"yatırımlar milli savunmaya yapıldı" kısmına kadar çoğunlukla katılıyorum,
bir de Amerika trump ile beraber dünyadan aşırı derecede tepki görüyor,
sanki kişisel bir "ders verme" tavrı da var,
gerçi elemanın seçim öncesinde verdiği vaatlerde askerleri çekeceği konusunu belirtmiş.
dünyanın jandarmalığından nispeten vazgeçip gölgede büyüyenlere de "buyurun meydan" denildi.
öyle ya da böyle dünyada işler keskin olarak değişiyor,
türkiyenin bunun neresinde olacağını kestirmek zor değil.
@ihtiyar
asıl meselenin enerji savaşlarından kaynaklı olduğunu düşünüyorum,
mesele sadece Yahudi meselesi değil.
belki bir ayağıdır ama ana taşıyıcı farklı gibi.
abd dünya genelinde presjtij kaybı yaşadı,orası bir gerçek ancak bu "asıl dış politika" düşüncelerini değiştirmez.başka alt alternatiflerden devam ederler.sorun sadece suriye değilki.nato artık abdnin bu aşırı agresif dış politikasından sıkılıp,nato ve ab üzerindeki baskısından ötürü kendi "avrupa ordusu"nu kurma düşüncesinde.şöye bir bakıldığında AB ve nato ülkesi avrupa ülkerinin ordu gücü abd ye göre çok zayıf.bu 2.dünya savaşından bu yana yapılan anlaşmalar ile kısıtlanmış durumda.bir hollandanın,belçikanın vb ülkelerin orduları yok denecek kadar az.bu noktadada bu ülkeler sırtlarını natoya dayamış vaziyette ve fransa,almanya gibi nispeten ordusu olan ülkeler için bu durum çok büyük handikap ,bu yüzden avrupa ordusu kurulması fikri ortaya çıkınca trump küplere binip macrona ters yaptı " biz olmasaydık siz şuan ingilizce eğitim görüp şeirlerinizin isimlerini dahi değişmiş bulacaktınız" diyerek büyük bir çıkış yaptı ama böylesi bir lafdan sonrada ne gariptirtir fransa üzerinden "sarı yelekliler" olayları başladı (?) bizler artık o kadar alışmışızki bu tür olaylara film izler gibi bakıyoruz artık.türkiye politik krizlerin en babsını yaşadı çünkü,bunlar daha yeni yeni bunları görüyor.
misal bir başka örnek kaşıkçı olayı.türkiye bana göre dört dörtlük bir politika yaptı,herşeyi paylaştı ortaya koydu.abd ise fena köşeye sıkıştı çünkü abd için arabistan yarım adası hayati önem arz ediyor orta doğuda.peki bu olay abd nezlinde nasıl "hafif geçiş" yapıldı.son 1 ayda yaşananlara bir bakın anlarsınız.çok bilinmeyen bir noktayı söyleyeyim ben,arabistan ordusu çoğunluğu abd malı silah ve ekipmanları kullanır.ordunun %60ından fazlası silah ihtiyacını abd nin en büyük silah firmalarından alır.diğer geri kalan ihtiyaçlarını ise çin ve rusya üzerinden yapar.bu kaşıkçı olayı sonrasında abd hükümeti arabistana "ordunuzun geri kalan silah ihtiyacını rusya ve çinden değil,tamamnını abd firmaları üzerinden yapın" teklifi sunarak arap yönetimini koruma çözümü sundu.araplarda bunu tabi kabul etti.sonrası malum,kaşıkçıyı soran eden varmı şimdi?
türkiye devleti diğer devletler gibi her zaman kendi çıkarını düşünmek zorundadır.çıkar anlaşmaları ile güvenliğini sağlamak ezelden beri her ülkenin yaptığı bir şeydir.hiçbir ülkeye güvenmessin ama çıkar anlaşmalarını karşılıklı olarak yaparsın,bunun adı politikadır ve bu politikalarda her zaman farklılık gösterebilir.misal bir ürünü ülkemizde yapmak 50 lira tutuyorsa ve bunu rusyadan,çinden 30 liraya mal edebiliyorsak bunu o ülkelerden alabiliriz,çok basit bir örnek söyledim.her ülke içinde bu böyledir.asıl mevzu o ürünü ülkemizde 30 liradan daha aza nasıl üretirizin yollarını aramaktır,yani arge edip sonuç almaktır.bunlarda öyle 1-2 yılda olacak işler değildir şuanki koşullarda.
şuan enerji meselesinde ilk hedef kıbrıs bölgesi ve akdeniz bloğundaki petrol doğalgaz konusu.
bu bölgelerde petrol ve doğalgaz rezervleri artık belli,sadece uluslararası deniz hakları noktasında her ülkenin ayrı bir savaşı var.yunanistan burada çok kumar oynuyor zira ege ve akdeniz üzerinde türkiyenin haklarının bulunduğu noktaları ele geçirmek istiyorlar.medyada sık sık duyduğumuz yunanlıların türkler için sınır ihlalleri yaptığı ve kendi bölgesine tehdit oluşturduğu beyanların altında bu mesele vardır,algı oluşturup uluslar arası kamuyounda avantaj yakalamak istiyorlar zira akdeniz bölgesindeki rezevlerin adaletli paylaşımında her ülke (türkiye dahil) en az 70 ila 100 yıllık bir petrol-doğalgaz ihtiyacını karşılayabilcek.tabloya o noktadan bakarsanız işin boyutunu görürsünüz.zaten türkiye geçen yıl bir petrol ve doğalgaz arama-çıkarma özellikli ,tam teçsizatlı son model 2 gemi "satın aldı"..ciddi paralar ödendi.akdenizdeki bizim sınırlarımız içinde bulunan petrol ve doğalgazın çıkarılması ve ülkemiz içinde kullanılması 2019da kesin açıklanacaktır,ben öyle öngörüyorum.türkiyede kendi çıkarları doğrultusunda akdenizdeki haklarını korumak,belki bir iki noktayıda akdenizde koparabilmek için ayrıca politika yürütüyor.mesela "su" kozu türkiyenin elinde.suriyeninde akdenizdeki bazı noktalarda petrol rezevleri hakları var ama "su"ları yok ve "fırata" muhtaçlar..hadi gelin politika senaryoları üretin?
hiçbir şey sebebsiz ve nedensiz değil.türkiyenin konumunu şöyle bir örnekle sonlandıralım;
abd son bir manevra ile "parasıyla almak isteyipde vermedikleri" patriot füzelerinin satışınıa onay verdi ama biz daha öncesinde rusyadan s-400 aldık.şimdi ortada şöyle bir durum var,s-400 füzelerini nato ülkeleri kullanamaz ama biz ülke güvenliği noktasında rusyadan almak zorunda kaldık (iyide oldu).şimdi patriot alır isek s-400 ler ne olacak? natoya göre patriot alırsak s-400 leri kullanamayız(mışız)..
sonra ortaya şöyle bir iddia atıldı..türkiye patriot alırsa s-400 füzerlinin teknolojisini natoya satarmı arkaplanda? bu işin birde teknolojik casusluk durumu var tabi..bu iddialara çok supriz bir isimden net bir cevap geldi.rusya lideri putinden..kendisi "s-400 anlaşması yapıldı ve teslimatlar yapılacak.teknoloji casusluğu konusunda türkiye devleti böylesi bir adım "atmayacağından" rusya olarak türkiyeye güvenimiz tamdır diyerek noktayı koydu..yani çıkarlar,ülke güvenliği vs eyvallahda bu tür anlaşmalardada "güven" esasına dayalı bir siyasette lazım.türkiye göreceksiniz hem s-400leri hem patriotları alacaktır,bu kimsenin garibine gitmesin.bu tür durumlarda "alışagelmiş dengeler" bizim gördüğümüz gibi yaşanmaz,çok farklı denklemler o günün koşulları ve çıkarları içine dahil olur ve sizde ülkeniz için en uygun politikayı izlersiniz.