Yukarıda, motosikleti çalınan arkadaşın ilettiği yazılanlar ele alınırsa, "çarkların" nasıl işlediği açıkça anlatılmış. Burada yazılanlar ibret-i alem olmalı. 15 Temmuz destanları anlatılmadan önce, çok daha önemli olan kokuşmuş "çarklar" ın üzerine gidilmeli. Bence bu konu sabitlenmeli.
Motosikleti çalınan bizler polise gidip motorumu bul dediğimizde aslında ne kadar saf ve gerizekalı durumuna düştüğümüzü hep beraber görelim öğrenelim ve anlayalım
Asgari ücretten 506 lira kesinti oluyor. Maaşınız arttıkça bu kesinti de çoğalıyor. Bağkurlu iseniz 500 küsür lira prim ödüyorsunuz. Asgari ücretlinin cebine 1.700 küsür değil de 1.400 küsür girmesinin nedenlerinden biri polislere ödenen maaşlar.
huseyin. 'in yazdıklarına göre polise gidip "motorum çalındı bulur musun demek, bu işten bazı polisler, otoparkçılar ve hırsızlar binlerce lira kazanabilir. Ama kimse kazanmasın siz benim motorumu bulun, ben de gideyim, siz de "sakal" dan vazgeçip, bizlerden kesilen maaşla geçiminizi sağlayın" demek ile aynı şeymiş. Fazladan para kazanma durumundan polisler vaz geçerse o zaman hırsızlar bulunur. Fazladan para kazanmaktan polisler nasıl ve ne zaman vazgeçebilir bilmiyorum. Çok üzücü.
Sen motorun bulunması konusunda esnaflığın, tanıdıkların, azmin ve şansın sayesinde yırttın. Ama hasta olsan sağlık sektöründe tanıdığın yoksa ayvayı yedin. Pisi pisine öldün. Başkasının doktor tanıdığı var, daha ucuza daha iyi yerlerde muayene oluyor, sana yoğun bakımda yer yok denirken, ona denmiyor, hayatta kalıyor. Ama onun da motoru çalınsa bulamıyor. Herkes için aynı adalet bunun için lazım. İnsanlar bunun için çaba sarfetti, yürüdü.
Sözüm sana değil. Sen yırttın biz ne yapacağız.
"Motosikletim çalındı" şeklinde başlık açanlara doğrudan bu konu iletilmeli, bu konu sabitlenmeli.