Sıcaaaaaaaaaaaaaaakkkkkk!!!!!!!!!!

Katılım
1 Ağu 2005
Mesajlar
21,819
mete-han yazımı okumuşsun ama yanlış okumuşsun beeee.

ben otoban yapılmasın karadeniz gelişmesin demiyorum karadeniz insanıda bunu demiyor.yolun içerden gitmesi için devletin kendi mühendisleri proje çizdi herşey tamam yol sahilden degilde iç kesimden gidecek. böylece sahildeki dogal yaşam korunacak , kaza riskleri minimize edilecekti. ama devlet iç kesimden yol yapımın maliyetini fazla gördügü için proje yattı. ve sahilden yol yapına başlandı bu yapıp sırasında kaçtane çocuk ezildi haberin var mı?
şuan bile bütün nufus denize girmek için sahillere akın ediyor ve buda otoyola giriş çıkış fazla olmasına neden oluyor. üstelik girişler kontrolsuz hergün kazaaa.


başka bir faktör ise otoyolun denizin dibine yapılması. daha yol biteli 1-2 ay olmuştuki karadeniz bir hareketlendi ve yolun bir bölümünü aldı. belki haberlerdede izlemişsinidr. trilyonların harcandıgı yol ufak bir fırtınada karadenize teslim oldu. hangi akla hizmet karadeniz gibi azgın bir denizin oldugu bölgede denizin dibine yol yapılır.anlamak mümkün degil.

yani mete-han kısaca karadenizde sahile yol yapmanın bukadar sorunlara neden olacagı yıllar önce söylendi mitingler düzenlendi ama tınlayan olmadı. şimdide karadenizde trafik kazasından ölen cesetlerini bo bol görüyoruz.

bakalım bu yaz kaç çocuk tırların altında ezilecek ve yine bakalım bu yaz sahilde otoyola çıkmaya çalışan kaçtane araç otobüslerin tırların altında tost olacak.

daha söylenecek çok şey var. ama işte oldugum için fazla zamanım yok. akşam soruların olursa cevaplarım.

detayları sen daha iyi bilirsin...bu yazdıklarını ilk defa duyuyorum...ama mühendislik konusundaki hatalar tabi olmamalı...
 
Katılım
14 Haz 2006
Mesajlar
8,146
detayları sen daha iyi bilirsin...bu yazdıklarını ilk defa duyuyorum...ama mühendislik konusundaki hatalar tabi olmamalı...

inan bu yol işi ile ilgilenenlerin mühendislik egitimlerinden şuphe etmeye başladım. karadeniz bu hızla giderse 50 sene sonra sahil yolunda büyük hasarlar meydana gelecek. deniz ile yol arasındaki mesafe 50 metre civarı (belki daha az) tamam dalga kıran koymuşlar ama yetersiz. bir önceki yazıda dedigim gibi deniz biraz yükselince şiddetli fırtına olunca denizin suyu aynen yolda hatta bir seferinde resmen deniz yolu bastı denizdeki taşların hepsi yola döküldü. yol beeli bir süre trafige kapatıldı .üsteilk maliyeti ucuz diye sahilden yol yaptılar ama mühendislik hataları yüzünden yolun maliyeti 2 katından fazlaya patladı
1.5 milyar $ dediler, 4.5 milyar $ gitti
aşagıdaki yazıyı okuyunca durumu daha iyi anlarsın. sıkılmadan yazının tamamını oku.

sana daha önce dedimya "daha söylenecek çok şey var" işte o çok şeylerden bazıları.


alıntı:http://www.milliyet.com.tr/2006/07/26/guncel/agun.html

122 milyon dolarlık yolu heyelan aldı


Denizini Kaybeden Karadeniz - 1
Şükran Özçakmak
Fotoğraflar: Bünyamin Aygün


Kalanlar bari kurtarılsın diye...

Denizin ve yeşilin ezgisi vardı Karadeniz'in kemençesinde, tulumunda. Denizin ve yeşilin coşkusu vardı Karadenizlinin yüreğinde. Yargı kararlarını ezerek ilerleyen Karadeniz Sahil Yolu'nu Artvin Sarp Sınır Kapısı'ndan Sinop'a kadar dolaştık. Gördük ki coşkusuna gem vurulmuş, kabaran yüreği karaya vurmuş Karadenizlinin. Yol, Karadenizlinin devlet otoritesine karşı olan güvenine, itaatine, belki de tarihinde ilk kez darbe vurmuş. "Denizle yol arasında kaldık. Yola hasrettik, sorgulamadık. Şimdi cezaevindeki mahkûmlar gibiyiz" diyor Karadenizli.
Sarp-Samsun arasındaki yol; gerekli hiçbir hazırlık yapılmadan başlamış ve yüzde 80'i tamamlanmış. Geri dönüşü olmaması için de yargı kararlarıyla adeta yarışılmış. Güzergâh noktaları belirlenerek ihale edilen projesiz yolda, halen gecikmeden kurtarılabilecek yerler var. Yakakent - Sinop yolu henüz 4. kilometrede. Çevre ve Orman Bakanı Osman Pepe'nin deyişiyle, "yapanın eli kolu kırılsın" demeye varmadan kurtarılabilecek güzelim koylar, Karadenizlinin deyişiyle, "özünde bir, sözünde bir" hükümet üyelerinin yolunu gözetmekte...

Sarp Sınır Kapısı'ndan başlayan ve Gerze Yakakent'e kadar kıyısı doldurulan il ve ilçelerde yaptığımız araştırmanın ilk durağı olan Sarp - Hopa yolunda hesapsız yapılan yolun ağır maliyeti var.
Vatandaşın, "Faturayı biz ödedik, hesabını kim verecek?" dediği 19 kilometrelik yolun öyküsü 1975'li yıllarda başladı. Aslında Karadeniz'de doğanın dengesinin bozulamayacağının ilk belgesi gibiydi Sarp - Hopa yolu. Deniz, yolla birlikte üzerindeki otomobilleri de alıp götürünce yol inşaatı bu kez biraz daha içeri kaydırıldı.
Sarp Sınır Kapısı'nın açılmasıyla, önce genişletme çalışması başlatılan bu yol, daha sonra Karadeniz Sahil Yolu Projesi'ne dahil edilip bölünmüş yola dönüştürülmek istendi. 1997'de yol inşaatı 50 milyon dolara (yaklaşık 78 milyon YTL) ihale edildi. Yapımı yılan hikâyesine dönen yol, 3 yıl önce 122 milyon dolar (yaklaşık 190 milyon YTL) maliyetle bitirildi. Bu yolun kilometresi 6.5 milyon dolara, yani otoban maliyet fiyatına yapılmış oldu.
Yolun üzerinde, en uzunu 1100 metre olmak üzere 3 ayrı tünel geçişi var. Bunlardan en uzunu olan Esenkıyı tünelinin girişi heyelan nedeniyle hasar gördü. Heyelan durdurulamayınca da duble yolun bir yönü kapatıldı, ulaşım tek yönden sağlanmaya başlandı. Tüneller de atıl kaldı.

Fazla dinamit yapıyı bozdu
Karayolları şimdi heyelanı durdurmanın yollarını arıyor. Ancak Kemalpaşa Belediye Başkanı Yalçın Emiralioğlu, şöyle dedi:
"Zamanında yolun fizibilitesini hazırlamadılar. İşi çabuk bitirelim diye 10 ton yerine 150 ton dinamit attılar. Toprak ve kayaların yatağı yerinden oynadı. Şimdi de 'Olmadı, yeniden yapacağız' diyorlar. Burada mağdur olan yalnızca Karadenizli değil tüm Türkiye. Trilyonlarca lira denize döküldü. Karayolları, heyelanı durduracak teknoloji bulamazsa, üç ayrı tünelle yapılan bu yol atıl kalacak ve yerine denize kazık çakılarak yeni bir yol yapılacak. Ancak 3 kilometre kıyı şeridimiz kaldı, buna izin vermeyiz."
Karayolları yetkilileri ise çözüm arayışı içinde olduklarını belirtmekle yetiniyorlar. Heyelanın önlenmesi veya denize kazık çakılarak yeni bir yol yapılmasının ise Karadeniz Sahil Yolu'nun tümden bitirilmesinden sonra gündeme geleceği bildiriliyor.


TIR'ların bekleme parkı yok
Bu yoldaki plansızlık sadece bununla sınırlı değil. Sarp Sınır Kapısı'nda iki ayrı tünelin içinden uzun TIR kuyruğu dikkat çekiyor. Uluslararası ticareti artıracağı düşünülerek planlanan sahil yolu projesinde, sınır kapısı gerekliliği olan TIR bekleme parkları unutulmuş.
Gümrük kontrolü işlemleri ağır aksak ilerlediği için Sarp Kapısı'ndan Rusya'ya geçmek isteyen TIR'lar, bazen 15 -20 gün boyunca tünelin içinde, karanlıkta ve egzoz dumanı içinde beklemek zorunda kalıyor.
Günlerce tünele hapsolan TIR şoförleri, tünelin içinde yemek pişirme zorunluluğundan, tuvalet ihtiyacını giderememekten, çöplerini atacak yer bulamamaktan, vatandaş da trafik ve kötü kokudan şikâyet ediyor.

1.5 milyar $ dediler, 4.5 milyar $ gitti


Fizibilite çalışması yapılmadan, heyelanlı bölgeler tespit edilmeden, çevresel etki değerlendirmesi yapılmadan, "Çizgi Projesi", yani "Hat Belirleme Projesi"yle 1987'de ihale edilen Sinop - Sarp arası Karadeniz Sahil Yolu'nun maliyeti yaklaşık 4.5 milyar doları (yaklaşık 7 milyar YTL) buldu. Oysa ilk maliyet yaklaşık 1.5 milyar dolar (yaklaşık 2.3 milyar YTL) olarak hesaplanmıştı.

Maliyet neden arttı?
Projesiz ihale edilen yolun güzergâhları, bazı yerlerde AB standartlarına uymadığı, bazı yerlerde ise belediyeye arsa kazandırmak, hatırı sayılır kişilerin işyeri veya evlerine dokunmamak için açılan tüneller gibi gerekçelerle değiştirilince maliyet beklenenin kat kat üzerine çıktı. Oysa Karayolları Genel Müdürlüğü, Karadeniz sahillerini kurtarmak için sivil toplum örgütlerinin üniversitelere hazırlattığı alternatif güney projelerini, "Tünellerle geçiş pahalı olur" gerekçesiyle dikkate bile almamıştı.
Artvin Sarp Sınır Kapısı'nda 15 Kasım 1997'de başlayan ve Samsun'u kapsayan sahil yolu güzergâhının yüzde 60'ı deniz dolgusuyla yapıldı. Projede, Giresun Piraziz - Sarp arasındaki 112 noktada toplam 175 adet hidrolik köprü, 25 noktada 20 bin 901 metre tünel, 50 adet köprülü kavşak, 71 hemzemin kavşak, L, U ve T olmak üzere 221 mahmuz bulunmakta.
Yapılan araştırmalar, doğal yapının yüzde 80'inin bozulduğunu ortaya çıkarıyor. Plajların yüzde 90'ı tamamen yok edildi.

Taş manzaralı çay bahçeleri

Artvin'in Arhavi ilçesi ise artık sahil beldesi değil yol beldesi. Denize sıfır olan çay bahçeleri ve aile gazinosunun önünde 20 metrelik bir toprak yığını var. Yol, denize sıfır geçiyor. Çay bahçelerinde kimse oturmuyor. Gazinonun penceresi toprak olduğu ve yola baktığı için, bugüne kadar binanın hiç kullanılmayan çatısı terasa dönüştürülmüş ancak vatandaş buraya da uğramıyor.

Hopa girişi unutulmuş!

Hopa'ya gelindiğinde araçları başka bir sürpriz bekliyor. Çünkü yolda Artvin - Hopa girişi unutulmuş. Artvin'den gelen otomobiller, Hopa girişindeki viyadükte, ne yöne gideceğini kestiremediği için ansızın duruyor ve kazaya neden oluyor. Karayolları, yolun sağına yol açmak istemiş ancak bu alanın dar olduğunu görünce vazgeçmiş. Şimdi çözüm aranıyor.
 
Son düzenleme:
Katılım
1 Ağu 2005
Mesajlar
21,819
ELINT komedi valla...Türk işi mühendislik...


bu arada sıcaklar normale döndü...tatlı bir rüzgar hissettim...
 
Katılım
14 Haz 2006
Mesajlar
8,146
işin en garip tarafı karadenize otoyol yaptık diye övünmeleri:pr:

merak ediyorum dünyada kaç tane otoyolu deniz basıyor kaçtane otobanın yapıpında bizimki kadar can ve mal kaybı oldu ve olmaya devam ediyor.

böyle bir olay bizim ülkemizden başka nerde gerçekleşebilir diye düşünüyorum ama cevabını bulamıyorum. hiç böyle bir olayı başka ülkelerde duyan varmı?

heee bu arada bu yol çalışmaları sırasında bende kaza yaptım. 2-3 sene önceydi. Sag kolumun dirsek bölümündeki dikiş izlerine her dokundugumda hep bu karadeniz sahil yolu aklıma geliyor...
 
Katılım
3 Ara 2006
Mesajlar
1,220
ne gerek var sahile duble yollar ile memleketi donatacağız düşüncesi.
bu düşüncenin ağababası da her mahallede milyonerler çıkaracağız demişti de bi ara herkes milyoner olmuştu.
politika yapmak için söylemiyorum fakat ÇED için para konuşur. her konuda olduğu gibi ÇED' de dahi para gevezeliğini yapmıştır.
 
Katılım
1 Ağu 2005
Mesajlar
21,819
hükümetler yol yaptırarak para kazanır...belediyeler kaldırım yaptırarak...olay bu kadara net...
 
Katılım
25 Nis 2007
Mesajlar
177
hobaaaaaaaaaaaa ne oluyor millet destan yazmısınız puha.
sıcak cok sıcak daha sıcak olacakmış bu günleri arıcakmışız temmuz ve agustosda
 
Katılım
1 Ağu 2005
Mesajlar
21,819
Afrika sıcakları gitti...bay bayyyy....:pyine tatlı rüzgarı yemeye başladık mis gibim...
 
Süper Moderatör
Yönetici
Katılım
10 May 2005
Mesajlar
4,906
Motosikleti
Harley Davidson Softail 107
yok ya hala cok sıcakkkkkkkkkkkkkkkkkkkkkkkkkk

Yok yahu dün akşam tem de üşüdüm bile azcık montun fermuarı kapadım.

İyi yani böyle :)
 
Katılım
1 Ağu 2005
Mesajlar
21,819
yok yok valla iyi havalar...ya bak tatlı bi ince rüzgar var...en asından şöyle düşün motorla gittiğinde yüzüne sıcak rüzgar vurmuyor...artık evde oturuluyor...dün ve önceki gün nereye kaçağımızı bilemedik...
 
Katılım
25 Nis 2007
Mesajlar
177
ya sizin motor var konusun tabi bizim yok üüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüü benimde olsa pöfür pöfür rüzgarda dolaşsam ohhhhhhh
 
Katılım
25 Nis 2007
Mesajlar
177
mete_han
aynen öyle derdim öyle büyükkü beni öldürecek of of borrrrnnnnnnnnn vınnnnnnnnnn
 
Katılım
25 Nis 2007
Mesajlar
177
bide sıcaklar başa geçti muhtemelen ki...böyle motor sesleri çıkarmaya başladın...iyisin değilmi...:queen:

kar kış yagmur sıcak soguk fark etmez benim motor tutkum her zaman var born vın haha hastayım ben ya motor hastası tak etti artık motorsuzluk ben ne yapayım yaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaa:pr::pr:
:queen:
 

Bu konuyu görüntüleyen kullanıcılar

Çok Beğenilen Mesajlar

Üst