Trafik kurallarına "uymamanın" bedeli

Katılım
16 Şub 2020
Mesajlar
1,249
Motosikleti
Yok
Hep derim, trafik kuralları "süs olsun" diye konmaz, hepsinin de bir sebebi, muhtemelen geçmişte alınan acı dersleri, vb. vardır. O yüzden konulurlar, "kaza olmasın" diye. Ve hepsine de "aynı şekilde" uyulması gerekmektedir: Ben canımın çektiğine uyarım, canımın istemediğini de çiğnerim - böyle bir dünya yok / olmamalı daha doğrusu.

....................................................

Aşağıda Gemini.AI yapay zeka botuna konuyla ilgili olarak sorduğum soru ve cevabını görüyorsunuz.

Kaza sebeplerinin %90,1 'ini "sürücü kusuru (kurallara uymamak)" oluşturuyormuş.

Kaza sebeplerinin %8,2'sini ise "yaya kusurları (örneğin: yaya geçidi yerine ana yoldan geçmeye çalışmak)" oluşturuyormuş.

Bu yaya kusurlarını da bence pekâla "trafik kurallarına uymamak" şeklinde de değerlendirebiliriz.

Bu ikisini toplarsak eğer, sonuç %98,3 olarak çıkıyor.​

....................................................

Netice itibariyle şunu diyebiliriz herhalde:

"Türkiye'de gerçekleşen trafik kazalarının genel olarak %98,3'ü trafik kurallarına uymamak / trafik kurallarını çiğnemek yüzünden olmaktadır."



Başta da söylediğim gibi, o kurallar süs olsun diye konulmuyor, hepsinin bir sebebi var, hepsinin bir de görevi var: Muhtemel trafik kazalarını engellemek.



 
Katılım
23 Kas 2024
Mesajlar
3,862
Motosikleti
Aprilia Tuareg 660
çocukluk arkadaşım iki aracın arasında kaldı felçli şuan %1.7lik kesimde olur öyle mi diyoruz ilk sürmeye başladığım zamanlar hatırlıyorum herekede limanın yanında kurallara uyup hız sınırında iki hafriyat kamyonunun arasında gidiyordum arkamdaki bile bile korna basa basa altına alıyordu beni yazılan kuralların motosikletin güvenliği elverişliliği için değil de otomobiller için yazıldığını bu yolların yapılırken motosiklet değil de otomobil için tasarlandığını ne zaman anlayacaksınız geçen sene çin malı hint malı motosikletlere ek vergi geldi çok sevdikleri için mi ya da eldiven zorunluluğu seni çok düşündükleri için mi geldi amaç motosikleti ulaşılmasını zorlaştırmak ülkede sadece motosiklet sürdüğün için senden nefret eden milyonlar var üvey evladıyız kardeşim yolların kabullenelim artık seni beni düşünen senden benden başka bi tane eleman yok ülkede
 
Katılım
5 Eki 2017
Mesajlar
1,595
Motosikleti
Triumph Trident 660
çocukluk arkadaşım iki aracın arasında kaldı felçli şuan %1.7lik kesimde olur öyle mi diyoruz ilk sürmeye başladığım zamanlar hatırlıyorum herekede limanın yanında kurallara uyup hız sınırında iki hafriyat kamyonunun arasında gidiyordum arkamdaki bile bile korna basa basa altına alıyordu beni yazılan kuralların motosikletin güvenliği elverişliliği için değil de otomobiller için yazıldığını bu yolların yapılırken motosiklet değil de otomobil için tasarlandığını ne zaman anlayacaksınız geçen sene çin malı hint malı motosikletlere ek vergi geldi çok sevdikleri için mi ya da eldiven zorunluluğu seni çok düşündükleri için mi geldi amaç motosikleti ulaşılmasını zorlaştırmak ülkede sadece motosiklet sürdüğün için senden nefret eden milyonlar var üvey evladıyız kardeşim yolların kabullenelim artık seni beni düşünen senden benden başka bi tane eleman yok ülkede
Onun icin bu tarz forum kültürlerini yaşatmalı ki biz motosikletliler var olmaya devam etsin
 
Katılım
16 Şub 2020
Mesajlar
1,249
Motosikleti
Yok
Ben niçin çok sevdiğim, ruh terapisi olarak gördüğüm motosikleti bıraktım? Niye en az motosiklet kadar, ama daha farklı bir tadı olan ATV'yi bıraktım? Niye artık normal otomobil değil de, tüm zorluklarına rağmen (*) modifiyeli, tank gibi pick-up da ısrar etmekteyim?

Hep bu kurallara uymayan sürücüler yüzünden. Ben hangi vasıtayı kullanırsam kullanayım, kurallara dört dörtlük uyan bir sürücüyüm. Ama bu pek para etmiyor - karşındakilerin %90'ı kurallara uymuyorlar çünkü. Ya da gönlünün istediğine uyuyor, gereksiz gördüğüne(?) uymuyor.

Böyle işte. 8-9 ay önce kırmızı ışıklarda dururken, ben orta şeritteyim, sağımdaki arabaya son sürat arkadan patlattı bir manyak. Vurduğu araç Fiat Egea veya benzeri, kaslı bir sedandı.

Benim otomobilim ise onun yanında oyuncak gibi (Peugeot 206cc. Cabrio). Yani düşündüm bu kazada sağımdakine değil de bana patlatsaydı o manyak, ve kızlarımla beraber olsaydık, yani büyük kızım önde, küçük kızım arkada oturuyor olsaydı - belki bugün küçük kızım hayatta değildi.

Bu olay benim trafikle ilgili düşüncelerimin sil-baştan değişmesine sebep oldu, bir travma oldu, bu olaydan sonra modifiyeli pick-up'ları araştırmaya başladım, ve iki aylık bir araştırmamın sonucunda beğendiğim bir tanesini satın aldım. Peugeot 206cc. Cabrio'm şu an ustamda, ufak tefek işleri var, onları da hallettikten sonra hemen satışa çıkarmayı düşünüyorum. Artık kamyonetle devam edeceğim.

--------------------------------

tüm zorluklarına rağmen (*) En basitinden, bugün kızımı antremana çıkardım, bir benzin istasyonunda durduk-mola verdik. Şu aracın bir kaputunu açayım dedim kendime (Ford Ranger kamyonet), ustama tam bakım yaptırdığım için bugüne kadar gerek görmemiştim ama bugün açayım istedim işte, bir göreyim ne var-ne yok.

Kaputu açtım, ama kaputu havada tutacak çubuğu yerine yerleştiremedim: Araç, yükseltme kitiyle abartılı bir şekilde yükseltilmiş olduğundan, 1.78 boyum yetmedi buna. Yarın ilk iş ahşap, sağlam bir tabure alacağım bunun için.

Böyle böyle ufak-tefek pek çok zorluk işte - asla normal bir otomobil kullanmak gibi değil. Ama huzurum yerinde, artı aracın görünüşünden de çekiniyor diğer manyaklar, pek bir numara yapabilen görmedim şu yedi ay içinde.
 

Ged

Katılım
19 Ağu 2025
Mesajlar
1,449
Motosikleti
Forza 250, Tiger Sport 660
Haklisiniz bu korkuda ama arkadan tir carpsa o pick up da fayda etmeyebilir. Ne yazik ki insanlarimiz 5 saniye sonrasini bile dusunmekten aciz. Bugun zafer akcayin videosunda iki motorcu gozlerinin onundeki araclara arkadan carptilar. Bunlar gibileri cok fazla ve bunlarla ayni cografyada yasamak baya baya yasam mucadelesi.
Bu arada 206 cc de zamaninda ikinci arac olarak baktigim ancak hep hor kullanilmis araclardi. Hatta ilk ciktigi yillarda bir arkadasimizda gri renkli olani vardi. Ozellikle o zamanlar icin cok guzel aletti🙂 bence paraya ihtiyac yoksa dursun, kizlar buyuyunce kullanirlar
 
Katılım
16 Şub 2020
Mesajlar
1,249
Motosikleti
Yok
Haklisiniz bu korkuda ama arkadan tir carpsa o pick up da fayda etmeyebilir. Ne yazik ki insanlarimiz 5 saniye sonrasini bile dusunmekten aciz. Bugun zafer akcayin videosunda iki motorcu gozlerinin onundeki araclara arkadan carptilar. Bunlar gibileri cok fazla ve bunlarla ayni cografyada yasamak baya baya yasam mucadelesi.
Bu arada 206 cc de zamaninda ikinci arac olarak baktigim ancak hep hor kullanilmis araclardi. Hatta ilk ciktigi yillarda bir arkadasimizda gri renkli olani vardi. Ozellikle o zamanlar icin cok guzel aletti🙂 bence paraya ihtiyac yoksa dursun, kizlar buyuyunce kullanirlar
Doğru, riski %100 olarak azaltmanın mümkünatı yok bana göre de (trafiğe hiç çıkmamak haricinde), ancak mümkün olduğunca düşürebilmek istiyorum.

Yani mümkün olsa bu yaştan sonra ağır vasıta ehliyetine yazılıp kamyon kullanmak isterim - o derece travma yaşadım yani şahit olduğum o kazada. Ama kamyonların şehir içine girmeleri yasak bildiğiniz üzere. (Ya da belli saatlerde girebiliyorlar sanki, yanlış hatırlamadıysam)
 
Katılım
23 Kas 2024
Mesajlar
3,862
Motosikleti
Aprilia Tuareg 660
babam da aynı böyle garantici ama bu yaşına kadar hiçbir şey yapmamış ne bi hobisi var ne bi yeteneği var ne çıkıp bi çay içecek dostu var bomboş bir 70 yıl öyle bi hayat yaşamaktansa yaşamamayı tercih ederim
 

Ged

Katılım
19 Ağu 2025
Mesajlar
1,449
Motosikleti
Forza 250, Tiger Sport 660
Doğru, riski %100 olarak azaltmanın mümkünatı yok bana göre de (trafiğe hiç çıkmamak haricinde), ancak mümkün olduğunca düşürebilmek istiyorum.

Yani mümkün olsa bu yaştan sonra ağır vasıta ehliyetine yazılıp kamyon kullanmak isterim - o derece travma yaşadım yani şahit olduğum o kazada. Ama kamyonların şehir içine girmeleri yasak bildiğiniz üzere. (Ya da belli saatlerde girebiliyorlar sanki, yanlış hatırlamadıysam)
Evde otursan bi sefer de deprem, meteor, havaya sıkılan kursun tehlikesi var😂
 
Katılım
16 Şub 2020
Mesajlar
1,249
Motosikleti
Yok
Bu sitenin yöneticisi arkadaşlar, twitter (x) hesabında paylaşmışlar, orada denk geldim - bilemiyorum belki burada da paylaşılmıştır.

Bunun hemen hemen aynısına ben şahit oldum işte...

Bu olayda motorcu arkadaş maalesef hayatını kaybetmiş. Artık geri dönemeyecek, bir daha aramızda asla olamayacak. Sevenleri büyük acılar çekecekler, öyle bir acı ki zamanla hafifleyecek ancak onlar da ölene kadar asla tam olarak dinmeyecek...

Nedir peki burada motorcu arkadaşın suçu(!) ?

Kurallara uygun şekilde, şeridinde, kırmızı ışıkta beklemek.

 

Ged

Katılım
19 Ağu 2025
Mesajlar
1,449
Motosikleti
Forza 250, Tiger Sport 660
Bu sitenin yöneticisi arkadaşlar, twitter (x) hesabında paylaşmışlar, orada denk geldim - bilemiyorum belki burada da paylaşılmıştır.

Bunun hemen hemen aynısına ben şahit oldum işte...

Bu olayda motorcu arkadaş maalesef hayatını kaybetmiş. Artık geri dönemeyecek, bir daha aramızda asla olamayacak. Sevenleri büyük acılar çekecekler, öyle bir acı ki zamanla hafifleyecek ancak onlar da ölene kadar asla tam olarak dinmeyecek...

Nedir peki burada motorcu arkadaşın suçu(!) ?

Kurallara uygun şekilde, şeridinde, kırmızı ışıkta beklemek.

Trabzon🤷🏻‍♂️ 80lerin basinda sahil yolunun kenarinda oynayan arkadasima carpip oldurmustu biri. Tabi ki de ceza meza almadi. Bu videoda da motorcu saga yanasmis ama gene de kurtulamamis. Adim gibi eminim icerde yatmamis, hatta ceza bile almamistir
 

F54

Katılım
25 Haz 2010
Mesajlar
14,942
böyle bir karar vererek kızlarınızın hayatını bir nebze de ufak tefek oluşabilecek kazalardan korumuş gibi görünüyorsunuz bunu çok iyi anlıyorum baba olarak ta hak veriyorum
fakat siz bu işten keyif alıyormusunuz ? yani bu hayatı öyle otomobil camından güvenli olduğunuzu düşünerek geçirmek sizce nasıl bir duygu?
dünyevi zevklerden kendinize mağrum bırakınca hayat nasıl oluyor
yukarıda genç bir arkadaşta yazmış ileride bu günleri düşününce ne düşüneceksiniz ya gençlik geçti gitti sıfır heyecan sıfır keyif ee ne oldu yaşadık ama nasıl gel bana sor gibi sorgulamalarda kendinize ne cvp vereceksiniz? yani gençken veya sağlıklıyken bazı şeylere imkan varken yaşayamamak hissi nasıl olacak
 
Katılım
16 Şub 2020
Mesajlar
1,249
Motosikleti
Yok
böyle bir karar vererek kızlarınızın hayatını bir nebze de ufak tefek oluşabilecek kazalardan korumuş gibi görünüyorsunuz bunu çok iyi anlıyorum baba olarak ta hak veriyorum
fakat siz bu işten keyif alıyormusunuz ? yani bu hayatı öyle otomobil camından güvenli olduğunuzu düşünerek geçirmek sizce nasıl bir duygu?
dünyevi zevklerden kendinize mağrum bırakınca hayat nasıl oluyor
yukarıda genç bir arkadaşta yazmış ileride bu günleri düşününce ne düşüneceksiniz ya gençlik geçti gitti sıfır heyecan sıfır keyif ee ne oldu yaşadık ama nasıl gel bana sor gibi sorgulamalarda kendinize ne cvp vereceksiniz? yani gençken veya sağlıklıyken bazı şeylere imkan varken yaşayamamak hissi nasıl olacak
Yaşayamamak diye bir şey yok ki hocam. İnsan vardır, vasıta olarak motosikleti tercih ediyordur, onunla mutludur; insan vardır benim gibi modifiyeli pick-up tercih ediyordur, onunla mutludur. Tercih meselesi sanki.

Sonuçta iki vasıta da aynı amaca hizmet ediyor: Bizi A noktasından B noktasına götürmek.

Ayrıca yukarıda açıkladığım gibi, o şahit olduğum kazada o manyak yanımdakine değil de bana çarpmış olsaydı, ve çocuklarımla gezintide olsaydık, küçük kızım arkada oturmuş olsaydı, belki bugün küçük kızım hayatta değildi.

Bunu bilerek, buna şahit olarak ben artık Peugeot 206cc. aracı kullanamam ki? Oyuncak gibi bir araba, o şekildeki bir kazaya karşı neredeyse motosiklet kadar güvensiz. Hepimiz herhalde hemfikirizdir ki, bu şahit olduğum türden bir kaza ne ilktir, ne de son olacaktır. (Yukarıda bir benzerini daha vermişim zaten, zavallı rahmetli motorcu arkadaş)

...................


Böylesi travmalar düşünce sistemini de değiştirebiliyor insanın, seneler önceki bir arkadaşımın başına gelen örnek geldi şu an aklıma.

Sene 1991-1993 civarı, gencim, İzmir Dokuz Eylül Üni. İktisat Fakültesi öğrencisiyim.

Tıpkı benim gibi Bursa'lı Cem adında sevdiğim, çok efendi bir arkadaşım var.

Bir gün Cem, Bursa'ya giderken, adı çok bilinen bir otobüs firmasının otobüsüyle kaza geçirdi. Hayal meyal hatırlıyorum, bacaklarında kırıklar vardı sanki.

O günden sonra Cem, artık şehirlerarası otobüslere binmemeye karar vermişti. Bir otomobil satın almıştı ve kendi gidiyordu gideceği her yere. Yani canını, kim olduğunu, ne olduğunu bilmediği bir şoföre emanet etmektense kendine emanet etmenin daha doğru olacağı sonucuna varmıştı kısaca.

Hani benimki de, bunun gibi bir şey işte.
 
Son düzenleme:
Katılım
16 Eki 2015
Mesajlar
3,244
Motosikleti
Çükü Olanın Dükü Olur.
Ben niçin çok sevdiğim, ruh terapisi olarak gördüğüm motosikleti bıraktım? Niye en az motosiklet kadar, ama daha farklı bir tadı olan ATV'yi bıraktım? Niye artık normal otomobil değil de, tüm zorluklarına rağmen (*) modifiyeli, tank gibi pick-up da ısrar etmekteyim?

Hep bu kurallara uymayan sürücüler yüzünden. Ben hangi vasıtayı kullanırsam kullanayım, kurallara dört dörtlük uyan bir sürücüyüm. Ama bu pek para etmiyor - karşındakilerin %90'ı kurallara uymuyorlar çünkü. Ya da gönlünün istediğine uyuyor, gereksiz gördüğüne(?) uymuyor.

Böyle işte. 8-9 ay önce kırmızı ışıklarda dururken, ben orta şeritteyim, sağımdaki arabaya son sürat arkadan patlattı bir manyak. Vurduğu araç Fiat Egea veya benzeri, kaslı bir sedandı.

Benim otomobilim ise onun yanında oyuncak gibi (Peugeot 206cc. Cabrio). Yani düşündüm bu kazada sağımdakine değil de bana patlatsaydı o manyak, ve kızlarımla beraber olsaydık, yani büyük kızım önde, küçük kızım arkada oturuyor olsaydı - belki bugün küçük kızım hayatta değildi.

Bu olay benim trafikle ilgili düşüncelerimin sil-baştan değişmesine sebep oldu, bir travma oldu, bu olaydan sonra modifiyeli pick-up'ları araştırmaya başladım, ve iki aylık bir araştırmamın sonucunda beğendiğim bir tanesini satın aldım. Peugeot 206cc. Cabrio'm şu an ustamda, ufak tefek işleri var, onları da hallettikten sonra hemen satışa çıkarmayı düşünüyorum. Artık kamyonetle devam edeceğim.
Hocam mesele bu raddeye geldiyse siz ya bir psikoloğa görünün ya da şundan bi tane alın.
Pick-Up sizi kurtaracak gibi görünmüyor. Biraz gevşeyin, rahat olun biraz. Alaturka tuvalette sıçarken ölen kimsesiz birinin olay yeri fotoğrafını çektiğimde çok irkilmiştim. 1.90 boyunda 130 kg adam meslektaşımızın düğününde karşılıklı erik dalı oynarken kalp krizi geçirip kolumda can verdi. Herkes bir şekilde ölüyor, ölecek günü geldiğinde. Kasmayın o kadar.
5e5o60p.jpg
 
Katılım
17 Nis 2018
Mesajlar
13,431
Motosikleti
D400
trafik kazalarında teknik arıza vs. çok nadir bir durum zaten illaki kurallara uymamaktan kaynaklı.

kendi kendine düşen motorcuların bile %90 ı hız limitini az da olsa aşmış oluyor mesela.
 
Katılım
16 Şub 2020
Mesajlar
1,249
Motosikleti
Yok
Hocam mesele bu raddeye geldiyse siz ya bir psikoloğa görünün ya da şundan bi tane alın.
Pick-Up sizi kurtaracak gibi görünmüyor. Biraz gevşeyin, rahat olun biraz. Alaturka tuvalette sıçarken ölen kimsesiz birinin olay yeri fotoğrafını çektiğimde çok irkilmiştim. 1.90 boyunda 130 kg adam meslektaşımızın düğününde karşılıklı erik dalı oynarken kalp krizi geçirip kolumda can verdi. Herkes bir şekilde ölüyor, ölecek günü geldiğinde. Kasmayın o kadar.
5e5o60p.jpg
Ağbi haklısın da, benim bahsettiğim şey riski düşürmek.

Dediğim gibi o bahsettiğim kazada şans eseri bana değilde yanımdaki araca patlattı o manyak - ben sağ şeritte olsaydım (ve de çocuklarım arabada olsaydı) belki bugün küçük kızım hayatta değildi.

Araç yaptırılır, en kötü ihtimal perte çıktı diyorlar ya, yerine yenisi alınır.

Ama insanın yedek parçası yok henüz. Yahut ölüm, "Game Over - Play Again" diye bir seçenek yok..

Aslında bu "riski azaltmak" dediğim şeyi hepimiz çoğu yerde yapmıyor muyuz?

Örneğin motosiklet kullanırken, niçin kask, mont, eldiven, bellik, dizlik, pantolon, bot, vs. giyiniyoruz?

Muhtemel bir kaza anında hayatta kalma şansımızı yükseltmek için değil mi? Başka bir deyişle ölüm/sakat kalma riskini düşürmek için değil mi?

Öteki türlü, "Ya, olacak olduktan sonra zaten olur, her şey Allah'ın takdiridir, yürürken kafamıza taş/saksı düşüp de ölebiliriz" şeklinde bir mantık kurulabilir mi motosiklet/ekipman konusunda?

Yahut otomobil vb.nde niçin "emniyet kemeri takmayı" zorunlu tutuyor devletimiz?

Niçin artık her araçta airbag'ler, ve sayısını bilemediğim kadar çeşitli elektronik güvenlik donanımları var?

Muhtemel bir kaza anında ölüm/ciddi yaralanma/sakat kalma riskini azaltmak için değil mi yine?

Yahut Zafer Akçay hoca niçin sık sık söyler, "Geceleri çok mecbur değilseniz motosiklete binmeyin" diye? Yine kaza riskini azaltmak amacıyla değil mi?

Yahut yatırım/birikim yaparken niçin bütün birikimimizi bu sene %4.000 artış sağlayan o malum hisseye yatırmıyoruz da, hem o hisse, hem Aselsan, Thyao, Tüpraş, Türk Telekom gibi stratejik hisselere, başka beğendiğimiz/gelecek gördüğümüz hisselere, hisselerin haricinde altına, gümüşe, platine, diğer kıymetli metallere, dövize, fona, eurobond'a vs. bölüyoruz birikimimizi?

Biri patlarsa, öbürleri sağlam kalsın diye - yani yine riski azaltmaya çalışmıyor muyuz burada (batma riskini)?

.........................................

Biraz uzun yazmışım da :) bana göre bu "riski azaltma stratejisi" her insanda, pek çok kategoride var, ve bunu uyguluyorlar. İşte ben de bu modifiyeli pick-up da ısrar ederek, bu risk azaltma stratejisini uyguluyorum.

Tabii benim düşünceme göre - herkes ya da kimse katılmak zorunda değil...
 
Son düzenleme:
Katılım
21 Kas 2016
Mesajlar
5,660
Ülkeni ve trafik kurallarını fazla ciddiye alıyorsun.
Kural tanımazlığı övdüğüm falan yok o yöne çekmeye müsait bir mesaj ama, değil yani niyetim baştan belirteyim. Saçma sapan kurallar da var bu ülkede maalesef, olabilir de bu arada. Dünyada kimsede yoktur demiyorunm.

Gişelere 100m kala 30kmh hız sınırı vardı bu ülkede, hala var mı bilemedim şimdi. Ben bu kurala mı uyduğum zaman mı daha tehlikeli sürüyorum? Yoksa otobanda 100kmh olan motosiklet hız sınırı kuralını hiç sayarak 135-140kmh ile sürdüğüm zaman mı? Kural bana yolcu otobüslerinden yavaş sürmem gerektiğini söylüyor da.

Bence insanlara motamot şekilde kurallara uymayı değil, trafiğin ne olduğunu, insanın ne olduğunu öğretmek gerekiyor. Bunları öğrenen insan zaten trafikte sorumluluk sahibi olarak hareket eder. 3 şeritli otobanda yol boşken orta şeritte 130kmh ile giden otomobil sürücüsü kurallara riayet ediyor olabilir, ama trafiğe zarar veren, kaza riskini de artıran, ekonomik açıdan da ülkeye zarar veren bir sığır kendisi. Elbette toplumlar kurallara uymalıdır, ama bu kuralların sorgulanmaması, biat etmekten başka bir şey yapılmaması gerektiği anlamına gelmiyor.
Evet hale gişelerden önce 30kmh'ye düşme kuralı varsa, öyle bir çiğnerim ki kafama göre, öyle böyle değil.
Aynı şekilde otobandaki motosiklet hız limiti. Ben yolcu otobüslerinden yavaş gitmeliyim diyor kural.

ek:
üstelik bu trafik bilinci oturtulabilirse, en büyük açmazımıza da çok güzel hizmet edecektir.
"gazlamak", performans sürüşü yapmak ile gerizekalıca hareketler arasında dağlar kadar fark var. bunu gerçekten hissetmemizin yolu trafik kültürünün oluşması. bu olduğu zaman bomboş orman yolunda kimseler yokken teker yapan bir gencin toplum düşmanı bir şerefsiz olmayabileceğini görüyoruz. tabii ki geniş kitleler için çok üst seviye genelleme yaparsak trafik kurallarına riayet edilmesi çok önemlidir.
 
Son düzenleme:
Katılım
16 Şub 2020
Mesajlar
1,249
Motosikleti
Yok
Bence insanlara motamot şekilde kurallara uymayı değil, trafiğin ne olduğunu, insanın ne olduğunu öğretmek gerekiyor. Bunları öğrenen insan zaten trafikte sorumluluk sahibi olarak hareket eder. 3 şeritli otobanda yol boşken orta şeritte 130kmh ile giden otomobil sürücüsü kurallara riayet ediyor olabilir, ama trafiğe zarar veren, kaza riskini de artıran, ekonomik açıdan da ülkeye zarar veren bir sığır kendisi.
Haklısın hocam da, bak senin de söylediğin şey benimkiyle aynı kapıya çıkıyor: Trafiktekilerin (bana göre) %90'ı sorumluluk sahibi olarak değil, adeta patlamaya hazır bir bomba şeklinde araç kullanıyorlar.

E hâl böyleyken, benim kendimce tedbirler düşünmem-almamın nesi yanlış onu anlayamıyorum?

Bakın bir olay daha anlatayım, dükkanımda benimle birlikte 22-23 senedir çalışan Mesut adlı bir iş arkadaşım var. Eşi bulunmaz, nesli tükenmişlerden bir arkadaştır.

Mesut, 1,5 - 2 sene önce arabasını değiştirdi, 10.000 km. civarında, sıfır sayılabilecek bir Fiat Egea aldı.

O da benim gibi kurallara harfiyen uyan bir sürücüdür, belki benden daha da hassastır, zira üç şeritli yolda ben orta şeridi kullanırım da, Mesut onu da pek kullanmaz, mümkünse hep en sağ şeritten gider.

Bir kaç ay önce Mesut'a, yine kırmızı ışıkta arkadan bir taksi çarptı. Ama bahsettiğim son sürat kazalardan değil, küçük bir dokundurma.

Neyse Mesut ve taksici inmişler, araçlara bakıyorlar, Mesut biraz sinirlenmiş, "Yahu duran arabaya nasıl çarpmayı beceriyorsun, sürerken önüne bakmıyor musun?" diye.

Taksici ne demiş biliyor musunuz, "Ooooo. O kadar hassas düşünüyorsan trafiğe çıkmayacaksın paşam sen." diye cevaplamış. :)

Mesut daha da sinirlenmiş, "Yahu bu kafa yapısıyla asıl sen çıkmayacaksın trafiğe" gibisinden cevap vermiş, olay kapanmış sonra.

Yani görün, trafikte nasıl zihniyette, nasıl kafa yapısındaki mahlukatlarla beraber sürüş yaptığımızı işte.

O olaydan bir müddet sonra Mesut Fiat Egea'sını sattı. "Niye sattın Mesut?" diye sorduğumda, "bu kadar manyak, bir tanesi bir gün gelip daha sağlam patlatacaklar bana, arabanın değeri en az 150-200 bin TL düşecek, sattım daha eski bir araba alacağım - para da hiç kolay kazanılmıyor" dedi.
 
Katılım
21 Kas 2016
Mesajlar
5,660
Mesut Türkiye Cumhuriyeri vatandaşına denk gelmiş, çok geçmiş olsun. Böyle mantığa sığmaz insanlara ve söylemlerine denk gelince sinir krizi geçirecek gibi oluyorum ben. Hele trafikte.. Geçen sene bu zamanlar biraz öncesi falan bir projeye nedense sürekli araba ile gidiyordum. Artık akşamları eve geldiğimde bağırmaktan başım ağrımış oluyordu...

Yok tabii ki senin düşünce yapında bir yanlışlık yok. Sadece aslında belki biraz da şımarıklık ile kurallara harfiyen uyan insanların da bir iyisini hedefleyelim gibi bir, ne diyeyim, öyle niyet gibi bişey oldu benimki. :)
 

F54

Katılım
25 Haz 2010
Mesajlar
14,942
Yaşayamamak diye bir şey yok ki hocam. İnsan vardır, vasıta olarak motosikleti tercih ediyordur, onunla mutludur; insan vardır benim gibi modifiyeli pick-up tercih ediyordur, onunla mutludur. Tercih meselesi sanki.

Sonuçta iki vasıta da aynı amaca hizmet ediyor: Bizi A noktasından B noktasına götürmek.

Ayrıca yukarıda açıkladığım gibi, o şahit olduğum kazada o manyak yanımdakine değil de bana çarpmış olsaydı, ve çocuklarımla gezintide olsaydık, küçük kızım arkada oturmuş olsaydı, belki bugün küçük kızım hayatta değildi.
bakın ben motosikleti beni A noktasından Bnoktasına götürsün diye kullanmıyorum ki (afrika twin) onu sadece zevk için kullanıyorum evet sürekli bir yerlere gidiyorum ama oraya gitmek için motosiklete binmiyorum ki yolda olmak bana keyif veriyor
yani bu yolculuğu yaparken yani farklı yerlere giderken elbet başka seçenekler var ama ben motosikletten keyif aldığım için onunla gidiyorum (şehir içi evet motor tercih ediyorum trafik felaket)
misal 2011 yılında muğla (bodrum a) gideceğim (ybr 125) dedim manyak mısın bin uçağa git hatta uçak biletini ben alayım diyen ailem vardı ben kabul etmedim bir sabah saat 5 te uyanıp kap malzemelerimi alıp kaçıp gittim :);)
sonra bosna hersek te babamın dayıları var illa oraya gitmemi istiyorlar uçak biletine kadar almaya çalışıyor ben dedim ki motorla geleceğim oraya adam diyor ki oğlum sen uçağa bin gel burada sana motor da ayarladım gene de gitmem bir gün o yunandan transit vize veya şengen alıp gideceğim
bahsettiğim konu bu siz o modifiyeli araçınızla mutlu oluyormusunuz?
 
Katılım
16 Şub 2020
Mesajlar
1,249
Motosikleti
Yok
bahsettiğim konu bu siz o modifiyeli araçınızla mutlu oluyormusunuz?

Evet, oluyorum. Hem mutluluk, hem huzur, hem trafikte çok daha az sinir-stres (dediğim gibi apaçiler pek salça olamıyorlar bu tür araçlara, bunu ilk olarak satın aldığım galerici arkadaş söylemişti, ben de tecrübe ederek onun haklı olduğunu gördüm; çekiniyorlar cüssesinden, ya da bir kaza olursa buna bir şey olmaz, ben yamulurum, vs. gibi şeyler tahminimce)

Yani kısaca, bununla mutluyum an itibariyle. Her ne kadar normal binek otomobillere göre bir takım zorluklara sahip olsa da, gülü seven dikenine katlanır misali.

Yoksa Peugeot 206cc. Cabrio arabamı çok seviyordum, severek biniyordum. Hard-top stilinde üzeri tamamen açılabilen bir yapıya sahip ki, çoğu otomobilde olmayan bir şey, o da apayrı bir zevk, yani güzel ve yağışsız havalarda üstünü açarak gezmek.

Ama maalesef artık binemem, binmek istemiyorum, muhtemelen kısa zamanda satışa çıkarmış olacağım.
 
  • Beğen
Tepkiler: F54

Bu konuyu görüntüleyen kullanıcılar

Çok Beğenilen Mesajlar

Üst