- Katılım
- 8 Tem 2004
- Mesajlar
- 7,735
- Konu Yazar
- #1
Keramotiden kalkan feribottan Thassosta indikten sonra adanın güney batı istikametine doğru ilerledim. Kalacağım otel (Laskarina Rooms) Limenaria bölgesine yakındı. Otel yorumları hakkında kimisi çok merkezi, kimisi merkeze uzak demişti. Bu kadar zıt yorumlar olması beni düşündürmüyor değildi.
Limenariaya varmadan hemen solda minicik bir aradan otele giriş yaptım. İyi ki daha önce GoogleMapste otelin girişine bakmışım, yoksa geçip gitme ihtimalim yüksekti. Çünkü yere sadece minicik bir tabela koymuşlardı.
Motosikletimi park ettiğimde biri erkek diğeri kız, iki küçük çocuk karşıladı beni. Sadece hello diyebildikleri İngilizceleri ile beni odama götürdüler. Laskarina Rooms aslında bir otel değil, odalar topluluğu
Alt katta motosikletimi park ettiğim yerin hemen dibindeki odaya yerleştim ve perdeyi açtığımda manzaram şöyleydi:
Otel için merkezi değil diyenleri doğrular nitelikte etrafta yürüyerek gidilebilecek bir mesafede hiçbir yiyecek alabileceğim yer yoktu. Bu nedenle yanımda getirdiğim ton balığı konservesini yemek ve bir an önce denize girmek istiyordum (ilk yazımda çantama konserve attığımı yazdığımda nasıl bakmıştınız acaba bana
Otelin sahibi Bayan Laskarina da çocuklar gibi çok az İngilizce biliyordu ve ben yanımda çatal getirmemiştim. Önce sözle, sonra beden diliyle, en son da çekmeceleri karıştırarak ne istediğimi anlattım.
Sahil, otele yürüyerek 3 5 dakika mesafede. Bu otele merkezi diyenler de muhtemelen bu sebeple merkezi demişlerdi. Muhteşem bir deniz, sakin bir sahil, güzel bir kumsal Daha ne isteyebilirdim ki
Akşam yemeği için daha önceden araştırdığım ve adanın ortasında bulunan Theologos Köyüne gittim. Burası 1455 ve 1813 yılları arasında Osmanlı hakimiyetinde iken birçok adanın yönetim yeri olmuş. Rumlar ve Türkler bu süreçte birlikte yaşamışlar. Bu sebeple olacak ki evlerin ve sokakların mimarisi hiç yabancı gelmedi bana.
Yediğim güzel bir kuzu şişten sonra motosikletime yer bulmamda yardımcı olan vale arkadaşla birlikte bir fotoğraf çekilerek otelime geri döndüm. Bu arada şunu da söylemekte yarar var, Yunanistan genelinde yiyecek içecek fiyatları hem makul hem de porsiyonlar gayet doyurucu.
Otelin civarının ağaçlık olması sebebiyle olsa gerek sivrisinekler pek sevdi beni. Toplamda 5 çanta ile yolculuk yapıyor olmanın bir getirisi olarak yanımda taşıdığım sinek kovucu ilaç sayesinde hiçbirinin yanıma yaklaşamadığını söylemek isterim.
Ertesi gün Neos Marmarasa gidecektim ve yolum yine uzun sayılırdı. Bu nedenle erkenden kalkıp çantaları hazırladım. Ancak park yerinde motosikletimin arkasına bir Türkün park ettiğini gördüm
Bayan Laskarina...
Thassosa gelmek için 2 feribot kullanabilirsiniz. Birisi Keramotiden kalkan, diğeri ise Kavaladan kalkan. Ben dönüşümü Kavala üzerinden yapacaktım. Bu sayede Keramoti Kavala arasındaki yolu da geçmiş olacaktım.
Kavala feribotları Keramoti kadar konforlu değil. Üstelik bugüne kadar bindiğim tüm feribotlarda bir taraftan binip diğer taraftan inilirken, bunda bindiğiniz yerden iniyor dolayısıyla içeride manevra yapmanız gerekiyordu. Motosikletler için kolay, ancak araçlar için zor olsa gerek. Tabi benim bulunduğum saatte feribotların sakin ve boş olması nedeniyle insanlar çok da zorlanmıyordu.
Neos Marmaras
Sıkıcı otobanlardan ilerledikten sonra Chalkidiki (Halkidiki)ye giriş yaptım. Halkidiki 3 yarım adadan oluşuyor; Kassandra (batıdaki), Sithonia (ortadaki), Athos (doğudaki).
Athos, daha çok manastırların olduğu ve dini nitelikli bir yarımada. Öyle ki manastırların olduğu bölgeye kadınların girmesi yasak. Bunun dışında doğasının çok güzel olduğu söyleniyor. Ben gitmedim ancak bir sonraki turumda ziyaret edebilirim.
Diğer iki ayakta ise bolca güzel koy ve restoran var. Ben Sithonia Neos Marmarasta Hotel Papagolos adlı otelde kaldım. Resepsiyonist Andreas çok dost canlısı birisiydi. Göz önünde olması için motosikletimi tam otelin kapısına park ettirdi. Ayrıca bir ara otel internetinde sorun oldu diye gidip bana yakındaki bir iş yerinin wi-fi şifresini alıp gelmişti.
Otel merkezi olduğu için sokaklar arasında yürüyerek dolaştım. Yemek yedim, İstanbuldan gelen yelkenci bir grupla sohbet ettim ve manzarası süper bir cafede bira içtim.
Neos kelimesi, Yunanistanda birçok yerde karşılaşabileceğiniz bir kelime. Mübadele zamanında Türkiyeden buraya gelen Yunan ve Rumların kaldıkları yerlere verdikleri isimler Neos/Neo yani Yeni kelimesi ile başlamaktadır. Örneğin; Neos Marmaras, Neos Mudanya, Neos Skopos (Yeni Üsküp) vs.
Yunanistanda attığım her adımda insanların bizden birileri olduklarını gördüm (birçoğunun ataları zaten bizim topraklarımızda yaşamış). Hepsi yardımsever ve Türklere karşı bir ön yargı taşıdıklarını düşünmüyorum (en azından benim karşılaştıklarım öyleydi).
Thassos ve Neos Marmarasta geçirdiğim zaman açıkçası bana kısa geldi. Çünkü her iki otele de giriş yaptığımda öğleden sonraydı. Nispeten ülkemize yakınlığı nedeniyle hem Thassosa, hem de Chalkidikiye ayrı ayrı kısa tatiller ayarlamak güzel olabilir.
devam edecek