- Katılım
- 13 Eyl 2005
- Mesajlar
- 2,547
- Konu Yazar
- #1
Merhaba
Bu pazarda komşu il Mersin'deki Kanlı Divane (Kanytelleis) Ören yerini gezdik. Gittiğimizde de Mersin'li motorcu dostlarımızıda görelim dedik ve beraber güzel vakit geçirdik. İşte fotoğraflarla gezi raporumuz.
Her zaman olduğu gibi kulüp önünde buluştuk ve yola çıkmaya hazırlanıyoruz.
Dikkat ettiyseniz Erhan ve Burcu'nun kasklarında intercom var. Bu iki arkadaş yol boyu bol bol sohbet ettiler.

İşte yola çıkan ekip.

Bu arada birileri kulüp önünde ciğer faslına başlamış bile :mrgreen:

Yola koyulduk ve Mersin gişelerine kadar durmadan yol aldık. Gişede yolda buluştuğumuz Ali ile biraz sohbet ettik ve tekrar yola koyulduk.


Mavilikte süzülen bir uçak muhteşem bir görüntü.

İşte yoldayız.
Ali sakin bir sürüşle yoluna devam etmekte.


Erhan ise yağmur yağma ihtimaline karşı giydiği muhteşem paraşüt-mont ile nerdeyse havalanmak üzereydi. :mrgreen:


İşte benim motordan yol görüntüleri.


Sonunda Mersin - Çeşmeliden çıkıp Mersin - Antalya yolunda yol almaya başladık. Aynadan baktığımda arkadan yeni motorların gruba dahil olduğunu gördüm. Mersin grubu gelmişti. Hemen sağa çektik ve gerekli görüşmeleri yaptık. Onlar yemek yemeğe giderken biz kanlıdivaneyi gezip sonra onlara katılmaya karar verdik. İşte Mersin grubu ve biz.



Mersin grubu yolda bizden ayrıldıktan sonra Kanlı Divane ayrımına gidiyoruz. İşte yoldan manzaralar.

Yol üzerinde tarihi kalıntılar görünmeye başlıyor. İyice heyecanlanıyorum.




Sonunda Kanlı Divane 'ye vardık. Önce motorlarımızla poz aldık.

Ali'cim güzel pozlarıyla

İşte Ören yerinin planı ve Kültür Bakanlığının kısa açıklaması. Burdan kültür bakanlığına sesleniyorum bu ören yerleri hakkında lütfen ayrıntılı bilgiyi web sitelerinde anlatsınlar. İnsanları doyurucu bilgi vermek çok önemli.


Önce Helenistik Kule. Obruğun yanına inşa edilen yapıda Rehin Krallar'dan Olbalı Tarkyaris'in oğlu Teukros tarafından Zeus için yaptırıldığını yazan kitabe bulunuyor. Ayrıca üstte ilginç bir işaret var.

Kulenin kuzey taraftan görünümü.

İşte kuledeki kitabe.

Kuleyi incelemeyi bitirdikten sonra Obruğun içindeki kaya kabartmalarını inceleyelim. Obruğun kuzey tarafında zırhlı ve kılıçlı bir asker, güney tarafında ise beş kişilik aile kabartması görülebilir.
Öncelikle Oruğun ne olduğu kısaca anlatmak istiyorum. Yer altı nehirlerinin kireçtaşlarını oyarak oluşturduğu mağaraların tavanlarının çökmesi sonucu oluşmuş baca ve ya kuyu görüntüsü veren derin çukurluklardır.

5 kişilik aile kabartması. Yalnız saydığımızda 6 olduğu görülmekte. 6. kabartma ile Kralı yada inandıkları tanrılardan birini resmetmişler. İnsanlar çok büyük emekler sarfetmiş ve bu eserleri bırakmış. Muhteşem birşey.

Obruğun içinde eski merdivenlerde görülmekte.

Obruğun yanında tahıl değirmeninin taşı görülmekte. Günümüze oldukça sağlam gelmiş.

Obruk'tan görüntüler.




Şimdi kent'in kalıntılarını gezelim. Kentte 4 önemli kalıntı olan Bazilika'lar mutlaka gezilmeli. Ayrıca iyi durumda olan Anıt mezarda mutlaka görülmesi gereken yerlerin başında geliyor. Erhan'ın resmettiği Su sarnıcıda uğranamsı gereken başlıca yerlerden.
Bazilika Nedir?
Kaynak: http://tr.wikipedia.org/wiki/Bazilika
Diğer güzel bir açıklamada;
Kaynak: http://www.istanbul.edu.tr
İşte ilk Bazilika'mız



Apsis kısım görülmekte.



Diğer bazilika. Diğerlerine göre daha çok tahrip olmuş.


İşte Osmanlı dönemi müslüman mezarları. Oldukça eski mezarlar olduğu kadar yakın zaman mezarlarda gözüme çarptı. Toprakları bol olsun. Allah rahmet eylesin.

Mezarlığın hemen yanındaki kemerli yapı. Bu yapıladan şehir içinde çok var. Genellikle toprak altında kalmış ama kermerleri sağlam halde görülebilir.



Obruğun kuzey'indeki diğer bazilikayı görüyoruz şimdide de.



Bu Bazilikanın yanından Roma yoluna giriyor ve Anıt Mezara doğru yola koyuluyorum. Şehir kalıntıları arasında yol alırken burda yaşayan eski insanların duygularını hissediyorum. Gerçekten her medeniyet kendi zamanını çok güzel yaşamış.
Anıt Mezar: Kanytelleis'in önde gelenlerinden Aba Kocası ve iki oğlu için yaptırılmış.
Büyük ağacın ardından Anıt mezar görülmeye başlıyor.

İşte Anıt Mezar


Şehir kalıntısından manzaralar.


Şehir içinde rastladığım bir kaya mezarı. Malesef hazine avcılarının tahribatına uğramış.

Kent içinde gezerken rastladığım bir ev. Ocağı sapasağlam durmakta.


Evin hemen ilerisinde bir yapı gördüm. Ne olduğunu yanına gelince anladım. Bir su kuyusu.
Geniş olarak kazılmış ve üstüne bu yapı inşa edilmiş. Böylece daha fazla su depolanabilmiş. İçinde hala su bulunmakta.


Yürümeye devam ediyorum. Evler, yollar uzaktan görünen sütunlar manzarasında Kuzey doğu'daki diğerlerine göre daha sağlam kalan Bazilika'ya doğru yol alıyorum.


Sonunda Bazilika'ya ulaştım.








Kent'i gezmeyi bitirdikten sonra Mersin grubu ile buluşmak için yola koyulduk. Akdeniz kıyısında kıvrılan yolda keyifli bir sürüşten sonra Cennet-Cehennem yoluna girdik ve Mersin grubu ile buluştuk.

Yemek siparişlerimizi verdik ve tabiri caizse yumulduk.


Hunharca ete saldırdım :mrgreen:

Bu karelerden sonra makinemin şarjı bitti ve Erhan'ın kamerası ile devam ettik.
Öncelikle geziye katılan arkadaşlarıma teşekkür ederim. Ardından bizi Mersin'de çok güzel ağırlayan Mersin grubuna teşekkürü borç bilirim. İyi dostum Alper'de sıcak sohbeti ve davranışlarıyla her zaman ki kibarlığını bize gösterdi ona da ayrıca teşekkür ediyorum.
Diğer bir gezimizde görüşmek ümidiyle.
Görüşmek üzere.
Bu pazarda komşu il Mersin'deki Kanlı Divane (Kanytelleis) Ören yerini gezdik. Gittiğimizde de Mersin'li motorcu dostlarımızıda görelim dedik ve beraber güzel vakit geçirdik. İşte fotoğraflarla gezi raporumuz.
Her zaman olduğu gibi kulüp önünde buluştuk ve yola çıkmaya hazırlanıyoruz.
Dikkat ettiyseniz Erhan ve Burcu'nun kasklarında intercom var. Bu iki arkadaş yol boyu bol bol sohbet ettiler.

İşte yola çıkan ekip.

Bu arada birileri kulüp önünde ciğer faslına başlamış bile :mrgreen:

Yola koyulduk ve Mersin gişelerine kadar durmadan yol aldık. Gişede yolda buluştuğumuz Ali ile biraz sohbet ettik ve tekrar yola koyulduk.


Mavilikte süzülen bir uçak muhteşem bir görüntü.

İşte yoldayız.
Ali sakin bir sürüşle yoluna devam etmekte.


Erhan ise yağmur yağma ihtimaline karşı giydiği muhteşem paraşüt-mont ile nerdeyse havalanmak üzereydi. :mrgreen:


İşte benim motordan yol görüntüleri.


Sonunda Mersin - Çeşmeliden çıkıp Mersin - Antalya yolunda yol almaya başladık. Aynadan baktığımda arkadan yeni motorların gruba dahil olduğunu gördüm. Mersin grubu gelmişti. Hemen sağa çektik ve gerekli görüşmeleri yaptık. Onlar yemek yemeğe giderken biz kanlıdivaneyi gezip sonra onlara katılmaya karar verdik. İşte Mersin grubu ve biz.



Mersin grubu yolda bizden ayrıldıktan sonra Kanlı Divane ayrımına gidiyoruz. İşte yoldan manzaralar.

Yol üzerinde tarihi kalıntılar görünmeye başlıyor. İyice heyecanlanıyorum.




Sonunda Kanlı Divane 'ye vardık. Önce motorlarımızla poz aldık.

Ali'cim güzel pozlarıyla

İşte Ören yerinin planı ve Kültür Bakanlığının kısa açıklaması. Burdan kültür bakanlığına sesleniyorum bu ören yerleri hakkında lütfen ayrıntılı bilgiyi web sitelerinde anlatsınlar. İnsanları doyurucu bilgi vermek çok önemli.


Önce Helenistik Kule. Obruğun yanına inşa edilen yapıda Rehin Krallar'dan Olbalı Tarkyaris'in oğlu Teukros tarafından Zeus için yaptırıldığını yazan kitabe bulunuyor. Ayrıca üstte ilginç bir işaret var.

Kulenin kuzey taraftan görünümü.

İşte kuledeki kitabe.

Kuleyi incelemeyi bitirdikten sonra Obruğun içindeki kaya kabartmalarını inceleyelim. Obruğun kuzey tarafında zırhlı ve kılıçlı bir asker, güney tarafında ise beş kişilik aile kabartması görülebilir.
Öncelikle Oruğun ne olduğu kısaca anlatmak istiyorum. Yer altı nehirlerinin kireçtaşlarını oyarak oluşturduğu mağaraların tavanlarının çökmesi sonucu oluşmuş baca ve ya kuyu görüntüsü veren derin çukurluklardır.

5 kişilik aile kabartması. Yalnız saydığımızda 6 olduğu görülmekte. 6. kabartma ile Kralı yada inandıkları tanrılardan birini resmetmişler. İnsanlar çok büyük emekler sarfetmiş ve bu eserleri bırakmış. Muhteşem birşey.

Obruğun içinde eski merdivenlerde görülmekte.

Obruğun yanında tahıl değirmeninin taşı görülmekte. Günümüze oldukça sağlam gelmiş.

Obruk'tan görüntüler.




Şimdi kent'in kalıntılarını gezelim. Kentte 4 önemli kalıntı olan Bazilika'lar mutlaka gezilmeli. Ayrıca iyi durumda olan Anıt mezarda mutlaka görülmesi gereken yerlerin başında geliyor. Erhan'ın resmettiği Su sarnıcıda uğranamsı gereken başlıca yerlerden.
Bazilika Nedir?
Nispeten büyük boyutlarda inşa edilmiş, bazı özel ayin yetkilerine sahip kilisedir. Kilise kurumu içinde idari işlevi olabilir veya olmayabilir.
Kaynak: http://tr.wikipedia.org/wiki/Bazilika
Diğer güzel bir açıklamada;
Bazilika: Hıristiyanlığa geçişte ve ilk Bizans devrinde oldukça çok sayıda yapılmış bir kilise tipidir. Bu tip yapılar doğu-batı ekseni üzerinde uzanan dikdörtgen bir zemin şeması gösterir. Doğu kısmında yarım yuvarlak şeklinde apsis kısmı yer alır. Bazilikalarda orta mekan iki ya da dört sütun disizi ile bölümlere ayrılmıştır. Bu bölümlere Nef adı verilir. Apsinin önünde tören yapılan kısma Bema denir. Bazilikaların batı yönünde narteks adı verilen giriş mekanları bulunur. Narteks’in önünde ise atrium denen bir avlu yer alır.
Kaynak: http://www.istanbul.edu.tr
İşte ilk Bazilika'mız



Apsis kısım görülmekte.



Diğer bazilika. Diğerlerine göre daha çok tahrip olmuş.


İşte Osmanlı dönemi müslüman mezarları. Oldukça eski mezarlar olduğu kadar yakın zaman mezarlarda gözüme çarptı. Toprakları bol olsun. Allah rahmet eylesin.

Mezarlığın hemen yanındaki kemerli yapı. Bu yapıladan şehir içinde çok var. Genellikle toprak altında kalmış ama kermerleri sağlam halde görülebilir.



Obruğun kuzey'indeki diğer bazilikayı görüyoruz şimdide de.



Bu Bazilikanın yanından Roma yoluna giriyor ve Anıt Mezara doğru yola koyuluyorum. Şehir kalıntıları arasında yol alırken burda yaşayan eski insanların duygularını hissediyorum. Gerçekten her medeniyet kendi zamanını çok güzel yaşamış.
Anıt Mezar: Kanytelleis'in önde gelenlerinden Aba Kocası ve iki oğlu için yaptırılmış.
Büyük ağacın ardından Anıt mezar görülmeye başlıyor.

İşte Anıt Mezar


Şehir kalıntısından manzaralar.


Şehir içinde rastladığım bir kaya mezarı. Malesef hazine avcılarının tahribatına uğramış.

Kent içinde gezerken rastladığım bir ev. Ocağı sapasağlam durmakta.


Evin hemen ilerisinde bir yapı gördüm. Ne olduğunu yanına gelince anladım. Bir su kuyusu.
Geniş olarak kazılmış ve üstüne bu yapı inşa edilmiş. Böylece daha fazla su depolanabilmiş. İçinde hala su bulunmakta.


Yürümeye devam ediyorum. Evler, yollar uzaktan görünen sütunlar manzarasında Kuzey doğu'daki diğerlerine göre daha sağlam kalan Bazilika'ya doğru yol alıyorum.


Sonunda Bazilika'ya ulaştım.








Kent'i gezmeyi bitirdikten sonra Mersin grubu ile buluşmak için yola koyulduk. Akdeniz kıyısında kıvrılan yolda keyifli bir sürüşten sonra Cennet-Cehennem yoluna girdik ve Mersin grubu ile buluştuk.

Yemek siparişlerimizi verdik ve tabiri caizse yumulduk.


Hunharca ete saldırdım :mrgreen:

Bu karelerden sonra makinemin şarjı bitti ve Erhan'ın kamerası ile devam ettik.
Öncelikle geziye katılan arkadaşlarıma teşekkür ederim. Ardından bizi Mersin'de çok güzel ağırlayan Mersin grubuna teşekkürü borç bilirim. İyi dostum Alper'de sıcak sohbeti ve davranışlarıyla her zaman ki kibarlığını bize gösterdi ona da ayrıca teşekkür ediyorum.
Diğer bir gezimizde görüşmek ümidiyle.
Görüşmek üzere.


































