Askerliği asteğmen olarak yapmak son derece değişken bir durum.Görev yerin batıda ise ev tutarsın işe gider gibi askere gidip gelirsin,nöbetçi subaylık hariç mesai saati bitiminde çeker gidersin.Sadece denetlemeler ve üst rütbeler biraz uğraştırır.Ama görev yerin doğuda hudut yada komando birliğinde ise işler ne yazık ki o kadar basit değil.Terör bölgelerinde komando,jandarma komando asteğmenlik en zorudur onları ayrı tutuyoruz.Zaten onlar standart asteğmenlik ile karşılaştırmak yanlış olur.Hudut Karakol Komutanlığı terör bölgesi yada çatışma olmasa bile biraz uğraştırıyor.En başında eve çıkma şansın yok karakolda içinde sana ayrılmış bir bölümde yaşıyorsun,devriye,pusu hariç karakoldan pek ayrılmıyorsun,çarşı izni var ama ortada çarşı yok.O yüzden genelde haftasonlarını karakolda TV izleyerek,karakolun sağını solunu,silahları,mühimmatları,nöbet yerlerini kontrol ederek geçiriyordum,haftasonları bile üniforma üstümden düşmüyordu.Askerlik bitip üstüme sivil kıyafet giyince kendimi çıplak gibi hissetmiştim.O kadar uzun süre kar-buz üstünde yürüdükten sonra kuru beton üstünde yürümekte zorlanmıştım.
Hudutta hiç bir zaman rahat uyku olmaz.Sürekli nöbet yerlerinden telefonlar gelir."Komutanım radarda,termalde bir şey görünüyor","komutanım hudutta ışık gördük,galiba geçiş var","komutanım nöbet yerini kurtlar bastı" vb...Nöbet olan günler gecenin ikisinde üçünde -20 derece soğukta karakolun etrafında gezinirsin askeri,nöbet yerlerini kontrol edersin.Bütün gece nöbet tuttuktan sonra bir de bölük komutanı geçiş şüphesi olan yere seni pusuya gönderir.
Karakoldaki herşeyden sen sorumlusun,askerlerin sağlığından temizliğinden,beslenmesinden,eğitiminden,sporundan,güveliğinden,hudut hattından,karakolun güvenliğinden....Ortada çatışma olmasa bile zor doğa koşulları yüzünden her zaman risk var.Doğuda pek haberlerde çıkmasa da soğuk ve yıldırım düşmesi yüzünden verdiğimiz gazi ve şehitler hiç te az değil.Benden önceki dönemlerde soğuk yüzünden kulaklarının bir kısmını parmaklarını kaybedenleri duymuştum,askerliğim boyunca bizzat kendi gözlerimle karakola ve nöbet yerlerine 3 kere yıldırım düştüğünü gördüm.Bir keresinde de devriye de tipi ve kar fırtınasına yakalandık son anda oralardaki yığma taştan yapılmış bir yayla evine sığınıp ateş yakmıştık.Bunları şimdi anlatırken biraz zorlu korkutucu gelse de yaşarken sıradan günlük olayları gibi geliyordu.Hatta eğlenceliydi bile diyebilirim.
Genel olarak yedek subaylık bu şekilde.Tabii çatışmanın yoğun olduğu bölgelerde çok daha zor.Benim için genel olarak zevkliydi,farklı bir deneyimdi,farklı yerler gördüm,farklı insanlar tanıdım.Bendeki tek kötü etkisi artık kar soğuk görmek istemiyorum.Başında da dediğim gibi yedek subaylık çıkacak görev yerine göre tam bir piyango.Normal işe gider gibi tatil gibi de geçebilir,kendini soğuk ve terör ile çatışırken de bulabilirsin.
Açık konuşayım tabiki de Allaha şükür vatanıma bağlı milli duyguları ağır basan bir insanım.Ama şuan ki askere gitme isteğim kesinlikle vatan millet sakarya hurraa anlayışı değil.Üniversite okurken son senem hariç hep kendim çalışıp,kendi paramla ve emeğimle okumaya çalıştım.Okulum haziran da bitti.Yani aşağı yukarı 7 ay gibi bir süre geçti.İlk 3 ayında bir işe girdim.Maaşı falan düzgün alamadığım için,nasıl olsa iş bulurum diye çıktım.Birde ne göreyim piyasa gözüktüğü gibi değil,her şey alt üst olmuş.Adam olmak için askerliğe ihtiyaç duyacak birisi askerde de adam olmaz. Bu adam 23 yaşında üniversitesini bitirmiş belli sorumlulukların altından kalkmış. 19 yaşında lise çağında hayatı laylaylom olan adamı askere alıp bir güzel döverek yada söverek ya da zorla, emirle hiçbir duygu ve düşüncesine önem vermeden eğitim veriyorlar ve sonunda adam oldum deyip çıkıyor. Vatan sevgisini askerlikle bağdaştırıp vatan millet sakarya diye duyarlılık kasanlar hayatlarındaki tek başarısını askerlik olarak görüyorlardır.
13 yaşında evden ayrılıp devlet yurtlarında yaşadım. 17 yaşında çalışmaya başladım hem okul hem iş o gün bugündür çalışıyorum. Üniversiteyi de ailemden 1 kuruş para almadan çalışarak kendi emeğimle bitirdim. 2 üniversite bitirdim. 23 yaşında üniversite bitti çalışmaya devam ettim tabi profesyonel olarak.. 24 yaşımın sonlarında kendi kazandığımla ve emeğimle evlendim 25 yaşımın sonlarında mecburiyetten askere gittim. Gençliğimden ve hayatımdan çaldı başka hiçbir şey değil. Operasyonda, arazide vatanı savunmak ayrı diğerleri gibi kışlada birilerinin egosunu tatmin etmesine hizmet etmek zorunda olmak ayrı..
Askerliğe karşı değilim, askerlik olmalı ama kardeşimin durumunu da çok iyi anlıyorum.. Yani üniversite mezunlarına poşet ve astek ten daha farklı ve faydalı imkanlar sunulmalı. Belki kardeşimiz, askerlik önünde durmasaydı çok daha farklı, hayatına yön verecek planlar yapacaktı.
Neyse askerlik yapsın ya da yapmasın ''adamlık'' ile bağdaştırmak doğru değil. Ki tanıdığım çoğu erkekten daha adam olan kadınlar vardı.
Şuraya da kurucumuz ve başkomutanımızın sözünü bırakıyorum. Ne söylemek istediğini de açıklamak zorunda kalmam umarım.
''Vatanını en çok seven görevini en iyi yapandır.''
M.Kemal Atatürk
Açık konuşayım tabiki de Allaha şükür vatanıma bağlı milli duyguları ağır basan bir insanım.Ama şuan ki askere gitme isteğim kesinlikle vatan millet sakarya hurraa anlayışı değil.Üniversite okurken son senem hariç hep kendim çalışıp,kendi paramla ve emeğimle okumaya çalıştım.Okulum haziran da bitti.Yani aşağı yukarı 7 ay gibi bir süre geçti.İlk 3 ayında bir işe girdim.Maaşı falan düzgün alamadığım için,nasıl olsa iş bulurum diye çıktım.Birde ne göreyim piyasa gözüktüğü gibi değil,her şey alt üst olmuş.
Zaten göz ardı edilemeyecek derece ekonominin bu boyutlara ulaşması muhtemeldi.Kesinlkikle söylemlerim siyasi amaçla değil ama hükümetin benimsediği büyüme modeli;dev alt yapı projeleri ve yüksek büyüme oranlarıyla özdeş görülüyor.Bu büyüme modeli,spekülatif para akışlarıyla finanse edilen inşaat ve hükümetin desteklediği altyapı projelerine ve tüketici harcamalarına fazlasıyla bel bağlamış durumda.
Yani mondial tarzı ekonomimizi üst segmentte ki honda tarzı büyüme modeline ulaştırmak için basıyor da basıyor gaza.Bunun sonucunda da herkes nolacağını bilir.Motor yanar.Böyle bir piyasa da iş bulmakta oldukça zor ki şuan özel sektörde ki çalışanların bile durumlarının ne olacağı belli değil.
Bu yaşta aileden para almakta zoruma gittiği için,hiç değilse uzun dönem çıkarsa biriken para bir sermaye olur.Aynı zaman da açıktan 2.üniversite olarak iş sağlığı ve güvenliği uzmanlığı okuyorum.Döndükten sonra bu okulda bitmiş olur,askerlikte aradan çıkar bi şekilde yoluma bakar düşüncesindeyim.
Açık konuşayım tabiki de Allaha şükür vatanıma bağlı milli duyguları ağır basan bir insanım.Ama şuan ki askere gitme isteğim kesinlikle vatan millet sakarya hurraa anlayışı değil.Üniversite okurken son senem hariç hep kendim çalışıp,kendi paramla ve emeğimle okumaya çalıştım.Okulum haziran da bitti.Yani aşağı yukarı 7 ay gibi bir süre geçti.İlk 3 ayında bir işe girdim.Maaşı falan düzgün alamadığım için,nasıl olsa iş bulurum diye çıktım.Birde ne göreyim piyasa gözüktüğü gibi değil,her şey alt üst olmuş.
Zaten göz ardı edilemeyecek derece ekonominin bu boyutlara ulaşması muhtemeldi.Kesinlkikle söylemlerim siyasi amaçla değil ama hükümetin benimsediği büyüme modeli;dev alt yapı projeleri ve yüksek büyüme oranlarıyla özdeş görülüyor.Bu büyüme modeli,spekülatif para akışlarıyla finanse edilen inşaat ve hükümetin desteklediği altyapı projelerine ve tüketici harcamalarına fazlasıyla bel bağlamış durumda.
Yani mondial tarzı ekonomimizi üst segmentte ki honda tarzı büyüme modeline ulaştırmak için basıyor da basıyor gaza.Bunun sonucunda da herkes nolacağını bilir.Motor yanar.Böyle bir piyasa da iş bulmakta oldukça zor ki şuan özel sektörde ki çalışanların bile durumlarının ne olacağı belli değil.
Bu yaşta aileden para almakta zoruma gittiği için,hiç değilse uzun dönem çıkarsa biriken para bir sermaye olur.Aynı zaman da açıktan 2.üniversite olarak iş sağlığı ve güvenliği uzmanlığı okuyorum.Döndükten sonra bu okulda bitmiş olur,askerlikte aradan çıkar bi şekilde yoluma bakar düşüncesindeyim.
331. dönemde askerlik yaptım aralık başı teslimdi sanırım. kısa dönem işaretlemiştim uzun dönem jandarma komando çıktı(eski foça)
oradaki arkadaşlarla hiçbir zaman neye göre oraya seçildiğimizi anlamadıkher meslekten her fiziksel özelliğe sahip her yöreden insan vardı.
sonuç olarak ilk 3 ay eğitim aşırı zorlayıcı bir süreçti. bitirdiğimde oradaki ortamı ve arkadaşlıkları ve bana kattıklarından dolayı mutluyum.
sonrasını van gürpınar komanda taburunda yaptım. taşıma konteyner bir tabur. hafta sonları sadece van a gidip sosyalleşebiliyorduk izin alabilirsek. Astsubaylar ile bazı tartışmalar da yaşadım çünkü önyargılı olup asteğmenleri sevmiyor bazısı. İyi denilecek para kazandım 2010 da 20 bin tl civarı para ile dönmüştüm. vatani duygularım hakimdir. Ancak şu an olsa ne yapardım bilmiyorum. Bedelli de yapabilirdim. Çünkü mantıksız ve karaktersiz kişiler orda da olduğu için emir komuta zincirinin altına girmek istemezdim.
Adam olmak için askerliğe ihtiyaç duyacak birisi askerde de adam olmaz. Bu adam 23 yaşında üniversitesini bitirmiş belli sorumlulukların altından kalkmış. 19 yaşında lise çağında hayatı laylaylom olan adamı askere alıp bir güzel döverek yada söverek ya da zorla, emirle hiçbir duygu ve düşüncesine önem vermeden eğitim veriyorlar ve sonunda adam oldum deyip çıkıyor. Vatan sevgisini askerlikle bağdaştırıp vatan millet sakarya diye duyarlılık kasanlar hayatlarındaki tek başarısını askerlik olarak görüyorlardır.
13 yaşında evden ayrılıp devlet yurtlarında yaşadım. 17 yaşında çalışmaya başladım hem okul hem iş o gün bugündür çalışıyorum. Üniversiteyi de ailemden 1 kuruş para almadan çalışarak kendi emeğimle bitirdim. 2 üniversite bitirdim. 23 yaşında üniversite bitti çalışmaya devam ettim tabi profesyonel olarak.. 24 yaşımın sonlarında kendi kazandığımla ve emeğimle evlendim 25 yaşımın sonlarında mecburiyetten askere gittim. Gençliğimden ve hayatımdan çaldı başka hiçbir şey değil. Operasyonda, arazide vatanı savunmak ayrı diğerleri gibi kışlada birilerinin egosunu tatmin etmesine hizmet etmek zorunda olmak ayrı..
Askerliğe karşı değilim, askerlik olmalı ama kardeşimin durumunu da çok iyi anlıyorum.. Yani üniversite mezunlarına poşet ve astek ten daha farklı ve faydalı imkanlar sunulmalı. Belki kardeşimiz, askerlik önünde durmasaydı çok daha farklı, hayatına yön verecek planlar yapacaktı.
Neyse askerlik yapsın ya da yapmasın ''adamlık'' ile bağdaştırmak doğru değil. Ki tanıdığım çoğu erkekten daha adam olan kadınlar vardı.
Şuraya da kurucumuz ve başkomutanımızın sözünü bırakıyorum. Ne söylemek istediğini de açıklamak zorunda kalmam umarım.
''Vatanını en çok seven görevini en iyi yapandır.''
M.Kemal Atatürk
xterkan bey demiş ki, askerlik demek vatan millet sevgisi demek demiş. Vatan millet demek askerlik demek dememiş!! Neden bu kadar alındınız anlamadım, Atatürk'ün sözünü yazarak karşılık vermişsiniz.
Kaldı ki siz askerliği başka ne ile bağdaştırıyorsunuz?
Askerliğe karşı değilim diyorsunuz, gençliğimden ve hayatımdan çaldı diyorsunuz. Üniversiteden sonra insanın önünü kestiğini düşünüyorsunuz. 6 ay hadi 12 ay 'çalsın' nedir yani hayatta bu süreler..
Ülkede gün geçtikçe askere gitmek istemeyenlerin sayısı artıyor sanki. Anlayamıyorum neden..
xterkan bey demiş ki, askerlik demek vatan millet sevgisi demek demiş. Vatan millet demek askerlik demek dememiş!! Neden bu kadar alındınız anlamadım, Atatürk'ün sözünü yazarak karşılık vermişsiniz.
Kaldı ki siz askerliği başka ne ile bağdaştırıyorsunuz?
Askerliğe karşı değilim diyorsunuz, gençliğimden ve hayatımdan çaldı diyorsunuz. Üniversiteden sonra insanın önünü kestiğini düşünüyorsunuz. 6 ay hadi 12 ay 'çalsın' nedir yani hayatta bu süreler..
Ülkede gün geçtikçe askere gitmek istemeyenlerin sayısı artıyor sanki. Anlayamıyorum neden..
eşitsizliğin olduğu yerde gitmek istemeyen tabiki artar. birinin durumu yok gitsin askere diğeri zengin bedelli yapsın , siyasilerin çoçukları hiç askerlik yapmasın . Vatanı korumakla tüm T.C. vatandaşları yükümlüdür. siyasetle askerlik birbirine karıştığı için , kripto odaya girildiği için , vatanını seven komutanlar ergenekon ile yargılandığı için soğuyor olabilir mi insanlar? Amaç tartışmak değil benim nacizane düşüncem bu.
Burada ağır şartlarda, çatışmalarda askerlik yapan gözlerinin önünde arkadaşları şehit olan kardeşlerimiz var. O sebepten mesele, tartışmak veya fikir beyan etmek için çok hassas.. Benim veya başkasının söyledikleri yanlış anlaşılabilir, üzerine yorum yapmıyorum. Sadece şunu merak ediyorum askerlik zorunlu olmasaydı kaç kişi gidecekti... Bir de Atatürk'ün sözünü kullandığım için özür dileyecek halim yok, mantıksız veya sebepsiz yere de kullanmadım.