karbüratör . ventüri prensibi denilen (fizikte alçak basınç sistemi diye tabir edilir) bir fizik kuralıyla çalışır . karbüratörün amacı boğazdan geçen havanın içerisine her şartta ideal bir hava yakıt karışımı ayarını yapmaktır . en basit karbüratörde bile mutlaka alçak basınç kısmı vardır .ister kelebekli düzenek olsun ister pistonlu ister diyaframlı .. mutlaka relanti konumunda iken hava yakıt karışımını ayarlayan bir musluk vardır (hava ayar vidası diye tabir edilen vida)bu vida boğazdan geçen havaya sadece YAKIT karıştırır. motorun relanti ihtiyacı hem kelebek hemde gaz pistonun geçirdiği hava miktarına göre değişkenlik gösterir. diyelimki relanti ayar vidasını (kelebek yada pistonun yüksekliğini ayarlar)sıktınız buna mukabil motorun relantisi artar. hava ayar vidasını sıkmaya yada açamaya başladığınızda relantide yükselme ve alçalma belirir .en yüksek relanti devri yakıtın en ideal yandığı andır. hava ayar vidasını sabitlediğinizde kelebek dayanak cıvatasını gevşetmeye başlayın ,bunun sonucunda relanti düşer .ve tekrar hava ayar cıvatasını sıkıp yada gevşetmeye başlayın gene relanti yükselip düşme eğiliminde olacaktır.tekrar(relanti dayanak cıvatasına dokunmadan) hava ayar vidasını relantinin en yüksek olduğu konumda bırakın . ve tekrar relanti vıdasını gevşetmeye başlayın .bu ayar sistemi olamsı gereken en ideal olanıdır .çünkü amaç şudur kaz kelebeği yada pistonu en kapalı konumda iken yakıta en az hava karışımı vererek motorun fabrika tarafınca belirlenen ideal relanti devrinde çalışamsını sağlamaktır . şöyle bir ayar metodu uygulanmakta ve bu çok yanlıştır .relanti dayanak cıvatası , ilk önce hava ayar vıdasın göz ardı edilerek sıkılıyor ,buna bağlı olarakta motorun devri arttırılıyor.sonrada hava ayar vıdası yavaş yavaş gevşetilerek yani yakıt ilave edilerek (tabiri caizise motoru boğarak) relanti düşürülmeye çalışılıyor. bunun sonucunda ne olur. motor seyir halinde iken rampa aşağı konumda gazı kapattığınızda manifoldda oluşan vakum nedeni ile fazla açılmış olan hava ayar vidasından kullnamdığınız yakıt eksozdan tın tın tın diye boşa atılacaktır .çünkü kelebek kapalı iken içeriye yeterli hava giremez silindir içinde yanamayan benzin sıcak olan eksozda bulacağı boşluk sayesinde pekte fazla etkisi olmayan zayıf patlamalarla yanma yolunu seçer . 25 yıldır bir fiiil içten yanmalı motorların (özellikle iki zamanlıların) tamiratı ile uğraşıyorum .bu karbüratör ayarı olayınıda daha ancak son 2 senede çözebildim... biraz karık oldu galiab ama elimden geldiğince anlatmaya çalıştım .yanlış bişeyler yazdıysam açıklamaya çalışırım ... kusura bakmayın ayar işini anacak 20 yılda çözebildim .öyle iki satırda belki tam olarak anlatamamış olabilirim..

---------- Mesaj ekleme zamanı: 04:44 ---------- İlk mesajı ekleme zamanı 03:56 ----------
fazla yakma ile ilgili olan düşüncelerimde şudur. otto çevrimine göre tasarlanan dör zamanlı tüm motorların hava yakıt karışımını en iyi yaktığı bir motor devri vardır .bu devir sayısı anında emme sibobunu makul bir süre açık kaldığı ,eksoz için yeterli süre ve iş anında oluşan basıncın etkili bir yanma sağlayarak pistonu aşağıya itebildiği zamandır bu devir dakikanın olduğu anda motor maksimum tork değerini üretiyor demektir . tork değerini tüm motor üreticileri uzun bir devir aralığına yaymaya çalışmaktadırlar .ama özelikle benzinli motorlarda silindir içine hava yakıt karışımı emilmesi nedeni ile ve bu zamanın artan devir sayısında yeterli miktarda emme ve eksoz subablarının açık kalamaması yüzünden tork değeri belirli bir devirden sonra düşmektedir. ama dönme hızı nedeni ile güç artar(hp) dizel motorlarda ise yakıt püskürtme zamanının değiştirilmesi ve turbo besleme sayasinde üretilen tork değeri daha uzun bir devir aralığına yayılmakta .zaten dizel motorların litre bazında az yakıt tüketmelerinin nedeni daha düşük devirlerde yüksek tork değeri vermesi nedeni iledir . benzinli bir motorda ideal olan tork devrini ne kadar üzerinde bir devirde aracınızı ( motorsiklet ,otomobil farketmez)sürerseniz özgül yakıt sarfiyatınız o oranda artma eğiliminde olacaktır. yani motorun en yüksek tork devrinde aracınızı kullanırsanız en az yakıt tüketimini sağlamış olursunuz
---------- Mesaj ekleme zamanı: 04:47 ---------- İlk mesajı ekleme zamanı 04:44 ----------
fazla yakma ile ilgili olan düşüncelerimde şudur. otto çevrimine göre tasarlanan dör zamanlı tüm motorların hava yakıt karışımını en iyi yaktığı bir motor devri vardır .bu devir sayısı anında emme sibobunu makul bir süre açık kaldığı ,eksoz için yeterli süre ve iş anında oluşan basıncın etkili bir yanma sağlayarak pistonu aşağıya itebildiği zamandır bu devir dakikanın olduğu anda motor maksimum tork değerini üretiyor demektir . tork değerini tüm motor üreticileri uzun bir devir aralığına yaymaya çalışmaktadırlar .ama özelikle benzinli motorlarda silindir içine hava yakıt karışımı emilmesi nedeni ile ve bu zamanın artan devir sayısında yeterli miktarda emme ve eksoz subablarının açık kalamaması yüzünden tork değeri belirli bir devirden sonra düşmektedir. ama dönme hızı nedeni ile güç artar(hp) dizel motorlarda ise yakıt püskürtme zamanının değiştirilmesi ve turbo besleme sayasinde üretilen tork değeri daha uzun bir devir aralığına yayılmakta .zaten dizel motorların litre bazında az yakıt tüketmelerinin nedeni daha düşük devirlerde yüksek tork değeri vermesi nedeni iledir . benzinli bir motorda ideal olan tork devrinin ne kadar üzerinde bir devirde aracınızı ( motorsiklet ,otomobil farketmez)sürerseniz özgül yakıt sarfiyatınız o oranda artma eğiliminde olacaktır. yani motorun en yüksek tork devrinde aracınızı kullanırsanız en az yakıt tüketimini sağlamış olursunuz