- Katılım
- 20 Ağu 2009
- Mesajlar
- 93
- Konu Yazar
- #1
Hafta içinde hep önünden geçtiğimiz ama içine bir türlü girmediğimiz Ayetekla kilisesine gitmeye karar verdik.Adana Seyyah riders'e de bu fikrimizi söyledik.(biraz da ısrar ettik)Onlarda katılacağını söyleyince hep beraber keyifli bir güne imza attık...
Halil başkanım ve eşi,
Gençlere örnek davranış,bakın nasılda yardımcı oluyor,
Biz seyyahları kızkalesi yakınlarında cennet-cehennemdeki yörük çadırlarında bekledik.Yörük kahvaltımızı yaptık.Beklerden de boş durmadım ve bastım denklanşöre,
Bu da kahvaltımız,
Ve işte sevgili seyyahlar geldi,
Bir aradayken Sıtkı başkanımıda arayayım dedim,Telefonu hep meşgul,meğer Çulcular arıyormuş,
Fotoğraflarımızı çeken Gani abimize çok teşekkür ediyorum,
Halil başkanıma çok kanım kaynıyor nedense,
Yine bayağı bir kalabalık olduk,
Kahvaltılarımızı yapıp,çaylar ve kahveler içildikten sonra Halil başkanın liderliğinde son derece keyifli bir toplu sürüşten sonra Ayetekla kilisesine ulaştık...
Çulcular,
"Ayatekla Kilisesi'nin (Meryemlik) tarihi, Azize Tekla'nın buraya gelişiyle başlar. İsa Peygamber'in havarilerinden St. Paul'ün vaazlarından etkilenen 17 yaşındaki Tekla, kendini Hristiyanlık dinine adar. St. Paul'un bu değerli öğrencisi Konya ve Yalvaç'ta Hristiyanlığı yaymak için propaganda yaparken baskılara maruz kalıp, öldürüleceğini öğrenince kaçıp Seleukia'ya gelir ve sonradan kiliseye çevrilen bir mağarada saklanır. Sığındığı mağaradan yöredeki insanlara çok tanrılı dine karşı Hristiyanlık inancını yayarken mucizeler yaratarak hastaları da iyileştirir. Yine öldürüleceği bir sırada bu mağarada kaybolduğuna inanılır. Ayatekla'nın içinde yaşadığı mağara onun kayboluşundan sonra Hristiyanlar'ca kutsal sayılmış; ta ki bu din milattan sonra 313 yılında serbest bırakılıncaya kadar gizli bir ibadet yeri olarak kullanılmıştır. Bu mağara daha sonra 4. yüzyılda kiliseye dönüştürülmüştür. Hristiyanlık dünyası için Silifke'de bulunan Ayatekla Kilisesi çok önemli bir yere sahiptir. Özellikle Ayatekla neredeyse bir havari kadar Hristiyanlık dünyasında önemlidir. Hiçbir kadının o dönemde cesaret bile edemeyeceği bir liderlik göstererek 'Azize' mertebesine ulaşmış önemli bir yere sahiptir"
Çulcu'ya pankartımızı tutturduk,
Toplu fotoğraf olmazsa olmaz,
Bu fotoğrafta Ayetekla kilisesinden ovanın görünümü,Balık gözü mercek ile,
Artık kış geldi,havalar erken kararıyor.Kiliseyi gezdikten sonra Yavaş yavaş dönüşe geçtik.Susanoğlunda Kaya kafede bir çay molası verelim dedik.
Falcıyı bulunca fal baktırmadan olmaz değilmi?
İşte bu fal,
Bu da mersin motosikletin kadrolu falcısı,
Ve en sonunda 2010 haziran ayında,seyyah ridersle yapmayı planladığımız AKDENİZ MOTOSİKLET KARDEŞLİĞİ FESTİVALİ'nin alanını Halil başkanım ve seyyahlara gösterip,küçük bir brifing verdim,
Konum olarak çok beğendiler.Alan da çok geniş.Okaliptüs ağaçları ve sıfır deniz.....
En sonunda seyyahları otobandan yolcu ettim.
Tekerlerinize ve yüreklerinize sağlık.Ne iyi ettiniz geldiniz.Sayenizde çok güzel bir gün geçirdik.Artık daha sık bekliyoruz.
Halil başkanım ve eşi,
Gençlere örnek davranış,bakın nasılda yardımcı oluyor,
Biz seyyahları kızkalesi yakınlarında cennet-cehennemdeki yörük çadırlarında bekledik.Yörük kahvaltımızı yaptık.Beklerden de boş durmadım ve bastım denklanşöre,
Bu da kahvaltımız,
Ve işte sevgili seyyahlar geldi,
Bir aradayken Sıtkı başkanımıda arayayım dedim,Telefonu hep meşgul,meğer Çulcular arıyormuş,
Fotoğraflarımızı çeken Gani abimize çok teşekkür ediyorum,
Halil başkanıma çok kanım kaynıyor nedense,
Yine bayağı bir kalabalık olduk,
Kahvaltılarımızı yapıp,çaylar ve kahveler içildikten sonra Halil başkanın liderliğinde son derece keyifli bir toplu sürüşten sonra Ayetekla kilisesine ulaştık...
Çulcular,
"Ayatekla Kilisesi'nin (Meryemlik) tarihi, Azize Tekla'nın buraya gelişiyle başlar. İsa Peygamber'in havarilerinden St. Paul'ün vaazlarından etkilenen 17 yaşındaki Tekla, kendini Hristiyanlık dinine adar. St. Paul'un bu değerli öğrencisi Konya ve Yalvaç'ta Hristiyanlığı yaymak için propaganda yaparken baskılara maruz kalıp, öldürüleceğini öğrenince kaçıp Seleukia'ya gelir ve sonradan kiliseye çevrilen bir mağarada saklanır. Sığındığı mağaradan yöredeki insanlara çok tanrılı dine karşı Hristiyanlık inancını yayarken mucizeler yaratarak hastaları da iyileştirir. Yine öldürüleceği bir sırada bu mağarada kaybolduğuna inanılır. Ayatekla'nın içinde yaşadığı mağara onun kayboluşundan sonra Hristiyanlar'ca kutsal sayılmış; ta ki bu din milattan sonra 313 yılında serbest bırakılıncaya kadar gizli bir ibadet yeri olarak kullanılmıştır. Bu mağara daha sonra 4. yüzyılda kiliseye dönüştürülmüştür. Hristiyanlık dünyası için Silifke'de bulunan Ayatekla Kilisesi çok önemli bir yere sahiptir. Özellikle Ayatekla neredeyse bir havari kadar Hristiyanlık dünyasında önemlidir. Hiçbir kadının o dönemde cesaret bile edemeyeceği bir liderlik göstererek 'Azize' mertebesine ulaşmış önemli bir yere sahiptir"
Çulcu'ya pankartımızı tutturduk,
Toplu fotoğraf olmazsa olmaz,
Bu fotoğrafta Ayetekla kilisesinden ovanın görünümü,Balık gözü mercek ile,
Artık kış geldi,havalar erken kararıyor.Kiliseyi gezdikten sonra Yavaş yavaş dönüşe geçtik.Susanoğlunda Kaya kafede bir çay molası verelim dedik.
Falcıyı bulunca fal baktırmadan olmaz değilmi?
İşte bu fal,
Bu da mersin motosikletin kadrolu falcısı,
Ve en sonunda 2010 haziran ayında,seyyah ridersle yapmayı planladığımız AKDENİZ MOTOSİKLET KARDEŞLİĞİ FESTİVALİ'nin alanını Halil başkanım ve seyyahlara gösterip,küçük bir brifing verdim,
Konum olarak çok beğendiler.Alan da çok geniş.Okaliptüs ağaçları ve sıfır deniz.....
En sonunda seyyahları otobandan yolcu ettim.
Tekerlerinize ve yüreklerinize sağlık.Ne iyi ettiniz geldiniz.Sayenizde çok güzel bir gün geçirdik.Artık daha sık bekliyoruz.