- Katılım
- 12 Nis 2003
- Mesajlar
- 2,986
- Konu Yazar
- #1
2005 yılında motosiklet hevesimin içimi gıcıkladığı ilk zamanlarda, o dönemde sayıları çok az olan motosiklet forum sitelerinden birine üye olmuştum. Motosiklet mağazalarının önünde marka ve model gözetmeksizin, uzun uzun motosikletlere bakıyordum.
Akşamları da; gündüz dolaştığım motosiklet bayilerindeki göz ucu kayıtlarımla internette araştırma yapıyordum. O güne kadar çevremde hiçbir yakınım veya arkadaşım hakkında motosikletle bağlantısı olduğuna dair en ufak bir bilgim yoktu. Zaten sohbet konusu bile hiç olmamıştı.
Yıl sonuna doğru babamı kaybetmenin acısı, bu kısa süreli hevesimi de ileri tarihlere öteledi. Zaman geçti ve yeni bir yılın yeni umutları önümüze sermesiyle tekrar motosiklet merakımın ardına düştüm. 2006 senesinde A2 ehliyetimi, Honda GS1 eğitimimi alıp yaza doğru da; şu anda bile hâlâ kullanmakta olduğum sevgili yoldaşımı aldım.
46 yaşına kadar böyle bir konunun sözünü dahi etmeyen biri olarak, rahmetli anneciğimin şaşkın bakışları arasında motosikletle sağa sola gezip, akşam da o keyfi aile sohbetine taşıyordum. Pek çok motosiklet sevdalısı arkadaşım, aile tepkileri yüzünden bu işe uzaktan bakmakla yetinmek zorunda kalıyorlar. Belki de yaşımın kemale ermesinin de ötesinde yılları devirdiğim için ben bu konuda şanslıydım. Olumsuz örnek olmadığım için ailemden tepki de almadım. Önce kardeşime, sonra yengeme destek olup, onların da A2 ehliyet sahibi olmalarını sağladım.
Aradan çok uzun yıllar geçmedi ama bana bir ömrü motosiklet üzerinde yaşamışım gibi anılar bıraktı motosikletli hayat Motor sahibi olduktan bir yıl sonra annemi de kaybettim. Şimdi düşündüğüm zaman, onun beni motosiklet kullanırken görmesinden çok keyif aldığımı hatırlıyorum. Çünkü bana güveniyordu. Doğduğum günden, onun son nefesinde birlikte olduğumuz ana kadar bu güven hiç yıpranmadı.
Neden böyle bir yazıyı burada paylaştım diye sorarsanız; 2 Şubat annemin doğum günü ve aynı şekilde öldüğü gündü. 82 yıllık dolu dolu yaşadığı hayatının, ona göre en önemli eserleriydik kardeşimle beraber. Ben motorcu oldum, kardeşime de yansıttım. Annem bunu biliyor, ama babama hiç söyleyemedik.
Ailelerimize kısacık bir tavsiyem var. Eğer eşimize, oğlumuza, kızımıza güveniyorsak, bırakın; kişisel tercihlerinde kendi doğrularını yapsınlar. Ben motorcu olduğum için asla pişman olmadım. Sadece sevgili babamın da beni iki tekerin üzerinde görmesini arzu ederdim. Eminim o da benimle gurur duyardı.
Ailenizle motosiklet hakkındaki olumsuz tartışmaların arasına, çevrenizde görüp bildiğiniz olumlu motosiklet örneklerinden bahsedin. Hayatın daha güzel olduğunu göreceksiniz. Yasaklar ve tepkiler kaçak güreşmeye iter insanları, doğru gidilecek yoldan sapmalarına neden olur. Motosiklete karşı çıkmadan önce o kültürü tanımaya çalışın.
Bütün anne babalara ve motosiklete yan bakanlara saygılarımla!
Motosikletli Yaşam - Alpaslan Apak - Motorcuların HULK abisi..
Kaynak: Milliyet Akdeniz
Akşamları da; gündüz dolaştığım motosiklet bayilerindeki göz ucu kayıtlarımla internette araştırma yapıyordum. O güne kadar çevremde hiçbir yakınım veya arkadaşım hakkında motosikletle bağlantısı olduğuna dair en ufak bir bilgim yoktu. Zaten sohbet konusu bile hiç olmamıştı.
Yıl sonuna doğru babamı kaybetmenin acısı, bu kısa süreli hevesimi de ileri tarihlere öteledi. Zaman geçti ve yeni bir yılın yeni umutları önümüze sermesiyle tekrar motosiklet merakımın ardına düştüm. 2006 senesinde A2 ehliyetimi, Honda GS1 eğitimimi alıp yaza doğru da; şu anda bile hâlâ kullanmakta olduğum sevgili yoldaşımı aldım.
46 yaşına kadar böyle bir konunun sözünü dahi etmeyen biri olarak, rahmetli anneciğimin şaşkın bakışları arasında motosikletle sağa sola gezip, akşam da o keyfi aile sohbetine taşıyordum. Pek çok motosiklet sevdalısı arkadaşım, aile tepkileri yüzünden bu işe uzaktan bakmakla yetinmek zorunda kalıyorlar. Belki de yaşımın kemale ermesinin de ötesinde yılları devirdiğim için ben bu konuda şanslıydım. Olumsuz örnek olmadığım için ailemden tepki de almadım. Önce kardeşime, sonra yengeme destek olup, onların da A2 ehliyet sahibi olmalarını sağladım.
Aradan çok uzun yıllar geçmedi ama bana bir ömrü motosiklet üzerinde yaşamışım gibi anılar bıraktı motosikletli hayat Motor sahibi olduktan bir yıl sonra annemi de kaybettim. Şimdi düşündüğüm zaman, onun beni motosiklet kullanırken görmesinden çok keyif aldığımı hatırlıyorum. Çünkü bana güveniyordu. Doğduğum günden, onun son nefesinde birlikte olduğumuz ana kadar bu güven hiç yıpranmadı.
Neden böyle bir yazıyı burada paylaştım diye sorarsanız; 2 Şubat annemin doğum günü ve aynı şekilde öldüğü gündü. 82 yıllık dolu dolu yaşadığı hayatının, ona göre en önemli eserleriydik kardeşimle beraber. Ben motorcu oldum, kardeşime de yansıttım. Annem bunu biliyor, ama babama hiç söyleyemedik.
Ailelerimize kısacık bir tavsiyem var. Eğer eşimize, oğlumuza, kızımıza güveniyorsak, bırakın; kişisel tercihlerinde kendi doğrularını yapsınlar. Ben motorcu olduğum için asla pişman olmadım. Sadece sevgili babamın da beni iki tekerin üzerinde görmesini arzu ederdim. Eminim o da benimle gurur duyardı.
Ailenizle motosiklet hakkındaki olumsuz tartışmaların arasına, çevrenizde görüp bildiğiniz olumlu motosiklet örneklerinden bahsedin. Hayatın daha güzel olduğunu göreceksiniz. Yasaklar ve tepkiler kaçak güreşmeye iter insanları, doğru gidilecek yoldan sapmalarına neden olur. Motosiklete karşı çıkmadan önce o kültürü tanımaya çalışın.
Bütün anne babalara ve motosiklete yan bakanlara saygılarımla!
Motosikletli Yaşam - Alpaslan Apak - Motorcuların HULK abisi..
Kaynak: Milliyet Akdeniz