Teknik olarak, arkasında üçlü çanta takılı olmayan, goldwing, R1200RT gibi ikonik motorlar hariç motorların tamamının ebatı aralardan geçmeye uygundur. Çünkü bir motorun standart hali ile en geniş yeri gidonudur, ve bu gidon, örneğin Duke'de 50 cm iken, tenere'de 90 cm olmaz. Dolayısı ile, evet, duke ile girilebilen neredeyse her yere tenere ile de girilebilir.
Burada mühim olan birkaç konu var;
1- Frenlerinize, lastiklerinize güvenmeniz gerek. Aralardan geçerken durmanız gerektiğinde, çarpmadan durabilmelisiniz.
2- Motorun manevrası zayıf olmayacak. İlla duke kadar hareketli, heyecanlı olmasına gerek yok. Ama örnek olarak kallavi bir cruiserin manevrası sıkışık trafikte zor durumda bırakabilir. Mesela pulsar iyiydi aralarda. CBR de kötü sayılmaz, ama pulsar tartışmasız daha iyi manevra yapıyordu.
3- Sıkışık trafikte araçların arasına girilen motorun alt devirlerinin canlı, torkunun yüksek olması gerekli bence. Bu sayede kaçınma manevrası için gazı açtığınızda güç hazırda bekliyor olur. Yoksa bekler durursunuz 7 bin devre gelecekte kıçını kaldıracak hızlanacak diye.
4- Motor yükseldikçe sizin lehinize olur. Önünüzdeki aracın önünde olup biteni görmek, birden önünüze fırlayacak yayayı sizin erken görüp, o önünüze fırlamadan refleks vermenizi sağlar.
5- Yan çantalı kallavi ebatlarda bir motor sahibi olmamak. Özellikle gidondan geniş yan çanta sahibi olmamak. Çünkü gidon elinizin altında, onu görüyor, sürtmeden, takmadan geçiyorsunuz. Ancak yan çanta gidonun geçtiği yerden geçmiyor, sığmıyorsa muhakkak bir yere takılacaktır. Zaten motorunun önünün genişten geçtiği yerde keskin bir manevra yapılıyorsa arka kısım daha içerden geçecektir. Bu durumda motorun arkasının önünden daha dar olması gerekir ki sürtmesin.