Hiç bir şey değişmedi. Değişmez de..
Çünkü yanlış yapanın, çalanın çırpanın yanına kar kaldı. Hırsıza ilişen olmadı. Kendileri de hırsız oldukları için hırsızlara ceza veremediler.
Yeni yağma sistemi çıktı. Kentsel dönüşüm, biz yıkmayalım da deprem mi yıksın diye bahane çıktı. Fakirinse yık, üstüne otur, zengine sat!
Gıda bankacılığı diye yeni bir hırsızlık şekli çıktı. Bu sisteme girenler hem yandaş zengin ediyor hem vergiden yırtıyor.
Yaptıkları yolları ve tokinin kutu apartmanları yağmurdan çöküyor zaten depreme filan gerek yok.
Depremzedelere yardım diye gene milleti yolup paralarla ne yaptılarsa yaptılar..
7.4 yetmedi mi diyen bir hayvan kafası ortaya çıktı, halen ortada..
Kızılay diye bir kurum vardı, artık yok diyebilirsiniz.. Dışardan gelicek yardımlar da reddediliyor, biz yeteriz deniyor.
Bir kaç yıl depremde kullanmak üzere acil durum çantası filan hazırladı millet, şimdi ondan da vazgeçti.
Japon filan demiş bi arkadaş. Japon getirirsek buraya çıldırı herifler. Van depreminde yardıma gelenler de sağlam diye rapor verilen hasarlı otelde öldüler. Ben 3/11 denen tsunami felaketinden sonra japon tv lerine haftada 4-5 saat bakıyorum. Onlarda organizasyon var. Yangın, deprem, sel, nükleer her neyse kim nerde görev yapacak belli. Hangi kadına çocuk bezi-bebek maması lazım belli. Toplanma yerinde hazır.
Yaşlılar ve hastalar nereye nasıl gidecek planlı. Bizim için farketmez. Rastgele dalarız beton dağlarına çıplak ellerle..
Biz ise hastaneden geçtim, ölüleri hangi stadyuma toplayacağımızı bilmiyoruz.
Kalan sağların eline de 3 tane ekmek tutuşturur göndeririz. Ne hali varsa görsün.
Devlet baba 3 tane ekmek demek hepsi bu.