nerden buluyosun bunları

güzelmiş ya sağol. bu arada duvar kağıtları başlığını boş bırakma pc miz sana muhtaç :queen: ellerine sağlık
Buluyom İşte Sölemem Sır

:mrgreen: Araştırmacıyım Ben :bounce:
Bu Arada [ SÜPER Duvar Kağıtları ] Topiqimide Bırakmıyom Tabe
Du Acık Reklam Olsun Burda Bilmeyenler Vardur Belküm
by_Mavilim senin bütün mesajların birleştirilmişmi ne olmuş ? :silent:
Evettt Birleştürdü Birileri, Bende
by_MaViM DeN İNCİLER Yaptum
Nassılımmm Amaaa :queen: :bounce:
seni hyosongfanclub e bekliyoruz.orayada üye ol..
Abim Eyvallah Sağolasın

Du Bi Bakim Orası Nasılmış

Olurum Nasipse
Teşekkürler Türkiye Hernerede Yaşıyor Ve Yaşatılıyorsan

:mrgreen:
Hint Mitolojisine göre kadın ve erkeğin yaradılışı
Kadın;
Tanrı, yaprağın hafifliğini, ceylanın bakışını, güneş ışığının kıvancını,
sisin gözyaşını aldı; Rüzgarın kararsızlığını, tavşanın ürkekliğini buna ekledi.
Onların üzerine kıymetli taşların sertliğini, balın tadını,
kaplanın yırtıcılığını, ateşin yakıcılığını, kışın soğuğunu, saksağanın gevezeliğini,
kumrunun sevgisini kattı. Bütün bunları karıştırdı, eritti ve kadın yaptı.
Yarattığı kadını erkeğe armağan etti.
Erkek;
Tanrı, kaplumbağanın yavaşlığını, boğanın bakışlarını, fırtına bulutların kasvetini,
tilkinin kurnazlığını, boğanın dehşetini aldı; sülüğün yapışkanlığını,
kedinin nankörlüğünü, hindinin kabarışını, gergedan derisinin sertliğini onlara ekledi.
Bunların üzerine ayının kabalığını, bukalemunun şıpsevdiliğini, sivrisineğin
vızıltısını kattı ve erkeği yarattı. Yarattığı erkeği, adam etsin diye, kadına verdi.
@ALINTIDIR
MASAL
Tam iki yıl geçmiş üzerinden bu satırları karaladığımdan bu yana.
Onlarca sitede yüzlerce kez eklenmiş. Tamamına yakını da kabullenmiş bu yazıyı, sahiplenmiş. Görünce hatırladım ve dedim ki kendi kendime; İyi ki Boshwer mişim, iyi ki kendi MaSaL ıma dönmüşüm. Üstelik aylardan Nisan mış, sabahın erken saatleri ve baharmış...
.................
"Bu sana son yazışım..." diye başlayan bir mektup var şu an karşımda.
"Bu sana son sözüm" dermiş gibi bakan. Simsiyah harflerle kirletilmiş, bembeyaz bir sayfa. Neresinden bakılsa acı, hangi satırından başlansa hüzün, hangi kelimesi okunsa güvensizlik.
Oysa ki benim; batan güneşin ardından sarıldığım, tepeden aşağı inerken, çakıl taşlarıyla birlikte yuvarlandığımda düşündüğüm biri var?
"Bu sana son yazışım..." Bir ayrılığın ilanı gibi, ölünün üzerine son kürek toprak, gözdeki son damla, son kez el sallamak gibi...
Oysa ki benim; Kışın soğuğunda, dalgaların kayaları dövdüğü anlarda, fırtınalarda savrulurken sığındığım biri var...
"Bu sana son yazışım..." düşündüklerinin, hissettiklerinin ve yaşadıklarının benim için zerre kadar önemi yok demek değilse ne bu? Sen istediğini söyle, senin söylediklerinin hiç bir anlamı yok demek değilse ne bu?
Oysa ki benim; derinlerde soluksuz kaldığımda ve nefesimin bana ait olmadığını sandığımda, sonsuz gibi görünen karanlığın ortasında, umudumun tükendiği anlarda düşündüğüm biri var...
"Bu sana son yazışım..." diye başlayan ve sana hiç inanmadım, sana hiç güvenmedim diye devam eden satırar bunlar. Üstelik inanmam ve güvenmem için yaptığın herşey boşa kürek çekmek, yetersiz, yersiz ve saçma çabalardan başka hiç birşey değil bunlar.
Oysa ki benim; burnumda yağmur kokusu varken, bulutlar hızla akıp geçerken, ve çocuklar ağladığında, perdeler uçuştuğunda düşündüğüm biri var...
"Bu sana son yazışım..." ben bunları hak ettmedim... Ama sen herşeye müstehaksın, üzülmelisin, kırılmalısın, parçalanmalısın, yok olup gitmelisin... Senin söylediklerinden daha değerli başkalarının ne dediği, senden daha değerli başkalarının ne düşündüğü demek bu.
Oysa ki benim; elimi uzattığımda ve saatin her çalışında, yanımdayken özlediğim ve uzaklaşınca her an düşündüğüm biri var...
"Bu sana son yazışım..." Açıkca dilediğini yap, ben istediğim kadar daha yanındayım. Kendimi hazır hissedince girdiğim gibi çıkacağım hayatından demek bu...
Oysa ki; Aklımın kıyısında dolaşan ve dilimin ucundayken yanarcasına düşündüğüm, deniz gözlerinde dolaşırken yemyeşil ormanlarda yok olup gittiğim biri var...
Tek kişilik dünyamda ölçülü adımlarla yürüyorum. Boshwer dim ve ben artık kendi MaSaL ıma dönüyorum. Sana geliyorum. Aylardan Nisan, sabahın erken saatleri ve bahar...
________________________________________
Bir yağmur damlasıydım, yüreğine düştüm. Beni de götür yanında, fark etmez nereye döküldüğün...
Ya "Hikayedendir" yaşadıklarınız ya da "MaSaLdan" dır herşey...
@ALINTIDIR