Adnan Oktar bana dava açmış

Katılım
3 Tem 2014
Mesajlar
396
Motosikleti
Triumph Tiger 900 GT
"Cezai ehliyeti yok" ne anlama geliyor acaba? Mesela reşit olmayanların suç işledikleri zaman gittikleri bir çocuk hapishanesi var. Bu, o bile mi değil?
 
Katılım
31 Tem 2007
Mesajlar
1,367
"Cezai ehliyeti yok" ne anlama geliyor acaba? Mesela reşit olmayanların suç işledikleri zaman gittikleri bir çocuk hapishanesi var. Bu, o bile mi değil?

O bile değil...
Bir kilo uyuşturucu ile yakalandın..
Tanıdık veya rüşvet vererek satın alabileceğin doktor heyeti bulabilirsen..
O zaman sana bu rapordan veriyorlar ne istersen yap, serbest..
Senin sorduğun, ceza ehliyeti var ama 18den küçükler için olan düzenleme.
Halk arasında DELİ RAPORU denen şey...
 
Katılım
18 May 2014
Mesajlar
293
Adnan Oktar, bir kısmı sonuçlanan hakaret davalarından tazminatlar kazandı ancak bir hakim Adnan Hoca'nın "Cezai ehliyeti yoktur" raporunu hatırlayınca davalar geri çekildi.
"Adnan Hoca" olarak bilinen Adnan Oktar, 10 yıldan bu yana vatandaşlara avukatları aracılığıyla binlerce hakaret davası açtı. Bu davaların bir kısmı sonuçlandı ve Oktar tazminat kazandı. Ancak bir hâkim Adnan Hoca'nın 28 yıl önce almış olduğu "Cezai ehliyeti yoktur" raporunu hatırlayınca işler karıştı. Görevi kötüye kullanmakla suçlanacaklarından korkan avukatlar, yüzlerce davayı geri çekmeye başladı.

HAKİMİN DİKKATİ

Habertürk'ten Sedef Şenkal Demir'in haberine göre, 1987'de çete suçundan yargılanan Oktar'ın Adli Tıp Kurumu'nca verilen "Cezai ehliyeti yoktur" raporunu hatırlayan hâkim, bu raporun söz konusu mahkemeden istenmesine karar verdi. Bunun üzerine Oktar'ın avukatları, şikâyetten vazgeçtiklerini bildirdi. Adnan Oktar'ın açtığı davalara bakan diğer mahkemelerin hâkimleri de bu raporu isteme kararı aldı. Bu gelişme üzerine Adnan Oktar'ın avukatları, davalarından vazgeçtiklerini belirten dilekçe vermeye başladı.

ANCAK VASİ DAVA AÇABİLİR

Açılan ve sanık aleyhine sonuçlanan her hakaret davasında avukatlara 1500 lira avukatlık ücreti sanık tarafından ödeniyor. Ardından açılan tazminat davasında da avukatlar aynı miktarda parayı sanıktan alıyor. Hukukçular, bir kişinin cezai ehliyetinin bulunmadığına dair raporun olması halinde ancak vasi aracılığıyla dava açılabileceğini belirtirken, avukatların kanunen bu davalarda vekillik yapamayacaklarının da altını çizdi.
 
Katılım
26 Tem 2013
Mesajlar
17
http://www.odatv.com/images/2015_03/2015_03_08/adnan-oktara-cezai-ehliyet-soku-0803151200_m.jpg

Çok enteresan bir ülkede yaşıyoruz...
'cezai ehliyeti olmayan biri' binlerce dava açmış, çoğunu da kazanmış..
Kapattırdığı site sayısını ise bilmem..

Şeytan kazdığı kuyuya düşer..

http://www.odatv.com/n.php?n=adnan-oktara-cezai-ehliyet-soku-0803151200
Bizden kopardıgı paracıkları geri alabilirmiyiz acep?Gerçi adalet sistemimizin ne kadar güzel oldugunu birkez daha anlamış olduk.O hakim 'hacı bunun cezai ehliyeti yok,napıyoz biz' demese daha kac ocak sönerdi kim bilir:pr:
 
Katılım
31 Tem 2007
Mesajlar
1,367
Usülden bozulabilir ve çoğu faiziyle geri alınabilir ancak avukat lazım..
Avukatınız yoksa çoğu zaman haklı bile olsanız 5 yıl ertelemeli yerleştiriyorlar üste de mahkeme masraflarını.. İtiraz etmezseniz (7 gündür itiraz süresi) üst mahkemeye filan da götüremezsiniz ve yediğiniz cezayla paşa paşa oturursunuz.
Basın yayın araçlarıyla hakaret edildiği iddia edilirse 3 ay içinde dava açılmaz ise daha sonra açılamıyor, bir de o yayın kurumu nerden yayın yapıyorsa dava orada açılması gerekiyor.
 
Forumdan Uzaklaştırıldı
Katılım
17 Kas 2014
Mesajlar
171
Bilgiledirme: Bu mesajı yazan kullanıcının üyeliği iptal edilmiştir.
Saygideğer Hocamiz Adnan Oktar'a böyle ithamlarda bulunmak ne kadar yanlış, onun gorgu ve engin bilgisinin ceyregine bile sahip olmayan insanlar tarafindan boyle acimasizca yorum yapmak kendinizi kucuk dusurmekten oteye gitmez.
 
Katılım
12 Eki 2013
Mesajlar
2,350
Aslına bakarsanız Adnan hoca bence son derece şeker bir adam ,televizyonda kötü birşey de demiyorki adam ne gerici nede yobaz .Adama durmadan küfür edip kendinizi alçaltmayın.Çıkıp örf adetlerinize atanıza birşey demiyorki adam .Kurmuş tarikatını inanan inanmış inanamayan da basıyor küfürü adamcağıza.Vakti bol parası varsa hakaret edene dava açması normal bana edilse bende açarım.
 
Katılım
31 Tem 2007
Mesajlar
1,367
SİZ ONU KOM şubenin kurucusu eski emniyetçilere, Adil Serdar Saçan'a soracaksınız şeker mi?
Kasedi biraz geri sarın HARUN YAHYA'ya doğru..
Neden 'RAPOR' almış acaba, rapor alarak hangi cezadan kurtarmış???
Çocuklarını bu 'tarikat'ın eline kaptırmış ailelere sorun...
Bilimden gayrı tarikat SAPIKLIKTIR..
Zaten 'tarikat' dediğiniz de onun değil, başkalarının; şimdi kimlerin olduğunu yazarsak bize de davayı açarlar,
internette bi dolaşın, öğrenirsiniz.
 
Katılım
30 Ağu 2014
Mesajlar
5,466
"Cezai ehliyeti yok" ne anlama geliyor acaba? Mesela reşit olmayanların suç işledikleri zaman gittikleri bir çocuk hapishanesi var. Bu, o bile mi değil?

ceza ehliyeti yok demek, gerçekleştirdiği eylemin ceza olup olmadığını kavrayabilecek kadar aklı fikri olmayan kişiler demektir.
çocukların mesela 10-12 yaşına kadar yaptıkları bir çok şey bize mantıksız gelir ama çocuktur yapar deriz, onun gibi düşün.
ayrıca bazen "46 lık adam, bunun 46 raporu var" gibi şeyler de duyabilirsin, bu da Türk Ceza Kanununun 46. maddesinden geliyor.

TCK 46'ya göre "fiili işlediği zaman şuurunun veya harekatının serbestisini tamamen kaldıracak surette akıl hastalığına duçar olan kimseye ceza verilmez."

kısacası deli olanların da ceza ehliyeti yoktur, gidip birini öldürse, eğer raporu varsa herhangi bir ceza almaz.
 
Katılım
1 Eki 2013
Mesajlar
421
Açmakta haklı bence sayın Adnan hocamız gibi yüce bir kişiliğe hakaret edersen olacağı budur. Bence mail at af dile, özür dile, Hocamız büyük insandır bağışlayıcıdır, cahilliğine, çocukluğuna verip bağışlar.
Adnan hocamız gibileri herzaman zor gelir, bizler İslamı ondan öğrendik, Allaha çok şükür öyle bir hocamız başımızda var, ne cüret hakaret ediyorsunuz?
Allaha dua edeceğinize böyle bir alim hocayı bize bağışladığı için , birde küfür ediyorsunuz.
Müslümanım diyorsanız eğer lütfen islama dönün, Hocamız dünyadaki en saygıdeğer kişilik eli, eteği öpülecek yüce insan.
Ha derseniz müslüman değiliz ozaman lafımız yok tabiki, sözümüz müslümanlara.
bir kaç soru sorabilirmiyim
adnan oktar tv yayınlarında neden hep yahudi hahamları çıkarıyor
neden yahudi millet vekillerini çıkarıyor
neden israilin filistine yaptıgı insanlık dışı zülme katliama ses çıkarmıyor
neden yahudi kardeşlerimin birinin saçına zarar gelsin dünyayı başlarına yıkarım diyor
bunları merak ettim cevaplarsan sevinirim
 
Katılım
31 Tem 2007
Mesajlar
1,367
http://www.gercekgundem.com/medya/110224/kediciklere-motor-demek-itibarsizlastirma

524aafb046a41cd9_480x270.jpg


Mine Kırıkkanat'ın Adnan Oktar'ın programına katılan kadınlar için kullandığı kavram ceza nedeni oldu.



(EROL ÖNDEROĞLU / BİANET)
Gazeteci Kırıkkanat, yazısında Adnan Oktar’ın televizyon programlarında çıkarttığı kadınları “motor” olarak nitelendirdiği için mahkum oldu. Gerekçeli kararda, yazı Oktar’ı “itibarsızlaştırıcı” bulundu.

İstanbul Anadolu 2. Asliye Ceza Mahkemesi, Cumhuriyet gazetesinin 9 Şubat 2014 tarihli sayısında çıkan Mine Kırıkkanat'ın “İnşallah İnsan, Maşallah Motor” başlıklı yazısından şikayetçi olan Adnan Oktar'ı haklı buldu.

12 Şubat'ta kararını açıklayan mahkeme, bu ifadeler nedeniyle Kırıkkanat'ı 109 gün karşılığı adli para cezası olarak 2 bin 180 TL ödemeye mahkum ettikten sonra, Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (CMK) 231. Maddesi uyarınca hükmün açıklanmasını geri bırakmıştı

Mahkeme gerekçeli kararında gazeteci Mine Kırıkkanat’ın Adnan Okttar'ın televizyon programında sürekli konuk olarak davett ettiği kadınları “motor” olarak nitelendirere Adnan Oktar’ın kişilik haklarının ihlal ettiğini, küçük düşürdüğünü söyledi.

Kırıkkanat yazısında "İnsanlık dinamosunun iki motoru vardır: Dinsellik ve cinsellik" kısmında ve başlığında "motor" sözcüğünü kulandı.

Ceza “motor” sözçüğü için

Kararda şu ifadeler geçiyor: “Kamuoyu tarafından Adnan Hoca olarak bilinen ve belli bir televizyon kararında da yazıya konu edilen bayanlarla birlikte soru cevap ya da söyleşi tarzında programlar yapan müştekinin kişiliğinin ya da program usulünün ve içeriğinin eleştirilere konu edilmesinin basın özgürlüğü kapsamında kaldığı tartışmasız olmakla birlikte, suça konu edilen yazılardaki özellikle müştekinin programlarında kullandığı kadınlarla ilgili motor tabirinin kullanılmış olması, motor sözcüğünün de Türkçe argoda “kötü kadın”, “hayat kadını” gibi anlamlara geldiği ve yazının bu başlıkla sunumunun müştekinin yanındaki kadınların bu tarz ve yapıda olduğu kanaatinin oluştuğu, yine sanığın bir başka yazısında aynı kadınlarla ilgili “TV tezgahına hormonlu domates gibi dizdiği güzeller” şeklinde devam eden yazılarının benzer mahiyette ve niteliği itibariyle şahsı hedef alan, küçük düşürücü, itibarsızlaştırıcı nitelik taşıdığı, basın özgürlüğünün sınırlarını aşıp, kişilik haklarını saldırı niteliğinde ve TCK’nın 125. Maddesinde öngörüldüğü şekilde atılı suçu oluşturduğu kanaatine varılmış ve sanığın belirtilen gazete yazılarıyla aynı kasıt altında birden fazla kez atılı suçu işlediği değerlendirilmiştir”.

Suça gerekçe yapılan yazı

Kırıkkanat, suça gerekçe gösterilen yazısında, “İnsanlık dinamosunun iki motoru vardır: Dinsellik ve cinsellik. Bu dinamiği iyi kavrayan Adnan Oktar, televizyon tezgâhına dizdiği topatan hurileri ve karpuz gılmanlarıyla her iki motoru da maşallah tam gaz kullanıyor” diye yazmıştı.

Yetkililerin Oktar’ın kurduğu bu tuhaf yeryüzü cennetini seyrederek eğlendikleri ve kurucusunu ciddiye almadıklarını, oysa bu kişinin Harun Yahya adıyla “Yaratılış Atlası” kitabını yaydığını, müritlerinin de yüzlerce kişiye taciz davaları açıp, piyanist Fazıl Say’ı mahkûm ettirdiklerini yazan Kırıkkanat, yazısını şöyle bitirmişti:

“Yargı, bu teşkilatın açtığı taciz davalarını niye kabul ediyor, kimse merak etmiyor. Yoksa Türkiye’de, sadece Fethullah Gülen’e değil, Adnan Oktar’a dokunan da mı yanıyor? Ne hallere düştü bu ülke, vah ki ne vah!..”

"Gerçeklik zemini vardır" savunması

Kırıkkanat'ın avukatı Abbas Yalçın’ın "Oktar, çok sayıda kitabı olan bir fikir insanı olarak düşünülmektedir. Bunun böyle olduğunu düşünenler olduğu gibi, olmadığını düşünenler de vardır. Müvekkilimin yazılarının gerçeklik zemini vardır” şeklindeki savunması mahkemece kabul görmemişti.
 

Bu konuyu görüntüleyen kullanıcılar

Çok Beğenilen Mesajlar

Üst