anlaşılan çocuğun ardından bıraktığı mesajı biraz daha irdelemek gerekiyor.
konunun ilk mesajında da olan linki ekleyeyim.
ilk paragrafta herhangi bir uyarıcı madde etkisi altında olmadığını, aldığı kararı tasarladığını ve mantıklı olduğunu düşündüğünü belirtiyor. yalağuz "uzun zamandır" dediğinin ne kadarlık bir zaman olduğunu anlamakta zorlandım. pek uzun bir zaman olduğunu düşünmüyorum.
sonrasında kendisine atfettiği erdemleri sıralıyor ve bunların kendisini "iyi bir insan" yaptığına dair inancını belirtiyor. yazdıkları ise insanın kendi varoluşunu anlamlandırmak, düşünme ve muhakeme yeteneğinden yoksun olduğunu düşündüğü diğer canlılardan kendisini ayırmasını umduğu erdemler silsilesinin izleridir. bu izlerin başat sebepleri de, minimal yaşamayı salık verip dünya malından hayır gelmeyeceğini iddia eden öğütçüler ve hikayecilerdir. diyojen gibi yaşamayı kimseye salık veremem, ellerim iştahlı, dünya güzel. zaten memlekette tutumlu olmayı nasihat edenlerin kimler olduğu yazmaya gerek yok. genelde fakir olurlar ve zırhlı mersedeslere binerler.
doğa böyle değildir.
iyilik, kötülük, erdem, ışık, karanlık, vahşet, merhamet, yukarısı, aşağısı, zengin, yoksul, güzel, çirkin ... bunlar onun için yoktur.
sadece öyledir ve hep öyle kalacaktır.
furkan bir noktada bunu anlayabilecekti, bunu anlayabileceğini göremedi, beklemek istemedi.
"Hiç kimseye kötülük etmedim.
Yakınlarımı bahtsızlığa sürüklemedim.
Gerçek evinde alçaklık etmedim.
Kimseyi gücünün dışında çalıştırmadım.
Benim yüzümden kimse korku duymadı, yoksulluk ve acı çekmedi, bahtsız olmadı. Tanrıların kötü gördükleri şeyleri hiçbir zaman yapmadım.
Kölelere kötü muamele etmedim ve ettirmedim. Kimseyi aç bırakmadım.
Kimseye göz yaşı döktürmedim.
Kimseyi öldürmedim ve kimsenin kahpece öldürülmesini emretmedim.
Kimseye yalan söylemedim. Hiçbir utandırıcı davranışta bulunmadım.
Zina etmedim. Yiyecekleri pahalı ve eksik satmadım. Terazinin dirhemi üzerine hiçbir zaman elimi bastırmadım. Teraziyle tartarken hiçbir zaman hile yapmadım.
Süt çocuklarının ağızlarından sütü uzaklaştırmadım. Hayvanları çalmadım.
Tanrının kuşlarını avlamadım.
Ölmüş balığı tutmadım. Hiçbir arkın suyunu başka yöne çevirmedim.
Ben temizim, temizim, temizim..."
yukarıdaki metin mısır ölüler kitabından alıntıdır. 3000 - 5000 yıl kadar olduğu tahmin ediliyor. aradaki benzerlik oldukça dikkat çekici, yani furkan kendi varoluşunu anlamlandırmak için eskilerin yolunu denemiş.
"Kendi özümü yeteneğimi öğrenemedim, bunun için çok uğraştım ve çaba gösterdim. "
bu satır ile başlayan paragraf ise sorunun ne olduğu konusunda epey bilgi içeriyor. "nosce te ipsum" yani kendini bil, kökeni ise oldukça eski, delfi tapınağının girişinde yazıyormuş (2800 yıl öncesinde). esasında burada hepimizin çok zaman içerisine düştüğümüz kuyuya düşmüş, bir vakit kuyunun dibindeki taş gibi beklemiş, ailesi tarafından dahi ihtiyacı olan şefkati ve sevgiyi bulamamış, her insanın ihtiyacı olan ama nedense kimsenin diğerine vermek istemediği şefkat ve sevgi.
satırlarına devam ederken, zaman içerisinde "diğerlerine" benzediğini fark ettiğini yazmış, öyle olmaktansa olmamayı tercih ettiği de aşikar.
maddi zenginliğin ve estetik kaygıların insanın özünün önüne geçtiğini de belirtiyor. baskın ideoloji ve kültürün ülke üzerindeki hakimiyeti güçlendikçe, insanların nasıl ahlak ve etik yoksunu olduklarını tekrar tekrar tanımlamaya gerek var mı?
dünya ile olan bilgisini televizyon üzerinden alan, her türlü propagandaya gayet açık, çoğunca kişilik ve karakterden yoksun, cahil, yobaz, dünyanın ne olduğu hakkında bilgisi olmayan, halen ortaçağ kafası ile yaşamaya çalışan bir güruhun içerisinde bireyin kendi bütünlüğünü koruması zordur, yardım almaz ise daha da zordur.
"Keşke tanrı beni böyle yaratmasaydı deyip duruyorum kendime. "
"Belki burada bulamadığım huzuru gökyüzünde bulurum. "
bu satırlar çocuğun inancını konusunda epey bilgi veriyor, yaratıcıya ve onun cennetine inancı var. konu içerisinde inanç ve din babında yorum yapmadan önce iki kez düşünün, zira dindar olduklarını iddia edenlerin memleketi ne hale getirdikleri ortada, sığ görünse de oldukça derin, girmeyin.
hayat, yaşamaya değer mi?
camus bu konuda çelişkili ifadeler kullanır.
sisifos, mitolojik bir karakter olmasına rağmen, konuyu gayet iyi anlatır.
aldığı cezayı yerine getirmeyi tanrılara başkaldırı olarak görür.
tanıştırayım;
tutunamayanların furkanı .
tehlikeli oyunlar oynadın çocuk.