Geçmiş olsun dilekleriniz için tekrar teşekkürler.
Yaptıklarımdan bazıları:
Kazadan sonraki gün kaza alanına keşfe gittim, MOBESE ve diğer görüntüleme ve kayıt cihazlarını, varsa üzerindeki numaraları ile tespit edip işlemi hızlandırmak maksadı ile yolda birkaç tur attım. Sonuç: Kartal Adliyesi önünde karşı şeritte (kaza mahalli) birkaç yüz metre ileri ve geri hat boyunca hiçbir MOBESE kamerası yok!
Hemen yanında büyük bir AVM var, yol kameralarına bakmak için kırk takla ve rica minnet ile uğraştım. Sonuç: AVM, ana yolun hemen kenarındaki çift şerit yolu görüyor, ana yola bakan yeterli çözünürlükte kamera yok.
Mantık yürütmeye çalıştım. Beyaz ve hunharca kullanılan bir araç, şoför dikkatsiz, gece, elinde telefon... İşten geç çıkmış biri olabilir, beyaz araba ise şirket aracı veya kiralık araç olma ihtimalini arttırıyor diye. Çevreyi araştırmaya başladım, deli gibi tur atıyorum birkaç km çevredeki ara sokaklar ve şirket önlerini kolaçan ediyorum, motosikletten inip tek tek kask kamerasındaki araç tipine ve rengine benzer otomobillerin sol taraflarını ve hasar şekillerini inceliyorum. Uzun lafın kısası kayda değer bir sonuç yok.
Kartal adliyeye gidiyorum, gerekli işlemleri başlatmak için, bakıyorum ki takipsizlik çıkacak. Şimdiden belli. Hemen bu işlerle ilgilenen tanıdık bir avukatın yanına gidiyorum, Mecidiyeköy' de ofisine gidip kendisi ile tüm elimdekileri paylaşıyorum. Uzun uzun konuşup birşeyler yapmaya çalışıyoruz.
Sonuç: Araç tespit edilemedi.
Yaptığı yanına kaldı ama yukarıda birileri varsa temennim odur ki bunu yanına bırakmasın. Şaka gibi gelebilir ancak daha önce de başvurduğum bir yol olarak özel dedektif tutmayı dahi düşündüm. Bu düşüncemi avukatımla da paylaştım. Lakin sonuç yine aynı. Öylesine kör bir noktada öylesine şanssız bir durum ki.
Benim kask kamerasında araç plakası hariç herşey görüntülenmiş.
Yardım için duran servis araçlarından birinin şoförü eski motokurye imiş, araç kamerası olduğunu söyleyip daha ben söylemeden hemen araç kamerasına bakmaya gitti. Kamera kayıt almamış, kapalıymış.
Arkamızdan gelen bir şahsi otomobilde bir aile seyahat ederken araçtaki bayan instagramdan geyik muhabbeti için canlı yayındaymış. Yoldaki çarpan aracı bize çarpmadan hemen önce çekmiş, ancak kayıt etmeden kapatmış. Hemen ardından araç bize çarpıp kaçmış. Allah hepsinden razı olsun, her biri biz kaza mahallini terk edene kadar belki bir saat orada ilgilendiler.
Çarpan adam da şanslıymış anlaşılan. Bu kadar tesadüf zor bulunur. Ama o şansın hepsini bu kazada tükettiğine de eminim. Bizim şansımız ise tek zarar gören eşimle benim psikolojik durumumuz, ekipmanımız ve biraz da motosikletteki hasardı. Eşime de bana da birşey olmadı, kalkıp yine kaza yaptığımız motosiklet ile yolumuza devam edip eve kadar gittik.
Siz siz olun ne yapıp edip kask kamerası edinin arkadaşlar. Ekipmanınız tam olsun, kaskın en iyisini alıp da pantolonu ihmal eder, dizlik takmazsanız veya motosiklet için ayrı ayakkabı/bot almazsanız hatırlatmak isterim ki zincir en zayıf noktasından kopar. Ekipman bizi ölümsüz kılmaz, yaşam kalitemizi yüksek tutmaya çalışır.
Allah biliyor ki o adamı bulsaydık iş mahkemeye uzamayacaktı. Belki de bunun için bulamadık bilmiyorum.
Sakin yazıyor olabilirim ama değilim. Bir kaşık suyum olsa suyu döker kaşıkla boğazını deşerdim.
Biz tedbirimizi tam alalım, eğitimleri alıp doğru düzgün kullanalım. O şimdilik yeter.