- Katılım
- 14 Mar 2006
- Mesajlar
- 423
- Konu Yazar
- #1
Evet arkadaşlar yaklaşık bir aydır planını kurmuş olduğum Tatvan – Van yolculuğumu 05.08.2007 pazargünü yani dün ki bu benim doğum günümden birgün evvel e denk gelir :cherry: kazasız belasız tamamlamış bulunmaktayım

Yukarıda görmüş olduğunuz gibi kırmızı çizgile işaretlediğim başlangıç noktamdan yani tatvandan sabah saat 9.30 da birgün evvel anlaştığımız gibi ben ve arkadaşım Muhsin hareket ettik 40 km sonra Muhsin in ve benim çay a susamuşlığımızdan hareketle görpınar dinlenme tesislerinde durduk

Birer çay içip biraz dinlendikten sonra tekrar yola koyulduk buda ayrılırken çektiğimiz bir fotoğrafımız

Buradan sonrası yollar tam bir doğa harikasıydı yemyeşil yol kenarlarından akan dereler ve sonrasında her bir virajına yattığında insana heyecan adrenalin ve korkuyu aynı anda yaşatan kuzgunkıran geçidi inanın kendimi öyle kaptırdımki fotoğraf çekmek aklıma bile gelmedi geçit sonrası yaşadığımız heyecanında etkisiyle bir çay molası daha vermeye karar verdik ve kaçak mazot ve kaçak benzin ticaretinin ana yolunun en sıkı noktasında yani BALABAN jandarma karakolunun karşısındaki köy kahvesinde ikinci molamızı verdik

Bakın burada otobüsleri jandarmalar durdurup arama ediyolar ki burada yılda defalarca kez tonlarca eroin esrar yakalanıyo milleti zehirliyolar
r:

Tekrardan Van a doğru koyuluyoruz yola Edremit ten geçerken van gölünün turkuaz mavisine dönmüş rengini görünce dayanamayıp birkaç poz fotoğraf çekmeye başlıyoruz :bounce:





Edremit i güzellikleriyle kendi haline bırakıp tekrar düşüyoruz yola Van a yetiştiğimiz zaman yoğun trafik ve asla yeşil yanmak bilmeyen trafik ışıkları karşılıyo bizi bide üstüne üstlük yolumuzu kaybediyoruz önde ben gidiyodum klavuzu karga misali :queen::queen: 20 dakikalık şehirmerkezini arama turumuzdan sonra ilk açık bulduğumuz lokantaya dalıyoruz ee 150 km yol geldik acıktık yemek yerken çekmiş olduğumuz resimleri arkadaşların iştahını açmamak için yayınlamıyorum :cherry:
Öğlen namazını kılabilmek için gözümüz etrafta camii aramaya başlıyo ve en yakın caminin önüne motorları çekiyoruz

Çantalarımızı eşyalarımızı motorların üstüne yığıp karşıda oturan yaşlı amcaya emanet edip abdest alıp namaz kılmak için camiye giriyoruz malum buralarda emanet edilen malı gözden bile sakınır motorları bu vaziyette bırakıp giriyoruz camiye

Namazımızı kıldıktan sonra hepimizin yakından tanıdığı meşhur EDİRNE – VAN gezisini cbr 125 le yapan ki 25 ağustosta Türkiye turuna çıkıyo BlackHawk nikli Savaş abiyi arıyorum birazdan yanımıza geleceğini öğrenince muhsinle beraber alışveriş yapmak için yaklaşık bir saat o mağaza senin bu mağaza benim geziyoruz sonra savaş abi yanımıza geliyor bizim Akdamar adasına gideceğimizi öğrenince oda bize katılıyor
Bana benzin almak için durduğumuzda çekmiş olduğum bir resim

Savaş abi ben ve Muhsin dalıyoruz van trafiğine şehirden ayrılmaya yakın savaş abinin motor üzerinde telefonla bişeyler yaptığını görüyorum sonradan öğrendimki bizim arkadan fotoğramızı çekiyomuş en az saatteki hızımız 80 kmh …. Savaş abi bitane ya :cat:
Dur o resimlerden bi kaçtane atayım





Savaş abinin bizi gaza getirmesi sonucu 1 saatte geldiğimiz Gevaş –Van yolunu yarım saatte alıyoruz
Hala şoktayım :silent:
Motorları iskelenin karşısındaki tesisin bahçesine çekip adaya geçmek için iskelede teknenin dolmasını bekliyoruz bu arada birkaç poz daha çekiyorum



Sonra tekne doluyo ve deniz yolculuğumuz başlıyo yakın mesafede olsa su üstünde olmak başka bişey
Ahada resimler





Evet geldik adaya yani az kaldı …..:queen:

Hah şimdi geldik işte
Burası Akdamar adasının kilisesi

Şimdi her tarihi yapı gibi Akdamar adasınında kendine has bir öyküsü vardır affınıza mahçuben bilmeyen arkadaşlar için anlatayım ben
Şimdi efenim ; vakti zamanında bu adada rivayete göre bir papaz (ki papazın ismini bilmiyorum :cherry
ve kızı yaşarmış bu kız yani Tamara burada babasıyla beraber dünyadan elini eteğini çekmiş bir vaziyette yaşayıp giderken adanın karşı kıyısında yani Gevaş ta yaşayan bir çoban yüzerek karşı adaya ulaşmış iyi bir yüzücü olan çoban ali adaya çıkınca soluklanmak için kıyıda dinlenmeye başlamış bu sırada çiçek toplamaya çıkan tamara ile karşılaşmış .. türk filimlerindeki gibi birden kız la oğlan ilk görüşte birbirlerine aşık olmuşlar..
Ali her gece tamara yı görmek için karşı kıyıdan adaya yüzüyor tamara ise karanlıkta ali yönünü bulsun diye bir meşale yakıp aliyi kıyıda bekliyormuş.
Sonra ali tamara sız tamara alisiz duramaz olmuş ve bu gece yüzüşleri ve akabinde gizli buluşmalar hergece olmaya başlamış sonra durumdan papazın haberi olmuş kızını kilisenin mahsenine kapatıp alinin meşaleyi görünce geldiğini öğrenen papaz o fırtınalı gecede bir meşale yakıp aliye işaret vermiş
Zavallı ali de meşaleyi yakanın sevgilisi olduğunu sanarak kendini van gölünün azgın sularına atması bir olmuş o dalgalara fırtınaya aldırış etmeden yüzmüşte yüzmüş
Karşı kıyıda meşalenin ışığı görünüyo papazda elindeki meşaleyi bir adanın birbaşına bir adanın diğer başına götürüp duruyomuş zavallı alide bir o tarafa bir öteki tarafa yüzüp duruyomuş enson alinin kollarında takat kalmamış ve kendini van gölünün azgın sularına bırakmış van gölünden semaya bir çığlık alinin son sözleri yükseliyormuş…alinin ağzından çıkan son söz AH TAMARA olmuş …ve bu çığlık günümüze kadar ahtamara .. ahtamar ve günümüzdeki ismiyle Akdamar olan adanın ismini vermiş….
….. SON….
Neyse gelelim gezimizin devamına ve adada çektiğimiz fotoğraflara








Sonra kiliseden ayrılıyoruz ve çay içmeye kilisenin arka kısmındaki çay bahçesine gidiyoruz ve bol bol fotoğrafçekiyoruz





Bakıyoruz saat epey bi geç oldu hadi diyorum gidelim… tekneye binip motorları bıraktığımız karşı taraftaki tesise gitmeye başlıyoruz dur o resimleride vereyim




Evet savaş abiden ayrılıp tekrardan düşüyoruz yollara evimize dönmemiz lazım malum …
Tatvan a 40 km kala bu manzara cezbediyor beni fotoğraf makinamı yine elime alıyorum



ve saat 19:30 sıralarında evimize varıyoruz … ellerimize sağlık olsun ….
Gezimiz sırasında bana eşlik ederek bir an bile yalnız bırakmayan Muhsin arkadaşıma ve Van’dan bizimle beraber Akdamar adasına gelen ve keyifli anlar yaşamamıza sebep olan sevgili BlackHawk yani savaş abime TEŞEKKÜR EDERİM

Yukarıda görmüş olduğunuz gibi kırmızı çizgile işaretlediğim başlangıç noktamdan yani tatvandan sabah saat 9.30 da birgün evvel anlaştığımız gibi ben ve arkadaşım Muhsin hareket ettik 40 km sonra Muhsin in ve benim çay a susamuşlığımızdan hareketle görpınar dinlenme tesislerinde durduk

Birer çay içip biraz dinlendikten sonra tekrar yola koyulduk buda ayrılırken çektiğimiz bir fotoğrafımız

Buradan sonrası yollar tam bir doğa harikasıydı yemyeşil yol kenarlarından akan dereler ve sonrasında her bir virajına yattığında insana heyecan adrenalin ve korkuyu aynı anda yaşatan kuzgunkıran geçidi inanın kendimi öyle kaptırdımki fotoğraf çekmek aklıma bile gelmedi geçit sonrası yaşadığımız heyecanında etkisiyle bir çay molası daha vermeye karar verdik ve kaçak mazot ve kaçak benzin ticaretinin ana yolunun en sıkı noktasında yani BALABAN jandarma karakolunun karşısındaki köy kahvesinde ikinci molamızı verdik

Bakın burada otobüsleri jandarmalar durdurup arama ediyolar ki burada yılda defalarca kez tonlarca eroin esrar yakalanıyo milleti zehirliyolar

Tekrardan Van a doğru koyuluyoruz yola Edremit ten geçerken van gölünün turkuaz mavisine dönmüş rengini görünce dayanamayıp birkaç poz fotoğraf çekmeye başlıyoruz :bounce:





Edremit i güzellikleriyle kendi haline bırakıp tekrar düşüyoruz yola Van a yetiştiğimiz zaman yoğun trafik ve asla yeşil yanmak bilmeyen trafik ışıkları karşılıyo bizi bide üstüne üstlük yolumuzu kaybediyoruz önde ben gidiyodum klavuzu karga misali :queen::queen: 20 dakikalık şehirmerkezini arama turumuzdan sonra ilk açık bulduğumuz lokantaya dalıyoruz ee 150 km yol geldik acıktık yemek yerken çekmiş olduğumuz resimleri arkadaşların iştahını açmamak için yayınlamıyorum :cherry:
Öğlen namazını kılabilmek için gözümüz etrafta camii aramaya başlıyo ve en yakın caminin önüne motorları çekiyoruz

Çantalarımızı eşyalarımızı motorların üstüne yığıp karşıda oturan yaşlı amcaya emanet edip abdest alıp namaz kılmak için camiye giriyoruz malum buralarda emanet edilen malı gözden bile sakınır motorları bu vaziyette bırakıp giriyoruz camiye

Namazımızı kıldıktan sonra hepimizin yakından tanıdığı meşhur EDİRNE – VAN gezisini cbr 125 le yapan ki 25 ağustosta Türkiye turuna çıkıyo BlackHawk nikli Savaş abiyi arıyorum birazdan yanımıza geleceğini öğrenince muhsinle beraber alışveriş yapmak için yaklaşık bir saat o mağaza senin bu mağaza benim geziyoruz sonra savaş abi yanımıza geliyor bizim Akdamar adasına gideceğimizi öğrenince oda bize katılıyor
Bana benzin almak için durduğumuzda çekmiş olduğum bir resim

Savaş abi ben ve Muhsin dalıyoruz van trafiğine şehirden ayrılmaya yakın savaş abinin motor üzerinde telefonla bişeyler yaptığını görüyorum sonradan öğrendimki bizim arkadan fotoğramızı çekiyomuş en az saatteki hızımız 80 kmh …. Savaş abi bitane ya :cat:
Dur o resimlerden bi kaçtane atayım





Savaş abinin bizi gaza getirmesi sonucu 1 saatte geldiğimiz Gevaş –Van yolunu yarım saatte alıyoruz
Hala şoktayım :silent:
Motorları iskelenin karşısındaki tesisin bahçesine çekip adaya geçmek için iskelede teknenin dolmasını bekliyoruz bu arada birkaç poz daha çekiyorum



Sonra tekne doluyo ve deniz yolculuğumuz başlıyo yakın mesafede olsa su üstünde olmak başka bişey
Ahada resimler





Evet geldik adaya yani az kaldı …..:queen:

Hah şimdi geldik işte
Burası Akdamar adasının kilisesi

Şimdi her tarihi yapı gibi Akdamar adasınında kendine has bir öyküsü vardır affınıza mahçuben bilmeyen arkadaşlar için anlatayım ben
Şimdi efenim ; vakti zamanında bu adada rivayete göre bir papaz (ki papazın ismini bilmiyorum :cherry
Ali her gece tamara yı görmek için karşı kıyıdan adaya yüzüyor tamara ise karanlıkta ali yönünü bulsun diye bir meşale yakıp aliyi kıyıda bekliyormuş.
Sonra ali tamara sız tamara alisiz duramaz olmuş ve bu gece yüzüşleri ve akabinde gizli buluşmalar hergece olmaya başlamış sonra durumdan papazın haberi olmuş kızını kilisenin mahsenine kapatıp alinin meşaleyi görünce geldiğini öğrenen papaz o fırtınalı gecede bir meşale yakıp aliye işaret vermiş
Zavallı ali de meşaleyi yakanın sevgilisi olduğunu sanarak kendini van gölünün azgın sularına atması bir olmuş o dalgalara fırtınaya aldırış etmeden yüzmüşte yüzmüş
Karşı kıyıda meşalenin ışığı görünüyo papazda elindeki meşaleyi bir adanın birbaşına bir adanın diğer başına götürüp duruyomuş zavallı alide bir o tarafa bir öteki tarafa yüzüp duruyomuş enson alinin kollarında takat kalmamış ve kendini van gölünün azgın sularına bırakmış van gölünden semaya bir çığlık alinin son sözleri yükseliyormuş…alinin ağzından çıkan son söz AH TAMARA olmuş …ve bu çığlık günümüze kadar ahtamara .. ahtamar ve günümüzdeki ismiyle Akdamar olan adanın ismini vermiş….
….. SON….
Neyse gelelim gezimizin devamına ve adada çektiğimiz fotoğraflara








Sonra kiliseden ayrılıyoruz ve çay içmeye kilisenin arka kısmındaki çay bahçesine gidiyoruz ve bol bol fotoğrafçekiyoruz





Bakıyoruz saat epey bi geç oldu hadi diyorum gidelim… tekneye binip motorları bıraktığımız karşı taraftaki tesise gitmeye başlıyoruz dur o resimleride vereyim




Evet savaş abiden ayrılıp tekrardan düşüyoruz yollara evimize dönmemiz lazım malum …
Tatvan a 40 km kala bu manzara cezbediyor beni fotoğraf makinamı yine elime alıyorum



ve saat 19:30 sıralarında evimize varıyoruz … ellerimize sağlık olsun ….
Gezimiz sırasında bana eşlik ederek bir an bile yalnız bırakmayan Muhsin arkadaşıma ve Van’dan bizimle beraber Akdamar adasına gelen ve keyifli anlar yaşamamıza sebep olan sevgili BlackHawk yani savaş abime TEŞEKKÜR EDERİM
Son düzenleme: