- Katılım
- 4 May 2010
- Mesajlar
- 3,235
- Konu Yazar
- #1
Rotam temel olarak yukardaki gibiydi, fakat Konya ve Ankara'da şehir içinde biraz dolanmamla, birkaç kez de yanlış yerlere sapmamla birlikte 629km'ye uzamış bulunmakta. Yolun 50km uzaması dert değil de, yolculuk planladığımdan çok çok uzun sürdü, nedenini ilerde anlatacağım

Gerekli hazırlıkları ve yolda ihtiyacım olabilecek şeyleri de yanıma alarak sabah 8 gibi yola çıkıyorum. Aklımda sorular sorular... Lastik patlar mı, zincir kopar mı, gaz-debriyaj teli kopar mı, neyse ki hepsinin yedeğini alıyorum. Montum fileli olmasına rağmen durunca yanıyorum, keşke biraz serinlese hava diyorum, bu arada montun su geçirmez astarını da yük ettiğimi düşünüyorum


Yaklaşık 60km oldu, havalar serinlemeye başladı

Abanoz yaylasına geldim, buralar hepten serin. Şuan yolculuğum tam planladığım zaman akışında ilerliyor, planladığım şekilde giderse herşey, akşam 6-7 gibi evde olurum diye düşünüyorum içimden, sanırım burda nazar değiyor.



Ermenek barajına geldim, tabi aşağı inince havalar ısındı yine, tüh len diyorum. Sıcaktan fotoğraf çekmeye durmaya üşeniyorum.

Opet'te durup biraz soluklanıyorum, birşeyler içiyorum. Pompacı abilerle kısa bir muhabbetin ardından 15 dk sonra yola devam ediyorum.

Barajın son noktaları, yine yükseğe çıktık. Uzaklaşmaya başlıyoruz.

Derken ilerde yolu kapatıyorlar, 20 dakika burada zaman kaybediyorum. Bekleriz beklemesine, zaten çok geç olmadan Ankara'ya varmış olacağım ya


Neyse ki yol çalışmasının ardındaki 2km'lik stabilize yolu aşıp düzlüğe çıkıyorum. Hesaplarıma göre yaklaşık iki saat sonra Konya'da olacağım.

Taşkent'e vardım, burda 20 dakika yemek yiyip biraz da totoyu dinlendiriyorum.

Yola çıktıktan 20 dakika sonra felaket başlıyor. Önce şiddetli dolu yağıyor. Öyle basit bir dolu değil, montuma çarpıp bedenimi acıtacak bir şekilde dolu. Üstümdeki fileli mont su geçiriyor, üstümdeki herşey su geçiriyor. Doluya öyle bir yerde yakalanıyorum ki, 5km boyunca sığınacak bir ağaç bulamıyorum. En sonunda denk geliyor bir ağaç kümesi, duruyorum. Üstüme bakıyorum. Ayakkabı, çorap, eldiven, mont, üstümdeki tshirt dahi sırılsıklam. Çantamda yedek tshirt ve çorap var sadece. 10 dk sonra dolu duruyor. Tshirtü giyiyorum, montun su geçirmez astarını da giyip en yakındaki ilçe olan Hadim'e doğru devam ediyorum. Hava 20'li derecelere düşüyor, donuyorum. Hadim'de kıyafet satan bir dükkan arayıp buluyorum. Kasiyer çocuktan en ucuz eşofman ve ayakkabı'yı istiyorum. 50 lira verip çıkıyorum. Bunlar da ıslanmasın diye yavaş yavaş devam ediyorum. Üstümdekiler kuru olmasına rağmen havanın soğukluğundan üşüyorum. Burdan Ankara'ya kadar hava hep yağmurlu.

Sonunda Konya'ya varabiliyorum. Ara ara hafif yağmurlara yakalansam da, sırılsıklam etmiyor, ama bir kez daha bastırsa, bittim. Yine yağmur bastırdığında kuru kalabilen bir yere sığınıp yağmurun durmasını bekliyorum. Buraya kadar 80-90 la gelmiştim, geç kalacağımı farkedip, motora da güvenip tapagaz 100-110 şeklinde 260 km yolu gelmem gerekiyor, öyle de yapıyorum. Yoldaki dolu kamyonların bile en az 100'le gittiğini farkedip, 100-110 ile gitmek zorunda kaldığımı farkediyorum zaten.


Cihanbeyli'de bir benzin istasyonuna geldim, buraya gelene kadar yağmur yağdıkça 3-4 kez daha sığınıp yağmurun dinmesini bekledim. Yağmur bir yağıyor, bir duruyor. Sık sık durup beklemek zorunda kalıyorum. Saat'se 7 oldu. Güya 7 de Ankara'ya varmış olacaktım. Herneyse sorun değil, Allah başka dert vermesin diyerek yola devam ediyorum. Yağmur yağmadıkça durmamayı kafaya koydum. Sürekli şimşekler çakıyor, hava soğuk. Nasıl Ağustos len bu ?


Neyse, son 180km'yi de gaz kesmeden geliyorum, yaklaşık 9 gibi evde oluyorum. (Yukardaki iki foto bu sabahtan). Yorgunluktan eve geldiğimde motoru kontrol bile edemedim, direk yattım. Sabah yağına-sesine baktım, hiçbir sorun yok. Yağı hala 4 çizgide. Bir sorun çıkar mı diye düşünüyordum, sonuçta çinli diye küçümsenen aletle 260km - 4 saat tapagaz geldim. Bakıp bir gurur duydum motora
629 km'de 17 litre yakıt yaktı, 100km/2.7lt'ye denk geliyor.
Bu da böyle bir macera oldu. Biraz zorlu bir yolculuk oldu fakat motorun en ufak sorun çıkarmaması beni çok sevindirdi.
Sabırla okuduğunuz için teşekkür ederim.
Tekeriniz düz bassın