Birilerinin hep bir şeye "alet edavat" olduğu doğru veya yanlış. Ancak ortada katledilmiş insanlar var, resmen yakıldılar. Tarihte de bunun gibi örnekler var. Birçok kişi üstad Aziz Nesin'i olayların tetikleyicisi, müsebibi olarak gördü. Peki oradaki insanlar neden öldürülmeyi hakketti veya kim düşüncelerini beyan etti diye öldürülmeyi hakkeder? Cevap tabi ki hiç kimse. Ancak burası Türkiye, burada böyle tabloları görmek gayet normaldir. Sık sık söylüyorum kuvvetli, radikal inançlar, ideolojiler daima bünyeye zararlıdır ve aslında "bu müslümanlık değil, bu dindarlık değil" gibi veya buna benzer söylemler hiçbir biçimde gerçeği yansıtmamaktadır. Evet radikal dindarlık budur, evet bir radikal ideoloji mensubu olmak budur ve böyledir. Bunun örnekleri tarihte mevcuttur. Lise bilgisinden mürekkep tarih bilgilerimizi bir kenara iterek, tarihi okumayı ve anlamayı denersek kuvvetli, radikal ideoloji ve inançların ne kadar zararı olmuş insanlığa hemen görürüz. Derhal bir örnek vereyim demokrasinin ve insanlığın beşiği İngiltere'de mezhep çatışmaları hâlâ vardır ve 70'li yıllarda protestanlar ve katolikler ciddi anlamda birbirlerine zarar vermişlerdir. Türkiye topraklarında da buna benzer kıyımlar olmuştur, bu, herkesce de bilinir ancak Türkiye insanı deve kuşu gibi başını kuma gömdüğü için sadece yerin dibini görür. Daha da bir şey yazmaya gerek yoktur. Yargılama süreci ile ilgili bilgilere şu linkten bakılabilir:
http://www.hasretgultekin.com/yargisureci.htm
2 Temmuzda katledilenleri bir kez daha saygı ile anıyorum. Özellikle Hasret Gültekin, Nesimi Çimen sizi unutmak mümkün değil.