- Katılım
- 28 Eki 2011
- Mesajlar
- 481
- Konu Yazar
- #1
Selam arkadaşlar,
1-2-3-4-5 Ağustosta Ihlara - Ürgüp - Hacı Bektaş - Ilgaz - Daday güzergahlarında gezi yaptım. Aşağıda gezinin detaylarını ve fotolarını bulabilirsiniz.
5 günde toplamda 2165 km oldu. Tek başımaydım yine
İlk önce rotayı ekleyeyim;
1. gün:
Sabah 06:07 de teker döner
Gebzeden yola çıktım ve otobandan devam ettim Ankara'ya kadar.
Tuz gölünün bembeyaz manzarasında foto keyfi
Ankara'nın ilçesi Şereflikoçhisar'da yemek molası verdim.
Gülağaç Ihlara yolundan bir foto.
Melendiz çayında ufak bir mola. Su da güldür güldür akıyordu. Ama çok sinek vardı nedense rahatsız edecek seviyede.
Ben Güzelyurt'a devam edeceğim kalacağım otel orada olduğundan eşyaları indirip biraz soluklanıp Ihlara vadisini gezmeye çıkacağım.
Şanlı bayrağımızı fotodaki gibi o şekilde yakalamak için 5-6 kere deneme yaptım
Otele vardık. 2 gün boyunca bu otelde kalacağım. Odalık fiyatı gecelik 60 lira idi. Kahvaltı dahil
Otel 1850li yılından kalma eskiden mübadele zamanlarından önce rahibe okulu imiş. Daha sonra mübadeleden sonra otele dönüştürmüşler.
Zaten 4-5 tane binası var otelin sanırım bazı binaların eskiden yemekhane, yatakhane, ibadethane gibi ayrı ayrı işlevleri varmış.
Yaklaşık 700kmlik yoldan sonra otele eşyalarımı bıraktım (eşya dediğimde bir sırt çantası sadece
) ve ıhlara vadisine gitmek için hemen motoruma atladım. Yol boyunda yüksek kilise diye bir tabela vardı oraya uğradım.
Bu da yüksek kilisenin girişi, dikkatli olmak lazım merdivenlerde ve yüksek kilisenin manzarası.
Bu da
Bu da yüksek kilisenin yolu.
Ihlara vadisine geçtim ufak bir rota sapmasından sonra;
Ihlara vadisine inen merdivenler (bir de çıkışı olacak bu merdivenlerin)
İlk kilise ağaçaltı kilisesi;
Sümbüllü kilise;
Yılanlı kilise;
Yürüyüş devam ediyor ıhlara vadisinde, akarsuyun yanından ağaçların arasından ufak patikalarda ilerliyoruz hep.
Arada köprüler falan yapmışlar nehiri geçmek için. Ve ufaktan yağmur çisemeye başladı.
Kırkdamaltı Kilisesi ve kilisenin olduğu yerden Belisırma köyünün uzaktan görünüşü. Bu kiliselere ulaşmak için ana patikadan çıkıp 100-200 basamak çıkıp tekrardan inmek ayrı bir çaba gerektiriyor.
Ağaç kovuğundan yapılmış bir çeşme
Toplamda 18,5 kmlik bir rota var ben toplamda 3.5 veya 4 kmsini yürüyebildim, tabi bir de geri motoru bıraktığım yere yürüdüm ve o indiğim merdivenleri geri çıktım.
Ihlara vadisi hakkında genel bilgi;
Bezirhanenin önünde çekilmiş bir foto. Motora ışık vurunca bi güzel olmuş ha parlamış kerata
Bezirhane nedir ne değildir
Aksaraydan GüzelYurta gelirken Melendiz çayının oralarda alabalıkçılar vardı. Oraya geri döndüm akşam yemeği için (Ihlaraya bi 30 km mesafe var), yediğim en güzel alabalıklardan biri idi ve salatası içeceği ile beraber
sadece 13 lira tuttu.
Yemekten sonra otele dönerken Somuncu baba tabelası gördüm ve hava kararmasına yakın olmasına rağmen yolumdan sapıp somuncu baba külliyesine doğru gün batarken yola koyuldum.
Somuncu Baba çok önemli bir şahsiyetmiş.
1. günün sonunda geldik. Bir günde 800 km yol oldu ve benim de pilim bitti. Zaten otele vardığımda hava çoktan kararmıştı. Son 1 saat falan karanlıkta geldim yolu. Bayağı iyi aydınlatıyormuş benim farlar
2. gün:
İlk rota Narlıgöl. Tektonik bir göl imiş zaten dağların ortasında gömülü kalmış. Çanak gibi sanki
Derinkuyu yeraltı şehrine doğru gidiyoruz. Yol boyunda çeşme buldum bir tane ufak bir mola verdim.
Derinkuyu yeraltı şehrinden foto;
Bu yuvarlak taş ile girişi kapadın mı ne düşman girer ne bir şey
Derinkuyu yakınlarında ki bir kilise fakat kapısı kilitli idi ve herhangi bir tabela falan yoktu.
Gezinin en sevdiğim kısımlarından biri Hasandağa çıkıyoruz
Şu dağın haşmetine bak bulutlara arkadaşlık ediyor.
Dağa yaklaşıyoruz.
30 dakikalık toz toprak yoldan tırmandıktan sonra yamaç paraşütçülerin ataladığı noktaya ulaştım. Buradan aşağı atlıyorlarmış. Resimde gördüğünüz koyu yerler bulutların gölgelerinin düştüğü kısımlar.
Motoru görüp yanıma koşan çocuklar. En kısa boylu olan biraz çekingendi ama sonra açıldı
Arkada da hotel karbeyaz görülüyor.
İnişe geçtik ama şu ihtişama baksana dağın. Eskiden volkanik dağmış Hasandağ.
İnişten başka bir manzara;
Selime katedraline geçiyoruz;
Eskiden kervan yolu imiş bu katedral, çok korunaklı bir yer ve asker doluymuş.
Mutfak ve bacası;
Maça
Dinozor tasvirleri
Peri bacaları ufaktan
Ihlara vadisinin görünüşü katedralden.
Bu da oğlak mı acaba?
Ve Katedralin uzaktan görünüşü;
Güzelyurta geri dönüyoruz. Otele yakın olalım bugün geceye kalmadan otele dönmeyi planlıyorum. Kilise cami diye geçiyor. Bizimkiler minareyi dikmişler ve kilise cami olmuş. Aktif olarak kullanılıyor cami.
Sivrihisar geçidi. Geçitlere karşı özel bir ilgim var şöyle 1200 metreyi geçtikten sonra mutlaka durup bir foto çekerim geçit tabelaları ile
Kızıl kilise. Kilisenin içinden foto koymuyorum çünkü harabe gerçekten.
Kızıl kilise olan bu foto favorim bu gezide tam masaüstülük. O beyaz araba olmasaydı daha da mükemmel olurdu.
Ve otele geri döndük çok şükür hava kararmadan;
Burası benim kaldığım otelin binalarından biri.
Biraz da GüzelYurtu gezelim yarın Ürgüpe geçicez.
3.gün:
Barış merkezi Nevşehir;
Ürgüpe vardık bile: 120 km mesafe olduğundan güzelyurt ile pek foto ile uğraşmadım bastım geldim ürgüpe.
Kalacağım otel odası, çift kişilik büyük bir yatak var yayılacağım gece
Peri bacaları;
Göreme Açık hava müzesi fotoları;
Yemek masası zamanında;
Göreme açık hava müzesinden fotolar devam ediyor;
Zelveye giden yoldan bir foto;
Zelve açık hava müzesinden bir foto;
ve çömlekçiler diyarı Avanos
Hitit şarap testileri. Omzuna asıp omzunun üzerinden döküyormuşun şarabı.
Avanosta yediğim nevşehir kebabı. Bol kıymalı, domatesli, soğanlı, kaşarlı ve çömlekte pişmiş. Gayet doyurucu idi ve ayranla salatasıyla beraber sadece 13,5 lira tuttu yemeğim.
Kör de bilir Avanosun yolunu
Kızılırmak ve otomobillerin geçtiği köprü;
Ürgüpe geri dönüyoruz ve motora bugünlük izin verip bundan sonra tabanvay gezeceğiz. Ürgüpteki asmalı konağa bi 15-20 dk yürüyüşten sonra varıyoruz.
Oyuncuların fotoları;
Asmalı konak fotolarına devam;
Diziyi okuldayken çok takip ederdik kaliteli dizi idi. Yeniden izleyesim geldi konağın içinde dolaşıp o entrikaları, dramları, çekememezlikleri, sevinçleri, mutlulukları hatırlayınca. Amma çok foto koymuşum ha asmalı konaktan
4. gün:
Kırşehir, Kırıkkale, Çankırı üzerinden Ilgaz'a oradan Kastamonunun Daday ilçesine geçeceğiz. İlk durağımız Hacı Bektaş. Hacı Bektaş Veli müzesini geziyoruz;
Hacı Bektaşı Veli kimdir;
Aslanlı çeşme. Su içtikten sonra suyu aslanın başından döküp aslanın başını sıvazlamak lazımmış sonradan. Zaten aslanın başının üstünde düz bir kısım var.
Aşevi;
Bu gezide okuduğum beni etkileyen en anlamlı ve doğru söz;
Hacı Bektaşı Veli'nin zamanının ötesindeki (hala öyle gerçi) sözleri;
Pir evi;
Çilehane;
Dervişlerin kullandığı eşyalar, yıldızlar hep 12 köşeli yani 12 imamı simgeliyor.
Hacı Bektaşi Veli hazretleri sandukası;
Güvenç Abdaldan güzel bir söz;
Balım Sultan türbesi önündeki kurumuş dut ağacı, dayaklarla ayakta zor duruyor ama meyvesi ve yeşil yaprakları var.
Derviş giysi ve eşyaları;
Cem törenleri ile ilgili bilgiler;
Çalgı aletleri;
Girişteki üçler çeşmesi;
Hacıbektaştan çıktım ve elmadağa gelmeden Çankırı sapağında kuruyemişçi gördüm ve güç toplamak amacı ile hemen daldım mağazaya
Güzelim kuruyemişler, gezerken çoğunu tattım
Daha birşey alamadan benim araba doldu bile
Kuruyemişçinin dışında motoru güneşin alnında bırakmıştım çalıştırınca ortam (ambient) sıcaklığını 40 derece gösteriyordu. Hemen hızlıca giyinip yola çıktım yoksa eriyeceğim bu sıcakta.
İndağı Geçidi;
Ilgazdağı Geçidi; (Geçitlere merakım var demiştim
)
Ilgaz Dağı milli parkı Zirve Girişi;
Ilgaz Dağı Park Haritası;
1 saat kadar patikalarda kafama göre dolaştım. Fazla söze gerek yok sizi fotolarla başbaşa bırakayım.
Kastamonuya girmeden Araç yönüne saptım ve oradan Dadaya gitmek için dar köy yollarından gidiyorum. Çeşmenin birinde ufak bir mola;
Dadayda Barış At çiftliğine vardım. Bir duş aldıktan sonra, tekrar motorsiklet pantolonumu ve botumu giydim çünkü hava kararmadan ata bineceğim
Daha önce hiç hayatımda ata binmemiştim. Bi yarım saat turladık Barış abi ile o önden gitti ben arkadan rüzgar (benim atın ismi) ile takip ettim onu (yürüme hızıyla gidiyoruz tabi
)
ve at sürüşünden sonra akşam yemeğim; tarhana çorbası, taze fasulye, salata, yoğurt ve karpuz.
5. gün:
Artık bugün dönüş günü; sabah kalktım ve motoru yükledim;
Gündüz gözüyle at çiftliğinden kareler;
Ve kahvaltım valla zor bitirdim her şey çok boldu
Atlar uzakta otluyor. 11 tane at varmış çiftlikte. Uzun tur ata biniş (30 TL) akşam yemeği, sabah kahvaltısı ve kalmaya toplam da 135 TL ödedim ve değdi gerçekten. Çalışanlar da çok cana yakınlardı.
Yemekler ve kahvaltı ise ayrı bir güzeldi.
Dadaydan Araça giden çok güzel bir köy yolu, 20 km boyunca çam ağaçları arasından bayağı bir gazladım sabah dinginliğinde
Araçtan Karabüke oradan Geredeye oradan Bolu dağına tırmandım otobana girmek istemedim. Bolu dağından görüntü;
İzmit ile Dilovası arasında yağmura yakalandım. Bir köprü altında durdum çok sıkışmıştım, yağmur sesi etkiledi herhalde, zaten dilovasına gelince yağmur kesildi.
ve eve vardık sağ salim kazasız belasız çok şükür.
2165 km olmuş tüm gezi. Benzin de bitmek üzere
Öğlen 3 gibi varmışım eve, şaka maka motora da 6bini geçirmişik ha
Teşekkür ederim arkadaşlar okuduğunuz için. Bir başka gezide görüşmek üzere.
Tracerımla yaptığım başka bir gezi bu linkte daha önceden paylaşmıştım ama yazı yazamamıştım. Bu yazılı oldu çok da güzel oldu
http://www.motosiklet.net/forum/etkinlik-gezi-fotograflari/147024-16-21-mayis-goller-bolgesi-gezim.html
1-2-3-4-5 Ağustosta Ihlara - Ürgüp - Hacı Bektaş - Ilgaz - Daday güzergahlarında gezi yaptım. Aşağıda gezinin detaylarını ve fotolarını bulabilirsiniz.
5 günde toplamda 2165 km oldu. Tek başımaydım yine
İlk önce rotayı ekleyeyim;
1. gün:
Sabah 06:07 de teker döner
Gebzeden yola çıktım ve otobandan devam ettim Ankara'ya kadar.
Tuz gölünün bembeyaz manzarasında foto keyfi
Ankara'nın ilçesi Şereflikoçhisar'da yemek molası verdim.
Gülağaç Ihlara yolundan bir foto.
Melendiz çayında ufak bir mola. Su da güldür güldür akıyordu. Ama çok sinek vardı nedense rahatsız edecek seviyede.
Ben Güzelyurt'a devam edeceğim kalacağım otel orada olduğundan eşyaları indirip biraz soluklanıp Ihlara vadisini gezmeye çıkacağım.
Şanlı bayrağımızı fotodaki gibi o şekilde yakalamak için 5-6 kere deneme yaptım
Otele vardık. 2 gün boyunca bu otelde kalacağım. Odalık fiyatı gecelik 60 lira idi. Kahvaltı dahil
Zaten 4-5 tane binası var otelin sanırım bazı binaların eskiden yemekhane, yatakhane, ibadethane gibi ayrı ayrı işlevleri varmış.
Yaklaşık 700kmlik yoldan sonra otele eşyalarımı bıraktım (eşya dediğimde bir sırt çantası sadece
Bu da yüksek kilisenin girişi, dikkatli olmak lazım merdivenlerde ve yüksek kilisenin manzarası.
Bu da
Bu da yüksek kilisenin yolu.
Ihlara vadisine geçtim ufak bir rota sapmasından sonra;
Ihlara vadisine inen merdivenler (bir de çıkışı olacak bu merdivenlerin)
İlk kilise ağaçaltı kilisesi;
Sümbüllü kilise;
Yılanlı kilise;
Yürüyüş devam ediyor ıhlara vadisinde, akarsuyun yanından ağaçların arasından ufak patikalarda ilerliyoruz hep.
Arada köprüler falan yapmışlar nehiri geçmek için. Ve ufaktan yağmur çisemeye başladı.
Kırkdamaltı Kilisesi ve kilisenin olduğu yerden Belisırma köyünün uzaktan görünüşü. Bu kiliselere ulaşmak için ana patikadan çıkıp 100-200 basamak çıkıp tekrardan inmek ayrı bir çaba gerektiriyor.
Ağaç kovuğundan yapılmış bir çeşme
Toplamda 18,5 kmlik bir rota var ben toplamda 3.5 veya 4 kmsini yürüyebildim, tabi bir de geri motoru bıraktığım yere yürüdüm ve o indiğim merdivenleri geri çıktım.
Ihlara vadisi hakkında genel bilgi;
Bezirhanenin önünde çekilmiş bir foto. Motora ışık vurunca bi güzel olmuş ha parlamış kerata
Bezirhane nedir ne değildir
Aksaraydan GüzelYurta gelirken Melendiz çayının oralarda alabalıkçılar vardı. Oraya geri döndüm akşam yemeği için (Ihlaraya bi 30 km mesafe var), yediğim en güzel alabalıklardan biri idi ve salatası içeceği ile beraber
sadece 13 lira tuttu.
Yemekten sonra otele dönerken Somuncu baba tabelası gördüm ve hava kararmasına yakın olmasına rağmen yolumdan sapıp somuncu baba külliyesine doğru gün batarken yola koyuldum.
Somuncu Baba çok önemli bir şahsiyetmiş.
1. günün sonunda geldik. Bir günde 800 km yol oldu ve benim de pilim bitti. Zaten otele vardığımda hava çoktan kararmıştı. Son 1 saat falan karanlıkta geldim yolu. Bayağı iyi aydınlatıyormuş benim farlar
2. gün:
İlk rota Narlıgöl. Tektonik bir göl imiş zaten dağların ortasında gömülü kalmış. Çanak gibi sanki
Derinkuyu yeraltı şehrine doğru gidiyoruz. Yol boyunda çeşme buldum bir tane ufak bir mola verdim.
Derinkuyu yeraltı şehrinden foto;
Bu yuvarlak taş ile girişi kapadın mı ne düşman girer ne bir şey
Derinkuyu yakınlarında ki bir kilise fakat kapısı kilitli idi ve herhangi bir tabela falan yoktu.
Gezinin en sevdiğim kısımlarından biri Hasandağa çıkıyoruz
Şu dağın haşmetine bak bulutlara arkadaşlık ediyor.
Dağa yaklaşıyoruz.
30 dakikalık toz toprak yoldan tırmandıktan sonra yamaç paraşütçülerin ataladığı noktaya ulaştım. Buradan aşağı atlıyorlarmış. Resimde gördüğünüz koyu yerler bulutların gölgelerinin düştüğü kısımlar.
Motoru görüp yanıma koşan çocuklar. En kısa boylu olan biraz çekingendi ama sonra açıldı
İnişe geçtik ama şu ihtişama baksana dağın. Eskiden volkanik dağmış Hasandağ.
İnişten başka bir manzara;
Selime katedraline geçiyoruz;
Eskiden kervan yolu imiş bu katedral, çok korunaklı bir yer ve asker doluymuş.
Mutfak ve bacası;
Maça
Dinozor tasvirleri
Peri bacaları ufaktan
Ihlara vadisinin görünüşü katedralden.
Bu da oğlak mı acaba?
Ve Katedralin uzaktan görünüşü;
Güzelyurta geri dönüyoruz. Otele yakın olalım bugün geceye kalmadan otele dönmeyi planlıyorum. Kilise cami diye geçiyor. Bizimkiler minareyi dikmişler ve kilise cami olmuş. Aktif olarak kullanılıyor cami.
Sivrihisar geçidi. Geçitlere karşı özel bir ilgim var şöyle 1200 metreyi geçtikten sonra mutlaka durup bir foto çekerim geçit tabelaları ile
Kızıl kilise. Kilisenin içinden foto koymuyorum çünkü harabe gerçekten.
Kızıl kilise olan bu foto favorim bu gezide tam masaüstülük. O beyaz araba olmasaydı daha da mükemmel olurdu.
Ve otele geri döndük çok şükür hava kararmadan;
Burası benim kaldığım otelin binalarından biri.
Biraz da GüzelYurtu gezelim yarın Ürgüpe geçicez.
3.gün:
Barış merkezi Nevşehir;
Ürgüpe vardık bile: 120 km mesafe olduğundan güzelyurt ile pek foto ile uğraşmadım bastım geldim ürgüpe.
Kalacağım otel odası, çift kişilik büyük bir yatak var yayılacağım gece
Peri bacaları;
Göreme Açık hava müzesi fotoları;
Yemek masası zamanında;
Göreme açık hava müzesinden fotolar devam ediyor;
Zelveye giden yoldan bir foto;
Zelve açık hava müzesinden bir foto;
ve çömlekçiler diyarı Avanos
Hitit şarap testileri. Omzuna asıp omzunun üzerinden döküyormuşun şarabı.
Avanosta yediğim nevşehir kebabı. Bol kıymalı, domatesli, soğanlı, kaşarlı ve çömlekte pişmiş. Gayet doyurucu idi ve ayranla salatasıyla beraber sadece 13,5 lira tuttu yemeğim.
Kör de bilir Avanosun yolunu
Kızılırmak ve otomobillerin geçtiği köprü;
Ürgüpe geri dönüyoruz ve motora bugünlük izin verip bundan sonra tabanvay gezeceğiz. Ürgüpteki asmalı konağa bi 15-20 dk yürüyüşten sonra varıyoruz.
Oyuncuların fotoları;
Asmalı konak fotolarına devam;
Diziyi okuldayken çok takip ederdik kaliteli dizi idi. Yeniden izleyesim geldi konağın içinde dolaşıp o entrikaları, dramları, çekememezlikleri, sevinçleri, mutlulukları hatırlayınca. Amma çok foto koymuşum ha asmalı konaktan
4. gün:
Kırşehir, Kırıkkale, Çankırı üzerinden Ilgaz'a oradan Kastamonunun Daday ilçesine geçeceğiz. İlk durağımız Hacı Bektaş. Hacı Bektaş Veli müzesini geziyoruz;
Hacı Bektaşı Veli kimdir;
Aslanlı çeşme. Su içtikten sonra suyu aslanın başından döküp aslanın başını sıvazlamak lazımmış sonradan. Zaten aslanın başının üstünde düz bir kısım var.
Aşevi;
Bu gezide okuduğum beni etkileyen en anlamlı ve doğru söz;
Hacı Bektaşı Veli'nin zamanının ötesindeki (hala öyle gerçi) sözleri;
Pir evi;
Çilehane;
Dervişlerin kullandığı eşyalar, yıldızlar hep 12 köşeli yani 12 imamı simgeliyor.
Hacı Bektaşi Veli hazretleri sandukası;
Güvenç Abdaldan güzel bir söz;
Balım Sultan türbesi önündeki kurumuş dut ağacı, dayaklarla ayakta zor duruyor ama meyvesi ve yeşil yaprakları var.
Derviş giysi ve eşyaları;
Cem törenleri ile ilgili bilgiler;
Çalgı aletleri;
Girişteki üçler çeşmesi;
Hacıbektaştan çıktım ve elmadağa gelmeden Çankırı sapağında kuruyemişçi gördüm ve güç toplamak amacı ile hemen daldım mağazaya
Güzelim kuruyemişler, gezerken çoğunu tattım
Daha birşey alamadan benim araba doldu bile
Kuruyemişçinin dışında motoru güneşin alnında bırakmıştım çalıştırınca ortam (ambient) sıcaklığını 40 derece gösteriyordu. Hemen hızlıca giyinip yola çıktım yoksa eriyeceğim bu sıcakta.
İndağı Geçidi;
Ilgazdağı Geçidi; (Geçitlere merakım var demiştim
Ilgaz Dağı milli parkı Zirve Girişi;
Ilgaz Dağı Park Haritası;
1 saat kadar patikalarda kafama göre dolaştım. Fazla söze gerek yok sizi fotolarla başbaşa bırakayım.
Kastamonuya girmeden Araç yönüne saptım ve oradan Dadaya gitmek için dar köy yollarından gidiyorum. Çeşmenin birinde ufak bir mola;
Dadayda Barış At çiftliğine vardım. Bir duş aldıktan sonra, tekrar motorsiklet pantolonumu ve botumu giydim çünkü hava kararmadan ata bineceğim
Daha önce hiç hayatımda ata binmemiştim. Bi yarım saat turladık Barış abi ile o önden gitti ben arkadan rüzgar (benim atın ismi) ile takip ettim onu (yürüme hızıyla gidiyoruz tabi
ve at sürüşünden sonra akşam yemeğim; tarhana çorbası, taze fasulye, salata, yoğurt ve karpuz.
5. gün:
Artık bugün dönüş günü; sabah kalktım ve motoru yükledim;
Gündüz gözüyle at çiftliğinden kareler;
Ve kahvaltım valla zor bitirdim her şey çok boldu
Atlar uzakta otluyor. 11 tane at varmış çiftlikte. Uzun tur ata biniş (30 TL) akşam yemeği, sabah kahvaltısı ve kalmaya toplam da 135 TL ödedim ve değdi gerçekten. Çalışanlar da çok cana yakınlardı.
Yemekler ve kahvaltı ise ayrı bir güzeldi.
Dadaydan Araça giden çok güzel bir köy yolu, 20 km boyunca çam ağaçları arasından bayağı bir gazladım sabah dinginliğinde
Araçtan Karabüke oradan Geredeye oradan Bolu dağına tırmandım otobana girmek istemedim. Bolu dağından görüntü;
İzmit ile Dilovası arasında yağmura yakalandım. Bir köprü altında durdum çok sıkışmıştım, yağmur sesi etkiledi herhalde, zaten dilovasına gelince yağmur kesildi.
ve eve vardık sağ salim kazasız belasız çok şükür.
2165 km olmuş tüm gezi. Benzin de bitmek üzere
Öğlen 3 gibi varmışım eve, şaka maka motora da 6bini geçirmişik ha
Teşekkür ederim arkadaşlar okuduğunuz için. Bir başka gezide görüşmek üzere.
Tracerımla yaptığım başka bir gezi bu linkte daha önceden paylaşmıştım ama yazı yazamamıştım. Bu yazılı oldu çok da güzel oldu
http://www.motosiklet.net/forum/etkinlik-gezi-fotograflari/147024-16-21-mayis-goller-bolgesi-gezim.html