2022 Asgari Ücret

Asgari Ücret Kaç olur_

  • 3000 - 3250

    Oy: 4 6.0%
  • 3250 - 3500

    Oy: 5 7.5%
  • 3500 - 3750

    Oy: 18 26.9%
  • 3750 - 4000

    Oy: 20 29.9%
  • 4000 - 4250

    Oy: 11 16.4%
  • 4250 +

    Oy: 9 13.4%

  • Kullanılan toplam oy
    67
Katılım
10 Ara 2015
Mesajlar
5,023
Motosikleti
Tiger1200, Tvs Apache
Ufaktan ufaktan sınıf bilinci uyanmaya başlamış sende. :)

Keşke bütün işçi sınıfında bu şekilde olabilse. Ama işçi sınıfının çoğu solcu abilerin "lümpen proleterya" tabirine tam uyuyor malesef. Bu yüzden o kadar umutlu değilim dünyada bir şeylerin düzeleceğine.

ben beylikdüzü Beko fabrikasında staj yaptım... sonra Selimpaşa Şölen çikolata fabrikasında çalıştım... bir ara tekstil fabrikasının depo bölümünde çalışmıştım... Oralarda böyle "lümp pro" tipleri bol bol görebiliriz, hayır yani birde yarış yapıp şeflerin gözüne girmeye çalışıyorlar bazı enayiler :D

en son selimpaşa şölen fabrikasında çalışmıştım. işe girer iken danışmanlık ofisinin orada bir kız ile tanıştım ve sohbet ederken kız bana "sen burada çalışamazsın" falan demişti ve bende "denemek istiyorum, işi seversem neden olmasın" şeklinde cevap vermiştim... sabah 7:15 gibi servis beni alıyor ve akşam 21:30 gibi eve bırakıyordu. bir hafta çalıştıktan sonra istifamı vermek için danışmanlık ofisinin önünde bekliyordum ve yine aynı kız ile tesadüf ettik...

kız bana "başladığımız yere döndük mü" demişti ve ne demek istediğini anlamadım ve "bu kadar saat çalışmaktansa açlıktan ölürüm daha iyi, rezillik bu" demiştim... sonra kızı çağırdılar ve kız "nolur beni işten çıkarmayın" diye ağlıyor ve yerlere yatıyordu... ben ise istifa eder iken danışman hanfendi "sen burada kariyer yaparsın yükselirsin, neden çıkmak istiyorsun" demişti ve bende "akrabalarım ile beraber çalışacağız" deyip ayrıldım...

fabrikada akıllı depoya vermişlerdi beni en son, bütün gün pc başında mal kayıt ve mal çıkışı yapıyordum yani oturuyordum ama önemi yok, 14 saatten fazla beni işgal ediyorlardı...

çocuk gibi azar yiyen elemanlar, salak salak yarış yapanlar falan görünce bunların kendine hiç mi saygısı yok demiştim içimden.

Ben bu kadar keskin ayrımlara sıcak bakmıyorum.
Bu sadece kini ve nefreti körüklemeye yarar.

Herkes kendi üretip, kendi satamayacağına göre,
Olay son derece basit.

Birşey satıyorsun, karşılığında bir bedel alıyorsun.
Kiminin hizmeti hayatını kolaylaştıran bir ürün/mal,
Kimininki yaşamın için gerekli gıda,
Kimininki giyim, barınmaya yönelik hizmet
Kiminki başkası için bir hizmet/çalışma/emek.

edit: yazdıklarını tam okumadan yanıt vermiştim de geri sildim yazdıklarımı... şimdi bak ufoz amca, çalışma ile kölelik yapmak arasında ince bir çizgi var bildiğin üzere. bunun yanı sıra ben tembellere saygı duyarım ama başkasına zararı dokunmadığı sürece.

zenginleri tanıdıkça saygı ve sempati duyarım dedim ben ama, neden tanıdıkça saygı ve sempati diyorum çünkü genele bakınca genel kitle kötü, kölelik rövanşta şu an ve bu yüzden ben böyle kesin ve keskinim...

honda TR de fabrikalarını kapatırken çalışanlarını ikramlara boğdu, yani ben bir japon değilim ama nasıl gururlandım nasıl onur duydum, çok sevindim. bana bir faydası olmadı ama böyle güzel şeyler o kadar çok hoşuma gidiyor ki yani buna ne kadar aç olduğumuzu buradan görebiliriz...

normal olan bir şeye ve zaten olması gereken bir şeye aşırı seviniyoruz... beni bu psikolojiye sokan bu düzende ben ön yargımı karanlık tarafa çevireceğim tabi ki de.
 
Son düzenleme:
Katılım
7 Kas 2016
Mesajlar
9,811
Motosikleti
Suzuki Vstrom DL650 XT, Yamaha X max 250
ben beylikdüzü Beko fabrikasında staj yaptım... sonra Selimpaşa Şölen çikolata fabrikasında çalıştım... bir ara tekstil fabrikasının depo bölümünde çalışmıştım... Oralarda böyle "lümp pro" tipleri bol bol görebiliriz, hayır yani birde yarış yapıp şeflerin gözüne girmeye çalışıyorlar bazı enayiler :D

en son selimpaşa şölen fabrikasında çalışmıştım. işe girer iken danışmanlık ofisinin orada bir kız ile tanıştım ve sohbet ederken kız bana "sen burada çalışamazsın" falan demişti ve bende "denemek istiyorum, işi seversem neden olmasın" şeklinde cevap vermiştim... sabah 7:15 gibi servis beni alıyor ve akşam 21:30 gibi eve bırakıyordu. bir hafta çalıştıktan sonra istifamı vermek için danışmanlık ofisinin önünde bekliyordum ve yine aynı kız ile tesadüf ettik...

kız bana "başladığımız yere döndük mü" demişti ve ne demek istediğini anlamadım ve "bu kadar saat çalışmaktansa açlıktan ölürüm daha iyi, rezillik bu" demiştim... sonra kızı çağırdılar ve kız "nolur beni işten çıkarmayın" diye ağlıyor ve yerlere yatıyordu... ben ise istifa eder iken danışman hanfendi "sen burada kariyer yaparsın yükselirsin, neden çıkmak istiyorsun" demişti ve bende "akrabalarım ile beraber çalışacağız" deyip ayrıldım...

fabrikada akıllı depoya vermişlerdi beni en son, bütün gün pc başında mal kayıt ve mal çıkışı yapıyordum yani oturuyordum ama önemi yok, 14 saatten fazla beni işgal ediyorlardı...

çocuk gibi azar yiyen elemanlar, salak salak yarış yapanlar falan görünce bunların kendine hiç mi saygısı yok demiştim içimden.



edit: yazdıklarını tam okumadan yanıt vermiştim de geri sildim yazdıklarımı... şimdi bak ufoz amca, çalışma ile kölelik yapmak arasında ince bir çizgi var bildiğin üzere. bunun yanı sıra ben tembellere saygı duyarım ama başkasına zararı dokunmadığı sürece.

zenginleri tanıdıkça saygı ve sempati duyarım dedim ben ama, neden tanıdıkça saygı ve sempati diyorum çünkü genele bakınca genel kitle kötü, kölelik rövanşta şu an ve bu yüzden ben böyle kesin ve keskinim...

honda TR de fabrikalarını kapatırken çalışanlarını ikramlara boğdu, yani ben bir japon değilim ama nasıl gururlandım nasıl onur duydum, çok sevindim. bana bir faydası olmadı ama böyle güzel şeyler o kadar çok hoşuma gidiyor ki yani buna ne kadar aç olduğumuzu buradan görebiliriz...

normal olan bir şeye ve zaten olması gereken bir şeye aşırı seviniyoruz... beni bu psikolojiye sokan bu düzende ben ön yargımı karanlık tarafa çevireceğim tabi ki de.

Keskin ayrım olacaksa, kutuplaşma olacaksa zaten bunun işçi sınıfı ile kapitalist sınıf arasında olması gerek, doğrusu budur. Yani diğer ayrımların hepsi bu ayrımı gizlemek, işçi sınıfının uyanmaması için ortaya çıkarılmış yapay ayrımlar. Ama lümpen proletarya'yı (yani sınıf bilinci olmayan amele sınıfı) dindarlık, milliyetçilik vb türlü türlü saçma ayrımlarla oyalıyorlar asıl ayrımdan kimsenin haberi olmuyor.

Ülkedeki varolan kutuplaşmaların hepsi bu ayrımı gizlemeye yarıyor. İşçi sınıfında kendinden çalınan emek değerini geri alabilmek için sınıf kini olması lazım. Aman da ok ayrımcısınız diyene ne o yoksa kapitalist sınıftan mısın derim.
"Mülkiyet hırsızlıktır" sözü üretim araçlarının mülkiyetini kapsar, yani bu sözden korkmayın, kimse sizin şahsi eşyalarınızı elinizden alacak değil ama üretim yapılan, çalışılan yerlerin şahısların mülkiyetinde olmasına karşı çıkar. İşçi mecburen bu piyasada aç kalmamak için çalışır ama o şirketin sahipleri zenginliğe sahip çıkar. işçi sınıfı nasıl oluyor da kinlenmiyor, nasıl uyutuluyor da aç kaldığında zenginleri yemiyor ona şaşıyorum asıl.


<
 
Katılım
31 Mar 2018
Mesajlar
2,648
Fatih,

Aynı fikirde olmakla birlikte düşüncelerimizdeki tek fark,
sen katısın (seninde değindiğin gibi),
Bense daha orta yol bulma taraftarı olanlardanım (en azından belli bir dönem için)

O yüzdende şu komisyona ve sendikaya ifrit oluyorumya.

Adam dün hala
“Biz masaya 5 bin 500 lira ile oturmayacağız, açlık sınırı olan rakamla (7 bin 785 lira) oturacağız.
Onun üzerinde işveren ve hükümet ne rakam getirecek görelim.
Katılmadığımız bir rakam olursa o masada olmayız, bunu da imzalamayız”
Diye konuşuyor.

Ulan, desene "bizim kırmızı çizgimiz fakirlik sınırı olan 25.000 liradır" diye.
Pazarlık aşağıdan yukarı değil, yukarıdan aşağıya doğru yapılır.

Ortalığın ayağa kalkması, bu adamı hemen o koltuktan alaşağı etmesi lazım.
Başka bir ülkede böyle olurdu.
Ama yıllardır orda öylece oturuyor.
 
Super Moderator
Katılım
23 Mar 2006
Mesajlar
3,850
Fatih,

Aynı fikirde olmakla birlikte düşüncelerimizdeki tek fark,
sen katısın (seninde değindiğin gibi),
Bense daha orta yol bulma taraftarı olanlardanım (en azından belli bir dönem için)

O yüzdende şu komisyona ve sendikaya ifrit oluyorumya.

Adam dün hala
“Biz masaya 5 bin 500 lira ile oturmayacağız, açlık sınırı olan rakamla (7 bin 785 lira) oturacağız.
Onun üzerinde işveren ve hükümet ne rakam getirecek görelim.
Katılmadığımız bir rakam olursa o masada olmayız, bunu da imzalamayız”
Diye konuşuyor.

Ulan, desene "bizim kırmızı çizgimiz fakirlik sınırı olan 25.000 liradır" diye.
Pazarlık aşağıdan yukarı değil, yukarıdan aşağıya doğru yapılır.

Ortalığın ayağa kalkması, bu adamı hemen o koltuktan alaşağı etmesi lazım.
Başka bir ülkede böyle olurdu.
Ama yıllardır orda öylece oturuyor.

içinde yaşamasak eğlenceli ülke aslında
asgari ücret komisyon toplantısına bu arkadaşlar çoğumuzun asla sahip olamayacağı son model mercedeslerle gidiyor ve bizlerin hakkını savunacağını zannediyoruz ya bizde az manyak değiliz :mrgreen:
 
Katılım
31 Mar 2018
Mesajlar
2,648
Fatih,

Aynı fikirde olmakla birlikte düşüncelerimizdeki tek fark,
sen katısın (seninde değindiğin gibi),
Bense daha orta yol bulma taraftarı olanlardanım (en azından belli bir dönem için)

O yüzdende şu komisyona ve sendikaya ifrit oluyorumya.

Adam dün hala
“Biz masaya 5 bin 500 lira ile oturmayacağız, açlık sınırı olan rakamla (7 bin 785 lira) oturacağız.
Onun üzerinde işveren ve hükümet ne rakam getirecek görelim.
Katılmadığımız bir rakam olursa o masada olmayız, bunu da imzalamayız”
Diye konuşuyor.

Ulan, desene "bizim kırmızı çizgimiz fakirlik sınırı olan 25.000 liradır" diye.
Pazarlık aşağıdan yukarı değil, yukarıdan aşağıya doğru yapılır.

Ortalığın ayağa kalkması, bu adamı hemen o koltuktan alaşağı etmesi lazım.
Başka bir ülkede böyle olurdu.
Ama yıllardır orda öylece oturuyor.

Şu sendika başkanı kesin burayı takip ediyor :)

Bugünkü Sözcü gazetesi haberinden alıntı;

Türk-İş Başkanı: Asgari ücretle ilgili bir teklifimiz yok
"Biz 4 dönemdir asgari ücretle ilgili bir teklif sunmuyoruz. Önce işveren ve devletin açıklamasını istiyoruz" diyen Türk-İş Genel Başkanı Ergün Atalay, "Bazı iyi niyetli olmayanlar, 'Türk-İş 7 bin 785 lira istedi' diye bizi yargılıyorlar. Bizim asgari ücretle ilgili bir teklifimiz yok" diye konuştu.

Türk-İş Genel Başkanı Ergün Atalay, asgari ücret komisyonunda 7 bin 785 TL’yi gündeme getirmesinin ardından kendisine yöneltilen tepkilere yanıt verdi.

7 bin 785 TL’lik rakamın kasım ayı açlık sınırı verisi olduğunun altını çizen Atalay, açıklamalarının ‘iyi niyetli olmayanlar tarafından’ çarpıtıldığına işaret etti.

Türk-İş tarafından belirlenen açlık sınırının kasım ayı itibarıyla 7 bin 785 lira, yoksulluk sınırının ise25 bin TL’yi aştığını anımsatan Atalay, “Biz kamuoyunun önüne çıkıp ‘Türk-İş 7 bin 785 lira açlık sınırının üstü konuşacak’ dedik. Ama bazı iyi niyetli olmayanlar, ‘Türk-İş 7 bin 785 lira istedi’ diye bizi yargılıyorlar. Bizim asgari ücretle ilgili bir teklifimiz yok. Biz açlık sınırını anlatıyoruz” dedi.

‘ÖNCE İŞVEREN VE DEVLETİN AÇIKLAMASINI İSTİYORUZ’
Atalay, bir otelde düzenlenen Türkiye Yol-İş Sendikası 12. Olağan Genel Kurulu’na katıldı.

Sendikanın olduğu yerde sadece asgari ücretin değil, ikramiyenin, yol parasının, çocuk parasının ve gıda yardımının konuşulması gerektiğini vurgulayan Atalay, “Biz 4 dönemdir asgari ücretle ilgili bir teklif sunmuyoruz. Önce işveren ve devletin açıklamasını istiyoruz. Çünkü kamuoyu, Türk-İş’in ağzından bir rakam çıktığında o rakamdan aşağı inmeyeceğini biliyor” diye konuştu.

‘MASADA ASGARİ ÜCRETLİ DE OLSUN’
“O masada olmayan herkes görüş bildiriyor, bize katkı sağlıyor ama bunun bedelini biz ödüyoruz” diyen Atalay, “Bana ‘pazarlık aşağıdan başlar mı?’ diyorlar. Biz bunun üstünü konuşacağız, 8-9 olur, teklif önümüze bir gelsin. İnşallah bu son olur, o masada bir de asgari ücretli olur” diye konuştu.

Atalay, “12 Eylül’ün getirdiği bir sistem var. Diyor ki; ‘Asgari Ücret Tespit Komisyonu 15 kişiden oluşacak. 5 hükümet yetkilisi, 5 işveren, 5 işçi.’ Bu sistem 41 senedir devam ediyor. O masada asgari ücretli de olsun dedi.

Kesin bu lafları bana çakmaya çalışıyor :) :)

“Bana ‘pazarlık aşağıdan başlar mı?’ diyorlar.
Biz bunun üstünü konuşacağız, 8-9 olur, teklif önümüze bir gelsin."

Herif hala 8.000 liraya razıyım mesajı veriyor.
Bunlar akıllanmaz diyemiyorum. Çünkü baştan teslim olmuş zaten.

Haberin tamamı ve linki


https://www.sozcu.com.tr/2022/ekono...fa&utm_medium=free&utm_campaign=sol_surmanset
 
Katılım
15 Kas 2005
Mesajlar
9,362
Herkes yanlış anlaşılıyor zaten memlekette. Demek ki konuşmayı beceremiyorlar. Konuşmayı beceremeyeni orada oturtan da kabahat.
 

Bu konuyu görüntüleyen kullanıcılar

Çok Beğenilen Mesajlar

Üst