Merhaba herkese, bu forumdaki ilk mesajım. Bu başlığı görünce hesap açmaya karar verdim, yazacaklarım merak edenlerin ve almayı düşünenlerin işine yarayabilir

Öyle çok bilen biri değilim, ortalama bi sürücünün görüşleridir okuyacaklarınız.
Fuardan kırmızı Scrambler Icon modelini aldım. Geçen haftalarda teslim edildi :mrgreen: 300 kilometre civarı yol yaptım şimdiye kadar. Beklediğimden çok daha fazla keyif aldım kullanmaktan. 4 senedir motosiklet kullanıyorum ve önceki motorlarım Ybr 125 ve Cbf 500'dü. Cbf 500'ü sattığım gün teslim edildi Scrambler, çok şanslıydım o konuda. Birinden inip diğerine binince ilk fark ettiğim motorun çok hafif ve atak olmasıydı. Gaz tepkisi sürüşün ilk birkaç dakikasında zorladı, Cbf'den sonra fazla hassas geldi. Özellikle bozuk asfalttan geçerken gazı sabit tutmakta zorlandım. Eğer tecrübeniz azsa sıkıntı yaratabilir bir süre ama alışırsınız eninde sonunda. Şu an gaz tepkisinden çok keyif alarak kullanıyorum, hiç bir sıkıntı yok.
Motorun kıvraklığı gerçekten şehir içi kullanım için çok uygun, gidon geniş ve yüksek olduğu için kontrolu basit, aynı zamanda aralara girince arabaların aynalarının üstünden geçiyorsunuz

(Gerçi alçak ve dar bi gidon aldım bile keyfi sebeplerden)
L-Twin motorun sesi ve hissiyatı güzel, özellikle rolanti sesini sevdim yüksek devirlerdense. 5000 lira (ööehh) civarı ekstra paranız varsa termignoni opsiyonu var. Youtube'da var videosu gerçekten güzel oluyor sesi, özellikle 4 silindir meraklısı değilseniz. L-twin'le ilgili beğenmediğim bir durum, 15 kilometrenin altına indiğinizde motor öksürmeye başlıyor. Özellikle sıkışık trafikte Cbf'in rölantideki mükemmel sürüşünden sonra Scrambler sürekli yarım debriyaja zorluyor insanı. Dişli oranları sebebiyle Monster sahipleri daha kötü olarak yaşıyor olabilir bu durumu. Yabancı Monster forumlarında okuduğum kadarıyla insanlar ön dişliyi 15 dişten 14'e küçültüyor. Scrambler'ın zaten arka dişlisi Monster'dan kayda değer biçimde büyük. Ancak bu kadar kurtarmış ama demek ki.
Hava soğutmalı motor gerçekten güzel ısınıyor, tam dizlerinizin arasında olması da mutlaka haberdar ediyor sizi bu durumdan. Kışın güzel olacak muhtemelen ancak yazın dur kalk trafikten olabildiğince kaçınmak lazım. Terleteceği bariz. Motoru park edince de üstünden atıyor sizi ısısıyla, birini bekleyecekseniz, motorda değil yandaki bankta oturacaksınız muhtemelen.
Yol tutuşu ve viraja girişi benim tecrübemdeki biri için gerçekten çok güzel. Pirelli Mt 60 rs lastiklerle geliyor ve lastiklerin rodajı bitmemiş olmasına rağmen Cbf'de yattığımdan daha fazla ve çok daha güvende hissederek yatabiliyorum virajlarda. Eski motorumda çoktan hafif hafif kaymaya başlayacağım noktalarda çizgisini hiç bozmadan dönüyor. (Cbf'de Michelin Pilot Road 2 vardı bu arada) Gaz tepkisine dikkat etmek lazım eğer birinci vitesteyseniz. Düşük devirlerde çok canlı ve torklu. Virajlarda verdiği güven sert süspansiyonlarından da kaynaklanıyor tabi. Ancak süspansiyonlar sürüş konforunu da kayda değer bir biçimde azaltıyor. Benim 50 (evet elli) kg olan ağırlığımın da yardımcı olduğu söylenemez. Henüz preload ayarını da ellemedim. Ön süspansiyon ayarsız, arkada da sadece preload var.
Debriyaj çok hafif değil, çok da ağır değil, bana gayet rahat geldi. Vites geçişleri temiz ama belirgin değil, daha yerine oturduğunu hissettirse daha rahat ederdim muhtemelen. Hakkını vererek atmak lazım vitesleri, bir iki kere boşa düştü vites, tehlikeli olabiliyor. Durduğum zaman boşu bulmak hiç sıkıntı olmadı, okuduğum kadarıyla bazı insanlar zorlanmış boşa geçirmekte.
Frenleri gerçekten güzel, Brembo kaliperler ve önde 330 mm disk var. Panigale'dekinin aynısıymış sanırım, çift yerine tek disk var sadece. Lastikler de iyi olunca gayet iyi tutuyor, bir kaç sert frene rağmen abs devreye girmedi.
Benzin deposu çok küçük 50 lira civarına fullendi. 110 km sonra tekrar benzin ışığı yandı, fazla erken geldi bana rodajda olmasına rağmen, rodajdan sonra düzelir diye umuyorum. Yakış konusununda sağlıklı bi ölçüm yapmadım çok dikkate almayın bunu.
12.000 km'de bir desmo servisi var, biraz pahalı olabiliyormuş ortalamaya göre. Eğer çok km yapıyorsanız hoşunuza gitmeyebilir.
Sonuç olarak gerçekten çok güzel bir motosiklet, ne aldığınızı biliyorsanız alıp da pişman olacağınızı pek sanmıyorum. 157 cm boyunda olunca alabileceğiniz motosikletler piyasadakilerin yüzde 2'si falan oluyor. Scrambler'da benim için kusursuza yakın bir yerde duruyordu. Kısmen klasik görüntüsü, çok dikkat çekmemesi, alçak selesi, hafifliği ve güç aralığı itibariyle. Ducatinin en ucuz motosikleti olmasına rağmen keşke fiyatı da daha makul olsaydı dedirtiyor.
Atladığım noktaları ya da merak ettiğiniz şeyleri yazın arkadaşlar. :king: