Merhaba,
Boy üstadım yazdıklarının neredeyse tamamına aynen katılmaktayım ancak cc ve motosiklet tipi konusunda o kadar sert çıkışlar yapıyorsun ki en önemli konu olan trafik tecrübesi arka planda kalıyor.
Özellikle istanbul gibi büyük ve trafiği karışık şehirlerde afedersiniz trafiğin çakalı olmadan değil motosiklet araba kullanmak bile büyük risk.
Araba kullanırken; önümü, sağ, sol, orta aynayı, geçiyorum mağazalardan çıkan insanları, kaldırımda yürüyenlerin psikolojisinden tutun araç markasından, renginden ,sürücünün tipinden, yüzündeki ifadeden bir sonraki adımını dahi analiz ediyorum ve bunları yaparken kafamı asla önümden çevirmiyorum ama gözlerim fıldır fıldır dönüyor.
Arabayla 17sene motosiklet'le 1700km'yi geride bırakmış biri olarak şunu söyleyebilirim ki; Bindiğiniz motosikletin marka, model, tip, renk, cc'si ne olursa olsun türkiye trafiğinde durup kaskınızı çıkardığınızda hayattaysanız bu bir mucize.
Geçen pazar akşamı saat 11:15'te kartal suzan yazıcı hastanesinin karşısındaki yanyolda 2 yunus kardeşim motosikletle kaza geçirdi.
İki gidiş, iki geliş araç alabilecek, düz ve açık yolda, beyaz şahin marka araç sarhoş ve esrar çekmiş bir sürücüyle en sol şeritte motosiklete kafadan çarptı, ve adı kaza oldu.
Bir kardeşimin sağ bacak kol omuz kırık ve bir çok yarası var, artçısı ise halen komada.
Böyle bir kazada motosikletin kaç cc olduğunun ne önemi var, gencecik çocuklar o şeritte bir arabanın olabileceğine ihtimal dahi vermiyorlardı ki önlem alsınlar.
Türkçesi trafik tecrübeleri yoktu.
Bu belki avrupa için geçerli değil ama malesef ülkemizde trafik tecrübesi dediğimiz olay bu :salut: