3. Köprünün Adı Ne Olsun?

Katılım
20 Eki 2006
Mesajlar
1,639
LÜTFEN SONUNA KADAR OKUYUN BİRAZ UZUN OLDU SANIRIM :)


Mimarlar Odası, 3 Boğaz Köprüsü ile ilgili olarak 5 Mayıs 2010 tarihinde bir basın açıklaması yaptı.

BOĞAZİÇİ VE FSM KÖPRÜLERİ YAPILDIKTAN SONRA YAŞANAN GERÇEKLER, BİLİM İNSANLARI VE UZMANLAR TARAFINDAN HAZIRLANAN RAPORLAR, 3. KÖPRÜYÜ SAVUNAN POLİTİKACILARI YALANLAMAKTADIR

Ülkemizde, ulaşımı karayolu taşımacılığına indirgeyen bir anlayış, 1950‘li yıllardan başlayarak toplu taşımacılığı esas alan yaklaşımları, demiryolu ve denizyolu ulaşımını dışlamıştır. Kentlerimizi otomobillere tutsak hale getiren ulaşım politikaları sonucu, tarihsel, doğal ve çevresel değerler büyük oranda yokedilmiş ve yokedilmeye devam edilmektedir.

Bu "karayolcu" politikalar, "dünyanın gözbebeği" nitelemesini hak etmiş, dünya mirası İstanbul‘un Boğaziçi‘ne, Boğaziçi ve FSM karayolu köprülü geçişleri yapılmıştır. Süreç içinde iki köprünün kent üzerindeki olumsuz etkileri bizzat yaşanarak görülmüştür. Özellikle FSM Köprüsü, TEM Otoyolu ve bağlantı yolları yapıldıktan sonra kentin kuzeyindeki ormanlar, içme suyu havzaları ve tarım arazileri büyük oranda zarar görmüş ve bu zarar son yıllarda daha da artmıştır.

FSM Köprüsü ve E-6 otoyolunun yapılmasından sonra Boğaziçi‘nde kaçak yapılaşmalar hızla artmış, içme suyu havzaları üzerine toplamda 4 milyonu aşkın bir nüfus yerleşmiş; İstanbul‘un içme suyunun % 40‘ını karşılayan Ömerli Havzası üzerinde nüfusu 500 bini aşan Sultanbeyli, Samandıra ve Sarıgazi kaçak kentleri kurulmuş; Elmalı Barajı, çevresindeki yapılaşmalarla içme suyu özelliğini hemen hemen kaybetmiş; Beykoz Çavuşbaşı başta olmak üzere ormanlar büyük ölçüde zarar görmüş; Küçük Çekmece havzası "havza" niteliğini yitirmiş; Sazlıdere ve Terkos havzaları olumsuz biçimde etkilenmiş; Büyük Çekmece Havzası, Çatalca ve Silivri sınırlarında bulunan 1. sınıf tarım arazileri betonlaşarak telafisi mümkün olmayan zararlar meydana gelmiştir.

Köprüler yapıldıktan sonra, iddia edildiği gibi, her iki köprünün de ulaşım sorununu çözmediği; iki yaka arasında insan geçişini sağlamadığı; araç geçişini bir süre sağladığı, ancak daha sonra tıkandığı ve yeni ulaşım sorunlarına ve trafikte kaos yaşanmasına neden olduğu görülmüştür.

Boğaziçi Köprüsü ve FSM Köprüsü‘nün yarattığı hasarlar çok net olarak ortaya çıktıktan sonra göreve gelen İstanbul Belediye başkanlarının, sırasıyla, Nurettin Sözen, R. Tayyip Erdoğan ve A. Müfit Gürtuna‘nın, kendi dönemlerinde köprülü geçişlere karşı haklı olarak açık bir tutum takındıklarına ve hükümetlerin köprü dayatmalarına karşı direndiklerine tanık olduk. Mimar Belediye Başkanı Kadir Topbaş göreve geldiğinde "1 m2 dahi yeşil alanın yokolmasına izin vermeyeceğim" diyerek ve 3. Köprü‘yü reddeden 1/100.000 Ölçekli İstanbul İl Çevre Düzeni Planı‘nı onaylayarak karşı tutumunu net biçimde ortaya koymuştu.

Ayrıca bilimsel raporlar, köprülü geçişleri kesin bir ifadeyle reddetmektedir. İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından 1997 yılında İTÜ‘ye hazırlatılan Ulaşım Master Planı, 1999 Büyük Marmara Depremi sonrasında hazırlanan JİCA Raporu ve İTÜ, ODTÜ, YTÜ ve Boğaziçi Üniversiteleri tarafından hazırlanan İstanbul Deprem Master Planı, 3. Karayolu Köprüsü‘nün çözüm olmadığı ve toplu ulaşım sistemlerinin tercih edilmesi, bu çerçevede raylı sistem ve deniz taşımacılığının yaygınlaştırılması gerektiği yönünde önerilerde bulunmaktadır.

Son olarak, 3. Köprü‘yü reddeden Çevre Düzeni Planı 17 Temmuz 2009‘da İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisi tarafından onaylanarak yürürlüğe girmiştir.

Hükümet adına Çevre ve Orman Bakanlığı tarafından yetkilendirilen İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından kurulan İstanbul Metropolitan Planlama Bürosu‘nda 300‘ü aşkın uzman, akademisyen ve bilim insanı tarafından 2 yıla yakın bir sürede yapılan çalışmalar sonunda hazırlanan 1/100.000 Ölçekli İstanbul İli Çevre Düzeni Planı raporlarında ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi Planlama Müdürlüğü‘nün plana ilişkin görüşlerinde, 3. Köprü‘nün yapılması halinde yaratacağı sakıncalar tek tek sıralandıktan sonra, Boğaziçi‘nin yeni köprülerle geçilmesi hiçbir tartışma ve tereddütlere yer vermeyecek şekilde açıkça reddedilmektedir.

Bu gerçeklere rağmen AKP Hükümeti, Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım‘ın 29 Nisan 2010 tarihinde yaptığı basın toplantısında "Garipçe - Poyrazköy" istikametini 3. Köprü güzergahı olarak açıklamasıyla 3. Köprü‘yü bir dayatma olarak yeniden ülke gündeme getirmiştir. Bunu yaparken, gerçeklerle uzaktan yakından ilgisi olmayan kimi "gerekçeler" ileri sürülmektedir.

Bu çerçevede yaşanan süreç ve alınan karara ilişkin yanıtlanması gereken pek çok soru ortada durmaktadır. İstanbul‘da son yıllarda kentsel ve çevresel sorunların büyüdüğü, 3. Köprü‘nün yapılmaması için nedenlerinin daha da arttığı ve yaşamsal bir önem taşıdığı koşullarda:

1. Başbakan, belediye başkanı olduğu dönemde haklı olarak 3. Köprü‘ye karşı direnirken, bugün neden ısrarla köprüyü yapacağını yinelemekte ve İstanbul‘un esenlikli geleceğini ve değerlerini savunanları ağır ifadelerle eleştirmektedir?
2. Belediye Başkanı Mimar Kadir Topbaş, "Bakanlığın güzergâhını plana işleyeceğiz" diyerek, neden kendini kamuoyuna verdiği sözü ve altına imza attığı planı savunmaktan vazgeçmek zorunda hissetmektedir?
3. Hükümetin hukuka açıkça aykırı olan ve toplumsal duyarlılığı yok sayan "3. Köprü" kararı, hukuka ve kentli haklarına karşı anti-demokratik bir dayatma değil midir?
4. Bilimsel raporlar tarafından reddedilen "3. Köprü"yü, yapma kararı alan bir anlayış çağdışı ve bilim karşıtı değil midir?
5. Bütün gerçekler "3. Köprü" yapılmamasından yana olmasına rağmen, alınan kararı siyasal ve rant beklentileri dışında değerlendirmek mümkün müdür?

Neresinden bakarsanız yanlış, İstanbul‘a ve ülkemize hiçbir yarar sağlamayacağı açık, İstanbul‘u felakete sürükleyebilecek bir sürecin durdurulması için henüz vakit geç değildir. Öncelikle, hükümet köprü kararından vazgeçmelidir. Başta Belediye Başkanı olmak üzere, Belediye Meclis Üyeleri‘nin, bilimle, hukukla ve demokrasi ile bağdaşmayan bu "dayatma" karşısında ülkemizin ve İstanbul‘un değerlerinin korunması ve geleceğinin güvenceye alınması yönünde tavır almalarını bekliyoruz...

TMMOB Mimarlar Odası, "Toplu taşımacılığı esas almayan, demiryolu ve deniz taşımacılığını geliştirmeyi öngörmeyen" ulaşım politikalarının çözüm olmayacağını kuruluş tarihi olan 1954‘den beri savunagelmiş ve Boğaz‘ın karayolu köprüleri ile geçilmemesi yönünde sürekli olarak yöneticileri uyarmış ve bu konularla ilgili olarak kamuoyunu bilgilendirmeye çalışmıştır.

Bu bağlamda şüphesiz kararlı biçimde kamu ve toplumsal sorumluluklarımız gereği, meslek örgütleriyle, kente ve çevreye duyarlı tüm kesimlerle birlikte demokratik uyarı görevimizi sürdürmeye devam edeceğiz. 3. Köprü kararının iptal edilmemesi halinde ise hukuka, şehircilik ilkelerine ve bilime açıkça aykırılık teşkil eden "3. Köprü" kararının iptali amacıyla ilgili tüm kesimlerle birlikte yargıya başvuracağız.

Kamuoyuna saygıyla duyurulur...

MİMARLAR ODASI
MERKEZ YÖNETİM KURULU


3. KÖPRÜYÜ ULAŞIMI RAHATLATMAK İÇİN YAPILCAĞINI SANAN VATANDAŞLAR UNUTMASINLARKİ KÖPRÜLERDEKİ TIKANIKLIĞIN ASIL NEDENİ GİŞELERİN OLMASIDIR. BİZLERE VERİLEN SÖZLERİN TUTULMAMASI SONUCU BOĞAZ İÇİ KÖPRÜSÜNÜN AÇILIŞ TARİHİ 10.30.1973. KENDİSİNİ AMORTİ ETTİĞİNDE 1978 YILINDA OLACAĞI KÖPRÜ GEÇİŞLERİNİN BU TARİHTEN İTİBAREN ÜCRETSİZ OLACAĞI DÖNEMİN ATANMIŞ BAŞBAKANI NAİM TALU TARAFINDAN SÖYLENMİŞTİR 1976 YILINDA KENDİSİNİ AMORTİ ETTİĞİ HALDE ÜCRETLİ GEÇİŞE DEVAM EDİLMİŞDİR 1974 YILINDA YENİ HÜKÜMET BAŞA GELMİŞ HALKÇI OLARAK BİLİNEN ECEVİT ÜCRETLİ GEÇİŞİN DEVAM ETMESİNİ SAĞLAMIŞTIR O TARİHTEN SONRA GELEN HER HÜKÜMETTE BU TATLI KAZANÇ KAPISININ SÜREKLİ PARA BASMASINI BENİM TABİRİMLE ( CEBİMİZDEN ÇALMALIRINA ) DEVAM ETMİŞTİRKİ HALADA EDİYORLAR
 
Katılım
23 Haz 2009
Mesajlar
383
:queen::queen::queen::queen::queen::queen::queen::queen::queen::queen::queen::queen::queen::queen::queen::queen::queen::queen::mrgreen::mrgreen::mrgreen::mrgreen::queen::queen::queen::queen::queen:

hepsi çok komikte en komiği bu avatarındaki resme bakıyorum yaptığın yoruma bakıyorum yakışmıyor diyorum...


ve adminlerden artık bu başlığın kitlenmesini rica ediyorum.. malesef... başlığın amacını saptırdık

Yahu tamam memleket meselesini siyasi sorun haline getiriyorsun, partini savunma içgüdüsüyle hareket ediyorsun da, bu kadar zorlamana gerek yok. Arkadaş kendince tespit yapmış, bence haklılık payı var. Hele senin en çok güldüğünün...
 

COQ

Motosiklet Eğitmeni
Katılım
27 Ocak 2008
Mesajlar
11,727
Yorumlara bakinca ulkemin gelecegine olan ümidim artiyor.
Su ana kadar sadece bir tane koyun tespit ettim.:cherry:
Onun disinda hemen herkes düsünebiliyor.
Bu sevindirici.:cat::)
Bilimi, akli, gerçegi reddeden insanlarla tartismak kimseye bir fayda saglamaz arkadaslar.
Bu nedenle âkil arkadaslardan sukunet rica ediyorum.
:wiinkk:

Su an mevcut iki kopruden giseleri kaldirsinlar, ne trafik kalir, ne kaos.
Toplu tasimanin uzerine gidilmesi hadisesine hiç girmiyorum bile.
Bu milletin parasini, bir sene sonra eski gunleri aratir hale gelecek bir projeye harcayan zihniyete ne desem bos.
Ustelik çevre katliami da cabasi.

Köprünün ismi içinde bosuna kafanizi yormayin.
Adi ne olursa olsun, bu millet o köprüye FETOŞ köprüsü diyecektir.
 
Katılım
10 May 2010
Mesajlar
68
bence 3. köprünün adı: YENİ KÖPRÜ OLSUN.. nasıl olsa herkez öyle diyecek :)
 
Katılım
25 Eki 2006
Mesajlar
281
ya aslında bu köprünün yapılmasında çevre kirliliği olacağını sanmıyorum.Nedenmi ; şimdi 2 köprüdeki tıkanıklığı düşündüğümüzde trafik olmadan gitmek yerine sadece trafikte bekleyen arabalardan çıkan egzost gazları zaten yeterince çevreye zarar veriyor.E köprünün üzerindeki o trafiğin verdiği ağırlık köprünün erken deforme olmasına neden oluyor buda erken bakım gerektiriyor köprüye ve buda çevre kirliliği oluyor.E trafikte sıkıntıdan duran saygı değer şoförler 2-3 sigara içmeden duramıyor aslınd ayol açık olsa adam sigarasını yakmayacak belkide?.Sonra trafikte beklerken harcanan benzin parası boşa giden hani :D hani okadar önemli ki ve o kadar büyük bbir giderki vitesi boşa atmak için her saniyeyi kolladığımız falan.Ne biliyim Yapılsın tabi ya köprü neden yapılmasın ki?Bari şu millet biraz da olsa rahat eder belki.
 
Katılım
28 Ocak 2008
Mesajlar
111
adını 3. köprü koyalım hem herkezin aklında kalır :mrgreen: hem zaten üstünden geçiceğimizde kesin değil ki o kadar çok önemli değil :p
bundan öte rank için yapılan ve doğru düzgün olmayan ormanların üstüne yapılması çok kötü oldu verdiğimiz vergilere yazık :pr: halkın parasını cebine indirenler utansın :pr:
 
Katılım
8 Ocak 2008
Mesajlar
3,328
bi arkadaşımız sırat köprüsü olsun demiş ama alayımızın günahı çok olduğundan

köprüyü geçemeyiz trafik sorunu gene çözülmezzz:mrgreen:
 
Katılım
7 May 2010
Mesajlar
28
Ilk ikisi çok tutunca demek uçuncuyu piyasaya surmeye karar verdiler.:p

Yapilabilecegine inanmadigim için adi "hayal" olsun.
Gerçi adi "rant" olsa duruma daha uygun ama bizim devlet ayrani yok içmeye tahterevanla gider miçmaya kafasinda oldugu için olacak tarafi yok gibi gorunuyor.

Ben projeyi gördüm.
Devlet o projeyi yap-islet-devret sistemi ile yaptirmayi hayal ediyor.
ama açacagi ihaleye girecek keriz bulabilir mi orasi meçhul.
Ya ihale sartnamesi peskes çekme usulu olacak, ya da oraya talip bulamayacaklar.
Ya da projede tadilat yapilacak.
Her üç durumda milletin paralarinin bos yere birilerinin cebine girmesi demek anlamina geliyor.
O projede 4-5 km boyunda bir tunel var ve o tuneli yapacak bir babayigit, yapsa da onu sigortalayacak bir salak sigorta sirketi varmidir bilmem.:)
Yap-islet-devret yontemiyle bir babayigit bu ihaleyi alsa bile o tunelin havalandirma masrafi, koprunun parasini fersah fersah geçer.
Tabi isleten muhtemelen iktidar yakini bir Turk olacagindan tasarruf! için havalandirmalari arasira kapatacaktir.
Bakalim kaç telefat verecegiz o tunellerde?

Ben isin rant kismina doga kismina girmeden bir gerçegin tespiti yapmak isterim.
Kopru projesi yakinda yapilacak bir baska koprunun habercisidir ancak.
Bogazin ustu kopru ile dolunca ne halt edecekler acaba?:)

Ben az once google da aratip istatistiklere baktim.
Son on yilda kopruden geçen araç sayisi bir hayli artmis.
Yani mevcut iki kopru geçen araç trafigini tasiyamaz hale gelmis.
Araç sayisi artmis dogru da, geçen insan sayisi artmis mi, orasi meçhul!!!

Isin dogrusu, Istanbul nufusu yuzde bes oraninda artmis ama araç nufusu yuzde onalti artmis.
Yani millet deli gibi 4 teker satin aliyor.
Bugunku trafik kesmekesinin asil sebebi bu.
Bunu çozmenin yolu yeni kopruler yapmak degildir.
FSM koprusu yapilali daha kaç yil oldu?
Demekki en geç 20 yil sonra bir 4. koprunun tartismalari baslayacak.
Bu kafayla bogazin ustunu kopruyle kapatiriz.:)

ps:Sayin basbakan "ben degistim" dediginde inanmamistim.
Kendisinden özür dilerim. Halbuki çok degismis. Az once internette arastirirken;
"3. köprü cinayettir"
seklinde 1995 yilinda verdigi bir demecini okudum.
Meger adam hakikaten degismis.
3. kopru cinayetse, bu cinayeti isleyene ne dendigi malumdur.
Kendine bu sifati yakistiranlara diyecek sey bulamiyorum.



Şimdiye kadar en beğendiğim coq yorumudur. Gereği halinde altına imzamı atabilirim :cat:
 

Bu konuyu görüntüleyen kullanıcılar

Çok Beğenilen Mesajlar

Üst