- Katılım
- 16 Eyl 2008
- Mesajlar
- 449
- Konu Yazar
- #1
Artık veda zamanı geldi Amasra'ya.Şimdiki rotamız güzel evleriyle Safranbolu.Amasra'dan çıkınca Bartın'a oradan da Safranbolu'ya çeviriyorum gidonumu.Yollar yine aynı berbat durumda ama yer yer düzeliyor tabi.Her taraf yemyeşil.sadece yol ve yolu kaplayan ağaçlar var çoğu yerde.Hatta gökyüzü bile kapanıyor yukarda ve sanki yeşil bir tünele giriyor gibi hissediyor kendini insan
Yolda bir amca dur diye el kaldırıyor.Lastiği patlamış emektar torosun.Gideceğim istikamette benzin istasyonunda şişirebilir miyiz diye sordu, bende hayhay dedim ama demez olaydım.Amcayı aldık birşekilde arkaya.Amcamda sen bas benim sağ heybeye, heybe sende boş durma motorun hava soğutma pervanesini kapat.Pervane sende onlardan geri kalma heybeyi yak,heybe sende içindekilerle birlikte hava soğutma kapağını ve pervaneyi yak.Ben de diyeyim ki ne yanıyor acaba.Buyrun fotolar.Zayi olanlar(motor pervanesi hariç):2 adet şort,2 adet tişört,1 adet don,1 adet kart okuyucu.Bundan sonra benden iyilik beklemesin kimse.






Neyse öyle böyle geldik Safranbolu'ya.Motorun çalışır ve yürür aksamında birşey yok çok şükür.Akşam 16:00'da Safranbolu'daydım ve ilk işim bir otel bulmak oldu.Bu sefer kaliteli bir otelde kaldım.Nevresim takımı falan satendi.Kendimi çok acayip hissettim o yatakta yatarken.Oteli bulunca hemen fotoğraf makinemi aldım ve başladım eski Safranbolu'yu gezmeye.Altta da fotoğraflar var buyrun


















































































İştee bir gezide böyle bitti.Altta da dönüş yolunda çektiğim fotolar var.Dönüşte Gerede'den otobana girdim.Uzunca bir süre gittikten sonra servis alanı yazısından sağa döndüm,Cankurtaran mevkii yakınlarında bir yere girdim.Öyle güzel bir manzarası varki tarifi imkansız.Önünüzde masmavi bir gölet,içinde yüzen ördekler,etrafında oynayan çocuklar ve sıcacık bir çay.Keyifli günler efenim.Bol güneşli ve kilometreli günler.























Yolda bir amca dur diye el kaldırıyor.Lastiği patlamış emektar torosun.Gideceğim istikamette benzin istasyonunda şişirebilir miyiz diye sordu, bende hayhay dedim ama demez olaydım.Amcayı aldık birşekilde arkaya.Amcamda sen bas benim sağ heybeye, heybe sende boş durma motorun hava soğutma pervanesini kapat.Pervane sende onlardan geri kalma heybeyi yak,heybe sende içindekilerle birlikte hava soğutma kapağını ve pervaneyi yak.Ben de diyeyim ki ne yanıyor acaba.Buyrun fotolar.Zayi olanlar(motor pervanesi hariç):2 adet şort,2 adet tişört,1 adet don,1 adet kart okuyucu.Bundan sonra benden iyilik beklemesin kimse.






Neyse öyle böyle geldik Safranbolu'ya.Motorun çalışır ve yürür aksamında birşey yok çok şükür.Akşam 16:00'da Safranbolu'daydım ve ilk işim bir otel bulmak oldu.Bu sefer kaliteli bir otelde kaldım.Nevresim takımı falan satendi.Kendimi çok acayip hissettim o yatakta yatarken.Oteli bulunca hemen fotoğraf makinemi aldım ve başladım eski Safranbolu'yu gezmeye.Altta da fotoğraflar var buyrun


















































































İştee bir gezide böyle bitti.Altta da dönüş yolunda çektiğim fotolar var.Dönüşte Gerede'den otobana girdim.Uzunca bir süre gittikten sonra servis alanı yazısından sağa döndüm,Cankurtaran mevkii yakınlarında bir yere girdim.Öyle güzel bir manzarası varki tarifi imkansız.Önünüzde masmavi bir gölet,içinde yüzen ördekler,etrafında oynayan çocuklar ve sıcacık bir çay.Keyifli günler efenim.Bol güneşli ve kilometreli günler.






















