- Katılım
- 30 Eyl 2010
- Mesajlar
- 3,389
- Konu Yazar
- #1
Konuya nereden girsem bilmiyorum, baştan aşağı aksiliklerle dolu. En iyisi kronojik sıraya göre yazayım...
-Öncelikle direksiyon sınavının bayram dolayısıyla gecikmesinden ötürü işlemlerimize 2 hafta daha fazla zaman eklendi.
-Tüm sınavlar tamamlandı ve başladık sertifika beklemeye.
-Bu arada öylesine bir randevu tarihlerine bakıyorum, bir de ne göreyim en yakın ocak ayının sonunda sıra var. Hemen yanımdaki ilçede bir sonraki güne bile boş yer olması beni iyice neşelendiriyor. Yalnız sürücü kursu nereye bağlıysa biz de o emniyete mahkummuşuz. Bunu öğrenince neşe yerini başka bir ruh haline bırakıyor...
-Neyse, emniyette gidiyorum durumu anlatıyorum. Bu kadar nasıl beklenir diye... O da sağ olsun sen dosyanı getir kimse olmazsa alırız diyor. Tekrar neşeleniyoruz... :rendeer:
-27.Kasım'da girdiğim sınavın üzerinden 18 gün geçiyor ve nihayet sertifika hazır hale geliyor. Meğersem Milli Eğitimde'ki yetkili kişi izne ayrılmış. Ona da eyvallah.
-Artık hazırız, emiyete gidiyorum harcımı da buradan yatıracağım. Kapıya bir not düşmüşler, saat 2'ye kadar işlem yapılır.
-Derhal 10-15 km uzaklıktaki vergi dairesine oradakilerin yönlendirmesiyle gidiyorum.
-Vergi dairesinde elektrikler gidiyor ve geldiğinde internet bağlantısı sağlanamıyor.
Yarım saat kadar bekledikten sonra nihayet ödemeyi yapıyorum.
-Park ettiğim motorun başına dönüyorum. Polisin teki ceza yedin diyor, gülüyorum falan ama adam ciddiymiş mobese kamerası plakamı tespit etmiş.
-Şaşkınlıkla kaskı, eldivenleri geçiriyorum ve marşa basıyorum. O da ne bezin bittiğinden motor çalışmıyor. Hemen yedek depoya alıyorum ve bir benzinliğe gidiyorum. İçimde de bir tedirginlik var. Deponun dibini görmesi hiç iyi olmadığını biliyorum.
-Emniyete tekrar gidiyorum, tek eksiğim gri renkteki dosya. Onu satan yer de hemen emniyetin yanında. Gidiyorum, ama içeride kimse yok. Adamı evinden bulduruyorum ve o iş de tamam.
-Tamamen hazır bir şekilde ilgili bölüme gidiyorum şansıma başlarında kimse yok, olayı baştan alıp anlatıyorum bana böyle demiştiniz falan, ama adam yüzüme bile bakmıyor. Randevunu al öyle gel diyor, Aman Allah'ım niye bu adam beni ilk gittiğimde heveslendirdi ben de bu kadar telaşa girdim üstüne de ceza yedim.
-Perişan bir halde motora biniyorum ve motor zor çalışıyor sanırım deponun dibindeki pislikler başıma iş açacak. Rüzgarı hissettikten sonra kendime geliyorum ve çok şükür kazasız belasız evdeyim.
Bana bir mesaj var aslında, bu motor sevdandan vazgeç gibi birşey. Hayırlısı...
-Öncelikle direksiyon sınavının bayram dolayısıyla gecikmesinden ötürü işlemlerimize 2 hafta daha fazla zaman eklendi.
-Tüm sınavlar tamamlandı ve başladık sertifika beklemeye.
-Bu arada öylesine bir randevu tarihlerine bakıyorum, bir de ne göreyim en yakın ocak ayının sonunda sıra var. Hemen yanımdaki ilçede bir sonraki güne bile boş yer olması beni iyice neşelendiriyor. Yalnız sürücü kursu nereye bağlıysa biz de o emniyete mahkummuşuz. Bunu öğrenince neşe yerini başka bir ruh haline bırakıyor...
-Neyse, emniyette gidiyorum durumu anlatıyorum. Bu kadar nasıl beklenir diye... O da sağ olsun sen dosyanı getir kimse olmazsa alırız diyor. Tekrar neşeleniyoruz... :rendeer:
-27.Kasım'da girdiğim sınavın üzerinden 18 gün geçiyor ve nihayet sertifika hazır hale geliyor. Meğersem Milli Eğitimde'ki yetkili kişi izne ayrılmış. Ona da eyvallah.
-Artık hazırız, emiyete gidiyorum harcımı da buradan yatıracağım. Kapıya bir not düşmüşler, saat 2'ye kadar işlem yapılır.
-Derhal 10-15 km uzaklıktaki vergi dairesine oradakilerin yönlendirmesiyle gidiyorum.
-Vergi dairesinde elektrikler gidiyor ve geldiğinde internet bağlantısı sağlanamıyor.
-Park ettiğim motorun başına dönüyorum. Polisin teki ceza yedin diyor, gülüyorum falan ama adam ciddiymiş mobese kamerası plakamı tespit etmiş.
-Şaşkınlıkla kaskı, eldivenleri geçiriyorum ve marşa basıyorum. O da ne bezin bittiğinden motor çalışmıyor. Hemen yedek depoya alıyorum ve bir benzinliğe gidiyorum. İçimde de bir tedirginlik var. Deponun dibini görmesi hiç iyi olmadığını biliyorum.
-Emniyete tekrar gidiyorum, tek eksiğim gri renkteki dosya. Onu satan yer de hemen emniyetin yanında. Gidiyorum, ama içeride kimse yok. Adamı evinden bulduruyorum ve o iş de tamam.
-Tamamen hazır bir şekilde ilgili bölüme gidiyorum şansıma başlarında kimse yok, olayı baştan alıp anlatıyorum bana böyle demiştiniz falan, ama adam yüzüme bile bakmıyor. Randevunu al öyle gel diyor, Aman Allah'ım niye bu adam beni ilk gittiğimde heveslendirdi ben de bu kadar telaşa girdim üstüne de ceza yedim.
-Perişan bir halde motora biniyorum ve motor zor çalışıyor sanırım deponun dibindeki pislikler başıma iş açacak. Rüzgarı hissettikten sonra kendime geliyorum ve çok şükür kazasız belasız evdeyim.
Bana bir mesaj var aslında, bu motor sevdandan vazgeç gibi birşey. Hayırlısı...