Baya bir lafı dönmüş RS125'in burada:mrgreen:
Elden geldiğince,ilk motorum olan 2009 RS125'i anlatmaya çalışayım.
Aprilia RS125,MotoGP 125cc kategorisinde yarışan Aprilia RSW125'in teknolojisi kullanılarak yapılmış,2 zamanlı bir motordur.Türkiye'de kıyaslandığı gerek CBR125R,gerekse Hyosung GT250R'dan farklı bir motordur.
Honda bile,CBR125R motorunu ''Commuter'',yani günlük kullanım amacıyla pazarlamaktadır.Motorun kullanım amacını,dışındaki karenajın motorun ne kadarını kapladığı veya arka lastiğinin ne kadar kalın olduğu ile anlamak,kitabın dışına bakıp içini anlamaya çalışmak gibi olur.
RS125'in süspansiyonları CBR125R'dan çok daha serttir,şasisi yarış alaşımlarından üretilmiştir.Yurtdışındaki yarışlarda (125cc) Aprilia RS125'ler,Honda CBR125R'lara karşı değil,Honda'nın bir diğer GP üretimi olan Honda RS125'lerle yarışmaktadır.Honda sokak kullanımına uygun görmediği bu motoru,sadece pist kullanımı için satmaktadır.
RS125'ler,ışıklarda yandakine motoru bağırttırıp 200mt ötedeki ikinci ışığa kadar yarışmak için değil,sık virajlı yollarda veya pistlerde eğlenmek-teknik geliştirmek ve gazlamak için yapılmıştır.
Gidip ışıklarda RS125 tokatladım,dandik motormuş felan demek hoş olmaz,gün gelir o RS virajlı yollarda viyak diye iki zamanlı dumanıyla geçer yanınızdan.Zaten iki zamanlı olduğu,ve pistler göz önüne alınarak yapıldığı için düşük devirlerde gücü yoktur,bu yüzden şehir içinde sıkışık trafikte kullanmak da biniciyi öttürür.
Uzun yolda da benzeri şekilde,titreşim yapar,adam yorar,çanak uyuşturur.Zaten motorun kullanım amacı bu olmadığı için çok üstünde durmuyorum.
Herkesin kulaktan dolma duyduğu ''iki zamanlılar çok kullanışsız,hep bozuluyor,bisikletimle geçtim'' felanından laflar boştur,görmeden inanmayınız.:mrgreen:
Daha 2002 sezonuna kadar MotoGP pistlerini tozutmuş,ve bir zamanlar yollarda fink atan NSR'lar,RGV'ler,RS'ler,TZR'ler yollardan bozulsun,kol çıkartsın,patlasın diye yapılmamış makinelerdir.
Ancak kullanımlarında dikkatli olmak lazımdır.Çıkıp allah ne verdiyse gazlamak yerine,motoru yeterli sıcaklığa kadar ısıtıp sonrasında gazlamak,veya mali koşulların el verdiği en iyi iki zamanlı yağı almak önemlidir.
Ben mesela,motorumda sürekli Castrol TTS veya Power 1 Racing 2T kullandım.
Yollarda çok azalmalarının sebebi,emisyon denilen nane yüzünden iki zamanlı motosiklet üreticilerine aba altından sopa gösterilmesi,bunları üretmeyin diye git gide kuralların sıkılaştırılmasıdır.
RS125'ler,Aprilia'nın çok değer verdiği 2 zamanlı teknolojisine sahip son aletler(di).2011 yılından itibaren Aprilia da bu baskıya daha dayanamayıp,SS kategorisindeki RS125'ini de 4 zamanlı yapıp,adını da RS4 125 koymuştur.
Aprilia,hala SR50 scooterlarında,2 zamanlı teknolojisini kullanmakta,hatta geliştirdiği Di-Tech adı verilen teknoloji ile günümüzün aynı hacimdeki 4 zamanlı motorlarına kıyasla,%50 daha fazla performans ve daha az yakıt tüketimi vaadetmektedir.Bir bakıma,Aprilia'nın emisyonlara nanik çekmesi gibi birşeydir.
Gerek insanların 2 zamanlı korkusu,gerek bunu pekiştiren ''ustaların'' lafları yüzünden ikinci elde satılması zor bir motordur RS125.
Geleliiim,motorun boyutlarına.CBR125'ten daha kaslı,ama GT250R kadar da geniş durmayan bir motor RS125.Bazen parkettiğim yerlerde ''Abi,R6 mı bu?'' diye sorulduğum oldu.Boyutlarına kıyasla çok hafif bir motor RS125,127kg'lık ağırlığıyla.
Sonuç olarak,RS125 motosiklet kullanmayı,viraj yapmayı sevenlerin motorudur.İkinci elde zor satılır,uzun yolda hoş bir tecrübe olmaz,şehir içinde kapıştırmaya gelmez;ama virajlı bir yolda eğlencenin dibine vurursunuz,sırıtarak kullanırsınız.