600RR veya F'e geçmek istiyorum..Yardım Lütfen=)

Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...
Katılım
16 Şub 2007
Mesajlar
59
Merhaba arkadaşlar bende Honda CBF 250 var ve artık hayalimdeki motor hayabusanın klasında olan racing tipine geçmek istiyorum.Öncelikle 250CC'yi çok rahat kullanabiliyorum,vitesi falan rahat geliyor.600'Lük bir makineye geçsem taşıyabilir miyim,nelere dikkat etmeliyim,ilk başta nelerde zorlanabilirim açıklarsanız sevinirim.
 
Katılım
28 Ağu 2006
Mesajlar
228
binlerce basşlık var senın baslğın gibi biraz siteyi araştır tecrübeli motorcuların bilgilerinden faydalanırsın istemediğin kadar
 
Katılım
14 Haz 2006
Mesajlar
8,146
arkadaşım benim önerim 600cc'ye geçmeden önce arada 500cc almandır.

şuan kullanıdıgın motor 22 hp ama almak istedigin motor 110-120 hp. sana bu yükseliş hiç mantıklı geliyor mu?

500 cc (50-55 hp civarı) bir motor ileride kullanacagın 600 cc racing motora daha iyi hakim olmanı saglayacaktır. ayrıca 600cc ye geçmeden önce egitim almanıda tavsiye ederim. egitime girenler "kaç yıllık tecrüben olursa olsun yinede bilmedigin yanlış bilgin bazı şeyler oluyor diyorlardı". yani egitim ve tecrübe kombine olması gereken şeyler. ideali buuu.

ayrıca şu yazıyıda okumanı tavsiye ederim

Duyarlı Olmak,
Tarih: 14.12.2003 Saat: 19:20
Konu: Her Turlu Duyurular


Sevgili Arkadaşlar,

Daha önceden de bu konu ile ilgili bir yazım olmuştu. Rahmetli Raif Ağabeyin vefaatinde içinde bulunduğum duyguların etkisiyle oldukça saldırgan bir yazı yazmıştım. O günden bugüne fikirlerim halen değişti mi, hayır.

Motosiklet, hepimizin hayatında oldukça önemli bir yere sahip ve hatta birçoğumuzun hayatının çoğunluğunu kapsayan bir hobby. Kimimiz için artık hobby den çok bir ulaşım aracı. Ancak gördüğüm o ki, genç yaşlı demeden bir çoğumuzu da aramızdan alıp götüren ve bizlere büyük acılar bırakan bir hobby olmaya başladı. Bunda suçlu, acaba motosiklet denilen araç mı, yoksa bizler mi? Evet motosiklet tehlikeli bir araç. Ancak içinde bulunduğumuz şu ortamda yürümek de, alışveriş mağazasından alışveriş yapmakta, bankaya gitmek de tehlikeli. Diğer seçenekler de alternatifler yaratabiliyoruz. Suçu, kana susamış canilere atabiliyoruz. Ölenlere rahmet ediyor, kalanlara başsağlığı diliyoruz. Aynı motosiklette olduğu gibi. Ama motosiklet kazalarında ne hikmetse hiç motosikletlere suç bulmuyoruz. Bu aletlerin suçu yok mu? Bence var. Ama onların suç teşkil ettiği konuyu aslında bizler yaratıyoruz. Nasıl mı?

Yeni bir motosiklet modeli çıkıyor. Çok hoş, çok güzel.

"İşte hayatımın motosikleti, bundan mutlaka edinmem lazım. Bu sayede hem kendi egomu tatmin eder, hemde çevreme bol bol hava atarım.."

Yada,

"İşte benim almam gereken, bana yakışan motor bu. Bundan başkasını alırsam, çevremdekiler ne der sonra? Klasıma yakışmaz diğerleri!"

Yada,

"Hayat tehlikelerle dolu zaten. Olacağı varsa olacak. O yüzden alayım anasını sattığımın motorunu. Hem bana birşey olmaz. Koca camiada beni mi bulacak kaza?"

Gibi birçok sebepler üretiyoruz kendi kendimize. Henüz yeni motorcular (lütfen kimse alınmasın yeni motorcu dediğim için ama biraz çuvaldızı kendimize batırmanın zamanı geldi.) ki bunlardan kastım sene itibarıyla değil, km itibarıyla söylüyorum, motosikletini hemen büyütmenin yollarını arar oldular. Soruyorsun,

- 10000 km yol yaptım. Artık motorumu büyütmenin zamanı geldi, hem diğerlerinde büyük motosikletler varken benim ki onların yanında oyuncak kaldı, diyerek savunmalarını baştan hazırlıyorlar.

Yada,

- 16000 km oldu, biliyorum daha erken motorumu büyütmek için ama aklım o motorda işte. Aklımda kalacağına altımda yol alsın. Hem ben hız yapmam.

Arkadaşlar, kabullenmesek de motosikletini büyütmenin en büyük sebeplerinden biri, çevremize atacağımız "HAVA" dır. Altımızdaki motosikleti de aynı otomobilimiz gibi gösterişlisinden, en pahalı olanından, en güçlü olanından seçiyoruz. Hadi otomobilde bir şansımız var. Peki motosiklette var mı?

Henüz yeni motosiklet sahibi olan arkadaşlarla tanışma fırsatım oluyorlar. İlk motosikletleri büyük hacime sahip motorlar oluyor.

- 600 cc lik aldım ama gidip 1000 cc lik almadım. Biraz tecrübelenince onlardan alacağım.

Savunmaya bak!!!! Size kısaca bir teknik açıklama yapayım.

600 cc lik bir Racing, Motor Gücü 100-125 hp arasında. Bu gücü 11500 rpm ile 13000 rpm (Rpm = Devir/dk.) da sağlıyor. Yani, krank dakikada 11500 rpm dönüyor. Saniyede 191 defa dönüyor. Biraz düşündürücü dimi? Ve bu motorların 0-100 km/h hızlanma değerleri ise 2,4 - 2,9 saniye gibi oluyor. Şimdi bu gücü kontrol etmek sizce kolay mı?

Peki Racing değil de Enduro'dan bahsedelim. Aşağı kalır yanı mı var? Hayır.

650 cc lik bir Enduro, Motor gücü 45-55 hp arasında. Bu gücü 7500 rpm - 8500 rpm de sağlıyor. Yani krank dakikada 7500 devir dönüyor. Saniyede 125 kez dönüyor. Ağırlıkları ise 180 kg civarında oynuyor. Bunlarında 0-100 km hızlanma değerleri 4,5 - 6 saniyeler arasında değişiyor. Yani yukarıdakilerden çok da aşağı kalır değil. Evet bu gücü kontrol etmek, yukarıdaki bir racing ten daha kolay. Ama yeni başlayan biri için mi? Değil... Yada henüz birkaç bin km yapmış insan için mi? Yine hayır. 1000 cc likleri söylemeye gerek görmüyorum bile.

Avrupa'da yeni başlayan bir motosiklet sürücüsü, ilk olarak 50 - 200 cc arasındaki motosikletleri en az 2 sene kullanmak zorunda. Ondan sonra yeniden sınava girip, yeterlilik sağladığı takdirde 2 sene de 200 - 400 cc arasındaki hacimli motosikletleri kullanıyorlar. Ondan sonra seneye göre motosikletlerini büyütüyorlar. Ancak her seferinde yeterlilik sınavına tabi tutuluyorlar. Eğer bu sınavlardan başarısız olurlarsa, küçük cc li motosikletleri kullanmaya devam ediyorlar. Taa ki eğitmenlerini ikna edene kadar. Ancak maalesef ki ülkemizde bizler kendi kendimize yeterlilik veriyor ve en kısa zamanda daha büyük motosikletleri almaya çalışıyoruz. Sonuç "GERİDE ACILI BİR AİLE, ARKADAŞLAR, TEHLİKELİ İMAJ"

Sevgili arkadaşlar, 10000 -15000 - 20000 km ler tecrübe kazandırmaz. Bu km'lerle sadece kullanmış olduğunuz motosiklete adapte olursunuz. Onunla bütünleşirsiniz. Ancak yeni bir motosiklete geçtiğinizde ki bu büyük bir motosikletse, siz çok acemisinizdir. Ne motorun özelliklerini, ne karakterini bilmiyorsunuzdur. O motosiklet, sizin için POTANSİYEL BİR TEHLİKE 'dir. Şunu sakın aklınızdan çıkarmayın, ister 4 teker, ister 2 teker olsun her aracın bir karakteristik sürüş tarzı vardır. Bu aynı marka, model olsun farketmez. Şöyle deneyin, aynı model, aynı km.lerde, aynı marka bir başka arkadaşınızın motosikletini kullanın, farklı gelecektir size. Yabancılık çekeceksiniz. Hareket ederken, viraja girerken, fren yaparken çok büyük farklılıklar hissedeceksiniz. İşte o size yabancı bir motosiklet. Ve siz ona alışıncaya kadar sizin katiliniz olmaya aday. O ana kadar yapmış olduğunuz km'ler, o an için tamamen resetlenmiş olacaktır. Siz artık acemi durumunda olacaksınız. Ne zaman ki yeni motosikletinizle birkaç bin km yaparsınız, o zaman alışacaksınız. Ha burda eğer sizin yapmış olduğunuz km, eğer 10 -15000 km değil de 25-30000 km olsaydı, alışma süreciniz daha kısa olurdu. Daha fazlası olsa çok daha kısa süreler olurdu. Dikkat edin, tehlikede olduğunuz süreden bahsediyorum.

Geçtiğimiz sene Yunanistan'dan gelen motosikletli dostlarımızla yapmış olduğumuz konuşmalarda, aynı motosikletle 100000 km ler yapanlar, bunu aşanlar vardı. Onlar bu işi gerçekten hobby amaçlı yaptıklarından altlarındaki motosikletlerin büyük yada küçük olması, onlar için birşey ifade etmiyordu. Sonuçta yine iki teker üstünde hareket ediyorlar ve hobby lerini gerçekleştiriyorlardı. Onlar bizden daha mı az tecrübelilerdi peki? Tabii ki hayır. Ama onlar bilinçli kullanıcılardı ve motosikletin onlar için tehlikelerini bertaraf etmenin yolunu biliyorlardı.

Şimdi büyük bir motosikletin tehlikesinden biraz bahsedelim.

Her insanın içinde adrenalin duygusunu yaşamak vardır. Bunun çeşitli yollarını arar. Elimin altında güç olsun ama ben bunu kullanmam diyen yalan söyler. Mutlaka o gücü kullanır.

- Ya, uzun yolda araç sollarken, düşük gücü olan bir motor beni tehlikeye sokuyor. Bastım mı geçmem lazım ki tehlikeden kaçayım.

Geçme o zaman kardeşim. Yol boşalınca geç sende. Niye riske atıyorsun ki kendini? Güç olduğu sürece risklerini de artırıyorsun. Nasıl olsa geçerim düşüncesi ile ona göre yol almaya başlıyorsun. Bunu bilinç altından yapıyorsun. Oysa gücünü bildiğin bir motosiklet olsa altında, risklerini en aza indirmeye çalışıyorsun. Yol boşsa geçiyorsun, daha düşük limitlerde gidiyorsun, daha yavaş virajlara giriyorsun. Yani tehlikeleri otomatikman minimuma indirgiyorsun. Gideceğin yere daha rahat gidiyorsun, yorulmuyorsun, etrafını görme fırsatlarını kaçırmıyorsun. Süre olarakta hızlı gidenden çok az bir farkla ulaşıyorsun gideceğin yere.

Bir diğer nokta ise tehlike anında, tehlikeden mi kaçayım, motorun gücünü mü kontrol edeyim derken kaza zaten oluşuyor. Sadece büyük hacimli motosiklet değil sorun, ebatsal olarak daha büyük, ağırlığı daha fazla motosikletler de tecrübesiz insanlar için büyük tehlike oluşturuyor. Altınızdaki kütle ne kadar büyük olursa, kontrol etmeniz de o kadar zorlaşıyor. Bunu en kolay kaygan bir yolda hissediyorsunuz. Kendi cüsseniz ile altınızdaki kütleyi kontrol etmenin ne denli zor olduğunu daha iyi anlıyorsunuz. Yarış amaçlı üretilen motosikletlere dikkat edelim. Genelde çok hafif olurlar. Bunun sebebi sadece daha az ağırlık, birim kütleye düşen daha yüksek beygir gücü değil, kontrolü daha kolay bir kütle, daha az harcanan enerji, daha az yorgunluk vs. vs... Görüyorum ki 50 kg. olan bir bayan, 180 kg lık kütleyi kontrol etmeye çalışıyor. Sizce ne derece başarılı olabilir? Yada 70 kg olan bir adam, 240 kg lık bir kütleyi kontrol etmeye çalışıyor. Şöyle bir hesap vardı yanlış hatırlamıyorsam, bir insan, ancak kendi ağırlığı kadar olan bir kütleyi zorlanmadan kaldırabilir. Bunun üstündeki ağırlıkları, insan üstü bir çaba ile yapar. Ancak limitlerdir ve çok çabuk yorulur. (Halterciler hariç)

Bir de diğer bir konu sele yükseklikleri. Bacak boyu 75 cm olan bir kişi, 85 cm sele yüksekliği olan motosiklet kullanıyor. Tecrübesi ise zayıf. Ayaklarını yere koyma isteği sürekli var. Yavaşlamalarda hemen ayaklar yere iniyor. Yere değecek mi? Belki parmak uçlarında. Peki o kütleyi parmak uçlarında nasıl taşıyacak? Hasbelkader taşıyor. Ama en ufacık zorlanmada motosiklet yerde. Şanslı ise ayakları altında kalmaktan kurtuluyor. Diyeceksiniz ki Cross motosikletlerinde adamların ayakları bile yere değmiyor ama bu adamlar yarışıyor. Sizde de o tecrübe olsa, sizde binin. Adamların işleri. Yada uzun yıllardır artık motosikletin üstünde olduklarından, ayaklarını yere indirme gereğini pek duymuyorlar.

İşte arkadaşlar, yukarıda saymış olduğum bir çok sebep, motosikletleri kana susamış katillerden farklı kılmıyor. Ama bu cansız kütleler mi suçlu? Hayır. Buna sebep veren insanlar, yani yine bizler suçluyuz. Bu masum hobby amaçlı araçlarımızı, kana susamış cani yapan bizleriz, onlar değil. 1992 yılından beri bu motosiklet kullanıyorum. Toplam yapmış olduğum km, 300.000'e merdiven dayadı. Ama halen 650 cc bir motosiklet kullanıyorum. Bundan sonra alacağım da 650 cc olacak. Lütfen bu duyarlılığı sizlerde gösterin. Gösterin ki, artık bu mail guruplarında kaza haberleri, kaza sonucu ölüm haberleri olmasın.

Biliyorum yazı çok uzun oldu. Belki çok ukalaca bir yazı oldu. Ama eminim ki bir çoğunuz okuduğunda bana hak verecektir.

KONTROL EDEBİLDİĞİN GÜÇ HER ZAMAN GÜLDÜRÜR, KONTROL EDEMEDİĞİN GÜÇ İSE BİRGÜN ÖLDÜRÜR.

ÖLMEK İÇİN DEĞİL, ÖLENE KADAR MOTOSİKLETE BİNMEYİ DENEYİN.

Vaktinizi ayırdığınız için teşekkür ederim.

Sevgiler

Zafer Yangın
Suzuki XF650 Freewind
İstanbul
 
Katılım
4 Ağu 2006
Mesajlar
732
Bilgiledirme: Bu mesajı yazan kullanıcının üyeliği iptal edilmiştir.
"rahat geliyor" ne demek? vites ögrenmek zor birsey degil ki...

dogru dürüst viraj dönmesini biliyor musun? 200kg agirliginda makineye isikta duruken yan yattiginda hakim olabilecek misin? kendine hakim olabilecek misin???
 
Katılım
10 Tem 2006
Mesajlar
20,993
Motosikleti
Forza250-cygnusL
600 lik makina neresi hayabusa neresi.....

Sen jet al en iyisi....
 
Katılım
17 Ağu 2006
Mesajlar
70
geçmeden önce bu konuda iyice araştırma yapman lazım bence bende geçmeyi düşünüyorum ama hala kendimi yetersiz görüyorum zamanı gelince diyorum artı bu büyük motora geçme düşüncesi bencede hava atmaktan ileri gitmiyor mantıklı düşünürsek benim şuan kullandığım motor 125 cc ve ben bu motorla nerdeyse lavaboya bile gidiyorum ekonomi açısından düşünürsek tabi diğer taraftan 600 cc bir motorum olmuş olsaydı belkide bu kadar çok gezemeyecektim kim bilir

geçme bence boşver buda motor 600 cc de motor önce sağlık
 
Son düzenleme:
Katılım
14 May 2006
Mesajlar
19
yazı cok guzelmişyaa...

bu aralar kaldıgım kararsızlıgın cevabını werdi bana...

insanın kendini kandırmasına gerek yok...:wiinkk:
 
Katılım
16 Şub 2007
Mesajlar
59
yazıyı okudum gerçekten güzel =) şimdi o zaman bütün bunlardan sonra motorumu biraz daha kullanmayı düşünüyorum ve 500cc ye geçicem bundan sonra geçersem..600cc ile 500 arasında o kdr fark olduğunu bilmiyordum =)
 
Katılım
3 Kas 2006
Mesajlar
2,854
Bence geçme bu modele:)
Kendine güvenmek yeterli değil, altını doldurmalısın. Yeterince tecrüben var mı? Eğitim aldın mı? 100 BHP lik bir motosikletin ne olduğunu biliyormusun? Sırf kalkışlarda patinaj sebebi ile düşüp ciddi yaralanan arkadaşlarım var, bu gücün farkındamısın? Bu Motosiklete geçmekteki gerçek nedenini, ihtiyacını tarttın mı?
sorulara yeterli cevaplar verirsen, yine de geçme bu sınıfa. Vazgeçilmez Bir İhtiyaç Halini Alana Kadar:cat::cat:

Herkese kazasız belasız sürüşler dilerim.
 
Katılım
4 Ağu 2006
Mesajlar
732
Bilgiledirme: Bu mesajı yazan kullanıcının üyeliği iptal edilmiştir.
ihtiyac mi yoksa sadece merak mi sorusuna cevap verebilmek icin yarin GSX-R 600 ve YAMAHA R6R test sürüsleri yapacagim. :)
 
Katılım
21 Haz 2007
Mesajlar
29
eski cbr600f leri 8000rpm i gecmedikce problemsiz, fazla tecrübei olmayan biri de sürebilir. tabi bu disiplin birde sag elini iyi kontrol edebilmek gerektirir :).
cbr600 rr ler nasil bilmiyorum. ama bunlardada 8000rpm i gecmedikce _sorun_ yapmaz herhalde.
ama acemiysen motorla ufak tefek kazalar yaparsin, motor oldugu yerde düsse bile (plastik parcalar kolay kiriliyor) en azinda 600-1000 euro arasinda masraf cikar.
bana sorarsan. baslangic icin en iyisi 2. el bi 500 lük, belki kawasaki zzr 400 (65beygir olmasi lazim), almak. acemiligi attiktan sonra istedigin motoru alirsin.

yada yamaha szr 660 (1 silindir, 50beygir, 150kg falan, sürüsü cok kolay diyorlar):
DSC05290.JPG
 

edy

Katılım
27 Eki 2006
Mesajlar
1,024
eski cbr600f leri 8000rpm i gecmedikce problemsiz, fazla tecrübei olmayan biri de sürebilir. tabi bu disiplin birde sag elini iyi kontrol edebilmek gerektirir :).
cbr600 rr ler nasil bilmiyorum. ama bunlardada 8000rpm i gecmedikce _sorun_ yapmaz herhalde.
ama acemiysen motorla ufak tefek kazalar yaparsin, motor oldugu yerde düsse bile (plastik parcalar kolay kiriliyor) en azinda 600-1000 euro arasinda masraf cikar.
bana sorarsan. baslangic icin en iyisi 2. el bi 500 lük, belki kawasaki zzr 400 (65beygir olmasi lazim), almak. acemiligi attiktan sonra istedigin motoru alirsin.

yada yamaha szr 660 (1 silindir, 50beygir, 150kg falan, sürüsü cok kolay diyorlar):

o motorlardan türkiyede yok malesef türkiye ye her model gelmiyor.
 
Katılım
16 Şub 2007
Mesajlar
59
hmm bak bunları yeni öğrendim demek kalkışta patinajla düşme şeyim var hmm bak gözüm şimdi biraz korktu hehe bende diodum gaz elimin altında değilmi az veririm kendimi ona göre ayarlarım 200 ü geçmem otobanda bile derken kalkış işi çıktı..Peki ne şartlar altında düşerim kalkışta,bide bu motorları bi 5-10 dk dahi olsa test sürüşü yapabilceğim yerler varmıdır ?
 
Forumdan Uzaklaştırıldı
Katılım
30 Nis 2007
Mesajlar
856
Bilgiledirme: Bu mesajı yazan kullanıcının üyeliği iptal edilmiştir.
kardeş istanbulda yaşıyorsan hondanın sürüş kursları var 125likten 1000'lik makineye kadar tüm motorlarda eğitim veriyorlar. paraya kıyıp (300ytl civarında)bu eğitimlerden alman hayatından değerli değildir bence.

Saygılarımla
 
Katılım
16 Haz 2007
Mesajlar
104
Elint'e teşekkürler :cat:

bide bu motorları bi 5-10 dk dahi olsa test sürüşü yapabilceğim yerler varmıdır ?

keşke motorları almayı düşünmeden önce bol bol test imkanımız olsaydı :pr: gereksiz yere bize uymayan bir motorun hayalinin peşinde koşmazdık.

Hatta distribütörler, belli başlı eğitimleri almayanlara bu testi yaptırtmaslar, sürücüleri eğitim almaya yönlendirecek bir argümanımız olurdu.
 
Katılım
8 Tem 2004
Mesajlar
7,735
Bu konu daha önce defalarca konuşuldu ve aynı şeyleri söylemek sıkıntı vermeye başladı. Lütfen arama yapmadan bu tür başlıkalr açmayınız.
 
Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...

Bu konuyu görüntüleyen kullanıcılar

Yeni mesajlar

Çok Beğenilen Mesajlar

Üst