107’sinde ATV'nin tepesinde

Katılım
17 Ocak 2014
Mesajlar
230
7 çocuğu ve sayısını bilmediği kadar çok torunu bulunan Yılmaz, yalnız yaşıyor. Sobasını kendi yakıyor. Evinin oturduğu, uyuduğu, ısındığı odasında saat ve başka tamiratlarda kullandığı malzemelerle arkadaşlık ediyor. Yılmaz, Gölköy’de doğmuş, büyümüş, aile kurmuş. 65 yıl evli kaldığı ve 5 yıl önce kaybettiği eşi Hüsne’yi çok özlüyor: “Bazen ne çarık ne de çorabımız oldu. Yalınayak gezdim. Sonra eşimle arazimizi ektik, biçtik. Ambarlarımızı doldurduk. Hayvanlarımızı yedirdik. Hane sahibi olduk.” Yılmaz’ın hiçbir arkadaşı sağ değil.
587295c40f25447388efa755.jpg


MOTORUN ÇOK YERİNİ KENDİM İMAL ETTİM

Yılmaz, belediye ve kaymakamlığın aldığı ATV’ye binip, 1.5 saat mesafedeki köylere gidiyor. Yılmaz, “Motor beni canlandırıyor. Üzerine atıldım mı bana türkü çığırttırıyor. Köye, çarşıya, şenliklere gidiyorum” diyor. Yakın bir zamanda köpeğin şaşırtmasıyla, 3 yıldır bindiği ATV üzerinden arka üstü düşerek yaralandığı halde bu tutkusundan vazgeçmiyor. ATV’nin üzerinde kendi imal ettiği bazı parçalar da var: “50 - 60 yaşında olanlar bile cesaret edemiyor ama ben biniyorum. Motorumun çok yerini de ben imal ettim. Düşüne düşüne... Ürettikçe zekâma da ölçüm yapıyorum. Acaba o işi yapabilir miyim, yapamaz mıyım diye.”

587293d30f25447388efa748


107’sinde ATVnin tepesinde

Mehmet Yılmaz

ANNEM BABAM DA UZUN ÖMÜRLÜYDÜ

“Şimdi kendime bakmaya mecburum. Bazen çocuklarımın yanına gidiyorum ama ekseri burada yaşıyorum” diyor. Tepsiye dizdiği öğle yemeğine bakıyoruz. Yoğurt, suya batırılmış ekmek ve üzümden ibaret. “Kendime çorba, çay, ayran yapıyorum. Mısır ekmeği, pancar, patates yiyorum. Uzun yaşamın bir sırrı yok. Annem, babam da uzun ömürlüydü. Eşimle birlikte arazilerimizde ne ürettiysek onu yedik. Pazardan, bakkaldan almıyorduk” diyor. Saatçiliği gençken kendi kendine öğrenen Yılmaz, “Usta görmedim, çıraklık da yapmadım. Söke, taka öğrendim. 4 yıl askerlikte de silah tamiri yaptım” diyor. Yılmaz’ın yaşıyla ilgili sıkıntıları var elbette. Ancak “Yeter artık” da demiyor. “Uzun yaşamak çok tatlı, güzel. Kudretin elinde. Ama yaşlılık zor. Uzun yaşadığım için bir seviniyorum, bir çekiniyorum. Vücut bazen bir o yana, bir bu yana kaçıyor” diyor. En büyük şikâyeti yalnızlık olan Yılmaz, “Çok zor ama ne yapalım?” diyor.

EKTİĞİMİZİ YEDİK

Motor beni canlandırıyor. Köye, çarşıya, şenliklere gidiyorum. Arazilerimizde ne ürettiysek onu yedik. Pazardan, bakkaldan almıyorduk .

Kaynak : http://www.hurriyet.com.tr/107sinde-atvnin-tepesinde-40330430
 
Katılım
6 Nis 2012
Mesajlar
579
Allah sağlık sıhhat versin, kimseye muhtaç olmadan göçme şansı tanısın. Ne güzel, ne tatlı insan. Eve de bir bak. Gidip iki satır muhabbet edebilmek ne güzel olur. Seviyorum böyle amcaları.
 
Katılım
13 Eyl 2016
Mesajlar
594
"Üzerine atıldım mı bana türkü çığırttırıyor"
sağlıcakla
 
Katılım
22 May 2011
Mesajlar
660
Hepimiz doğayla iç içe modern kölelikten uzak bir yaşantı istiyoruz. Böyle insanları görünce imreniyoruz ve iç çekiyoruz. Ama bir yandan da düşünmeden edemiyorum. Acaba kaçımız böyle bir hayatı sürdürebiliriz?
 
Katılım
13 Eyl 2016
Mesajlar
594
"saat ve başka tamiratlarda kullandığı malzemelerle arkadaşlık ediyor"
"Yılmaz’ın hiçbir arkadaşı(akranı) sağ değil" mi demek istedi acaba

"Adı Yılmaz kendi yılmaz
Makamı yok dem tutulmaz"
 

Bu konuyu görüntüleyen kullanıcılar

Çok Beğenilen Mesajlar

Üst