- Katılım
- 16 Haz 2014
- Mesajlar
- 10
- Konu Yazar
- #1
Arkadaşlar Merhaba,
Öncelikle belirtmek isterim ki bu yazıyı okumakta olan herkeste olduğu gibi yıllar boyu bastırılmış Motor tutkusu nihayet bende de boy gösterdi. Bu geziden önce yine Osman abim (osim2001) ile birlikte Beyşehir - Konya gezisine katıldım ve dönüşte -hatta gidişte- aldığım karar neticesinde bir motor alarak bu maceraya gönül verenlerin arasına katıldım.
Şimdi gelelim başlıkta belirttiğimiz gezimize ve teknik bilgilerine;
Öncelikle motorlar hakkında bilgi vermek istiyorum. Osman abimin (osim2001) tavsiyesi ve ilk motoru olduğu için başlangıç motoru olarak bende Mondial Vulture MR 150 alarak başladım ve bu ilk uzun yol deneyimim olacaktı. Diğer motorumuzda Kawasaki'nin ER-5 modeliydi.
2 silindir 6 vites 500cc olan Kawasaki ER-5'te Osman abim (osim2001) ve Bahattin,
1 silindir 5 vites 150cc olan Mondial Vulture MR 150'de de ben olmak üzere 3 kişi yola koyulduk.
Gezimiz toplamda 160 KM uzunlukta olup, Konya merkezden hareket edip, Hatunsaray aracılığıyla Ketenli kasabasından eski adıyla Çat Köyü (büyükşehir yasası ile Çat mahallesi olarak Seydişehir'e bağlanmıştır)'ne kadar uzanmaktadır. Yolculuk için kısa bir plan ve süremiz olduğundan dolayı ne yazık ki eksiklerimiz oldukça fazlaydı. Bunları ilerleyen gezi planlarımızda kapatacağız inşallah.
Yol Haritamız (Fotoğraf - 1)
Trafik olmaksızın, tahmin edilen varış süresi 2 saat 1 dakika olan bu yolculukta bazı teknik aksaklıklardan dolayı süremiz uzamış oldu. Teknik aksaklığımız, başlangıç motorum olan Vulture 150MR'ın çantasının sabitliğiydi. 15 dakikalık mola vererek bu sıkıntıyı da gidermiş olduk. (Fotoğraf - 7 )
Yazımıza, yol sırasında gelişenler ve şahsi yorumlara girmeden önce mini ekibimiz hakkında bilgiler vermek istiyorum. Ekibimiz başlıkta da belirttiğim üzere 3 kişiden oluşuyordu. Ben, Osman abim (osim2001) ve eşinin kardeşi Bahattin. Arkçımız, motorsikletçi olmadığı için kendi ekipmanları yoktu. Elimizde Osman abimin eşinin malzemeleri ve ekipmanları olduğu için, ona uygun olanları uyarladık. Ceketi olmadığı için kendi ceketi ile katılmak durumunda kaldı ne yazık ki. Navigasyonumuzu ayarladıktan sonra (Fotoğraf - 3), son kontroller yapıldı. Bir Android uygulaması ile Bluetooth teknolojisini kullanarak haberleşme sağlayacağımız bir nevi modern Volki Tolki oluşturma çabalarımızda cihazlarımızın senkronizasyon probleminden ötürü sağlanamadı. Yola çıkmaya başlamadan tam gaz hazırlıklarımızı tamamladık ve saat 08:35 civarında Konya Merkezden yola çıktık.
Son hazırlıklar yapılırken(Fotoğraf - 2)
Navigasyon ayarlaması ve hatıra fotoğrafı(Fotoğraf - 3)
Nihayet şehir merkezinden dışarıya çıktık. Hatunsaray'a yaklaşık 10-15 km uzaklıkta iken, koruyucu dizliklerimin bağlantı noktalarından birisinin çıktığını farkettim ve en yakındaki petrolde durup dizlikleri düzelttik. Tabi bu sırada; "madem durduk, bir fotoğraf çekinelim!" dedik ve çekindik.
Petrol'de mola (Fotoğraf - 4)
Petrol'de mola (Fotoğraf - 5)
Ne yazık ki extreme bir kameramız olmadığı için yol esnasında fotoğraf çekme şansı pek bulamadık. Yazının başında da belirttiğim gibi süremiz kısıtlı olduğu için ekipmanları organize etmeye çok zaman bulamadık. Zorlu köy yollarından bir tanesine İkipınar köyünün çıkışında rastladık ve motor çantam yuvasından çıktı.
ale: Bizde hızlı ve pratik bir çözüm olsun diyerekten örümcek ile çantayı sabitlemeyi tercih ettik.
Örümcek ile çanta sabitlerken (Fotoğraf - 5)
Örümcek ile çanta sabitlerken (Fotoğraf - 6)
Örümcek ile çanta sabitlerken (Neredeyse Tamam! :cat: ) (Fotoğraf - 7)
Biz Örümcekle çantayı sabitlemekle meşgulken Coğrafya bölümü öğrencisi Arkçımız, güzel bir coğrafyada bulunma fırsatını iyi değerlendirerek biraz fotoğraf çekiyor. Kadrajından çıkan bazı fotoğrafları da sizinle paylaşıyorum.
(Fotoğraf - 8)
(Fotoğraf - 9)
(Fotoğraf - 10)
---------- Mesajlar birleştirildi - 13:43 ---------- bir önceki mesaj zamanı 13:40 ----------
Ve tekrar yola çıkmaya hazırız! Çıkmaya hazırız ama zaten gelişte fotoğraf çekmeyi unuttuk -ve tabi yeterli olmayan ekipmanında katkısıyla-, O halde hadi biraz fotoğraf çekip devam edelim dedik.
(Fotoğraf - 11)
(Fotoğraf - 12)
(Fotoğraf - 13)
Bu molanın ardından uzun yollara düştük. Yaklaşık 50 km mesafemiz bulunmaktaydı. Birazcık gecikmiş olmanında vermiş olduğu gerginlik ile hızla yola koyulduk tekrar. Yol boyunca çok şahane bölgelerden geçtik. Bir çok motorsiklet düşkününün ölmeden önce görmesi gereken bir yol olduğu kanaatindeyim. Bu yolculuk, ilk uzun yolculuğum olmakla beraber 990-1150'nci kilometrelerim olma ünvanına da sahip. Tabi ilk diyoruz, acemilik diyoruz. Bir kaç ufak tefek hatalar yapmış oldum. Şükür kazasız belasız atlattık ama uyarmakta fayda var. Özellikle benim gibi motorsiklete yeni başlamış ve başlangıç motoru alacak olan arkadaşlar için. -Üstadlarımıza ders verecek kıvama zaten hiç ulaşamayacağım.- Motor ile daha önce gitmediğiniz bir yola gidiyorsanız, yol boyunca toplamda 10-15 araç geçmiş olsa dahi o araçların nereden ne zaman geçeceğini bilemeyeceğiniz için sürekli temkinli olmak durumundasınız. Hele ki motor hakimiyetinizde daha yeni yeni gelişiyorsa, çok fazla kendinizi kasmadan, rahat ve sakin kullanmanızı tavsiye ederim.
Hatalarıma gelince; ilk hatam virajlarda araç sesi duymadığım zamanlarda yolu ortalayıp dönmekti. Bunu da neredeyse U harfi gibi bir virajda aracın birden önüme çıkması ile yaşadım. Neyse ki hızım saatte ortalama 45-55 km olduğu için hızlı bir manevra ile önlemiş olduk. Her ne kadar kaza olmasa da ders çıkarmak için oldukça yeterli bir durumdu. İkinci hatam dikkat dağınıklığıydı. Siz siz olun, motorsiklet üzerindeyken çok derin düşüncelere yada yola odaklanmanıza engel olacak olan şeyleri düşünmeye dalmayın. Zira benim için çok büyük tehlike arz etmese de daha büyük bir çakıl-toprak karışımı ile karşılaşırsanız başınız gerçekten büyük bir belaya bulaşmış olabilir. Yollar genelde hep S çizdirerek gittiği için bir yerden sonra bütün yolu sanki bilgisayar oyunundaymış gibi hissetmeme neden oldu. Tabi her viraj aynı sağlam ve temiz yola sahip değil. İkinci hatam virajın birisine hızlı girmekten kaynaklanmıştı. Viraj tahmin ettiğimden daha uzun ve keskindi. Hızımda ortalamanın biraz üzerindeydi. Çok hafif bir toprak ve çakıla girmiş olduğum için motor reaksiyon göstermeye başlıyordu ki soğukkanlılıkla hızımı olabildiğince düşürdüm ve bu benim kurtuluş biletim oldu.
---------- Mesajlar birleştirildi - 13:46 ---------- bir önceki mesaj zamanı 13:43 ----------
Nihayet köy sınırlarına vardık. Köyün girişinde büyük bir yokuş vardı. Araçların çıkarken zorlandığı hatta bazılarının yolcuları indirip çıktığı bir yokuştu. Her ne kadar araçlar zorlansa da bizim için çocuk oyuncağı olmuştu. Tabi bu durum, onların yolu boşaltmasını beklememize bir avantaj sağlamadı ama onlar kadar gerilmemiş olduk. Yolculuğumuzu tamamladıktan sonra, dinlenme safhasına geçtik. Babamla birlikte bir fotoğraf çektirdik.
(Fotoğraf - 14)
ve tabi Abimle;
(Fotoğraf - 15)
Köyümüz 3 nesil önce buralarda yaşamayı bırakmış olsa da, her yıl düzenli olarak bu köyden çıkmış olan ailelerin çocukları etkinlik düzenliyor, özel çat pilavı, oyun ve etkinlikler, ve de olmazsa olmazı sohbetler oluyor. Şuanda köyün aktif nüfusu 2-10 ev arasında olsa bile, her yıl bu organizasyon ile toplam katılımcı sayısı 3,000 civarında oluyor. Önümüzdeki sene için katılmak isteyen motorsikletçiler olursa iletişime geçebirsiniz
Köydeki pilav çadırlarından ve etraftan çekmiş olduğumuz birkaç fotoğrafı da paylaşıyorum.
(Fotoğraf - 16)
(Fotoğraf - 17)
(Fotoğraf - 18)
(Fotoğraf - 19)
(Fotoğraf - 20)
(Fotoğraf - 21)
(Fotoğraf - 22)
Öncelikle belirtmek isterim ki bu yazıyı okumakta olan herkeste olduğu gibi yıllar boyu bastırılmış Motor tutkusu nihayet bende de boy gösterdi. Bu geziden önce yine Osman abim (osim2001) ile birlikte Beyşehir - Konya gezisine katıldım ve dönüşte -hatta gidişte- aldığım karar neticesinde bir motor alarak bu maceraya gönül verenlerin arasına katıldım.
Şimdi gelelim başlıkta belirttiğimiz gezimize ve teknik bilgilerine;
Öncelikle motorlar hakkında bilgi vermek istiyorum. Osman abimin (osim2001) tavsiyesi ve ilk motoru olduğu için başlangıç motoru olarak bende Mondial Vulture MR 150 alarak başladım ve bu ilk uzun yol deneyimim olacaktı. Diğer motorumuzda Kawasaki'nin ER-5 modeliydi.
2 silindir 6 vites 500cc olan Kawasaki ER-5'te Osman abim (osim2001) ve Bahattin,
1 silindir 5 vites 150cc olan Mondial Vulture MR 150'de de ben olmak üzere 3 kişi yola koyulduk.
Gezimiz toplamda 160 KM uzunlukta olup, Konya merkezden hareket edip, Hatunsaray aracılığıyla Ketenli kasabasından eski adıyla Çat Köyü (büyükşehir yasası ile Çat mahallesi olarak Seydişehir'e bağlanmıştır)'ne kadar uzanmaktadır. Yolculuk için kısa bir plan ve süremiz olduğundan dolayı ne yazık ki eksiklerimiz oldukça fazlaydı. Bunları ilerleyen gezi planlarımızda kapatacağız inşallah.
Yol Haritamız (Fotoğraf - 1)
Trafik olmaksızın, tahmin edilen varış süresi 2 saat 1 dakika olan bu yolculukta bazı teknik aksaklıklardan dolayı süremiz uzamış oldu. Teknik aksaklığımız, başlangıç motorum olan Vulture 150MR'ın çantasının sabitliğiydi. 15 dakikalık mola vererek bu sıkıntıyı da gidermiş olduk. (Fotoğraf - 7 )
Yazımıza, yol sırasında gelişenler ve şahsi yorumlara girmeden önce mini ekibimiz hakkında bilgiler vermek istiyorum. Ekibimiz başlıkta da belirttiğim üzere 3 kişiden oluşuyordu. Ben, Osman abim (osim2001) ve eşinin kardeşi Bahattin. Arkçımız, motorsikletçi olmadığı için kendi ekipmanları yoktu. Elimizde Osman abimin eşinin malzemeleri ve ekipmanları olduğu için, ona uygun olanları uyarladık. Ceketi olmadığı için kendi ceketi ile katılmak durumunda kaldı ne yazık ki. Navigasyonumuzu ayarladıktan sonra (Fotoğraf - 3), son kontroller yapıldı. Bir Android uygulaması ile Bluetooth teknolojisini kullanarak haberleşme sağlayacağımız bir nevi modern Volki Tolki oluşturma çabalarımızda cihazlarımızın senkronizasyon probleminden ötürü sağlanamadı. Yola çıkmaya başlamadan tam gaz hazırlıklarımızı tamamladık ve saat 08:35 civarında Konya Merkezden yola çıktık.
Son hazırlıklar yapılırken(Fotoğraf - 2)
Navigasyon ayarlaması ve hatıra fotoğrafı(Fotoğraf - 3)
Nihayet şehir merkezinden dışarıya çıktık. Hatunsaray'a yaklaşık 10-15 km uzaklıkta iken, koruyucu dizliklerimin bağlantı noktalarından birisinin çıktığını farkettim ve en yakındaki petrolde durup dizlikleri düzelttik. Tabi bu sırada; "madem durduk, bir fotoğraf çekinelim!" dedik ve çekindik.
Petrol'de mola (Fotoğraf - 4)
Petrol'de mola (Fotoğraf - 5)
Ne yazık ki extreme bir kameramız olmadığı için yol esnasında fotoğraf çekme şansı pek bulamadık. Yazının başında da belirttiğim gibi süremiz kısıtlı olduğu için ekipmanları organize etmeye çok zaman bulamadık. Zorlu köy yollarından bir tanesine İkipınar köyünün çıkışında rastladık ve motor çantam yuvasından çıktı.
Örümcek ile çanta sabitlerken (Fotoğraf - 5)
Örümcek ile çanta sabitlerken (Fotoğraf - 6)
Örümcek ile çanta sabitlerken (Neredeyse Tamam! :cat: ) (Fotoğraf - 7)
Biz Örümcekle çantayı sabitlemekle meşgulken Coğrafya bölümü öğrencisi Arkçımız, güzel bir coğrafyada bulunma fırsatını iyi değerlendirerek biraz fotoğraf çekiyor. Kadrajından çıkan bazı fotoğrafları da sizinle paylaşıyorum.
(Fotoğraf - 8)
(Fotoğraf - 9)
(Fotoğraf - 10)
---------- Mesajlar birleştirildi - 13:43 ---------- bir önceki mesaj zamanı 13:40 ----------
Ve tekrar yola çıkmaya hazırız! Çıkmaya hazırız ama zaten gelişte fotoğraf çekmeyi unuttuk -ve tabi yeterli olmayan ekipmanında katkısıyla-, O halde hadi biraz fotoğraf çekip devam edelim dedik.
(Fotoğraf - 11)
(Fotoğraf - 12)
(Fotoğraf - 13)
Bu molanın ardından uzun yollara düştük. Yaklaşık 50 km mesafemiz bulunmaktaydı. Birazcık gecikmiş olmanında vermiş olduğu gerginlik ile hızla yola koyulduk tekrar. Yol boyunca çok şahane bölgelerden geçtik. Bir çok motorsiklet düşkününün ölmeden önce görmesi gereken bir yol olduğu kanaatindeyim. Bu yolculuk, ilk uzun yolculuğum olmakla beraber 990-1150'nci kilometrelerim olma ünvanına da sahip. Tabi ilk diyoruz, acemilik diyoruz. Bir kaç ufak tefek hatalar yapmış oldum. Şükür kazasız belasız atlattık ama uyarmakta fayda var. Özellikle benim gibi motorsiklete yeni başlamış ve başlangıç motoru alacak olan arkadaşlar için. -Üstadlarımıza ders verecek kıvama zaten hiç ulaşamayacağım.- Motor ile daha önce gitmediğiniz bir yola gidiyorsanız, yol boyunca toplamda 10-15 araç geçmiş olsa dahi o araçların nereden ne zaman geçeceğini bilemeyeceğiniz için sürekli temkinli olmak durumundasınız. Hele ki motor hakimiyetinizde daha yeni yeni gelişiyorsa, çok fazla kendinizi kasmadan, rahat ve sakin kullanmanızı tavsiye ederim.
Hatalarıma gelince; ilk hatam virajlarda araç sesi duymadığım zamanlarda yolu ortalayıp dönmekti. Bunu da neredeyse U harfi gibi bir virajda aracın birden önüme çıkması ile yaşadım. Neyse ki hızım saatte ortalama 45-55 km olduğu için hızlı bir manevra ile önlemiş olduk. Her ne kadar kaza olmasa da ders çıkarmak için oldukça yeterli bir durumdu. İkinci hatam dikkat dağınıklığıydı. Siz siz olun, motorsiklet üzerindeyken çok derin düşüncelere yada yola odaklanmanıza engel olacak olan şeyleri düşünmeye dalmayın. Zira benim için çok büyük tehlike arz etmese de daha büyük bir çakıl-toprak karışımı ile karşılaşırsanız başınız gerçekten büyük bir belaya bulaşmış olabilir. Yollar genelde hep S çizdirerek gittiği için bir yerden sonra bütün yolu sanki bilgisayar oyunundaymış gibi hissetmeme neden oldu. Tabi her viraj aynı sağlam ve temiz yola sahip değil. İkinci hatam virajın birisine hızlı girmekten kaynaklanmıştı. Viraj tahmin ettiğimden daha uzun ve keskindi. Hızımda ortalamanın biraz üzerindeydi. Çok hafif bir toprak ve çakıla girmiş olduğum için motor reaksiyon göstermeye başlıyordu ki soğukkanlılıkla hızımı olabildiğince düşürdüm ve bu benim kurtuluş biletim oldu.
---------- Mesajlar birleştirildi - 13:46 ---------- bir önceki mesaj zamanı 13:43 ----------
Nihayet köy sınırlarına vardık. Köyün girişinde büyük bir yokuş vardı. Araçların çıkarken zorlandığı hatta bazılarının yolcuları indirip çıktığı bir yokuştu. Her ne kadar araçlar zorlansa da bizim için çocuk oyuncağı olmuştu. Tabi bu durum, onların yolu boşaltmasını beklememize bir avantaj sağlamadı ama onlar kadar gerilmemiş olduk. Yolculuğumuzu tamamladıktan sonra, dinlenme safhasına geçtik. Babamla birlikte bir fotoğraf çektirdik.
(Fotoğraf - 14)
ve tabi Abimle;
(Fotoğraf - 15)
Köyümüz 3 nesil önce buralarda yaşamayı bırakmış olsa da, her yıl düzenli olarak bu köyden çıkmış olan ailelerin çocukları etkinlik düzenliyor, özel çat pilavı, oyun ve etkinlikler, ve de olmazsa olmazı sohbetler oluyor. Şuanda köyün aktif nüfusu 2-10 ev arasında olsa bile, her yıl bu organizasyon ile toplam katılımcı sayısı 3,000 civarında oluyor. Önümüzdeki sene için katılmak isteyen motorsikletçiler olursa iletişime geçebirsiniz
Köydeki pilav çadırlarından ve etraftan çekmiş olduğumuz birkaç fotoğrafı da paylaşıyorum.
(Fotoğraf - 16)
(Fotoğraf - 17)
(Fotoğraf - 18)
(Fotoğraf - 19)
(Fotoğraf - 20)
(Fotoğraf - 21)
(Fotoğraf - 22)
Son düzenleme: