliyiz o eski diziyi artık. Yeni bembeyaz bir sayfaya, yepyeni kalemlerle yeniden yazmalıyız senaryoyu. "Artık o kadar güvenmeyeceğim", "artık o kadar bağlanmayacağım", "artık o kadar sabretmeyeceğim, şans vermeyeceğim"... Siz önceki sevdiklerinize yaptıklarınızı hata olarak görüyorsunuz belki, ancak bunlar asla hata değil. Siz çok sevmişsiniz ancak o, o kadar sevmemiş, sadece bu. Neden bir başkası da sizin o önceki sevgilinizi sevdiğiniz kadar sevmesin ki sizi? Üzülmek elbetteki korkutacak sizi, ancak temkinli olmakla sınırları daraltmayı karıştırmamalıyız. Eğer bunları karıştırırsanız her yeni oyuncu aynı dizide devam eder. Her yeni sevgili de bir önceki sevgililerin acısını çeker. Unutmayın siz de bir başkasının aynı senaryosunda farklı bir yüz olarak oynayabilirsiniz.

Şimdi, yeni aşkınızla mutluluklar dilerim...
 
Süper Moderatör (BBRR)
Katılım
12 Haz 2005
Mesajlar
8,442
aşk aynada ki görüntü gibi bir yanılsamadır ama bunu anlamak yıllarınızı alabilir....
 
Katılım
19 Ağu 2005
Mesajlar
637
Prometheus, bu konu tam benlik , nerden buldun da koydun anlamadım valla...
Dediğine %1000 katılıyorum ve bir ilişkiye girmeye çok korkuyor ve çekiniyorum yapı olarak gelip geçici ilişkiler bana göre değil ve uzun süreli sağlam temellere dayanan ilişkileri desteklerim, ama daha önce yaşadığım sıkıntılardan dolayı cesaret edemiyorum, çok yıprandım çok fedakarlık yaptım çok mülayim oldum ve çok üstüme gelindi , bugüne kadar ki her ilişkimde sadık oldum mesela , içki , kumar hiçbir kötü alışkanlığım da yok , eğlenmeyi de gezmeyi de severim ve bilirim ama yine de olmadı, aslında benim sorunum doğru insanı bulamamak andı, heee şimdi ne yapıyorum , korkuyorum , çok yavaş ve dikkatli davranıyorum, her hareket her konuşma her cevap benim için önemli , tartıyorum , düşünüyorum, eskiyle kıyaslıyorum, KORKUYORUM....
 
Katılım
8 Tem 2004
Mesajlar
7,735
@federal, aşk ve mutluluk üzerine bu ve benzeri tipte denemelerim oluyor. Bunları yayınlarım zamanla buralarda. Bu yazım da onlardan birisi ve yazarken zaten emindim bu şekilde sorunlar yaşayan insanların olduğuna.

Benim burda altını çizdiğim nokta, her yeni aşka başlarken bir önceki sevgilinin yaptıklarınını faturasını yeni sevgiliye kesmek. Yani sizi üzen kişinin zamanında serbestçe davranmasına izin vermişken, belki de mutlu bir gelecek yaşayacağınız birisine, daha onu hiç tanımadan bir takım engeller çıkarmak.

"Her aşkta eski aşkı yaşamak" diyorum ben buna :)
 
Katılım
10 Kas 2005
Mesajlar
27
federal' Alıntı:
yapı olarak gelip geçici ilişkiler bana göre değil ve uzun süreli sağlam temellere dayanan ilişkileri desteklerim, ama daha önce yaşadığım sıkıntılardan dolayı cesaret edemiyorum, çok yıprandım çok fedakarlık yaptım çok mülayim oldum ve çok üstüme gelindi , bugüne kadar ki her ilişkimde sadık oldum,eğlenmeyi de gezmeyi de severim ve bilirim ama yine de olmadı, aslında benim sorunum doğru insanı bulamamak andı, heee şimdi ne yapıyorum , korkuyorum , çok yavaş ve dikkatli davranıyorum, her hareket her konuşma her cevap benim için önemli , tartıyorum , düşünüyorum, eskiyle kıyaslıyorum, KORKUYORUM....
+1000:cat:
 
Katılım
19 Ağu 2005
Mesajlar
637
Evet prometheus dostum çok haklısın ama elinde olmuyor bazen, karşındaki kişiyi çok iyi tanıman gerekiyor artık, ince eleyip sık dokuma olayı yani, bi de çok duygusal bi adamım , sonra dan kendimi ve karşımdaki kişiyi de üzmek istemem , hele karşımdaki insanın üzülmesi daha çok etkiler beni, yufka yürekli hesabı :)))
 
Katılım
10 Kas 2005
Mesajlar
37
motorsiklet ve doğa aşkından bahsediyorsan bu insanın içindekı adranalinin takendisidir.coluk cocoğa karışmaksa kastın biz onlar astık darısı genclere:wiinkk:
 
Katılım
8 Tem 2004
Mesajlar
7,735
"Yufka yürekli" diye tanımlayıp kendini, neden yeni sevgiliye acı çektiresin ki? Yeni sevgili senin için fedakarlık yaparken sen neden onun için yapmıyorsun?

Eski eskide kalmıştır, eskinin acıları da eskiyle birlikte gömülmeli. Artık "yeni" bir aşk var. Ona her anlamda "yeni" olduğunu hissettirmelisin.
 
Katılım
19 Ağu 2005
Mesajlar
637
F650NNN abicim çoluk çocuk sonraki mevzular, amaç aşk , sevgi , heyecan , kıskanma , eğlenme ve mutlu olmak abi...bu duyguları yaşayacağın insanı bulmak abi...saygılar...
 
Katılım
10 Kas 2005
Mesajlar
27
Aşk Baska Ne Olabirki??

Oldukça yoğun bir sabah..
Tahminen, saat 8:30 da, seksenlerinde,yaşlı bir adam, başparmagındaki
dikişleri aldırmak üzere içeri girdi.
Çok acelesi olduğunu söyledi, zira saat tam 9:00 da bir randevusu varmış.
Onun canlı titreşimlerini hissettim adeta ve kendisine oturmasını söyledim.
Çünkü tedavisinin bitmesi ve onun birisini görmesi en azından bir saat
sürerdi.
Saatine baktığını görünce, başka bir hastam da olmadığı için yarası ile ben
meşgul oldum.
Tetkik ettigimde yaranın çok güzel iyileştiğini görünce doktorlardan
birisine bantlari açmasını ve yeniden sarmasını söyledim. Yaranın tedavisi
esnasında konuşmaya başladık.
Bu kadar acelesi olduğuna göre acaba bu sabah bir doktorla mı randevusu
olduğunu sordum.
Bana "hayir" diye cevap verdi. Bakımevine gidip eşi ile kahvaltı etmek için
acelesi olduğunu söyledi.
O zaman eşinin sıhhatinin nasıl olduğunu sordum. orada uzun bir süredir
kaldığını ve Alzheimer
hastalıgının bir kurbanı olduğunu nakletti.
Konuşurken yarasını da sarmış bulundum ve karısı onu beklerken biraz da geç
kalmış olmasından dolayı "acaba eşiniz endişe duyar mı? " dedim.
Beş seneden beri onun kim olduğunu bile bilmediğini ve kendisini
tanımadığını söyledi.
Şaşırmıştım.
''sizi tanımadığı halde yine[de her sabah onu görmeye mi gidiyorsunuz?" .
Elimi okşayarak gülümsedi ,
''O beni tanımıyor ama ben halen onun kim olduğunu biliyorum" dedi.
 
Katılım
19 Ağu 2005
Mesajlar
637
Prometheus demek istediğim konu çok yufka ürekli çok duygusalım ama çok iyi tanımalıyım, eğer tanımadan bu işe kalkarsam o heyecanla, daha sonradan çıkan bir takım sorunlar olabiliyor ki oluyor kesin, beni o kişiden soğutursa, ben o kişiyi üzmek istemem, üzülmesinide istemem, böle çekerim , ezilirim gerekirse, tabi ki bir yere kadar , hep düzelecek diye umut ederim ama o umutlarım hemen tükenmez, benden bir çok şey gider ve ondan sonra bu iş biter ve ben yine yenilen taraf işte o benim...
 
Katılım
8 Tem 2004
Mesajlar
7,735
"Tanımak" sevgili olmaktan önceki dönemdir. O yüzden de sorun olmaz. Sevgili olduktan sonra tanımak ise saçmalıktır (bana göre) :) Sevgili olmadan önce elbetteki farklı kriterleri düşünüp ona göre davranabilirsiniz ancak sevgili olduktan sonra "artık onu tanıyorum" cümlesinin altına imzanızı attınız demektir.
 
Katılım
19 Ağu 2005
Mesajlar
637
Blue sea işte ben anlattığın o amca olacak bir adamım, ama değerim bilinmedi hiç yaww...ben de sorun yok ama...hep bayanlarda sorunlar çıktı .. hemde çok çok büyük sorunlar... yine katlandım yine sineye çektim ama bir yere kadar dimi...
 
Katılım
12 Eyl 2005
Mesajlar
367
en büyük aşkım eşimdir.hayatta insanın eşine aşık olması kadar güzel bir şey yok.sen birine aşıksın ve o hep senin yanında düşünmesi bile güzel.darısı gerçek aşkı henüz yakalamayanların başına
 
Katılım
29 Eki 2005
Mesajlar
462
AŞK saçma bir terim gelip geçici şu üç günlük dünyada TUTKU var .. Ve en önemlisi o tutku yu sevgiye dönüştürmek .. :cat:
 
Katılım
25 Eyl 2005
Mesajlar
2,339
aşk bir kişi için ızdırap
iki kişi için mutluluk
üç kişi için cinayettir



bence
ama cinayet kısmına katılmıyorum
 
Katılım
6 Haz 2005
Mesajlar
121
federal,sen bu kadar iyi düşünceler içindeyken kadın milleti daha nice erkekle dalga geçip gününü gün ediyor ve hiç bi sitede ya da hayatta AŞK konusunu tartışan bir kadın gördün mü? BEN HERZAMAN ERKEKLERİN DAHA DUYGUSAL VE SADIK OLDUĞUNA İNANIRIM..kadınlar sadece olmayanı görürler olanı değil
bir kadına merhamet eden asla mutlu olamaz
 
Katılım
12 May 2005
Mesajlar
1,511
Hayatımda kazıklar da yemiş olsam, terkedilmişliklerim de olsa yine de aşka olan inancımı hiç kaybetmedim. Belki bir daha hiç bulamayada bilirim onu ama bulursam yine de çekebileceğim acılara değecek kadar güzel birşey olduğunu biliyorum. Ben aşkı seviyorum, aşık olmayı da.. Bunun kıymeyini karşımdaki insan bilemeyebilir ama benim aşkımı engellemeye kendim bile yetmezken o hiç yetmeyecektir. NE mutlu karşılıklı aşkı bulanlar adına..
 
Katılım
16 Haz 2004
Mesajlar
293
Aşk gerçekten de 1 kere yaşanıyor ben hayatımda hep doğru insanı aradım ve bunu 3. insan da buldum ama o beni istemedi şimdi de bana inat başkasını seviyor.Hayatta bu yaşa geldim sevilmenin ne olduğunu hala bilmiyorum.Ailemin tek çocuğuyum onlar beni çok seviyorlar ama sevdiklerini hiç belli etmediler.Ama şimdi anladım ki benim gerçek aşkım julianna(bilgisayarımın kasası :)) Meğer 9 yaşından beri onunla berabermişim de haberim yokmuş... Gerçekten beni kırmıyor tüm isteklerime cevap veriyor (şimdi çoğunuz bana içinizden manyak diyosunuzdur :)) yani durum artık yorumsuz....
 
Son düzenleme:

Bu konuyu görüntüleyen kullanıcılar

Çok Beğenilen Mesajlar

Üst