- Katılım
- 28 Ağu 2012
- Mesajlar
- 111
- Konu Yazar
- #1
Çoktan beridir hep yapmak istediğim bir şeydi. Tabi daha güzel bir motorla yapmaktı hayalim ama kısmet bu motoraymış. Sonunda karar verip 5 gün yıllık izin aldım hafta sonlarıyla beraber 9 gün. Cumaresi sabah erkenden saat 4:30 gibi uyandım akşamdan hazırlıklarımı yapıştım zaten evden çıktığımda saat 4:58 idi.
çıkmadan hemen önce Motorumun kilometresi;
Ve Motorum;
Ve Ben;
Ve Rotam;
Yola çıkarken Osmaniyenin Bahçe ilçesine kadar hiç durmamayı düşünüyordum. Sadece Tabela çekimleri ve Ben Buradaydım fotoğrafları için çektiğim birkaç resim için durdum.
işte o resimler;
Bahçe ilçesini geçtikten sonra Nur Dağı ya da Gavur Dağına yaklaşık 10 kilometre kala bir çeşme başında durdum.Bu ilk molamdı 136 km yol yapmıştım yada yaklaşık 2 saatir yoldaydım.Elimi yüzümü yıkayıp biraz su içtim. Burada durmaktaki amacım evden çıkarken çay yapıp termosa koymuştum ve çay daha fazla soğumadan henüz sıcakken bu serin ,güzel ve havadar yerde çayımı yudumlayıp sigaramı içmek istiyordum. O arada bir tanker daha yanaştı. Hemen sofra kurdular ve bana seslenip yenim gel kahvaltı yapalım deyince bende olur dedim. Adamda kavun ekmek vardı bende çayı ekleyince tam oldu,süper oldu.
Burada kahvaltımı yaptıktan sonra abiler gitti ben biraz daha durup dinlendim. Bir iki sigara içtim ve çeşme başında durup meyvelerini yıkayan insanların meyvelerinden ikramlarını kabul ettim..
Daha sonra yola koyuldum, ve niyetim Gaziantep Hayvanat Bahçesine kadar durmamaktı. Ama yolda beni hafifçe ürküten bu yılanı görünce fotoğrafını çekmeden geçemedim.
Sonunda Gaziantep Hayvanat bahçesine varıyorum.Hayvanat Bahçesi gerçekten çok büyük gez gez bitmiyor,baya bir yordu beni.
Hayvanat Bahçesini gezmek ücretli öğrenci 2 tl sivil 3,5 tl. 2 tl verip öğrenci bileti alıp başlıyorum gezmeye.
İşte bilet;
Şimdi de sizi Gaziantep Hayvanat Bahçesinden fotoğraflarla baş başa bırakıyorum.
Hayvanat Bahçesini gezmeyi bitirdikten sonra Gaziantepi biraz gezmeye karar verdim. Ve Kahverengi renkli tabelaların çok olduğu yöne doğru sürdüm motorumu.
Gaziantep Kalesi şehrin merkezinde ve çok sağlam duruyordu.
Yine Kale civarından bir fotoğraf;
Motorumu Gaziantep Kalesinin hemen yanında bulunan Tarihi kır kahvesi ile Gaziantep kalesinin Arasında bir yere park edip şehri dolaşmaya karar verdim.
Acıkmıştım ve kalenin karşısında bulunan bu yerde çok lezzetli lahmacunlardan yedim ve buz gibi yayık ayrandan 3 bardak içtim.Toplam 4 tl ödedim.
İşte orası;
Zincirli Bedesten ve bedestende bir tesbih sergisi;
Turistik Gaziantep Çarşısı bizim Adanadaki Çakmak Plaza gibi bir şey ,işte Tabelayı görünce içeri girme ihtiyacı hissettim ama girincede çıkma
Saat 4:20 gibi yola çıktım. Birecike gidecektim , yola çıkarken Gaziantepte girerken de görmüş olduğum ve dikkatimi çeken bir eski zamanda kervanların temsili bir heykel çalışması,bence gayet güzel
Tabelamız ve motorumda oradaydı fotoğrafı;
Birecikte Öğretmen evinde kalmayı düşünüyordum o yüzden hemen öğretmen evini buldum ve kalacak yer durumunu ve fiyatını sordum önceden yer ayırtmamıştm.Fiyatı 37 tl idi.Tam yerleşecekken aklıma geldi.Birecikde kalma nedenim,geziye başlamadan önce gideceğim rota üzerinde ne var gidip gezilecek diye araştırma yaparken gaziantepdebirgemi.com adlı sitede bir tekne turu programı gördüm çok hoşuma gitti. Yaklaşık 5-6 saat süren bir tekne turuydu bu.Ve fiyatı 20 tl gibi bir şeydi. Bu tur Birecik barajının ordan başlıyor Halfeti-Rumkale-ve Savaşan Köyüne kadar gidip dönüyordu.
İşte siteden almış olduğum rota resmi:
Yola çıkmadan evvel siteden almış olduğum iletişim numarasını aradım ve tur ile ilgili bilgileri aldıktan sonra yer ayırtmak istedim. Ancak telefondaki şahıs bu hafta başvuruların çok az olduğu ve tekne turunun yapılamayabileceğini bu yüzden teyit amaçlı Cumartesi tekrar aramamı söylemişti. Bende öğretmen evinde yer ayırtmadan tekrar aradım ,turun yapılmayacağını öğrenince burada kalmama gerek yoktu.Dinlenme amacıyla hemen barajın yanında bulunan bir çay bahçesine girdim.bir kaç çay içtim.Birecik küçük güzel bir şehir insanlarıda öyle. İçtiğim çayda tüm güzergah boyunca içtiğim en güzel çaydı.
işte oralar;
Burada biraz zaman geçirdikten sonra Şanlıurfaya gitmeye orada da Balıklı göl ve halilürrahman cami civarını görmeye karar verdim ve yola koyuldum.
Urfaya vardığımda saat 8:30 geliyordu.
Motorumu bir Balıklı gölde uygun bir yere parkedip sırt çantamı yanıma aldım.Abdestimi alıp Hz.İbrahimin doğduğu mağaraya gittim daha sonra Akşam Namazını kıldım henüz 10 dk. geçmemişti ki yatsı okuyunca onu da camide cemaatle kıldım.
Balıklı gölün etrafı çok kalabalıktı. Herkes oraya akın etmiş gibiydi. Bu akşam burada otların üzerine kıvrılıp yatmayı düşünüyordum oradaki görevliye yatıp yatamayacağımı sorunca içerde camide misafirhane var dedi ancak sonra öğrendim ki valinin talimatıyla kapatılmış. Neyse yatmak için sessiz bir yer bulmakta biraz zorlandım bulunca da hemen uykuya daldım.
Gece bir ara uyanınca bu fotoğrafları çektim.
Cumartesi gününüde (gezinin 1.Günü) böylece bitirmiş oluyordum.
Evden çıkınca 34276 olan motorumun kilometresi günün sonunda ile 34683ü gösteriyordu.
Bu da demek oluyorki ilk gün 407 km yol yapmışım.
Sabah ezanıyla birlikte uyandım. Sabah namazını kıldım.
Caminin bir resmi;
Namazdan sonra daha güneş doğmadan kaleye çıkmayı düşünüyordum. Hz. İbrahimin ateşe atılırken kullanıldığı söylenen mancınıkların olduğu yere. Ancak gitmek istediğimde gördüm ki giriş yolu üzerinde bir kapı var ve henüz kilitli. Bende beklemek istemedim ve şehri turlamaya karar verdim. Daha sonra şehri turlarken aklıma geldi Urfada ciğer yemeliydim. Hemen bir ciğerci buldum ama biraz geç kalmıştım herhalde. Çünkü bu ciğerciyi bulmadan evvel 2-3 ciğerci ciğerinin kalmadığını söylemişti.
İşte ciğer yediğim ciğerci;
Ciğer müthişti ki iki kişilik yedim kaç şiş olduğuna pek dikkat etmedim. Siverekte halam var bu gün orada kalacam. Ve Sivereğe gitmek üzere yola koyuluyorum.
Motorum şu ana kadar bir sıkıntı yaşatmadı ama Gaziantepten beri motordan bir ses geliyor emin değilim ama zincir olabilir diyorum. Ve korkuyorum başka bir şeyden mi acaba diye.Zincirinde aslında geziden evvel değişmesi gerekiyordu çünkü zinciri en son 12500 km de iken değiştirmiştim. Buda demek oluyor ki 22000 km den beri bu zinciri kullanıyorum. Hep ertelemiştim yola çıkmadan evvel de hiç aklıma gelmedi. Urfa çöl gibi yola çıktıktan sonra durup dinlenmek için bir gölge bulmak zor iş. Yolda giderken istinad duvarı gibi bir tepe ve gölgesini bulunca hem dinlenmek için hem de zinciri biraz gerdirip sesin kesilip kesilmeyeceğini kontrol etmek için duruyorum. Motoruma bir çakmaklık bağlamıştım o yüzden şarj sıkıntım yoktu. Şarja takıp bir iki sigara içince fotoğraf makinesinin şarjı fule yakın oluyordu. Zinciri gerdirdim ve Allahtan ses kesildi de rahatladım. Urfa çok sıcak dediğim gibi ama gölgeler serin. İşte zinciri gerdirmek için durduğum bu yerde öyle bir yerdi . Radyomda vardı gerçi burada iki kanal çekiyordu sadece. Yaklaşık 1 saat burada bekledim serinliği görünce. Burada beklerken tüm gezim boyunca ilk ve son defa bir polisle karşılaştım. Burada beklerken bir polis arabası yanaştı ve sorun ne diye sorunca zincirden ses geliyordu o yüzden durdum dedim. Sağ olsunlar devam edip edemeyeceğimi sorunca halledebilirim dedim ve geçmiş olsun diyip ayrıldılar.
İşte mola verdiğim o yer ve motorum;
Buradan sonra devam edip Sivereke ulaşıyorum. Bu gün orada kalacam. Yarın rotam Sivriceye doğru olacak.Sivrice Elazığa bağlı Hazar gölü kıyısında bir ilçe.Bu arada bu gün yaptığım yol:Şanlıurfa merkezden ayrılırken gösterge 34683u gösteriyorken iken Sivereke vardığımda ise 34786yı gösteriyordu,yani 103 km yol yapmışım.
çıkmadan hemen önce Motorumun kilometresi;
Ve Motorum;
Ve Ben;
Ve Rotam;
| GEZİMİN BİRİNCİ GÜNÜ |
| CUMARTESİ |
| 29.6.2013 |
Yola çıkarken Osmaniyenin Bahçe ilçesine kadar hiç durmamayı düşünüyordum. Sadece Tabela çekimleri ve Ben Buradaydım fotoğrafları için çektiğim birkaç resim için durdum.
işte o resimler;
Bahçe ilçesini geçtikten sonra Nur Dağı ya da Gavur Dağına yaklaşık 10 kilometre kala bir çeşme başında durdum.Bu ilk molamdı 136 km yol yapmıştım yada yaklaşık 2 saatir yoldaydım.Elimi yüzümü yıkayıp biraz su içtim. Burada durmaktaki amacım evden çıkarken çay yapıp termosa koymuştum ve çay daha fazla soğumadan henüz sıcakken bu serin ,güzel ve havadar yerde çayımı yudumlayıp sigaramı içmek istiyordum. O arada bir tanker daha yanaştı. Hemen sofra kurdular ve bana seslenip yenim gel kahvaltı yapalım deyince bende olur dedim. Adamda kavun ekmek vardı bende çayı ekleyince tam oldu,süper oldu.
Burada kahvaltımı yaptıktan sonra abiler gitti ben biraz daha durup dinlendim. Bir iki sigara içtim ve çeşme başında durup meyvelerini yıkayan insanların meyvelerinden ikramlarını kabul ettim..
Daha sonra yola koyuldum, ve niyetim Gaziantep Hayvanat Bahçesine kadar durmamaktı. Ama yolda beni hafifçe ürküten bu yılanı görünce fotoğrafını çekmeden geçemedim.
Sonunda Gaziantep Hayvanat bahçesine varıyorum.Hayvanat Bahçesi gerçekten çok büyük gez gez bitmiyor,baya bir yordu beni.
Hayvanat Bahçesini gezmek ücretli öğrenci 2 tl sivil 3,5 tl. 2 tl verip öğrenci bileti alıp başlıyorum gezmeye.
İşte bilet;
Şimdi de sizi Gaziantep Hayvanat Bahçesinden fotoğraflarla baş başa bırakıyorum.
Hayvanat Bahçesini gezmeyi bitirdikten sonra Gaziantepi biraz gezmeye karar verdim. Ve Kahverengi renkli tabelaların çok olduğu yöne doğru sürdüm motorumu.
Gaziantep Kalesi şehrin merkezinde ve çok sağlam duruyordu.
Yine Kale civarından bir fotoğraf;
Motorumu Gaziantep Kalesinin hemen yanında bulunan Tarihi kır kahvesi ile Gaziantep kalesinin Arasında bir yere park edip şehri dolaşmaya karar verdim.
Acıkmıştım ve kalenin karşısında bulunan bu yerde çok lezzetli lahmacunlardan yedim ve buz gibi yayık ayrandan 3 bardak içtim.Toplam 4 tl ödedim.
İşte orası;
Zincirli Bedesten ve bedestende bir tesbih sergisi;
Turistik Gaziantep Çarşısı bizim Adanadaki Çakmak Plaza gibi bir şey ,işte Tabelayı görünce içeri girme ihtiyacı hissettim ama girincede çıkma
Saat 4:20 gibi yola çıktım. Birecike gidecektim , yola çıkarken Gaziantepte girerken de görmüş olduğum ve dikkatimi çeken bir eski zamanda kervanların temsili bir heykel çalışması,bence gayet güzel
Birecikte Öğretmen evinde kalmayı düşünüyordum o yüzden hemen öğretmen evini buldum ve kalacak yer durumunu ve fiyatını sordum önceden yer ayırtmamıştm.Fiyatı 37 tl idi.Tam yerleşecekken aklıma geldi.Birecikde kalma nedenim,geziye başlamadan önce gideceğim rota üzerinde ne var gidip gezilecek diye araştırma yaparken gaziantepdebirgemi.com adlı sitede bir tekne turu programı gördüm çok hoşuma gitti. Yaklaşık 5-6 saat süren bir tekne turuydu bu.Ve fiyatı 20 tl gibi bir şeydi. Bu tur Birecik barajının ordan başlıyor Halfeti-Rumkale-ve Savaşan Köyüne kadar gidip dönüyordu.
İşte siteden almış olduğum rota resmi:
Yola çıkmadan evvel siteden almış olduğum iletişim numarasını aradım ve tur ile ilgili bilgileri aldıktan sonra yer ayırtmak istedim. Ancak telefondaki şahıs bu hafta başvuruların çok az olduğu ve tekne turunun yapılamayabileceğini bu yüzden teyit amaçlı Cumartesi tekrar aramamı söylemişti. Bende öğretmen evinde yer ayırtmadan tekrar aradım ,turun yapılmayacağını öğrenince burada kalmama gerek yoktu.Dinlenme amacıyla hemen barajın yanında bulunan bir çay bahçesine girdim.bir kaç çay içtim.Birecik küçük güzel bir şehir insanlarıda öyle. İçtiğim çayda tüm güzergah boyunca içtiğim en güzel çaydı.
işte oralar;
Burada biraz zaman geçirdikten sonra Şanlıurfaya gitmeye orada da Balıklı göl ve halilürrahman cami civarını görmeye karar verdim ve yola koyuldum.
Urfaya vardığımda saat 8:30 geliyordu.
Motorumu bir Balıklı gölde uygun bir yere parkedip sırt çantamı yanıma aldım.Abdestimi alıp Hz.İbrahimin doğduğu mağaraya gittim daha sonra Akşam Namazını kıldım henüz 10 dk. geçmemişti ki yatsı okuyunca onu da camide cemaatle kıldım.
Balıklı gölün etrafı çok kalabalıktı. Herkes oraya akın etmiş gibiydi. Bu akşam burada otların üzerine kıvrılıp yatmayı düşünüyordum oradaki görevliye yatıp yatamayacağımı sorunca içerde camide misafirhane var dedi ancak sonra öğrendim ki valinin talimatıyla kapatılmış. Neyse yatmak için sessiz bir yer bulmakta biraz zorlandım bulunca da hemen uykuya daldım.
Gece bir ara uyanınca bu fotoğrafları çektim.
Evden çıkınca 34276 olan motorumun kilometresi günün sonunda ile 34683ü gösteriyordu.
Bu da demek oluyorki ilk gün 407 km yol yapmışım.
| GEZİMİN İKİNCİ GÜNÜ |
| PAZAR |
| 30.6.2013 |
Caminin bir resmi;
Namazdan sonra daha güneş doğmadan kaleye çıkmayı düşünüyordum. Hz. İbrahimin ateşe atılırken kullanıldığı söylenen mancınıkların olduğu yere. Ancak gitmek istediğimde gördüm ki giriş yolu üzerinde bir kapı var ve henüz kilitli. Bende beklemek istemedim ve şehri turlamaya karar verdim. Daha sonra şehri turlarken aklıma geldi Urfada ciğer yemeliydim. Hemen bir ciğerci buldum ama biraz geç kalmıştım herhalde. Çünkü bu ciğerciyi bulmadan evvel 2-3 ciğerci ciğerinin kalmadığını söylemişti.
İşte ciğer yediğim ciğerci;
Ciğer müthişti ki iki kişilik yedim kaç şiş olduğuna pek dikkat etmedim. Siverekte halam var bu gün orada kalacam. Ve Sivereğe gitmek üzere yola koyuluyorum.
Motorum şu ana kadar bir sıkıntı yaşatmadı ama Gaziantepten beri motordan bir ses geliyor emin değilim ama zincir olabilir diyorum. Ve korkuyorum başka bir şeyden mi acaba diye.Zincirinde aslında geziden evvel değişmesi gerekiyordu çünkü zinciri en son 12500 km de iken değiştirmiştim. Buda demek oluyor ki 22000 km den beri bu zinciri kullanıyorum. Hep ertelemiştim yola çıkmadan evvel de hiç aklıma gelmedi. Urfa çöl gibi yola çıktıktan sonra durup dinlenmek için bir gölge bulmak zor iş. Yolda giderken istinad duvarı gibi bir tepe ve gölgesini bulunca hem dinlenmek için hem de zinciri biraz gerdirip sesin kesilip kesilmeyeceğini kontrol etmek için duruyorum. Motoruma bir çakmaklık bağlamıştım o yüzden şarj sıkıntım yoktu. Şarja takıp bir iki sigara içince fotoğraf makinesinin şarjı fule yakın oluyordu. Zinciri gerdirdim ve Allahtan ses kesildi de rahatladım. Urfa çok sıcak dediğim gibi ama gölgeler serin. İşte zinciri gerdirmek için durduğum bu yerde öyle bir yerdi . Radyomda vardı gerçi burada iki kanal çekiyordu sadece. Yaklaşık 1 saat burada bekledim serinliği görünce. Burada beklerken tüm gezim boyunca ilk ve son defa bir polisle karşılaştım. Burada beklerken bir polis arabası yanaştı ve sorun ne diye sorunca zincirden ses geliyordu o yüzden durdum dedim. Sağ olsunlar devam edip edemeyeceğimi sorunca halledebilirim dedim ve geçmiş olsun diyip ayrıldılar.
İşte mola verdiğim o yer ve motorum;
Buradan sonra devam edip Sivereke ulaşıyorum. Bu gün orada kalacam. Yarın rotam Sivriceye doğru olacak.Sivrice Elazığa bağlı Hazar gölü kıyısında bir ilçe.Bu arada bu gün yaptığım yol:Şanlıurfa merkezden ayrılırken gösterge 34683u gösteriyorken iken Sivereke vardığımda ise 34786yı gösteriyordu,yani 103 km yol yapmışım.