O zaman şöyle birşey olmuyor mu?
Ortada bitmemiş bir proje var. Proje bitmeden açılmış ve yapılan anlaşma gereği; proje bitiminden sonra ülkenin belirli bir geçiş sayısı üzerini tamamlayacak şekilde USD birimi üzerinden mevzubahis firmaya ödeme yapıyor.
:sunny:
Şimdi bizim buradaki sorunu anlamamız lazım. Dikkatinizi çekmek istediğim kısım "Anlamak". Yani neden biz bunlara (tüm diğer şaibeli durumları bir kenara bıraktığımızı var saysak) daha tamamlanmamış bir projeyi çalıştırmaya başladılar diye tazminat ödüyoruz? Buna kimler, neden, nasıl, ne şekilde, ne maksatla, hangi amaçlarla, hangi hakla, kimden alınan izinle müsade ediyor? Bunun arkasında kim var?
Gibi deli deli sorular :mrgreen:
:queen::

ulp::::deliir::::dalga::
---------- Mesajlar birleştirildi - 03:04 ---------- bir önceki mesaj zamanı 02:54 ----------
Şükredin la şükredin. Oradan demir yolu geçecek, seneye milli ve yerli uçaamız uçacak, sonra sırada atom bombası yapmaca var. Ha bir de 3 vakte kalmaz Mars'tayız. 3 vakit artık 3 dk. mı 3 asır mı bilemem
Nükleer bomba kolay iş. Nükleler malzemeyi alıp santrifuja koyuyorsunuz, kütle yoğunluğundan dipte toplanan yoğunlaşmış (saflaştırılmış) elementi bir kaba toplayıp (o kabın şekli ve malzemesi de önemli ama işin özü bu) TNT ile patlatıyorsunuz. Eğer doğru yaptıysanız Nükleer bomba, doğru yapmadıysanız Kirli bomba oluyor.
Zamanında TV seğredenler bilir. Bizim "Türkiye Atom Enerjisi Kurumu" diye bir kurumumuz var. Bir ara kurum içinde tıbbi bir cihazın radyoaktif izotobu mu ne yere dökülmüştü de kova ve paspasla temizlemişlerdi, adamlar radyasyondan koşarak kaçıyordu. Hatta bu konu doğru hatırlıyorsam Cem YILMAZ' ın skeçlerinden birine dahi konu olmuştu.
Biz daha ilk okulda uçak yapıp uçuruyorduk zaten. Gerçi ben o zamanlar domates kasalarını manavdan özenle seçip kendime statik uçak modellemeleri de yapıyordum. Çocuk işte. Bizimkiler de herhalde uçak konusunu bununla karıştırıyorlar.